,

TED Ankara Kolejinde üreten pedallar

TED Ankara Koleji öğrencileri, beden eğitimi ve spor dersi öğretmenleri ile geliştirdikleri sosyal sorumluluk projesinde bisikletlere bağlı düzeneklerle pedal çevirerek atkı örüp, pet şişe sıkıştırdılar ve elektrik ürettiler.

TED Ankara Kolejinde “spor ve üretmek” düşüncesinden hareketle öğrenciler, bisikletle neler yapabilecekleri üzerine bir proje geliştirdi. İlkokul öğrencileri, “Üreten Pedallar” adını verdikleri projeyle kinetik enerji kullanarak örgü örme, geri dönüşüme kazandırmak için pet şişe sıkıştırma ve temiz enerjiye ihtiyaç duyulması hasebiyle de “Karanlıklar için pedal çevir” başlığıyla elektrik üretti. Böylece okul panosu temiz enerji ile aydınlatılmış oldu.

Prototipleri tamamlanan bisikletlerin okulda denemesini yapan öğrenciler, hem spor yaptı, hem üretti hem de temiz enerjiyle nelerin mümkün olabileceğinin farkına vardı.

,

 GKV’ler sandığa gitti başkanlarını seçti

Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu öğrencileri 2019-2020 eğitim-öğretim yılı öğrenci temsilcisi ve temsilci yardımcısı için sandığa gitti. Okul genelinde bütün öğrencilerin seçmen olarak katıldığı seçimler büyük bir heyecan ve demokratik bir ortamda tamamlandı. 410 öğrencinin oy kullandığı ve 7 Okul temsilcisi, 7 temsilci yardımcısının yarıştığı seçim sonucunda Arin Mavigök’ü okul temsilcisi, Nas Benlier’i de temsilci yardımcısı olarak seçildi.

Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu öğrencileri 2019-2020 eğitim-öğretim yılı öğrenci temsilcisi ve temsilci yardımcısı için sandığa gitti.

Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu öğrencileri okul temsilcilerini ve temsilci yardımcılarını seçti. Yapılan propaganda sürecinin ardından sandığa giden öğrencilerin oylarıyla 7 okul temsilcisi 7 temsilci yardımcısının yarıştığı seçim sonucunda Arin Mavigök’ü okul temsilcisi, Nas Benlier’i de temsilci yardımcısı olarak seçtiler. 7 başkan ve 7 başkan yardımcısı adayının yarıştığı seçimlerde 410 ilkokul öğrencisi oy kullandı. Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokul Müdürü Uğur Özeren “Demokrasinin tam olarak öğrenilmesi, yaşanması için öğrenci merkezli öğrenmeyi teşvik ediyor; öğrencilerimizin uygulamasına fırsat veriyor; felsefemizi, müfredatımızı yöntemlerimizi, sınıf yönetimini bu amaca yönelik geliştiriyoruz. Öğrencilerimiz yapılan seçim çalışmalarının ardından sandığa giderek okul temsilcilerini ve temsilci yardımcılarını seçtiler. Gerçekleştirilen seçimde gizli oy açık tasnif usulü uygulandı. Seçimlerin başarılı bir şekilde geçmesinde emeği geçen öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi ve idarecilerimizi kutluyorum” dedi.

“Seçim vaatlerimizi yerine getireceğiz”

Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu Öğrenci Temsilciliğine seçilen Arin Mavigök ve temsilci yardımcısı Nas Benlier seçim sürecince büyük bir heyecan yaşadıklarını, kendilerini destekleyen ve kampanya sürecinde yalnız bırakmayan arkadaşlarına teşekkür ettiklerini ifade ederek seçim sürecince vaat ettikleri her şeyi gerçekleştirmek için çalışacaklarını sözlerine eklediler. Bundan sonraki süreçte diğer aday adayı arkadaşlarıyla da karşılıklı görüş alışverişinde bulunacaklarını ifade eden öğrenciler sonucun hayırlı olmasını dilediler.

