,

2019 KYK burs başvuru sonuçları ne zaman açıklanır

KYK burs başvuruları 25 Ekim’de son bulacak. Çoğu öğrenci başvurularını tamamladı ve sonuçlara odaklandı. KYK burs ve öğrenim kredisi başvurularını henüz yapamayanlar için detaylı bilgi haberimizde. Peki 2019 KYK burs başvuru sonuçları ne zaman açıklanacak?

Üniversiteyi kazanan öğrenciler KYK burs başvurularını tamamlıyorlar. Ardından ise başvuru değerlendirme süreci başlayacak. Öğrenciler diğer yandan KYK burs başvuru sonuçlarının açıklanacağı tarihi de araştırıyor. Yurtkur konu ile ilgili bir açıklama yapamadı fakata geçtiğimiz yıllar göz önüne alınınca tahmini tarih ortaya çıkıyor.

KYK BURS BAŞVURU SONUÇLARI NE ZAMAN AÇIKLANIR?

Geçtiğimiz yıl da 26 Ekim’de son bulan KYK burs başvurularının sonuçları 13 Kasım’da açıklanmıştı. Bu yıl da sonuçların kasım ayının ilk yarısı içinde açıklanması bekleniyor.

KYK BURS VE KREDİ BAŞVURUSU NASIL YAPILIR?

e-Devlet kapısına giriş yapabilmek için şifreye ihtiyacınız var. Eğer bu şifreyi ilk kez almak istiyorsanız herhangi bir PTT’ye başvurmalısınız. Yukarıdaki linki tıkladıktan sonra TC kimlik numaranız ve şifreniz ile giriş yapın ve sonra formu doldurun ardından kaydedin.

BURS BAŞVURUSU ÖNCESİ MUTLAKA KONTROL EDİLMELİ

Burs/kredi başvuruları e-Devlet’te yer alan YÖKSİS öğrenim bilgilerine göre alınacağı için öğrencilerin öğrenim bilgilerinin doğru ve eksiksiz olması gerekiyor.

Öğrencilerin başvuru sırasında herhangi bir sorun yaşamaması için öncelikle e-Devlet’e girerek okul/bölüm bilgilerini kontrol etmeleri, bilgilerinde hata olan öğrencilerin üniversitenin öğrenci işleriyle görüşerek durumlarını YÖKSİS üzerinden güncelletmeleri gerekiyor. Hatalı ya da eksik öğrenim bilgisiyle burs/kredi başvurusu yapan öğrencilerin başvuruları geçersiz sayılacak.

,

İlk ara tatil 18-22 Kasım’da

OKUL TATİL TARİHLERİ

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı çalışma takvimine göre 18-22 Kasım 2019’da ilk ara tatil yapılacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün).

SÖMESTR TATİLİ NE ZAMAN?

Öğrenci ve öğretmenlerin yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün) İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi ise 3 Şubat 2020’de başlayacak.

İKİNCİ ARA TATİL OLAN NİSAN ARA TATİLİ KAÇ GÜN OLACAK?

6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

ARA TATİLLER İÇİN UZMANLAR NE DİYOR?

YAZ TATİLİ HÂLÂ UZUN
– Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz (Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi): Bu, yaz tatilinin kısa tutulmasıyla ilgili bir düzenleme değil. Ara kısa. Biraz öğrenci dinlendirme gibi olmuş. Değişen pek bir şey yok. Bence derslerin üç dönemde yapılması daha uygun olurdu. Bu kadar kısa süreli tatil, kar yağınca da verilebiliyor. Ayrıca temalar nasıl işlenecek? Bu, yeni bir iş yükü getirmemeli. Eylülde okullar açılana kadar geçen sürede çocuklar okuldan soğuyabiliyor. Okullar açılınca da motive olana kadar birkaç ay geçiyor. Bu haliyle yaz tatili uzun kalıyor. Öğrenme kayıplarını ortadan kaldıracak bir uygulama gibi görünmüyor.

ÖĞRENCİLERİ RAHATLATIR
– Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi): Başka ülkelerde uygulanıyor, ara tatil yapılıyor. Hatta üniversitelerde bile dönem arasında ara sınavlardan sonra tatil veriliyor. Öğrencileri dinlendirmek açısından yararlı olabilir. Denemekte yarar var. Ara tatil süresi bence yeterli. Geçici kısa süreli dinlenme, öğrenci ve öğretmenleri rahatlatabilir.

GELİŞİM İÇİN OLUMLU
– Prof. Dr. Ali Ekber Şahin (Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü): Birer hafta tatil etkili planlanırsa, öğrenciler ve öğretmenler tarafından iyi değerlendirilirse, performansa çok olumlu yansıyabilir. Öğretmenler, zaten bu süreci tatil olarak algılamayacak. Öğretim süresini değerlendirip eksikliklerini giderip, yeni planlama yapmak için onlara iyi bir fırsat. Bizim için öğrencinin gelişimi önemli. Okul dışı öğrenme, gelişim açısından çok daha etkili. Bu birer haftalık tatil, çocukların gelişimleri açısından olumlu sonuçlar verebilir. Özellikle bölgelere göre tatillerin planlanması önemli.

SÜRESİ DEĞİL NİTELİĞİ ÖNEMLİ
– Bahar Uzunkök (Eğitim Reformu Girişimi Araştırmacısı): Düzenlemede tatil süresinden çok bunun niteliği üzerinde durulmalı. Her öğrenci tatilini sosyo-ekonomik durumu nedeniyle aynı geçirmiyor. Bu, çocuklar arasında öğrenme farkının büyümesine neden olabilir. MEB’in bu tatiller için yapacağı programlar, öğrenciler arasında uçurum oluşmasının önüne geçmeli. Düzenleme, çalışan aileler üzerinde bir baskı yaratabilir. Bu konunun göz önünde bulundurulmasını öneriyoruz. Avrupa’da İngiltere ve Almanya gibi birçok ülkede yıl içinde çeşitli dönemlere yayılan 3-4 tatil olabiliyor. Fransa’da 3 coğrafi bölgede tatiller değişiyor. Türkiye’de de bölgesel olarak tatil düzenlemeleri düşünülebilir.

,

Yönder Okulları hangi eğitim modelini uyguluyor?

