,

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı 150 okula 3D yazıcı hediye etti

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve Teknofest İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır: Pek çok gencimiz TEKNOFEST’teki yarışmalar sayesinde
inanılmaz bir deneyim elde ediyorlar ve onlar inşallah bundan birkaç yıl sonra Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerini kuracaklar. Türkiye’nin büyük
teknoloji şirketlerinin Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecekler.”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, İstanbul’da bulunan ve TEKNOFEST 2018’e en çok öğrenci katılımı sağlayan 150 okula donanım desteği amaçlı 3D yazıcı hediye etti.
Tamamı yerli ve milli üretim olan 3D yazıcılar, Bilim Üsküdar’da düzenlenen özel bir törenle okul yöneticilerine teslim edildi.  Törende konuşma yapan Kacır, dünya genelinde baş döndürücü şekilde gelişen teknoloji trendlerine dikkati çekerek Türkiye’de bu alanda yapılan çalışmaların önemini ele aldı.

Otonom araç teknolojilerinin dünyada hızla yaygınlaştığını anlatan Kacır, “Otonom araç teknolojisi 15 yıl önce ABD’de üniversite öğrencilerinin dahil olduğu bir yarışmayla ortaya çıktı. O yarışmayı kazanan takım bugün bu alanda öncü start up’lardan birini kurdu. Yarışmaya katılan pek çok yarışmacı ya şirketler kurdular ya da var olan büyük mühendislik şirketlerinin Ar-Ge
takımlarında yer aldılar. Aradan 15 yıl geçti ve bu teknoloji artık dünyada ticarileşebilir bir hale geldi.” bilgilerini verdi.

Türkiye Teknoloji Takımı ve bakanlık olarak TEKNOFEST’i, büyük teknolojilerin Türkiye’den doğması ve dünyaya açılması için büyük bir kaldıraç olarak gördüklerini söyleyen Kacır, şöyle konuştu:

“Pek çok gencimiz TEKNOFEST’teki yarışmalar sayesinde inanılmaz bir deneyim elde ediyorlar ve onlar inşallah bundan birkaç yıl sonra Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerini kuracaklar. Türkiye’nin büyük teknoloji şirketlerinin Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecekler ve inşallah hep birlikte Milli Teknoloji Hamlesini, yani bu ülkenin yüksek teknolojilerini milli ve özgün
olarak üretmesi sürecini hayata geçireceğiz.”

“Gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” 

Mehmet Fatih Kacır, kendisinin de bir öğretmen eşi olduğunu ifade ederek, öğretmenliğin yalnızca okul duvarları arasında yapılmadığını, öğretmenliğin yaşam boyu öğrenme ve öğretme heyecanı anlamına geldiğini kavradığını söyledi.

Kacır, Türk teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve Milli Teknoloji Hamlesi’ni hayata geçirmek için ivme unsuru olarak gördükleri TEKNOFEST’e, okullarından yoğun katılım sağlayan öğretmenlere teşekkür etti.  Kacır şu ifadeleri kullandı:

“Siz değerli öğretmenlerimiz öğrencileri TEKNOFEST’e getirerek ve o heyecanı onlara yaşatarak göstermiş oldunuz. Biz inanıyoruz ki oraya gelen on binlerce gencimiz içlerindeki o heyecanla birlikte çok farklı işler yapmanın ümidini ve iddiasını taşıyabilir hale geldiler.  Onların içinden birkaç tane Vecihi Hürkuş çıksa, birkaç tane Nuri Demirağ çıksa, birkaç tane Bayraktar’lar çıksa… Allah’ın izniyle bu ülke hedeflerine ulaşır diye umut ediyoruz. Bu ümitle gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Kacır, festivale pek çok öğrencisi ve eğitimci kadrosuyla katılan okullara 3D yazıcı hediye etmeyi çok önceden planladıklarını ifade ederek, “Yabancı 3 boyutlu yazıcıları hediye etmeye elbette ki gönlümüz el vermedi. Sağ olsun yine genç bir girişimci Ahmet Alpat, Yıldız Teknopark’ta bu yazıcıları geliştirdi. Önce küçük bir atölyeyle başladı, şimdi yavaş yavaş büyüyor. İnşallah
bunları dünyaya ihraç eder hale gelecek… Bu arada yazıcıların markası olan Alya da Ahmet’in kızının adı…” dedi.  Bu sözler üzerine Ahmet Alpat, salondaki öğretmenlerden ve diğer
katılımcılardan yoğun alkış aldı.

“Yardım gerektiğinde yanınızda olacağız”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ise Türkiye’deki teknoloji ekosisteminin gelişmesine destek olmaktan gurur duyduklarını söyledi. Bayraktar, okulların temsilcisi olan öğretmenlere ve idarecilere, çalışmalarında başarılar dileyerek, şunları kaydetti:

“Sizlerden ricamız bu yazıcılar 24 saat çalışsınlar ve ülke olarak yoğun bir şekilde kendi üretimlerimizi, prototiplerimizi geliştirelim. Bizler de oluşturacağımız iletişim noktalarıyla sizlerle irtibatta olacağız. Yazıcıların kullanımıyla, proje geliştirilmesiyle ilgili yardım gerektiğinde sizin yanınızda olacağız.”

Açılış konuşmalarının ardından Kacır ve Bayraktar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı’ya sembolik 3D yazıcı hediye takdiminde bulundu.
Böylece vakıf 150 okula 3D yazıcı hediye etti.

Bu sene festivale 1 milyon katılımcı bekleniyor

Toplantıda paylaşılan bilgilere göre, TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle bu yıl 17-22 Eylül’de Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.  Geçen yıl yarım milyondan fazla ziyaretçisi ile dikkati çeken TEKNOFEST’in bu yıl hedeflenen ziyaretçi sayısı ise 1 milyonun üzerinde.