,

İlköğretimde teneffüs süreleri uzatıldı

Öğrencilere müjde… İlköğretim okullarında teneffüs süreleri uzatıldı… Teneffüs en az 15 dakika olacak. 
– Milli Eğitim Bakanlığınca, ilkokula başlama yaşını 66 aydan 69 aya çıkaran kanunun ardından ilgili yönetmelik yeniden düzenlendi .
– Buna göre, ilkokulların birinci sınıfına, eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak. Ayrıca 66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilecek.
– Yönetmelikte yapılan değişiklikle daha önce 10 dakika olan tam gün eğitim yapılan ilköğretim okullarındaki teneffüs süreleri en az 15 dakikaya çıkarıldı.
– Yeni düzenlemeyle okul öncesi eğitim kurumlarında ikili eğitim yapılması zorunluluğu da kaldırıldı. Okul öncesi eğitime erişimi arttırmak için gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı, yaz eğitimi gibi çeşitli modeller geliştirildi
– Devamsızlık yapan öğrencilerin durumlarının veliye posta, e-posta veya kısa mesaj yoluyla bildirilmesi zorunluluğu getirildi. 

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ilkokula başlama yaşını 66 aydan 69 aya çıkaran kanunun ardından ilgili yönetmelik yeniden düzenlenirken daha önce 10 dakika olan tam gün eğitim yapılan ilköğretim okullarındaki teneffüs süreleri en az 15 dakikaya çıkarıldı.

“Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik“, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Bakanlık, yeni düzenlemesiyle okul öncesi eğitim kurumlarında ikili eğitim yapılması zorunluluğunu kaldırdı.

Buna göre, okul öncesi kurumlarda güne başlama, oyun, beslenme, temizlik, etkinlik, dinlenme ve günü değerlendirme zamanlarını da içerecek şekilde günde 50’şer dakikalık aralıksız 6 etkinlik saati süre ile normal eğitim (tam gün) yapılacak.

Ancak kayıt alanında okula kesin kaydı yapılamamış çocuk bulunan okullarda ikili eğitim yapılması zorunluğu olacak.

– Teneffüs saatleri uzatıldı 

Bir ders saati süresinin eskisi gibi 40 dakika olduğu ilköğretim kurumlarının teneffüs sürelerine ilişkin düzenleme yapıldı.

Yönetmelikte yapılan değişiklikle çocuğun sosyal gelişimine katkı sağlayan teneffüs süreleri uzatıldı. Daha önce 10 dakika olan tam gün eğitim yapılan okullardaki teneffüs süreleri en az 15 dakikaya çıkarıldı. İkili eğitim yapılan okullarda ise bu süre en az 10 dakika olacak.

– Sosyal etkinlikler için rehberlik yapılacak

Yeni mevzuatta ilköğretim kurumlarında öğrencilere sosyal etkinlikler için rehberlik yapılması da düzenlendi. Buna göre, anaokulları ile ilkokul, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında, rehberlik hizmetlerini yürütmek amacıyla rehberlik servisi oluşturulacak ve rehberlik hizmetleri ve sosyal etkinlikler, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülecek.

– Anaokuluna ve ilkokula başlama yaşı 

Anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıflarına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 57-68 aylık çocukların kaydı yapılacak. Okulun kayıt alanında ikamet eden ve bir sonraki eğitim ve öğretim yılında ilkokula başlayacak çocukların kaydı yapıldıktan sonra fiziki imkanları yeterli olan anaokulu ve uygulama sınıflarına 36-56 aylık, ana sınıflarına ise 45-56 aylık çocuklar da kaydedilebilecek.

Bir grup oluşturabilecek kadar çocuk bulunmayan okullarda 36-68 aylık çocuklar aynı ana sınıfına kaydedilebilecek.