Özel Okulları tanımaya devam ediyoruz… Bugün yedi kampüsü ile eğitim dünyamızda önemli bir ağırlığa ship olan Yönder Okulları’na bir göz atacağız. Prof. Dr. Üstün Dökmen ve Uzm. Klinik Psk. Süleyman Hecebil tarafından kurulan Yönder Okulları, öğrencilerin araştırma ve öğrenme sorumluluklarını yerine getirmelerini teşvik eden, onların motivasyonlarını gözeten ve farklılığını önemseyen bir eğitim modeli sunuyor. Kurum, kendini şöyle anlatıyor:

EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ

Yönder Okullarının eğitim anlayışı, öğrencinin ilgi, merak ve motivasyonunun yüksek tutulacağı eğitim ortamlarında öğrenme sorumluluğunu öğrencinin alacağı, deneme, araştırma ve projeye dayalı bir anlayıştır. Yönder Okulları, öğrencilerin araştırma ve öğrenme sorumluluklarını yerine getirmelerini teşvik eden, onların motivasyonlarını gözeten ve farklılığını önemseyen bir eğitim modeli sunar.

Bizim için yönder: Yönder, ‘öğretici-öğreten’ olmak yerine sınıflardaki eğitim ve öğretim faaliyetlerini planlayan, öğrencilerin araştırma ve öğrenme sorumluluklarını yerine getirmelerini teşvik eden kişidir.

Bizim için öğrenci: Öğrenme sorumluluğunu alan, araştıran, yaratıcı fikir ve projeler üreten, yönderi ve arkadaşları ile işbirliği yapan, sınıfta ve laboratuvarda faaliyetlere aktif bir biçimde katılan, eğitim faaliyetlerinin en önemli aktörüdür.

DÜNYA İLE ENTEGRASYON
Yönder Okulları, dünya’nın önde gelen ülkelerinin kabul ettiği, uluslararası geçerlilikleri almış IBO gibi en önemli uluslararası eğitim örgütleriyle işbirliğini aralıksız sürdürür. “Primary Years Programme (PYP)” olarak bilinen İlkokul Programı, 3-12 yaş arasındaki öğrencilerin sınıf içinde ve dışında keşfedici yönde gelişmelerine odaklanan bir programdır. PYP, bilginin tek başına yeterli olmadığını belirtmekte, beceri ve tutumların da geliştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Yönder Okulları’nda PYP ve MYP’ye uygun bir eğitim-öğretim uygulanmaktadır. Sonuçları alınmış bir sistem olan, dünyada binlerce seçkin okul tarafından kabul gören ve uygulanan IBO programlarını kullanmaktaki amacımız, uluslararası kalitedeki eğitim uygulamalarımızın uluslararası kalite ve standartta bir başka kriter tarafından objektif olarak değerlendirilmesidir.

ÇOCUĞUNUZ KENDİNİ KEŞFETSİN!

Eğitsel Etkinlikler, okulumuzda eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Öğrencilerimizin çok yönlü ve tüm yönlü gelişimlerini sağlayabilmek amacıyla ders etkinlikleri ve uygulamaları ile sağlanması mümkün olmayan katkıları “eğitsel etkinlikler” aracılığı ile sağlıyoruz.
Öğrencilerimiz, ilgi ve yeteneklerini, farklılıklarını, becerilerini ve kendilerini kolayca ifade etmek için çok sayıda etkinlik seçme şansına sahiptirler. Bunun için; öğrencilerimiz 4 çeyrek dönemden oluşan okul takvimimizde “her çeyrek dönemde yeni ve farklı” seçimler yapabilir.

ÇAĞDAŞ YABANCI DİL EĞİTİMİ

Okulumuz İngilizce eğitiminde Ortak Avrupa Dil Öğretim Çerçeve Planını “Common European Framework” esas almaktadır.

Öğrencilerimizin İngilizce seviyeleri objektif bir ölçme değerlendirme sistemiyle (başarılarının uluslararası standartlarda belgelendiği Cambridge Üniversitesi tarafından düzenlenen ESOL Sınavları ve Trinity College London’ın düzenlediği Gese sınavları ile) ölçülmektedir.
Globalleşen dünyamızda İngilizcenin yanı sıra ikinci bir yabancı dil bilmenin de önemini göz önünde bulundurarak dünyada en çok konuşulan ikinci yabancı dil olan İspanyolca eğitimi okulumuzda 4. sınıftan itibaren verilmektedir. İspanyolca öğretiminde de “Ortak Avrupa Dil Öğretim Çerçeve Planı”nı esas alınmaktadır. 8. Sınıfın sonunda öğrencilerin B1 seviyesine ulaşması hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin İspanyolca seviyeleri Avrupa dil kriterleri çerçevesinde geliştirilen uluslararası İspanyolca sertifika sınavı olan DELE ile ölçülmektedir.

YÖNDER OKULLARI KİMİN?

2006 yılında, okul öncesi eğitim alanında yüksek kalite ve standartta bir anaokulu hizmeti verebilmek için yola çıktık. O gün, çocuklar ve aileler için yola çıkardığımız eğitim projemiz kısa süre içinde 22 il / ilçede 40 okula ulaştı. Bugün Küçük Şeyler Anaokulları, çocuklara ve ailelere söz vermiş olmanın bilinciyle ülkemizde okul öncesi eğitim alanında alışkanlıkları ve standartları değiştirerek yoluna devam ediyor.

Yönder Okulları da aynı Küçük Şeyler Anaokulları gibi, ilkokul ve ortaokul kademesinde yüksek kalite ve standartta bir eğitim hizmeti vermek için hayata geçirildi. Yönder Okulları ile öğrencilerin eğitim ve öğretim etkinliklerinden keyif alabilecekleri, öğrencinin eğitim etkinliklerinin en önemli aktörü olarak rol alacağı, dünyanın çağdaş ülkeleri tarafından uluslararası geçerlilikleri almış bir okul modeli ortaya koyulmaktadır.