Kodlama ve yapay zeka eğitimleri veriliyor

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST kapsamında; gençlerin, geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmalarını desteklemek için 19 farklı kategoride teknoloji yarışmaları düzenliyor.  Vakıf aynı zamanda Türkiye genelinde bulunan DENEYAP Teknoloji Atölyeleriyle de özel yetenekli gençlere, kodlamadan siber güvenliğe, nanoteknolojiden yapay zekaya 36 aylık özel bir eğitim programı sunuyor.
Türkiye’nin yetenekli çocuklarına erken yaştan itibaren bilim ve teknoloji dersleri sunan DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde, yaşları 10 ile 16
arasında değişen öğrenciler eğitim görüyor.

,

5 milyon üniversite öğrencisi kredi borçlusu

Son 10 yılda üniversiteyi bitiren ama hem iş bulamayan hem de kredi yurtlar kurumu’na borçlu olan öğrenci sayısı katlanarak büyüyor…

Üniversite sonrası hayata borçlu atılan gençlerin bir de işsizlik ile karşılaşınca umutları kırılıyor. Birçok genç kredi borcu ile ilgili sorunlarını dile getirmeye çalışırken TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Son 10 yılda yaklaşık 5 milyona yakın öğrenci kredi borcunu ödeyemiyor. Gençlerin üniversiteden mezun olup iş buluncaya kadar öğrenim kredisi borçları dondurulmalı” çağrısında bulundu.

MECLİS GÜNDEMİNE GELİYOR AMA ADIM ATILMIYOR

Genç işsizlik oranlarının giderek arttığı bir dönemde borçların silinmesi TBMM gündemine gelse de iktidar tarafından atılmış bir adım söz konusu değil. Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kooperatifi Genel Başkanı Bendevi Palandöken, üniversiteden mezun olup iş bulamayan gençlerin öğrenim kredisi borçlarının iş bulana kadar dondurulması gerektiğini dile getirdi. Palandöken, “Son 10 yılda yaklaşık 5 milyona yakın öğrenci Kredi ve Yurtlar Kurumu borcunu ödeyemiyor” dedi.

İŞE BAŞLAMADAN GECİKME FAİZİ BAŞLIYOR

Öğrenciler işe başlayana kadar gecikme faizinin işlememesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, “Milyonlarca borçlu öğrencinin sırtındaki kamburdan kurtulması için öğrenim kredisi borçlarının geri ödemesi, işe başlama tarihine kadar ertelenmeli. Bu süreçte ise gecikme faizi işlememeli. Öğrenciler işe başladıktan sonra yeni bir yapılandırmaya gidilerek belli bir alt limitli taksit tutarı dâhilinde borçlar yeniden yapılandırılmalı” diye konuştu.

Sık sık Meclis gündemine gelip fakat bir türlü sonuca bağlanamayan Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından verilen krediler gençlerin belini büküyor. Genç işsizlik oranlarının giderek arttığı bir dönemde borçların silinmesi TBMM gündemine gelse de iktidar tarafından atılmış bir adım söz konusu değil. Konuyla ilgili açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kooperatifi (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, üniversiteden mezun olup iş bulamayan gençlerin öğrenim kredisi borçlarının iş bulana kadar dondurulması gerektiğini dile getirdi. Palandöken, “Son 10 yılda yaklaşık 5 milyona yakın öğrenci Kredi ve Yurtlar Kurumu borcunu ödeyemiyor” dedi.

ÜNİVERSİTE MEZUNLARI İŞ BULANA KADAR RAHAT BİR NEFES ALMALI

Palandöken, öğrenim kredisi borcu olan öğrencilere ödemelerde kolaylık sağlanması gerektiğini vurgulayarak, “Üniversite okurken burs çıkmayan öğrencilerin bir kısmı, daha iyi şartlarda eğitim alabilmek için geri ödemeli katkı kredisi kullanıyor. 2018 Mayıs itibarıyla 1 milyon 221 bin 531 öğrenci öğrenim kredisi aldı. Ancak ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle öğrencilerimiz üniversiteden mezun olur olmaz iş bulmakta sıkıntı çekiyor. TÜİK verilerine göre ülkemizdeki genç işsizlik oranı yüzde 25,2 olarak gerçekleşti. Üniversite mezunu öğrenciler işe girmemiş olsa bile mezun olduktan iki yıl sonra öğrenim kredisi borçlarının taksitleri başlıyor. Öğrencilerimiz daha iş hayatına atılmadan sırtlarına büyük bir borç yükü biniyor” şeklinde konuştu.

İŞE BAŞLAYANA KADAR GECİKME FAİZİ İŞLEMEMELİ

Öğrenciler işe başlayana kadar gecikme faizinin işlememesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, “Ödemeler başladıktan sonra kredi taksitleri ödenmediği takdirde geciken her gün için faiz işliyor. Bu da başta hem gençlere hem de ailelerine büyük bir yük demek. Milyonlarca borçlu öğrencinin sırtındaki kamburdan kurtulması için öğrenim kredisi borçlarının geri ödemesi, işe başlama tarihine kadar ertelenmeli. Bu süreçte ise gecikme faizi işlememeli. Öğrenciler işe başladıktan sonra yeni bir yapılandırmaya gidilerek belli bir alt limitli taksit tutarı dâhilinde borçlar yeniden yapılandırılmalı” diye konuştu. Kaynak: Milli Gazete

,

Doğru üniversite tercihi nasıl yapılır?

Üniversite sınavı geride kaldı. Öğrenciler geleceklerini belirleyecek bir yola giriyor. Tercih döneminde adayların nelere dikkat etmesi gerektiği ve neye göre üniversite seçmeleri konusunda MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, önemli noktalara değindi.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından adaylar için önemli bir süreç başlayacak. Tercih döneminde adaylar yeteneklerine ve puanlarına göre en uygun okul ve bölümleri tercih ederek, üniversite hayatına başlayacak. Aday öğrencilere bu süreci değerlendirmeleri ve doğru tercihte bulunmaları noktasında tavsiyelerde bulunan MEF Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin, aday öğrencilerin tercih edecekleri üniversitelerin beklentilerini karşılayıp, karşılamadığına bakmaları gerektiğini belirterek, “Adaylar, kendilerini geleceğe hazırlayan üniversitelere yönelerek, tercih listelerine ekleyecekleri üniversitelerin yeni eğitim-öğretim teknolojilerini kullanıp kullanmadığına baksınlar” dedi.