İlkokula kaydı bir yıl ertelenen ve bir önceki yıl okul öncesi eğitim almamış olan 69-71 aylık çocuklara, okul öncesi eğitim kurumlarına kayıtta öncelik tanınacak.

İlkokulların birinci sınıfına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak. Ayrıca 66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilecek.

Okul müdürlükleri, yaşça kayıt hakkını elde eden çocuklardan 69, 70 ve 71 aylık olanları velisinin yazılı talebi bulunması halinde okul öncesi eğitime yönlendirecek veya kayıtlarını bir yıl erteleyecek. Velilerden kayıt erteleme için sağlık raporu istenmeyecek.

Devamsızlık yapan öğrencilerin durumlarının veliye posta, e-posta veya kısa mesaj yolu ile bildirilmesi zorunlu olacak.

İlkokulda tam zamanlı kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrenciler ile ilköğretim programı uygulayan özel eğitim sınıflarında eğitimlerine devam eden öğrencilere bir defaya mahsus olmak üzere sınıf tekrarı yaptırılabilecek.

İlkokul 1, 2 ve 3’üncü sınıf öğrencilerinden bilgi ve beceri bakımından sınıf düzeyinin üstünde olanlar, velisinin yazılı talebi ve sınıf öğretmeninin önerisi ile ders yılının başladığı tarihten itibaren bir ay içinde sınıf yükseltme sınavına alınacaklar.

İlkokul çağında olup akranlarıyla okula devam edemeyen ve okuma yazma bilmeyen öğrenciler, birinci sınıf öğrenimlerini başarıyla tamamlamaları halinde, ders yılının başladığı tarihten itibaren bir ay içinde yapılacak bir sınavla yaşına uygun bir ilkokul sınıfına yerleştirilecek.

– Ara tatillerde öğretmenlerin mesleki çalışmaları kendi okullarında

Yaz tatili süresi öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını kaybedecek kadar okuldan uzaklaşmamaları için iki hafta kısaltıldı. Yaz tatilinden alınan iki hafta her dönem için birer haftalık ara tatil olacak şekilde düzenlendi. Bu ara tatillerde yönetici ve öğretmenler kendi okullarında mesleki çalışmalarını yürütecekler.

Ancak öğretmenler ilgili genel müdürlükler tarafından belirlenen mesleki eğitim konuları dahilinde milli eğitim müdürlüklerince hazırlanan program çerçevesinde ilkokullarda zümre bazında, diğer okullarda ise alan bazında belli merkez veya merkezlerde mesleki eğitime tabi tutulabilecekler.

– Öğretmenlerin nöbet görevlerine açıklık

Yönetmelik değişikliğinde müdür yardımcısı ve öğretmenlerin nöbet görevi kapsamlı şekilde ele alındı, okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin nöbet tutacakları yere, hamile öğretmenlerin nöbet görevlerine, özel eğitim sınıflarında görevli özel eğitim öğretmenlerinin nöbet görevlerine açıklık getirildi.

Normal eğitim yapılan okullarda öğle arasında yapılan nöbet görevi nöbetçi öğretmenlerin dinlenme süreleri göz önünde bulundurularak dönüşümlü ve dengeli olacak şekilde okul idaresi tarafından düzenlenecek. Engelli öğretmenlere ve bakmakla yükümlü olduğu birey bulunanlara bu durumlarından dolayı hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla nöbet görevi verilmeyecek. Ancak bu durumdaki öğretmenlere, nöbet, istekleri göz önünde bulundurularak gün tercihlerine göre tutturulabilecek.

Okuldaki öğretmen sayısının yeterli olması durumunda, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılını dolduran öğretmenlere, istememeleri halinde nöbet görevi verilmeyecek.