Yönder Okullarından mezun olan öğrenciler, her şeyden önce kendi “benliğine liderlik etmeyi” öğrenmektedirler. Ulusal ve uluslararası düzeyde aldıkları yüksek standarttaki eğitimle öğrencilerimiz; bilimde, sanatta, sporda, teknolojide ve dünya siyasetinde, kısacası yaşadıkları dünyada söz sahibi olacak potansiyel birer değer olmaktadırlar.

Öğrencilerimiz okullarında;

• Öğrenme zevkini ve keyfini
• Araştırma heyecanlarını
• Merak duygularını
• Yaratıcılıklarını
• Biricikliklerini (kendisi gibi olma ve farklı düşünme haklarını)
• Özgüvenlerini

…kaybetmeden eğitimlerini sürdürebilmektedirler.

Prof. Dr. Üstün Dökmen ve Uzm. Klinik Psk. Süleyman Hecebil tarafından kurulan okullarımız, öğrencilerinden ve velilerinden aldığı güçle hizmet yelpazesini hızla büyütüyor. Eğitim dünyasının dışından sektöre girerek, parasal sermaye ile sektörde var olmaya çalışan kurumlardan farklı olarak Yönder Okulları ve Küçük Şeyler Anaokulları; insan gelişimine ve eğitimine, çocuk yetiştirme yöntemlerine, çocuk ve yetişkin psikolojisine adanmış, mesleki sermayesi en güçlü kurum olarak hizmet vermektedir.

Henüz sekizince yılında İstanbul Ataşehir, İzmir Bornova, Bursa, Didim ve İstanbul Maltepe okullarıyla hizmet vermeye devam eden Yönder Okulları, 2017 – 2018 eğitim öğretim döneminden itibaren İskenderun Arsuz ve Sakarya kampüsüyle Türkiye genelindeki okul sayısını yediye çıkardı. İlkokul ve ortaokul eğitiminde klasik eğitim kavramlarının dışında, özel bir okul modeli ortaya koyan Yönder Okulları, öğrencilerini farklı bir gelecek için yetiştirmeye devam ediyor.

,

Üniversiteye girişte 14 bölümde yetenek sınavı kaldırıldı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 14 yükseköğretim programını, özel yetenek sınavı ile öğrenci alan bölüm kapsamından çıkardı. Bu bölümler, 2020 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) merkezi yerleştirme ile öğrenci alacak.

10 Ekim Perşembe günü yapılan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu toplantısında YKS’ye hazırlanan yaklaşık 2,5 milyon öğrenciyi ilgilendiren önemli kararlar alındı.

Öncelikle hukuk fakülteleri için 190 bin olan başarı sırası barajı 125 bine çıkarılırken, başarı sırası barajı olmayan eczacılık ve diş hekimliği bölümlerine de ilk kez başarı sırası barajı getirildi. Eczacılık fakülteleri için en düşük başarı sırası barajı 100 bin, diş hekimliği fakülteleri için en düşük başarı sırası barajı ise 80 bin olarak belirlendi.

ARTIK YKS PUANI İLE YERLEŞECEKLER

Toplantıda ayrıca bugüne kadar özel yetenek sınavı ile öğrenci alan 14 yükseköğretim bölümü ile ilgili de önemli bir karar alındı.

Yükseköğretim kurumlarında bugüne kadar özel yetenek sınavı ile öğrenci alan 14 bölüme, 2020 YKS’de merkezi yerleştirme ile öğrenci yerleştirilmesine karar verildi.

Söz konusu 14 bölüm

Çizgi Film (Animasyon),

Grafik, Grafik Resimleme,

Baskı,

Grafik Tasarım,

Moda Giyim Tasarımı,

Moda Tasarımı,

Moda ve Tekstil Tasarımı,

Rekreasyon,

Spor Bilimleri,

Spor Yöneticiliği,

Tekstil,

Tekstil Geliştirme ve Pazarlama,

Tekstil Tasarımı, Tekstil ve Moda Tasarımı

Alınan karara ilişkin yazı yükseköğretim kurumlarına, YÖK Eğitim ve Öğretim Dairesi Başkanlığı tarafından ‘ivedi’ olarak gönderildi.

2020 YKS’de artık söz konusu 14 bölüm, merkezi sınav puanı, yani YKS puanı ile öğrenci almaya başlayacak. Bu bölümlere girmek isteyen adaylar artık YKS’de sadece ilk oturum olan Temel Yeterlilik Testi’ne değil, ikinci oturum olan Alan Yeterlilik Testi’ne de hazırlanacak.

,

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı 150 okula 3D yazıcı hediye etti

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve Teknofest İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır: Pek çok gencimiz TEKNOFEST’teki yarışmalar sayesinde
inanılmaz bir deneyim elde ediyorlar ve onlar inşallah bundan birkaç yıl sonra Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerini kuracaklar. Türkiye’nin büyük
teknoloji şirketlerinin Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecekler.”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, İstanbul’da bulunan ve TEKNOFEST 2018’e en çok öğrenci katılımı sağlayan 150 okula donanım desteği amaçlı 3D yazıcı hediye etti.
Tamamı yerli ve milli üretim olan 3D yazıcılar, Bilim Üsküdar’da düzenlenen özel bir törenle okul yöneticilerine teslim edildi.  Törende konuşma yapan Kacır, dünya genelinde baş döndürücü şekilde gelişen teknoloji trendlerine dikkati çekerek Türkiye’de bu alanda yapılan çalışmaların önemini ele aldı.

Otonom araç teknolojilerinin dünyada hızla yaygınlaştığını anlatan Kacır, “Otonom araç teknolojisi 15 yıl önce ABD’de üniversite öğrencilerinin dahil olduğu bir yarışmayla ortaya çıktı. O yarışmayı kazanan takım bugün bu alanda öncü start up’lardan birini kurdu. Yarışmaya katılan pek çok yarışmacı ya şirketler kurdular ya da var olan büyük mühendislik şirketlerinin Ar-Ge
takımlarında yer aldılar. Aradan 15 yıl geçti ve bu teknoloji artık dünyada ticarileşebilir bir hale geldi.” bilgilerini verdi.