“Üniversiteler gençleri geleceğe hazırlayan kurumlardır”

“Adaylar belirledikleri üniversiteleri ziyaret ederek, bu üniversitelerin beklentilerini karşılayıp, karşılamadığına baksınlar” diyen Prof. Dr. Muhammed Şahin, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Son dönemlerde tartışılan konu yeni neslin eğitiminin nasıl olması gerektiğidir. Sektör bazında Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) bu konuyla alakalı bir araştırması var. Bu araştırmada; ‘2020’de nasıl bir mezun bekliyorsunuz?’, ‘Nasıl bir mezun sektörün ihtiyacını karşılayabilir?’ soruları dünyadaki çok sayıda büyük şirketlerin CEO’larına soruldu. Araştırmada bulunan 10 maddede ‘analitik düşünme’ ilk sırada yer alıyor. Analitik düşünmeyi önceden sadece mühendislerden beklerdik şimdi ise herkesin analitik düşünmesi isteniyor. İkinci sırada ‘aktif öğrenme ve yeni öğrenme yöntemleri’ var. Öğrencinin üniversiteye gittiği zaman derste aktif olup olmadığına bakılıyor. Üçüncü sırada ise ‘risk ve inisiyatif alma’ var. Nitekim üniversiteler yakın tarihe kadar meslek edindirme kurumlarıydı. Bu durum değişti. Üniversiteler artık gençleri geleceğe hazırlayan kurumlardır. Çünkü gelecek çok değişken. Önümüzdeki beş yılda bugünkü mesleklerin birçoğu olmayacak. 2030’da 20 milyon insan yapay zekâ nedeniyle işini kaybedecek. O nedenle günümüzde sadece bilgi depolamayla gençleri geleceğe hazırlayamayız. Öğrenci bilgiden çok bilgiye ulaşmayı öğrenmeli. Öğrencinin hangi tür bilgiyi nerede bulabileceğini öğrenmesi gerekiyor. Bu noktada adaylara tavsiyem; kendilerini geleceğe hazırlayan üniversitelere yönlenerek, gidecekleri okulun kendilerine uygun olup olmadığına dikkat etsinler. Üniversitelerin yeni eğitim-öğretim teknolojilerini kullanıp kullanmadığına baksınlar.”

“Popüler mesleklerden ziyade ana disiplinlere yönelsinler”

Adayların meslek seçiminden çok geleceğin mesleklerine hazırlanacakları disiplinlere yönelmeleri gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Şahin, “Meslekten öte; yapay zekâ, otonom araçlar, topraksız tarım, üç boyutlu yazıcılarla organ üretimi gibi geleceğin çalışma alanları var. Bu alanlara yakın alanlardan bölüm seçebilirler. Popüler mesleklerden ziyade ana disiplinlere yönelsinler. Çok spesifik bir alanda lisans eğitimi alındığında çalışılacak alan da sınırlı olur. Bir de seçilecek mesleğin sevilmesi durumu çok önemli. Sevmedikleri meslekte başarılı olmaları mümkün değildir. Bu nedenle tercihlerini sevdikleri meslekler yönünde yapsınlar” diye konuştu.

“Yabancı öğrencilerin yanında hocaların da ülkemize gelmesi için fırsatlar oluşturulmalı”

Yabancı öğrenci konusuna da değinen Prof. Dr. Şahin, sadece Ortadoğu’dan değil, dünyanın dört bir yanından öğrencilerin yükseköğretim için Türkiye’ye gelmelerini sağlayacak alt yapının oluşturulması gerektiğine dikkat çekerek, şu ifadelerde bunundu:

“Yükseköğretimin kalitesini artırarak, dünya sıralamalarına daha çok üniversitemizin girmesiyle ve teknolojideki üretkenliğimizle yabancı öğrenci konusunda ilgi odağı olabiliriz. Bir de gelecek olan öğrencinin kaliteli olması konusu da çok önemli. Nitekim sadece bulunduğumuz bölgede değil, Avrupa’dan ve Amerika’dan da ülkemize öğrenciler gelmesi için çalışmalar yürütülmeli, bu da yüksek öğretimimizin kalitesi ile doğrudan ilgilidir. Özellikle Amerika’daki en iyi üniversiteler, sahip oldukları yabancı öğretim öğretim üyesi sayısı ile övünürler. Örneğin, geçen Amerika’da düzenlenen Amerikan rektörler kongresinde konuşma yapan Harvard Üniversitesi rektörünün ilk cümlesi “yabancı öğretim üyesi oranımız yüzde 40’lara yaklaştı” oldu. O nedenle yabancı öğrencilerin yanında hocaların, araştırmacıların ülkemize gelmesi için fırsatlar oluşturmamız lazım. Bunun da temelinde yüksek öğretimin kalitesinin yükselmesi vardır.”

Uzmanlardan aday öğrencilere danışmanlık desteği

Yaklaşan tercih dönemiyle birlikte kampüslerinde aday öğrencilere uzmanlar tarafından danışmanlık desteği verileceğini de hatırlatan Prof. Dr. Şahin, “18 Temmuz’da sınav sonuçları açıklanıyor. 16 Temmuz’dan itibaren üniversitemiz Maslak Kampüsü’nde tüm bölümlerden akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve uzman rehber öğretmenlerimiz tarafından aday öğrencilere doğru tercihte bulunmaları adına destek verilecektir. Ayrıca Youtube hesabımızdan da farklı profesyonelleri ağırlayacağımız canlı yayınlarımız olacak. Tüm adayları üniversitemize bekliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

ÖSYM tarafından düzenlenen YKS sonuçları bu sene 18 Temmuz’da açıklanacak. Adaylar sınav sonuçlarını, T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleri ile ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden, mobil uygulamalarından öğrenebilecekler.