– Sosyal medyada izinsiz yayın yapana kınama verilecek

Bakanlığın yeni mevzuatında öğrencilerin kınama yaptırımını gerektiren davranışları düzenleyen hükümlerine de yeni madde eklendi. Buna göre, daha önce kınama gerektiren fiiller arasında sayılan, “okul içinde izinsiz görüntü ve ses kaydetmek” şeklindeki madde, “bilişim araçları ya da sosyal medya kanalıyla kişilik haklarını ihlal edecek şekilde izinsiz ses ya da görüntü kaydetmek veya yayınlamak” olarak yeniden düzenlendi.

– Okul öncesi eğitimde eğitime erişim modelleri

Yapılan değişiklikle okul öncesi eğitimde fırsat eşitliğini artırmak için eğitime erişim modelleri uygulanacak. Okul öncesi eğitime erişimi arttırmak için gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı, yaz eğitimi gibi çeşitli modeller geliştirildi.

Buna göre, okul öncesi eğitim, çağ nüfusu az olduğu için şube açılamayan yerleşim yerleri ile çağ nüfusunun yoğun, fiziki şartların yetersiz olduğu yerleşim yerlerindeki çocukların okul öncesi eğitime erişimini sağlamak için; gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı, yaz eğitimi ve benzeri esnek saat ve zamanlı eğitime erişim modelleri uygulanabilecek, gezici öğretmen görevlendirilebilecek.

Uygulanacak olan farklı erişim modellerinde bir yılda en az 200 etkinlik saati eğitim yapılacak. Bir günde yapılacak eğitim 2 etkinlik saatinden az olamayacak.

Yaz aylarında yapılan eğitime bir sonraki eğitim öğretim yılında ilkokula başlayacak çocuklar öncelikli olmak üzere okul öncesi eğitimden yararlanamamış çocuklar kaydedilecek. Eğitime erişim modelleri ile ilgili usul ve esaslar yönergeyle belirlenecek.

Tam zamanlı kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrenciler ile özel yetenekli öğrenciler için okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında özel eğitim desteği verilmesi amacıyla okulun fiziki imkanları doğrultusunda destek eğitim odası açılacak.

,

İlkokula başlama yaşı 66’dan 69 aya çıkıyor

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, okula başlama yaşının 66 aydan 69 aya çıkarılacağını açıkladı. Anaokulu eğitiminin zorunlu eğitim kapsamına alınıp alınmayacağına ilişkin soruya Selçuk, “5 yaşı zorunlu kılmak 3 sene sonra takvimde yer verdiğimiz bir şey. Buna karar verirsek ne kadar dersliğe ihtiyacımız var? Kaç öğretmen gerekiyor? Finansmanın bütçeleme modeli ne olacak diye fizibilite çalışmamızı yaptık. Bu biraz zamanla ilgili bir şey. Bu kadar derslik ihtiyacını birden bire kapatmamız söz konusu değil, zaman içerisinde bunu kapatalım 5 yaşı zorunlu olarak, 3 yıl sonra yapacağımıza dair taahhüdümüz var. Türkiye’nin genel ekonomik durumuyla da ilişkili olmakla birlikte çok büyük bir mesafe alacağımızı görüyoruz.” yanıtını verdi.

Bakan Selçuk, 4 yaş ve 3 yaşı da dikkate alarak, Bakanlık olarak, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve belediyelerle çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Hiç okula gidemeyenlerin evine okul öncesi paketi anlamında nasıl destek veririz ile ilgili paketler hazırladık, süreç devam ediyor. 69 ay olarak bir saptamamız var. Burada yapmak istediğimiz şey, 6-7 yaş çağ nüfusu iç içe girdi. 4+4+4’ten sonra aynı çağın nüfusunda yüzde 40’a yakın çocuğumuz oldu. Derslik açığımızla ilgili bize ortaöğretimde önümüzdeki yıl yepyeni bir fotoğraf sunacak. Bütün bu karışıklığın önüne geçmek için 69 ayı önümüzdeki yıl zaten gerçekleştirmiş olacağız.” dedi.