Türkiye Teknoloji Takımı ve bakanlık olarak TEKNOFEST’i, büyük teknolojilerin Türkiye’den doğması ve dünyaya açılması için büyük bir kaldıraç olarak gördüklerini söyleyen Kacır, şöyle konuştu:

“Pek çok gencimiz TEKNOFEST’teki yarışmalar sayesinde inanılmaz bir deneyim elde ediyorlar ve onlar inşallah bundan birkaç yıl sonra Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerini kuracaklar. Türkiye’nin büyük teknoloji şirketlerinin Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecekler ve inşallah hep birlikte Milli Teknoloji Hamlesini, yani bu ülkenin yüksek teknolojilerini milli ve özgün
olarak üretmesi sürecini hayata geçireceğiz.”

“Gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” 

Mehmet Fatih Kacır, kendisinin de bir öğretmen eşi olduğunu ifade ederek, öğretmenliğin yalnızca okul duvarları arasında yapılmadığını, öğretmenliğin yaşam boyu öğrenme ve öğretme heyecanı anlamına geldiğini kavradığını söyledi.

Kacır, Türk teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve Milli Teknoloji Hamlesi’ni hayata geçirmek için ivme unsuru olarak gördükleri TEKNOFEST’e, okullarından yoğun katılım sağlayan öğretmenlere teşekkür etti.  Kacır şu ifadeleri kullandı:

“Siz değerli öğretmenlerimiz öğrencileri TEKNOFEST’e getirerek ve o heyecanı onlara yaşatarak göstermiş oldunuz. Biz inanıyoruz ki oraya gelen on binlerce gencimiz içlerindeki o heyecanla birlikte çok farklı işler yapmanın ümidini ve iddiasını taşıyabilir hale geldiler.  Onların içinden birkaç tane Vecihi Hürkuş çıksa, birkaç tane Nuri Demirağ çıksa, birkaç tane Bayraktar’lar çıksa… Allah’ın izniyle bu ülke hedeflerine ulaşır diye umut ediyoruz. Bu ümitle gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Kacır, festivale pek çok öğrencisi ve eğitimci kadrosuyla katılan okullara 3D yazıcı hediye etmeyi çok önceden planladıklarını ifade ederek, “Yabancı 3 boyutlu yazıcıları hediye etmeye elbette ki gönlümüz el vermedi. Sağ olsun yine genç bir girişimci Ahmet Alpat, Yıldız Teknopark’ta bu yazıcıları geliştirdi. Önce küçük bir atölyeyle başladı, şimdi yavaş yavaş büyüyor. İnşallah
bunları dünyaya ihraç eder hale gelecek… Bu arada yazıcıların markası olan Alya da Ahmet’in kızının adı…” dedi.  Bu sözler üzerine Ahmet Alpat, salondaki öğretmenlerden ve diğer
katılımcılardan yoğun alkış aldı.

“Yardım gerektiğinde yanınızda olacağız”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ise Türkiye’deki teknoloji ekosisteminin gelişmesine destek olmaktan gurur duyduklarını söyledi. Bayraktar, okulların temsilcisi olan öğretmenlere ve idarecilere, çalışmalarında başarılar dileyerek, şunları kaydetti:

“Sizlerden ricamız bu yazıcılar 24 saat çalışsınlar ve ülke olarak yoğun bir şekilde kendi üretimlerimizi, prototiplerimizi geliştirelim. Bizler de oluşturacağımız iletişim noktalarıyla sizlerle irtibatta olacağız. Yazıcıların kullanımıyla, proje geliştirilmesiyle ilgili yardım gerektiğinde sizin yanınızda olacağız.”

Açılış konuşmalarının ardından Kacır ve Bayraktar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı’ya sembolik 3D yazıcı hediye takdiminde bulundu.
Böylece vakıf 150 okula 3D yazıcı hediye etti.

Bu sene festivale 1 milyon katılımcı bekleniyor

Toplantıda paylaşılan bilgilere göre, TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle bu yıl 17-22 Eylül’de Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.  Geçen yıl yarım milyondan fazla ziyaretçisi ile dikkati çeken TEKNOFEST’in bu yıl hedeflenen ziyaretçi sayısı ise 1 milyonun üzerinde.

Kodlama ve yapay zeka eğitimleri veriliyor

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST kapsamında; gençlerin, geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmalarını desteklemek için 19 farklı kategoride teknoloji yarışmaları düzenliyor.  Vakıf aynı zamanda Türkiye genelinde bulunan DENEYAP Teknoloji Atölyeleriyle de özel yetenekli gençlere, kodlamadan siber güvenliğe, nanoteknolojiden yapay zekaya 36 aylık özel bir eğitim programı sunuyor.
Türkiye’nin yetenekli çocuklarına erken yaştan itibaren bilim ve teknoloji dersleri sunan DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde, yaşları 10 ile 16
arasında değişen öğrenciler eğitim görüyor.

,

5 milyon üniversite öğrencisi kredi borçlusu

Son 10 yılda üniversiteyi bitiren ama hem iş bulamayan hem de kredi yurtlar kurumu’na borçlu olan öğrenci sayısı katlanarak büyüyor…

Üniversite sonrası hayata borçlu atılan gençlerin bir de işsizlik ile karşılaşınca umutları kırılıyor. Birçok genç kredi borcu ile ilgili sorunlarını dile getirmeye çalışırken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Son 10 yılda yaklaşık 5 milyona yakın öğrenci kredi borcunu ödeyemiyor. Gençlerin üniversiteden mezun olup iş buluncaya kadar öğrenim kredisi borçları dondurulmalı” çağrısında bulundu.

MECLİS GÜNDEMİNE GELİYOR AMA ADIM ATILMIYOR

Genç işsizlik oranlarının giderek arttığı bir dönemde borçların silinmesi TBMM gündemine gelse de iktidar tarafından atılmış bir adım söz konusu değil. Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kooperatifi Genel Başkanı Bendevi Palandöken, üniversiteden mezun olup iş bulamayan gençlerin öğrenim kredisi borçlarının iş bulana kadar dondurulması gerektiğini dile getirdi. Palandöken, “Son 10 yılda yaklaşık 5 milyona yakın öğrenci Kredi ve Yurtlar Kurumu borcunu ödeyemiyor” dedi.