,

Özyeğin Üniversitesi ile Accor arasında iş birliği

Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü M. Teoman Alemdar: Dünya genelinde 111 ülkede 38 farklı marka altındaki 4840 otelle hizmet veren Accor grubu ile bu iş birliğini imzalamış olmamız ‘Otel Yöneticiliği Lisans Programı’mıza güç kattı. 
Özyeğin Üniversitesi ile dünyanın öncü otel gruplarından Accor arasında yeni bir iş birliği anlaşması imzalandı.

Özyeğin Üniversitesi’nden yapılan açıklamaya göre, iş birliği kapsamında Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Otel Yöneticiliği Bölümü öğrencilerine, Accor’in Türkiye ve dünyadaki tüm markalarının altında yer alan otellerde öncelikli staj imkanı tanınacak ve işe alım süreçlerinde Özyeğin Üniversitesi Otel Yöneticiliği Bölümü öğrencileri tercih edilecek.

Bu iş birliği çerçevesinde Accor bünyesinde çalışan orta ve üst düzey yöneticilerin kurumsal eğitimleri Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Otel Yöneticiliği Bölümü akademisyenleri tarafından verilecek.

Accor grubu 4840 otelle hizmet veriyor

Açıklamada görüşlerine yer verilen Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Müdürü M. Teoman Alemdar, dünya genelinde 111 ülkede 38 farklı marka altındaki 4840 otelle hizmet veren Accor grubu ile bu iş birliğini imzalamış olmamız Otel Yöneticiliği Lisans Programına güç kattığını ifade etti.

Bu iş birliğinin, öğrencilerine lüks ve üst pazar grubunda yer alan, Raffles, Orient Express, Banyan Tree, Delano, Sofitel Legend, Fairmont, SLS, SO/, Sofitel, The House of Originals, Rixos, Onefinestay ve Swissôtel gibi Accor markalarına açılma imkanı verdiğini bildirdi.

Öğrencilerimize staj ve iş imkanı sağlıyoruz

Alemdar, “Bu anlaşmayla öğrencilerimize sektörün lider kurumlarında staj ve iş imkanı sağlarken, Accor’un kurumsal eğitim ihtiyaçlarına da özel tasarımlar çerçevesinde cevap vermeyi hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Accor Lüks Markalar Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı ve Swissôtel The Bosphorus Istanbul Genel Müdürü Uğur Talayhan da Özyeğin Üniversitesi gibi değerli ve önemli bir kurumun destekçisi olmak kendileri için çok anlamlı olduğunu belirtti.

Talayhan, “Amacımız sevgili Özyeğin Üniversitesi öğrencilerinin Accor grubunun dünyadaki gücünden en iyi şekilde faydalanmalarını sağlamak ve otelcilik hayatlarına sınırların ötesine taşıyabilmelerine katkıda bulunabilmek.” değerlendirmesinde bulundu.

,

Doğa Koleji Bodrum Kampüsü görkemli törenle açıldı

Eğitimde fark yaratan konseptleri ile Eğitimin Türkiye’deki Lideri Doğa Kolejinin Bodrum Kampüsü, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında açılarak öğrencileri ile buluştu. Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle, Bodrum kampüsüne olan ilgiden oldukça memnun olduklarını belirterek, “Bodrumlu öğrencilerin akademik başarı rüzgarı, Bodrum Kampüsümüzden esecek” dedi.

Türkiye’nin eğitim sektörüne yön veren Doğa Koleji, 124 kampüsü 82 bin öğrencisi ile yeni eğitim-öğretim dönemine “merhaba” diyerek Bodrum kampüsünü açtı.

Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle

Yeni eğitim-öğretim dönemi zilinin çalması ile Doğa Koleji Bodrum Kampüsünde ilk ders verilmeye başlandı. Eğitim-öğretim döneminin ilk gününde kampüs açılışına katılan Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle ve konuklar, kampüs açılış kurdelesini hep birlikte kesti. Lüle, okulun öğrencilere, velilere, tüm Bodrumlulara hayırlı olmasını diledi. Bodrum’da olmaktan mutlu olduklarını dile getiren Lüle, “Bodrumlu öğrencilerimizle buluşmanın heyecanı içerisindeyiz” dedi.

Lüle, Bodrumlu öğrencilerin başarı rüzgarlarının bundan sonra Doğa’dan eseceğini kaydetti. Lüle, yeni açtıkları Fen ve Teknoloji Liseleri ile beraber Nevşehir, Ağrı, İzmir Buca, Bingöl, Mardin, Kahramanmaraş gibi illerde de yeni okullar açtıklarını dile getirdi. Lüle, “Kampüs sayımızı arttırmaya devam edeceğiz” diyerek 45 milyon yatırım yaptıklarını söyledi.

Ali Rıza Lüle, Doğa Kolejinin eğitimde fark yaratan konseptlerini, kaliteli eğitimin nasıl olması gerektiğini ve Doğa Kolejinde neler yapıldığı ile ilgili bilgiler paylaşmayı da ihmal etmeyerek, Bodrum Doğa Koleji ile ilgili hedeflerini dile getirdi. Mutlu çocuk öğrenir, öğrenen birey üretir felsefesi ile öğrencilerini yetiştirdiklerini belirten Lüle, öğrencilerin mutlu ve üreten bireyler olması için çok çalıştıklarını söyledi.

Büyük bir şölenle açılan kampüs açılışına katılan Bodrum Belediye Başkan Vekili Durusun Göktürk, “Doğa Koleji Bodrum’a önemli bir katma değer katarak Bodrum’un marka değerini arttırmıştır. Öğrencilerimize ve şehrimize yaptıkları bu katkı bizim için önemli ve büyüktür. Tüm Doğa ailesine Bodrumlular adına teşekküre ediyorum” dedi.