“Çocuğu tanımalıyız”

Selçuk, ders çeşitlerinin ve saatlerinin azaltılmasına yönelik çalışmanın hangi aşamada olduğuna ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

“Ders çeşitlerinin ve saatlerinin azaltılmasının dünyadaki genel eğilimlerle de ilgili olduğunu, Anglosakson dünyasında lisede ve ortaöğretimde 5-6 dersin olduğunu görüyoruz. Bizde aynı yaşta 16-17 dersin olduğunu görüyoruz. Bir çocuğun bu kadar çok dersle muhatap olması ve derinlemesine bu dersleri içselleştirme ihtimali söz konusu değil. Bütün dünya bunu böyle yaparken biz neler yapılabiliriz diye baktığımız da yapmak istediğimiz şu; bir çocuğu önce tanımak zorundayız. Lise sona gelmiş bir çocuğun ‘Acaba neyi seçsem? Acaba ben neye uygunum? Acaba hangi bölüm bana daha iyi gelir?’ endişeleri varsa eğer yaptığımız rehberliğin güçlendirilmesi gerektiğini gösterir. Çocuğu tanımalıyız. Bununla ilgili özellikle mesleki eğimde bir set hazırladık. Bu set yaklaşık 1,5 saat süren bir testle çocuğun mesleki eğitimin hangi ana yada alt dalına uygun olduğunu gösteren bir test.”

Bu testin çok sayıda beceriyi kapsadığını ve bu sayede öğrencilerin daha iyi tanınacağını belirten Bakan Selçuk, “Bizim üniversite seviyesinde Türkçe eğitimi vermemizin temel sebebi de budur. Çocuklar en alttan beri daha yetkin gelse yukarıda bu ihtiyaçlar kalkacaktır.” dedi.

Norm kadro konusunda çıkabilecek fazlalığın kağıt üzerinde bir fazlalık olacağını söyleyen Selçuk, “Hiç bir öğretmenimizin boşta kalması asla söz konusu değil. Üniversitelerle yaptığımız anlaşmalar var, öğretmenlerimize yan alan ve sertifikalar vereceğiz. Çift ana dal, yan dal gibi uygulamalar bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de var. Böyle bir imkanı öğretmenlerimize sunmak için YÖK ve üniversite rektörlerimizle görüştük. Daha çok öğretmene ihtiyacımız varken öğretmenlerimizin boşta kalması gibi bir şey söz konusu değil.” ifadelerini kullandı.

,

İlkokullarda Yetiştirme Programı kasımda başlıyor

MEB ilkokullarda uygulanacak yeni programın ilkelerini belirledi. Okulda bir öğrenci için bile olsa program açılacak, velilerinden hiçbir ad altında ücret talep edilmeyecek.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ilkokulların 3’üncü ve 4’üncü sınıflarına devam eden ve önceki yıllarda Türkçe ve matematik derslerinden kazanımları yeterli düzeyde edinemeyen öğrencilere yönelik hazırladığı İlkokullarda Yetiştirme Programı’nı (İYEP) kasım ayında başlatacak.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın yürürlüğe girmesiyle İYEP kapsamındaki öğretmenlerin ek ders sorunu çözülmüştü.

Bakanlık tarafından İYEP’in kapsam ve amaçlarının yer aldığı yönerge de hazırlandı. Buna göre, ilkokullarda yetiştirme programına alınacak öğrencilerin belirlenmesi amacıyla öğrenci belirleme araçları, yetiştirme programındaki öğrencilerin kazanımlara erişme düzeyini belirlemek amacıyla ise öğrenci değerlendirme araçları kullanılacak.

İYEP’e dahil olan öğrenciler, belirlenen eksiklikleri doğrultusunda bulundukları okullarda yetiştirme programına alınacak.

Öğrencilerin velilerinden hiçbir ad altında ücret alınmayacak.