İŞE BAŞLAMADAN GECİKME FAİZİ BAŞLIYOR

Öğrenciler işe başlayana kadar gecikme faizinin işlememesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, “Milyonlarca borçlu öğrencinin sırtındaki kamburdan kurtulması için öğrenim kredisi borçlarının geri ödemesi, işe başlama tarihine kadar ertelenmeli. Bu süreçte ise gecikme faizi işlememeli. Öğrenciler işe başladıktan sonra yeni bir yapılandırmaya gidilerek belli bir alt limitli taksit tutarı dâhilinde borçlar yeniden yapılandırılmalı” diye konuştu.

Sık sık Meclis gündemine gelip fakat bir türlü sonuca bağlanamayan Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından verilen krediler gençlerin belini büküyor. Genç işsizlik oranlarının giderek arttığı bir dönemde borçların silinmesi TBMM gündemine gelse de iktidar tarafından atılmış bir adım söz konusu değil. Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kooperatifi (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, üniversiteden mezun olup iş bulamayan gençlerin öğrenim kredisi borçlarının iş bulana kadar dondurulması gerektiğini dile getirdi. Palandöken, “Son 10 yılda yaklaşık 5 milyona yakın öğrenci Kredi ve Yurtlar Kurumu borcunu ödeyemiyor” dedi.

ÜNİVERSİTE MEZUNLARI İŞ BULANA KADAR RAHAT BİR NEFES ALMALI

Palandöken, öğrenim kredisi borcu olan öğrencilere ödemelerde kolaylık sağlanması gerektiğini vurgulayarak, “Üniversite okurken burs çıkmayan öğrencilerin bir kısmı, daha iyi şartlarda eğitim alabilmek için geri ödemeli katkı kredisi kullanıyor. 2018 Mayıs itibarıyla 1 milyon 221 bin 531 öğrenci öğrenim kredisi aldı. Ancak ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle öğrencilerimiz üniversiteden mezun olur olmaz iş bulmakta sıkıntı çekiyor. TÜİK verilerine göre ülkemizdeki genç işsizlik oranı yüzde 25,2 olarak gerçekleşti. Üniversite mezunu öğrenciler işe girmemiş olsa bile mezun olduktan iki yıl sonra öğrenim kredisi borçlarının taksitleri başlıyor. Öğrencilerimiz daha iş hayatına atılmadan sırtlarına büyük bir borç yükü biniyor” şeklinde konuştu.

İŞE BAŞLAYANA KADAR GECİKME FAİZİ İŞLEMEMELİ

Öğrenciler işe başlayana kadar gecikme faizinin işlememesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, “Ödemeler başladıktan sonra kredi taksitleri ödenmediği takdirde geciken her gün için faiz işliyor. Bu da başta hem gençlere hem de ailelerine büyük bir yük demek. Milyonlarca borçlu öğrencinin sırtındaki kamburdan kurtulması için öğrenim kredisi borçlarının geri ödemesi, işe başlama tarihine kadar ertelenmeli. Bu süreçte ise gecikme faizi işlememeli. Öğrenciler işe başladıktan sonra yeni bir yapılandırmaya gidilerek belli bir alt limitli taksit tutarı dâhilinde borçlar yeniden yapılandırılmalı” diye konuştu. Kaynak: Milli Gazete

,

Doğru üniversite tercihi nasıl yapılır?

Üniversite sınavı geride kaldı. Öğrenciler geleceklerini belirleyecek bir yola giriyor. Tercih döneminde adayların nelere dikkat etmesi gerektiği ve neye göre üniversite seçmeleri konusunda MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, önemli noktalara değindi.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından adaylar için önemli bir süreç başlayacak. Tercih döneminde adaylar yeteneklerine ve puanlarına göre en uygun okul ve bölümleri tercih ederek, üniversite hayatına başlayacak. Aday öğrencilere bu süreci değerlendirmeleri ve doğru tercihte bulunmaları noktasında tavsiyelerde bulunan MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, aday öğrencilerin tercih edecekleri üniversitelerin beklentilerini karşılayıp, karşılamadığına bakmaları gerektiğini belirterek, “Adaylar, kendilerini geleceğe hazırlayan üniversitelere yönelerek, tercih listelerine ekleyecekleri üniversitelerin yeni eğitim-öğretim teknolojilerini kullanıp kullanmadığına baksınlar” dedi.

“Üniversiteler gençleri geleceğe hazırlayan kurumlardır”

“Adaylar belirledikleri üniversiteleri ziyaret ederek, bu üniversitelerin beklentilerini karşılayıp, karşılamadığına baksınlar” diyen Prof. Dr. Muhammed Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Son dönemlerde tartışılan konu yeni neslin eğitiminin nasıl olması gerektiğidir. Sektör bazında Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) bu konuyla alakalı bir araştırması var. Bu araştırmada; ‘2020’de nasıl bir mezun bekliyorsunuz?’, ‘Nasıl bir mezun sektörün ihtiyacını karşılayabilir?’ soruları dünyadaki çok sayıda büyük şirketlerin CEO’larına soruldu. Araştırmada bulunan 10 maddede ‘analitik düşünme’ ilk sırada yer alıyor. Analitik düşünmeyi önceden sadece mühendislerden beklerdik şimdi ise herkesin analitik düşünmesi isteniyor. İkinci sırada ‘aktif öğrenme ve yeni öğrenme yöntemleri’ var. Öğrencinin üniversiteye gittiği zaman derste aktif olup olmadığına bakılıyor. Üçüncü sırada ise ‘risk ve inisiyatif alma’ var. Nitekim üniversiteler yakın tarihe kadar meslek edindirme kurumlarıydı. Bu durum değişti. Üniversiteler artık gençleri geleceğe hazırlayan kurumlardır. Çünkü gelecek çok değişken. Önümüzdeki beş yılda bugünkü mesleklerin birçoğu olmayacak. 2030’da 20 milyon insan yapay zekâ nedeniyle işini kaybedecek. O nedenle günümüzde sadece bilgi depolamayla gençleri geleceğe hazırlayamayız. Öğrenci bilgiden çok bilgiye ulaşmayı öğrenmeli. Öğrencinin hangi tür bilgiyi nerede bulabileceğini öğrenmesi gerekiyor. Bu noktada adaylara tavsiyem; kendilerini geleceğe hazırlayan üniversitelere yönlenerek, gidecekleri okulun kendilerine uygun olup olmadığına dikkat etsinler. Üniversitelerin yeni eğitim-öğretim teknolojilerini kullanıp kullanmadığına baksınlar.”