Açılışa katılan bir diğer önemli isim Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin ise Doğa Kolejinin Bodrum’a önemli bir vizyon katacağını belirterek, “Çocuklarımızı kaliteli eğitim imkanı ile buluşturan Doğa Kolejine teşekkür ediyorum.” dedi. Konuklar açılış sonrası okulu gezerek, Bodrum kampüsünü yakından inceledi. Açılışa katılan konuklar okulu gezerek, Bodrum kampüsünü yakından inceleme fırsatı buldu ve öğrencilerle derse girdi.

Bodrumlu Öğrenciler Doğa’nın Eğitimde Fark Yaratan Konseptleri İle Tanışacak

Doğa Koleji Bodrum Kampüsünde, öğrenciler, küçük yaşta aldıkları İngilizce eğitimi, lisede Doğa’ya özgü t-MBA modeli, kodlama ve robotik dersleri ile geleceğin liderleri olarak yetişecek. Akademik alandaki başarıları, Doğa’ya özgü geliştirilen eğitim modelleri, yabancı dil eğitimi, 3S’i (sanat, spor, sosyal faaliyet), alanında başarılı akademik kadrosu, kendi eğitim materyallerini oluşturması gibi birçok özelliği Doğa Koleji’nin tercih edilme sebeplerinin başında geliyor. Bodrumlu öğrenciler, Doğa’nın fark yaratan eğitim metotları ile geleceğe doğru bir şekilde hazırlanacak. Akademik kadrosuna oldukça güvenen Lüle, “Başarıya giden yolda hep birlikte tüm özverimizle çalışıyoruz.” dedi.

“Geleneksele Sahip Çıkarak Yeniliği Yakalıyoruz”

Lüle, aynı zamanda milli değerlerimizi unutmadan geleneksele sahip çıkarak, yeniliği yakalamayı başardıklarını da dile getirdi. Kodlama ve robotik derslerini de de bu amaçla verdiklerini vurgulayan Lüle, Milli Eğitim müfredatına uyarak Doğa’ya özgü t-MBA modeli ile de geleceğin liderlerini erken yaşta yetiştirdiklerini söyledi.

Doğa Koleji kendine özgü geliştirdiği eğitim metotları ve fark yaratan konseptleri ile Bodrumlu öğrencilerin akademik başarısını arttıracak. Okullarda modern eğitim tekniklerini kullanarak yenilikleri takip eden, ufku geniş, özgüveni sağlam ve yaratıcı düşünen bireyler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirten Lüle, “Ülkesine ve değerlerine bağlı, sorgulayan, donanımlı liderler yetiştirmeye devam edeceğiz” dedi

İngilizce Eğitimiyle Fark Yaratıyor

Bodrumlu öğrenciler, Doğa’nın İngilizce eğitimiyle dünyaya entegre bireyler olarak yetişecek. Anaokulundan liseye MEB tarafından onaylanmış K12 özel müfredatıyla yabancı dil eğitimi veren Doğa Koleji İngilizce eğitimiyle fark yaratıyor. Her sınıf seviyesinde farklılaştırılmış içeriği ve ders saat sayılarıyla öğrencilerin 5 dil yetisinde (okuma – yazma – konuşma – karşılıklı konuşma – dinleme) eş zamanlı olarak öğrenme sürecine dahil olmalarını sağlıyor. Öğrenciler, Anaokulu 5 yaşta 18, ilkokulda 14, 5. sınıfta 20, lisede 13, fen ve teknoloji liseleri hazırlık gruplarında ise 24 ders saati ile yoğun bir dil edinimi sürecine dahil oluyor. Öğrencilerin Doğa Kolejinde aldıkları yabancı dil eğitimi ile uluslararası düzeyde iletişim kurabilen, akademik ve sosyal becerilere sahip bireyler olarak yetiştiklerini dile getiren Lüle ise, yabancı dil eğitiminin küçük yaşlarda başlaması gerektiğinin altını çizdi.

Doğa Koleji Bodrum Kampüsü açılışına, Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin, Bodrum Belediye Başkan Vekili Dursun Göktürk de katıldı. Açılışta, Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkan Vekili Akif Serin, Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oktar, Medya ve Kurumsal İletişim Direktörü Turgay Türker, İnşaat ve Yapı İşleri Koordinatörü Ömer Altuğ Akçaylı’nın yanı sıra çok sayıda yönetici, Naturel İnşaat Genel müdürü Hayri Sazan, Bodrum’un Doğalı öğrencileri ve velileri katıldı.

Doğa Koleji Bodrum Kampüsü

21.500 m2 kapalı alana yapılan Doğa Koleji Bodrum Kampüsünde , 4 adet okul öncesi eğitim dersliği, 14 adet ilkokul dersliği, 16 adet ortaokul dersliği, 16 adet lise dersliği ve 5 adet Fen ve Teknoloji lisesi dersliği olmak üzere toplam 55 derslik bulunmaktadır.

Kampüste, 525,00 m2 ve 217,30 m2 alana ve 6,15 m yüksekliğe sahip iki adet spor salonu yer alıyor. 740 kişi oturum alanına sahip konferans salonu ile beraber, yarı olimpik yüzme havuzu ve buz pisti de bulunmaktadır. Kampüs, Kimya Laboratuvarı, Fizik Laboratuvarı, Biyoloji-Genetik Laboratuvarı, Fen Laboratuvarı, İlkokul Müzik Dersliği, İlkokul Görsel Sanatlar Dersliği, Ortaokul Görsel Sanatlar Dersliği, Ortaokul Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Dersliği, Ortaokul Teknoloji Ve Tasarım Dersliği, Kinekt Atölyesi 3D Atölyesi, Model Uçak atölyesine sahip. Bodrum Kampüsü Ekoloji Atölyesi, Matematik ve Akıl Oyunları Atölyesi, Lego Atölyesi ve Mühendislik Atölyesiyle ise Bodrum’un yeni mucitlerini Türkiye’ye tanıtmak amaçlıyor.