Hangi öğrencilerin dahil edileceği belirlenecek

İYEP için ilkokullarda okul komisyonu kurulacak. Komisyon, ekim ayının 3’üncü haftasında sınıf öğretmenleri tarafından uygulanacak araçlar ile tespit edilen öğrencilerin programa katılım durumunu karara bağlayacak.

Sınıf öğretmenleri, öğrencilere belirleme aracını uygulayacak ve cevaplar e-Okul Yönetim Bilgi Sistemindeki İYEP Modülü’ne işlenecek. Böylece hangi öğrencinin İYEP’e dahil edileceği belirlenmiş olacak.

Öğretmenler modüllere göre plan yapacaklar

İYEP’te görev alan öğretmenler, okutacağı modül ve öğrenci seviyelerine göre plan hazırlayacak, öğrencilerin programa devam durumunu takip edecek. Öğretmenlerin yaptığı değerlendirme sonucunda belirlenen kazanımlara ulaştığı tespit edilen öğrenciler, bir üst modüle geçecek.

MEB tarafından Türkiye genelinde ilkokullarda kasım ayının ilk haftasında İYEP başlatılacak. Program, hafta sonlarında, hafta içi ders saatleri dışında, bunların uygun olmaması durumunda okulun şartları ve personel durumu da dikkate alınarak okul yönetimince planlanacak zamanlarda uygulanacak.

Program süresi, hafta içi günde 2 ders saatini, hafta sonu günde 6 ders saatini ve haftada toplam 10 ders saatini geçmeyecek.

İYEP’in uygulanmasında; öğrencinin kendi sınıf öğretmeni, okulun diğer sınıf öğretmenleri, ilçe norm fazlası sınıf öğretmenleri, ilçede programda görev almak isteyen sınıf öğretmenleri, bunların olmaması durumunda ders ücreti karşılığında görevlendirilen sınıf öğretmenleri de görev alabilecek.

İYEP, okulda bir öğrenci bile olsa uygulanacak. Gruplar, 1-6 öğrenciden oluşturulacak ve bu sayı en fazla 10 öğrenciye kadar çıkarılabilecek.

,

Bahçeşehir Okulları İlkokulda ‘Kişiye Özel Öğretim Modeli’ uyguluyor

Bugün çocuklarını okula gönderecek anne babaların işi çok zor. Eskiden eve en yakın okula gidilirdi. Şimdi ise eğitim sistemindeki art arda değişiklikler, sınav sisteminin yarattığı stres, çocuğun “geleceğini kurtarma” derdi en rahat ebeveyne bile kaygı yüklüyor. Çocuğu için okul arayışında olan velilere özel okullar farklı eğitim modelleri ile ışık tutuyor. Bu okullardan biri de Bahçeşehir Okulları… Bahçeşehir Okulları ilkokulda uyguladığı Kişiye Özgü Öğretim Modeli ile dikkat çekiyor.  İşte okulun bu modelle ilgili yaptığı bilgilendirme:

Bahçeşehir Okulları İlkokul eğitim sistemi

İlkokul eğitimimiz, 21. yüzyılın gerektirdiği tüm becerilere sahip bireyler yetiştirme hedefimiz doğrultusunda planlanmıştır. İlkokul kademesinde öğrencilerimize görsel, işitsel ve dokunsal, olabildiğince çok ve çeşitli materyal sunmanın önemine inanıyoruz. Kendi eğitim birimimiz tarafından üniversitemizin danışmanlığında MEB müfredatına uygun olarak geliştirilmiş olan eğitim içeriğimiz ve Kişiye Özgü Öğretim Modeli, Dijital Eğitim, STEM + A Eğitimi, Bilişimsel Düşünme Eğitimi gibi dünyaya örnek oluşturan eğitim modellerimiz ile öğrencilerimizin akademik başarısını üst seviyeye çıkarırken, onları kendine güvenen, eleştirel düşünebilen, farklı kültürlere saygılı, yaratıcı, yenilikçi, üretken bireyler olarak yetiştirmeyi hedefliyoruz.