“Popüler mesleklerden ziyade ana disiplinlere yönelsinler”

Adayların meslek seçiminden çok geleceğin mesleklerine hazırlanacakları disiplinlere yönelmeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Şahin, “Meslekten öte; yapay zekâ, otonom araçlar, topraksız tarım, üç boyutlu yazıcılarla organ üretimi gibi geleceğin çalışma alanları var. Bu alanlara yakın alanlardan bölüm seçebilirler. Popüler mesleklerden ziyade ana disiplinlere yönelsinler. Çok spesifik bir alanda lisans eğitimi alındığında çalışılacak alan da sınırlı olur. Bir de seçilecek mesleğin sevilmesi durumu çok önemli. Sevmedikleri meslekte başarılı olmaları mümkün değildir. Bu nedenle tercihlerini sevdikleri meslekler yönünde yapsınlar” diye konuştu.

“Yabancı öğrencilerin yanında hocaların da ülkemize gelmesi için fırsatlar oluşturulmalı”

Yabancı öğrenci konusuna da değinen Prof. Dr. Şahin, sadece Ortadoğu’dan değil, dünyanın dört bir yanından öğrencilerin yükseköğretim için Türkiye’ye gelmelerini sağlayacak alt yapının oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek, şu ifadelerde bunundu:

“Yükseköğretimin kalitesini artırarak, dünya sıralamalarına daha çok üniversitemizin girmesiyle ve teknolojideki üretkenliğimizle yabancı öğrenci konusunda ilgi odağı olabiliriz. Bir de gelecek olan öğrencinin kaliteli olması konusu da çok önemli. Nitekim sadece bulunduğumuz bölgede değil, Avrupa’dan ve Amerika’dan da ülkemize öğrenciler gelmesi için çalışmalar yürütülmeli, bu da yüksek öğretimimizin kalitesi ile doğrudan ilgilidir. Özellikle Amerika’daki en iyi üniversiteler, sahip oldukları yabancı öğretim öğretim üyesi sayısı ile övünürler. Örneğin, geçen Amerika’da düzenlenen Amerikan rektörler kongresinde konuşma yapan Harvard Üniversitesi rektörünün ilk cümlesi “yabancı öğretim üyesi oranımız yüzde 40’lara yaklaştı” oldu. O nedenle yabancı öğrencilerin yanında hocaların, araştırmacıların ülkemize gelmesi için fırsatlar oluşturmamız lazım. Bunun da temelinde yüksek öğretimin kalitesinin yükselmesi vardır.”

Uzmanlardan aday öğrencilere danışmanlık desteği

Yaklaşan tercih dönemiyle birlikte kampüslerinde aday öğrencilere uzmanlar tarafından danışmanlık desteği verileceğini de hatırlatan Prof. Dr. Şahin, “18 Temmuz’da sınav sonuçları açıklanıyor. 16 Temmuz’dan itibaren üniversitemiz Maslak Kampüsü’nde tüm bölümlerden akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve uzman rehber öğretmenlerimiz tarafından aday öğrencilere doğru tercihte bulunmaları adına destek verilecektir. Ayrıca Youtube hesabımızdan da farklı profesyonelleri ağırlayacağımız canlı yayınlarımız olacak. Tüm adayları üniversitemize bekliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

ÖSYM tarafından düzenlenen YKS sonuçları bu sene 18 Temmuz’da açıklanacak. Adaylar sınav sonuçlarını, T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden, mobil uygulamalarından öğrenebilecekler.

,

Özyeğin Üniversitesi ile Accor arasında iş birliği

Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü M. Teoman Alemdar: Dünya genelinde 111 ülkede 38 farklı marka altındaki 4840 otelle hizmet veren Accor grubu ile bu iş birliğini imzalamış olmamız ‘Otel Yöneticiliği Lisans Programı’mıza güç kattı. 
Özyeğin Üniversitesi ile dünyanın öncü otel gruplarından Accor arasında yeni bir iş birliği anlaşması imzalandı.

Özyeğin Üniversitesi’nden yapılan açıklamaya göre, iş birliği kapsamında Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Otel Yöneticiliği Bölümü öğrencilerine, Accor’in Türkiye ve dünyadaki tüm markalarının altında yer alan otellerde öncelikli staj imkanı tanınacak ve işe alım süreçlerinde Özyeğin Üniversitesi Otel Yöneticiliği Bölümü öğrencileri tercih edilecek.

Bu iş birliği çerçevesinde Accor bünyesinde çalışan orta ve üst düzey yöneticilerin kurumsal eğitimleri Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Otel Yöneticiliği Bölümü akademisyenleri tarafından verilecek.

Accor grubu 4840 otelle hizmet veriyor

Açıklamada görüşlerine yer verilen Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü M. Teoman Alemdar, dünya genelinde 111 ülkede 38 farklı marka altındaki 4840 otelle hizmet veren Accor grubu ile bu iş birliğini imzalamış olmamız Otel Yöneticiliği Lisans Programına güç kattığını ifade etti.

Bu iş birliğinin, öğrencilerine lüks ve üst pazar grubunda yer alan, Raffles, Orient Express, Banyan Tree, Delano, Sofitel Legend, Fairmont, SLS, SO/, Sofitel, The House of Originals, Rixos, Onefinestay ve Swissôtel gibi Accor markalarına açılma imkanı verdiğini bildirdi.

Öğrencilerimize staj ve iş imkanı sağlıyoruz

Alemdar, “Bu anlaşmayla öğrencilerimize sektörün lider kurumlarında staj ve iş imkanı sağlarken, Accor’un kurumsal eğitim ihtiyaçlarına da özel tasarımlar çerçevesinde cevap vermeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Accor Lüks Markalar Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı ve Swissôtel The Bosphorus Istanbul Genel Müdürü Uğur Talayhan da Özyeğin Üniversitesi gibi değerli ve önemli bir kurumun destekçisi olmak kendileri için çok anlamlı olduğunu belirtti.