,

Çınar Koleji: Başarılı ve erdemli nesiller yetiştiriyoruz

23 yıllık tecrübe ile 4 kampüste eğitim hizmeti veren Çınar Koleji, oldukça iddialı… Kolej iddiasını başarıları ile de destekliyor…

Başarılı ve Erdemli Nesillerin Lisesinde Nasıl Bir Eğitim?

Çınar Koleji olarak, eğitim sektöründe 23 yıllık tecrübemiz ile 4 kampüsümüzde başarılı ve erdemli nesiller yetiştiriyoruz. Okulumuzda tüm öğrencilerimizi okul öncesi (anaokulu), ilkokul, ortaokul ve lisede etkin-kapsamlı eğitim ve öğretim sistemi ile eğitiyoruz.

Üniversite Sınavında Türkiye’nin en önemli dereceleri Çınar’da

2018 YKS sınavında Türkiye 5.’si, Türkiye 13.’sü, Türkiye 71.’si, Türkiye 79.’su çıkararak büyük bir başarıya imza attık. Son 12 Yılda 181 doktor ve eczacı, 113 hukukçu, 243 mühendis, 103 mimar yetiştirdik. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli üniversitelerine nitelikli öğrenci kazandırdık.

Bireyselleştirilmiş Etütler ile birebir sınavlara hazırlık.

23 yıllık eğitim tecrübesi ve “Çınar Sınavlara Hazırlık Sistemi” ile gençlerimizi hedeflerine ulaştırıyoruz.

Yaşayarak öğrenmek için tasarlanmış 18 Farklı Yaşam Becerileri Merkezi Atölyesi

18 farklı atölyeden oluşan Türkiye’nin İlk Yaşam Becerileri Merkezi’nde Mutfak Sanatları atölyesinden Dramaya, Düşünme Becerileri’nden Mekatronik ve kodlamaya birçok alanda öğrencilerimiz yaparak ve yaşayarak hayatı öğreniyorlar.

Dünya Standartlarında Yabancı dil Eğitimi

Erken dönemde temeli atılan dünya standartlarında yabancı dil eğitimi ile öğrencilerimiz Native (Yabancı) öğretmenlerden yabancı dil eğitimi alıyorlar. English Town ile günlük pratik yabancı dil öğreniyor; MUN – Model Birleşmiş Milletler Öğrenci Konseyi’nde okulumuzu temsil ediyoruz.

Değerlerimizi Yaşayarak ve Yaşatarak Değerler Eğitimi Veriyoruz.

Başarılı ve Erdemli Nesiller yetiştirmek için Çınar Koleji’nde öğrencilerimize etkin değerler eğitimi veriyoruz. Milli ve manevi değerlerine bağlı; ülkesine ve milletine hizmet eden gençler yetiştiriyoruz.

Güvenlik, Beslenme ve Hijyen…

Okul çağında öğrencilerimizin en büyük ihtiyacı güven ve sağlıktır. Beyaz bayrak sertifikası (Temiz Okul), gıda güvenlik sistemi, Helal Gıda Sertifikalı ürünler ve profesyonel güvenlik kadrosu ile öğrencilerimizin yanı başındayız.

ÇINAR KOLEJİ’NİN İLETİŞİM BİLGİLERİ

Başakşehir Kampüsü
212 487 25 25
Esenyurt Kampüsü
212 881 80 80

,

Literda Okulları ek dersleri ile dikkat çekiyor

Literda Okulları, düşenme becerileri ve iletişim dersleri ile öğrencilerinin gelişimini destekliyor. İşte Literda’nın ek dersleri, hedefi, amaçları…

Düşünme becerileri

4 yaş ve üzeri çocuklarımıza verdiğimiz çok özel bir güç:

Doğru Algılama
Bilgi Yönetimi
Analiz ve Sentez
Adapte Etme
Yorumlama

Düşünme becerileri dersi; 4-11 yaş için özel olarak belirlenmiş kazanımları ve bu kazanımları sağlamaya yönelik çalışmaları içeren, özgün bir ders. Spiral öğrenme ile derinleşip yerleşen düşünme becerileri dersi kazanımları; bilgi, beceri ve alışkanlıklar olarak diğer dersleri de destekliyor.

Böylece; hem düşünme becerileri uygulamalı olarak pekişiyor, hem de çocuklarımız tüm derslerde daha iyi bir öğrenme için bu gücü kullanıyor; güvenle ve inançla ilerliyor, sınırlara takılmadan yol alıyorlar.

İletişim, anlama ve anlatma

Çocuklarımızın 4-6 yaş arasında temel, özgün sunumlarla başlayıp 6-11 yaş arasında detaylı kazanımlara sahip, formal bir yapı ile, haftada 6 saat olan iletişim dersi; konuyu iki yönden ele alıyor: Okuduğunu, dinlediğini, gördüğünü idrak etme, değerlendirme, süzme ve şartlara göre kendini en iyi şekilde ifade edebilme. Anlama ve anlatma dersi, aynı zamanda Türkçe dersi kazanımlarını kuvvetlendirme ve uygulamalı olarak test etme imkanı da sağlıyor.

Olaylar, kavramlar ve öğrettikleri

Görsel sanat çalışmalarının araç olarak içinde bulunduğu bu derste, içi boşaltılmış ya da anlam kaymasına uğramış temel kavramlar ele alınıyor. Örneğin israf, tevekkül, vb. içinde değerli ibretler bulunan olayları çocuklarımızın yaş seviyesine uygun ve temiz kaynakların, Kur’an ve onun işaret ettiği üzere sahih hadislerin, referansları üzerinden irdeleniyor ve çocuklarımızdan kendileri için çıkarım yapmaları bekleniyor.

Derslerimiz

Tüm derslerimiz için özel ders planlarımız uzman ekibimizin uzun ve titiz bir çalışması ile hazırlandı ve her biri kendi özel materyallerine sahip… liTerda-MAB ile örülü olarak haftalık aydınlanma yolculuğuna katkı sağlayacak içerikte, bütünsel öğrenme teknikleri ile en zenginleştirilen dersler…

Ölçme-değerlendirmesinden pekiştirme sürecine kadar, “yaradılışa saygı” ve “çocuklar merkezde” standartlarımıza uygun olarak geliştirilmiş o doğal ve iyi çalışılmış kurgularla şekillendirilmiş planlar.