Talayhan, “Amacımız sevgili Özyeğin Üniversitesi öğrencilerinin Accor grubunun dünyadaki gücünden en iyi şekilde faydalanmalarını sağlamak ve otelcilik hayatlarına sınırların ötesine taşıyabilmelerine katkıda bulunabilmek.” değerlendirmesinde bulundu.

,

Doğa Koleji Bodrum Kampüsü görkemli törenle açıldı

Eğitimde fark yaratan konseptleri ile Eğitimin Türkiye’deki Lideri Doğa Kolejinin Bodrum Kampüsü, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında açılarak öğrencileri ile buluştu. Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle, Bodrum kampüsüne olan ilgiden oldukça memnun olduklarını belirterek, “Bodrumlu öğrencilerin akademik başarı rüzgarı, Bodrum Kampüsümüzden esecek” dedi.

Türkiye’nin eğitim sektörüne yön veren Doğa Koleji, 124 kampüsü 82 bin öğrencisi ile yeni eğitim-öğretim dönemine “merhaba” diyerek Bodrum kampüsünü açtı.

Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle

Yeni eğitim-öğretim dönemi zilinin çalması ile Doğa Koleji Bodrum Kampüsünde ilk ders verilmeye başlandı. Eğitim-öğretim döneminin ilk gününde kampüs açılışına katılan Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle ve konuklar, kampüs açılış kurdelesini hep birlikte kesti. Lüle, okulun öğrencilere, velilere, tüm Bodrumlulara hayırlı olmasını diledi. Bodrum’da olmaktan mutlu olduklarını dile getiren Lüle, “Bodrumlu öğrencilerimizle buluşmanın heyecanı içerisindeyiz” dedi.

Lüle, Bodrumlu öğrencilerin başarı rüzgarlarının bundan sonra Doğa’dan eseceğini kaydetti. Lüle, yeni açtıkları Fen ve Teknoloji Liseleri ile beraber Nevşehir, Ağrı, İzmir Buca, Bingöl, Mardin, Kahramanmaraş gibi illerde de yeni okullar açtıklarını dile getirdi. Lüle, “Kampüs sayımızı arttırmaya devam edeceğiz” diyerek 45 milyon yatırım yaptıklarını söyledi.

Ali Rıza Lüle, Doğa Kolejinin eğitimde fark yaratan konseptlerini, kaliteli eğitimin nasıl olması gerektiğini ve Doğa Kolejinde neler yapıldığı ile ilgili bilgiler paylaşmayı da ihmal etmeyerek, Bodrum Doğa Koleji ile ilgili hedeflerini dile getirdi. Mutlu çocuk öğrenir, öğrenen birey üretir felsefesi ile öğrencilerini yetiştirdiklerini belirten Lüle, öğrencilerin mutlu ve üreten bireyler olması için çok çalıştıklarını söyledi.

Büyük bir şölenle açılan kampüs açılışına katılan Bodrum Belediye Başkan Vekili Durusun Göktürk, “Doğa Koleji Bodrum’a önemli bir katma değer katarak Bodrum’un marka değerini arttırmıştır. Öğrencilerimize ve şehrimize yaptıkları bu katkı bizim için önemli ve büyüktür. Tüm Doğa ailesine Bodrumlular adına teşekküre ediyorum” dedi.

Açılışa katılan bir diğer önemli isim Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin ise Doğa Kolejinin Bodrum’a önemli bir vizyon katacağını belirterek, “Çocuklarımızı kaliteli eğitim imkanı ile buluşturan Doğa Kolejine teşekkür ediyorum.” dedi. Konuklar açılış sonrası okulu gezerek, Bodrum kampüsünü yakından inceledi. Açılışa katılan konuklar okulu gezerek, Bodrum kampüsünü yakından inceleme fırsatı buldu ve öğrencilerle derse girdi.

Bodrumlu Öğrenciler Doğa’nın Eğitimde Fark Yaratan Konseptleri İle Tanışacak

Doğa Koleji Bodrum Kampüsünde, öğrenciler, küçük yaşta aldıkları İngilizce eğitimi, lisede Doğa’ya özgü t-MBA modeli, kodlama ve robotik dersleri ile geleceğin liderleri olarak yetişecek. Akademik alandaki başarıları, Doğa’ya özgü geliştirilen eğitim modelleri, yabancı dil eğitimi, 3S’i (sanat, spor, sosyal faaliyet), alanında başarılı akademik kadrosu, kendi eğitim materyallerini oluşturması gibi birçok özelliği Doğa Koleji’nin tercih edilme sebeplerinin başında geliyor. Bodrumlu öğrenciler, Doğa’nın fark yaratan eğitim metotları ile geleceğe doğru bir şekilde hazırlanacak. Akademik kadrosuna oldukça güvenen Lüle, “Başarıya giden yolda hep birlikte tüm özverimizle çalışıyoruz.” dedi.

“Geleneksele Sahip Çıkarak Yeniliği Yakalıyoruz”

Lüle, aynı zamanda milli değerlerimizi unutmadan geleneksele sahip çıkarak, yeniliği yakalamayı başardıklarını da dile getirdi. Kodlama ve robotik derslerini de de bu amaçla verdiklerini vurgulayan Lüle, Milli Eğitim müfredatına uyarak Doğa’ya özgü t-MBA modeli ile de geleceğin liderlerini erken yaşta yetiştirdiklerini söyledi.

Doğa Koleji kendine özgü geliştirdiği eğitim metotları ve fark yaratan konseptleri ile Bodrumlu öğrencilerin akademik başarısını arttıracak. Okullarda modern eğitim tekniklerini kullanarak yenilikleri takip eden, ufku geniş, özgüveni sağlam ve yaratıcı düşünen bireyler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirten Lüle, “Ülkesine ve değerlerine bağlı, sorgulayan, donanımlı liderler yetiştirmeye devam edeceğiz” dedi

İngilizce Eğitimiyle Fark Yaratıyor

Bodrumlu öğrenciler, Doğa’nın İngilizce eğitimiyle dünyaya entegre bireyler olarak yetişecek. Anaokulundan liseye MEB tarafından onaylanmış K12 özel müfredatıyla yabancı dil eğitimi veren Doğa Koleji İngilizce eğitimiyle fark yaratıyor. Her sınıf seviyesinde farklılaştırılmış içeriği ve ders saat sayılarıyla öğrencilerin 5 dil yetisinde (okuma – yazma – konuşma – karşılıklı konuşma – dinleme) eş zamanlı olarak öğrenme sürecine dahil olmalarını sağlıyor. Öğrenciler, Anaokulu 5 yaşta 18, ilkokulda 14, 5. sınıfta 20, lisede 13, fen ve teknoloji liseleri hazırlık gruplarında ise 24 ders saati ile yoğun bir dil edinimi sürecine dahil oluyor. Öğrencilerin Doğa Kolejinde aldıkları yabancı dil eğitimi ile uluslararası düzeyde iletişim kurabilen, akademik ve sosyal becerilere sahip bireyler olarak yetiştiklerini dile getiren Lüle ise, yabancı dil eğitiminin küçük yaşlarda başlaması gerektiğinin altını çizdi.