4-6 yaş için temel yöntemler ve aydınlanma yolculukları

Çocuklarımız bulundukları yaşın ilgi alanlarına ve gelişim aşamalarına uygun seçilmiş aydınlık konularında transformatif-öze yönelik çalışmalarla, kendi gelişim yolculuklarını yapıyorlar.

Bu çalışmalarla öğrendikleri, tecrübe ettikleri, hissettikleri her şey içsel yolculuklarında birbirlerini bütünlüyor ve aynı amaca hizmet ediyor. Böylece çocuklarımız hem hayatın her alanında gelişiyor, hem de her hafta farklı bir konuda içsel yolculuk yapma fırsatı buluyorlar. Aydınlanma yolunda gerçek manada ilerliyorlar.

6-11 yaş için MEB dersleri

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) müfredatının temelini oluşturan Türkçe, Matematik, Oyun ve Fiziki Etkinlikler, Hayat Bilgisi dersleri eğitimin merkezinde yer alıyor. MEB müfredatı da böylece liTerda-MAB ile bütünlük içinde daha da mana kazanmış kıymetli bir araca dönüşüyor. Milli Eğitim Bakanlığı müfredatının işlenme yöntemlerindeki doğallık ve zenginlik, özgün ve özel akademik programımızla bir araya geldiğinde çocuklarımız, harf yazarken, toplama yaparken, takla atarken; aslında daha büyük, daha manalı bir şeyi öğrendiklerini biliyor ve bilgiyi bu farkındalıkla içselleştiriyorlar.

,

Mardin Artuklu Üniversitesi’nde İnovatif düşünceyle gelen başarı

Mardin Artuklu Üniversitesi İnovatif Gelişim Topluluğu tarafından oluşturulan ekip, 13. kez düzenlenen ve Eskişehir’in en büyük öğrenci organizasyonu olarak kabul edilen Akademi-EM’in gerçekleştirdiği yarışmada birincilik ödülü aldı.

Her yıl Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisleri Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen ve Eskişehir’in en büyük öğrenci organizasyonu olarak adlandırılan 13. Akademi-EM, bu yıl ‘Zümrüd-ünka’ başlığı ile ele alındı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenerek ulusal ve uluslararası alanda ün yapmış lider şirketlerin genel müdürleri ve CEO’larının katılım gösterdiği organizasyonda, Mardin Artuklu Üniversitesi İnovatif Gelişim Topluluğu ‘Vaka Analizi Yarışması’nı kazanarak etkinliğe damgasını vurdu.

‘Amacı olan külü, hiçbir rüzgar savuramaz’ konsept sloganı ile düzenlenen ve üç gün boyunca toplam 12 oturumda gerçekleşen kariyer atölyesi ve vaka analizi yarışmasının da içerisinde yer aldığı seminere, Türkiye’deki üniversitelerden; 198’i Endüstri Mühendisliği, 140’ı İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 55’i Bilgisayar Mühendisliği ve 180’i diğer bölümlerden olmak üzere 600’den fazla öğrenci katılım gösterdi.

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, akademik bilgi aktarımlarının yanı sıra üniversite ile iş hayatını buluşturmayı hedefleyen Akademi-EM´in düzenlediği ‘Vaka Analizi Yarışması’nda başarı sağlayan Mardin Artuklu Üniversitesi İnovatif Öğrenci Topluluğu Başkanı Duygu Çamurtaş’ı makamında kabul ederek, teşekkür plaketi verdi. Öğrencilerin analitik düşünme yetilerinin ve kısa zamanda etkili çözüm üretebilme kabiliyetlerinin gelişmesini amaçlayan bu tür etkinliklere her daim tam destek verdiğini ifade eden Ağırakça, yarışmada emeği geçen akademik danışmanlara teşekkür etti.

“Öğrencilerimiz yenilikçi düşünceyi öğrendiler” 

Sektör devlerinin öğrenciler ile buluşturulması ve öğrencilerin akademik çalışmalar yapmasına olanak veren bu tür organizasyonlara katılımın öğrencinin gelişimi açısından büyük önem taşıdığının da altını çizen Ağırakça, “İş yaşamının başarılı isimleri ile öğrencilerin bir araya getirilmesi, farklı sektörlerde bulunan uzmanların öğrencilere deneyimlerini aktararak piyasadaki gelişmeler ve iş olanakları hakkında bilgiler vermesi, öğrencilerin ufkunu açmakta ve onları geleceğe hazırlamaktadır. Bu sayede öğrencilerimiz akademide öğrendikleri teorik bilgileri pratikte nasıl uygulayabileceklerini ve yenilikçi düşünmeyi öğrenmektedirler” dedi.

Mardin Artuklu Üniversitesini temsil eden sekiz kişilik grubun; Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap Dili Edebiyatı ve Antropoloji bölümü ile İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümü öğrencilerinden oluştuğu bilgisini veren Duygu Çamurtaş, yarışmada kendilerine “150 yıl sonra dünyasının teknoloji ve insanı nasıl olacak ve yaşanan sorunlara hangi pratik çözümler bulunabilir?” sorusunun yöneltildiğini söyledi.

,

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Uluslararası Araştırma Üniversitesi

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi doğa harikası kampüsünde deneyimli akademik kadrosu, tam donanımlı derslikleri, teknolojik araştırma altyapısı, uluslararası işbirlikleri ve yurtdışında eğitim imkânları ile öğrencilerine iyi bir eğitim sözü veriyor.

79 farklı ülkeden 1300’den fazla uluslararası öğrencinin eğitim gördüğü İZÜ, 25 farklı ülkeden akademisyenleri ve yüzde 30’u aşan lisansüstü öğrenim oranı ile uluslararası bir araştırma üniversitesi niteliği taşıyarak, başarı basamaklarını hızla tırmanıyor. Geçtiğimiz yıl 1300 olan lisans öğrenci kontenjanını doldurarak dikkat çeken İZÜ, bu yıl 7 fakültede 34 lisans programında, 1364 öğrencinin tamamını burslu kontenjanları ile kabul edecek. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’ne yerleşen öğrenciler, başarı düzeylerine göre en az yüzde 25  burs kazanarak, eğitim alabilecekler.

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un öğrencilik ve hocalık yaptığı Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi’nin içerisinde bulunduğu 650 dönümlük doğa harikası bir kampüse sahip olan İZÜ, öğrencilerine kent içinde bir kampüste okuma avantajı sağlıyor.

Çift anadal ve yandal programlarının ücretsiz olduğu İZÜ’de öğrencilere ikinci bir bölüm okumaları teşvik ediliyor. Yıl boyunca düzenlenen kariyer fuarları ve eğitimlere katılan öğrenciler, Türkiye’nin önde gelen yöneticileriyle birebir görüşüp mezun olmadan iş teklifi almaya kadar çeşitli fırsatlar kazanıyor. Ayrıca öğrencilerine staj imkânı da sağlayarak iş hayatına daha erken katılmalarını sağlıyor.

EN BÜYÜK KÜTÜPHANESİ BU KAMPÜSTE

İZÜ Merkez Kütüphanesi, 13.500 metrekarelik alanı, 1 milyon kitap kapasitesi ve 1.500 kişiye aynı anda hizmet verebilmesi ile İstanbul’un en büyük kütüphanesi durumundadır. Üniversitenin eğitim ve öğretimine destek olma amacı ile faaliyetlerine devam eden İZÜ Merkez Kütüphanesi, modern mimarisi ve uzman kadrosu ile öğrencilere ve akademisyenlere hizmet vermektedir. Konforlu bir ders çalışma ortamı için tasarlanan kütüphanede öğrencilerin grup halinde ders çalışabileceği çalışma odaları, lisansüstü düzeyde çalışma ve araştırma yapabileceği bireysel çalışma odaları, lisansüstü çalışma alanları ve öğrencilerin araştırmalarına destek olan araştırma bilgisayarları bulunmaktadır. Ayrıca haftanın yedi günü açık olan kütüphanemiz öğrencilerimizin vize ve final dönemlerinde 24 saat hizmet vermektedir.

İZÜ, yabancı dili, eğitimin ayrılmaz bir parçası kabul ediyor ve hazırlanan proje ile tüm öğrencilerine ilave ücret ödemeden İngilizce, Arapça, Osmanlıca, Rusça, İspanyolca ve Çince başta olmak üzere en az üç yabancı dil öğrenme imkânı tanıyor.

Aktif olarak faaliyette bulunan 3 öğrenci kulübü, yıl içerisinde düzenledikleri 600’den fazla ses getiren etkinliklerle, İZÜ’yü İstanbul’un en aktif üniversitelerinden biri yapıyor.

Halkalı Merkez kampüsünün yanı sıra, Kabataş’ta yerleşkesi bulunan İZÜ, Anadolu Yakası’nın merkez noktalarından olan Altunizade’de öğrencilere kapılarını açtı. Tüm lisans programlarının eğitimini Halkalı’da sürdüren İZÜ, bu yıl yeni açılan İslami İlimler (Arapça) bölümünün eğitimini Altunizade yerleşkesinde sürdürecek.

,

Atatürk Üniversitesi ilk 500 arasında

Shanghai Ranking’in Akademik Konulardaki Küresel Sıralaması (GRAS) yayınlandı. 4000’den fazla üniversitenin incelendiği araştırmada Atatürk Üniversitesi, “Eğitim” kategorisinde 9 Türk üniversitesi ile birlikte ilk 500 üniversite arasına girmeyi başardı.

2009’dan bu yana akademik konulardaki Dünya Üniversiteleri Akademik Sıralamasını (ARWU) yayınlamaya başlayan Shanghai Ranking; Eğitim, Doğa Bilimleri, Mühendislik, Yaşam Bilimleri ve Sosyal Bilimler alanları gibi 54 başlıkta üniversitelerin sıralamalarını içeriyor.

Konuyla ilgili bir değerlendirme yapan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve değerleri ile geleceğe yürürken ülkenin üniversitelerinin rolünün bu zorlu yolculukta büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Üniversitelerin akademisyenleri, idari kadroları ve öğrencileri ile ülkenin geleceğinin inşasında fikirleri ve ürettikleri ile yol gösterici olduğunu ifade eden Çomaklı, Türkiye’nin en kıdemli, en saygın ve kadim değerlerle yoluna devam eden Atatürk Üniversitesinin, dünya üniversitesi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirtti.

Akademik alanda çalışmalar yürüten pek çok araştırma listelerinde yer aldıklarına dikkat çeken Rektör Çomaklı: “Ülkemizin geleceği için olağanın ötesinde emek vermeyi, “milletimiz, ülkemiz ve devletimizin” yarınları için gerekli olan bilimsel ve teknolojik alt yapıların üretimi için gayret etmeyi ve Yeni YÖK anlayışına uygun araştırmalar yaparak projeler geliştirmeyi kendimize hedef edindik.

Bundan sonraki süreçte de ortaya koyduğumuz bu vizyonu kaliteli bir şekilde gerçekleştirmeyi sağlayacak politikaları belirlemek üzere dünyanın sayılı üniversiteleri ile görüş alışverişinde bulunuyoruz ve bulunmayı da sürdüreceğiz. Yine aynı zamanda içinde bulunduğumuz topluma değer sağlamaya ve ülkemizin yükseköğretimde dünya ile rekabet edecek evrensel politikalarına hizmete devam edeceğiz. Elde ettiğimiz başarılar Atatürk Üniversitesinin alın teridir. Bu vesileyle Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” diyerek konuşmasını tamamladı.