Doğa Koleji Bodrum Kampüsü açılışına, Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin, Bodrum Belediye Başkan Vekili Dursun Göktürk de katıldı. Açılışta, Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkan Vekili Akif Serin, Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oktar, Medya ve Kurumsal İletişim Direktörü Turgay Türker, İnşaat ve Yapı İşleri Koordinatörü Ömer Altuğ Akçaylı’nın yanı sıra çok sayıda yönetici, Naturel İnşaat Genel müdürü Hayri Sazan, Bodrum’un Doğalı öğrencileri ve velileri katıldı.

Doğa Koleji Bodrum Kampüsü

21.500 m2 kapalı alana yapılan Doğa Koleji Bodrum Kampüsünde , 4 adet okul öncesi eğitim dersliği, 14 adet ilkokul dersliği, 16 adet ortaokul dersliği, 16 adet lise dersliği ve 5 adet Fen ve Teknoloji lisesi dersliği olmak üzere toplam 55 derslik bulunmaktadır.

Kampüste, 525,00 m2 ve 217,30 m2 alana ve 6,15 m yüksekliğe sahip iki adet spor salonu yer alıyor. 740 kişi oturum alanına sahip konferans salonu ile beraber, yarı olimpik yüzme havuzu ve buz pisti de bulunmaktadır. Kampüs, Kimya Laboratuvarı, Fizik Laboratuvarı, Biyoloji-Genetik Laboratuvarı, Fen Laboratuvarı, İlkokul Müzik Dersliği, İlkokul Görsel Sanatlar Dersliği, Ortaokul Görsel Sanatlar Dersliği, Ortaokul Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersliği, Ortaokul Teknoloji Ve Tasarım Dersliği, Kinekt Atölyesi 3D Atölyesi, Model Uçak atölyesine sahip. Bodrum Kampüsü Ekoloji Atölyesi, Matematik ve Akıl Oyunları Atölyesi, Lego Atölyesi ve Mühendislik Atölyesiyle ise Bodrum’un yeni mucitlerini Türkiye’ye tanıtmak amaçlıyor.

,

Çınar Koleji: Başarılı ve erdemli nesiller yetiştiriyoruz

23 yıllık tecrübe ile 4 kampüste eğitim hizmeti veren Çınar Koleji, oldukça iddialı… Kolej iddiasını başarıları ile de destekliyor…

Başarılı ve Erdemli Nesillerin Lisesinde Nasıl Bir Eğitim?

Çınar Koleji olarak, eğitim sektöründe 23 yıllık tecrübemiz ile 4 kampüsümüzde başarılı ve erdemli nesiller yetiştiriyoruz. Okulumuzda tüm öğrencilerimizi okul öncesi (anaokulu), ilkokul, ortaokul ve lisede etkin-kapsamlı eğitim ve öğretim sistemi ile eğitiyoruz.

Üniversite Sınavında Türkiye’nin en önemli dereceleri Çınar’da

2018 YKS sınavında Türkiye 5.’si, Türkiye 13.’sü, Türkiye 71.’si, Türkiye 79.’su çıkararak büyük bir başarıya imza attık. Son 12 Yılda 181 doktor ve eczacı, 113 hukukçu, 243 mühendis, 103 mimar yetiştirdik. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli üniversitelerine nitelikli öğrenci kazandırdık.

Bireyselleştirilmiş Etütler ile birebir sınavlara hazırlık.

23 yıllık eğitim tecrübesi ve “Çınar Sınavlara Hazırlık Sistemi” ile gençlerimizi hedeflerine ulaştırıyoruz.

Yaşayarak öğrenmek için tasarlanmış 18 Farklı Yaşam Becerileri Merkezi Atölyesi

18 farklı atölyeden oluşan Türkiye’nin İlk Yaşam Becerileri Merkezi’nde Mutfak Sanatları atölyesinden Dramaya, Düşünme Becerileri’nden Mekatronik ve kodlamaya birçok alanda öğrencilerimiz yaparak ve yaşayarak hayatı öğreniyorlar.

Dünya Standartlarında Yabancı dil Eğitimi

Erken dönemde temeli atılan dünya standartlarında yabancı dil eğitimi ile öğrencilerimiz Native (Yabancı) öğretmenlerden yabancı dil eğitimi alıyorlar. English Town ile günlük pratik yabancı dil öğreniyor; MUN – Model Birleşmiş Milletler Öğrenci Konseyi’nde okulumuzu temsil ediyoruz.

Değerlerimizi Yaşayarak ve Yaşatarak Değerler Eğitimi Veriyoruz.

Başarılı ve Erdemli Nesiller yetiştirmek için Çınar Koleji’nde öğrencilerimize etkin değerler eğitimi veriyoruz. Milli ve manevi değerlerine bağlı; ülkesine ve milletine hizmet eden gençler yetiştiriyoruz.

Güvenlik, Beslenme ve Hijyen…

Okul çağında öğrencilerimizin en büyük ihtiyacı güven ve sağlıktır. Beyaz bayrak sertifikası (Temiz Okul), gıda güvenlik sistemi, Helal Gıda Sertifikalı ürünler ve profesyonel güvenlik kadrosu ile öğrencilerimizin yanı başındayız.

ÇINAR KOLEJİ’NİN İLETİŞİM BİLGİLERİ

Başakşehir Kampüsü
212 487 25 25
Esenyurt Kampüsü
212 881 80 80