KÖM (Kişiye Özgü Öğretim Modeli)

Her bireyin kendine özgü bir öğrenme stili vardır. Öğrenme stilleri; kişinin yeni ve zor bilgiyi öğrenmeye hazırlanırken, öğrenirken ve hatırlarken farklı ve kendine özgü yollar kullanmasıdır. Bir öğrenme stili bir diğerinden iyi veya kötü değildir. Herkes yaşamı boyunca tüm stilleri kullanmakta ancak bir tanesini daha fazla tercih etmektedir.

Bilimsel araştırmalar, insanların bilgiyi 3 şekilde algıladığını göstermiştir: Görsel, işitsel, kinestetik. Erken çocukluk döneminde daha çok genetik özelliklerle, yaş ilerledikçe de çevre şartlarına göre değişebilen bu öğrenme stillerinin hiç birisi diğerine göre üstün değildir. Öğrenim sürecindeki esas amaç bu üç özelliği de geliştirebilmektir.

Kişiye Özgü Öğretim Modeli, öğrencilerin öğrenme biçimlerdeki bireysel farklılıkları belirlemeyi ve bu farklılıkları baz alarak öğretim sürecini planlamayı hedeflemektedir. Kişilerin öğrenme tarzları, onların parmak izleri kadar özeldir. Bu öğrenme tarzları ne kadar iyi bilinirse, öğrencilerin başarılı bir öğrenim tecrübesi kazanmasına o kadar katkıda bulunabiliriz.

KÖM, öğrencilerin öğrenme stillerindeki bireysel farklılıkları tanımlamakta ve öğrenim sürecini bu farklılıkları dikkate alarak yapılandırmaktadır.

Her öğretim yılının başında öğrencilerimize Neler Hatırlıyorum sınavı yaparız. Amacımız bu sınav ile öğrencilerimizin bir önceki yıla ait kazanımlara hangi düzeyde sahip olduklarını belirlemek, eksik oldukları kazanımları tespit edip iyileştirici çalışmalar planlamaktır. Dönem içerisinde ve dönem sonlarında öğrencilerimizi düzenli olarak takip ederek öğrenme düzeyleri ve öğrenme eksikliklerini belirlemek amacıyla sınavlar yaparız.

Deneme sınavlarımızın sonuçları açıklandıktan sonra öğrencilerimizin eksik oldukları kazanımlara göre etüt çalışmaları planlarız. Bireysel veya küçük gruplar halinde yaptığımız etüt çalışmalarında aynı kazanımda yanlış yapan öğrenciler ile birlikte ders anlatımları ve soru çözümleri yapılır. Böylelikle sınavdan hemen sonra öğrencilerimizin konu eksikliklerini tamamlayarak öğretime devam ederiz. Öğretmenlerimiz öğrencileri Servis Tabanlı Okul Yönetim Sistemi (STOYS) üzerinden sürekli takip ederek kazanım eksiğine göre ödev, test veya ek çalışma hazırlar.

Kişisel Öğrenme Stili Testi

Kişiye Özgü Öğretim Modeli’nin ilk aşamasında öğrencilere Yaratıcı Öğrenme Merkezi Direktörü Barbara Prashnig tarafından geliştirilen Kişisel Öğrenme Stili Testleri uygulanır.

Kişisel Öğrenme Stili Testi, öğrencinin hangi ortamlarda, ne şekilde çalışmasının daha verimli olabileceği konusunda öğrenci ve veliyi bilgilendirmek üzere oluşturulmuştur. Bu test ile “Nasıl Öğreniyorum?” sorusuna cevap aranır. Her insanın parmak izi nasıl farklı ve kendine özgüyse, öğrenmesi de farklıdır. Nasıl öğreneceğini bilen öğrenci doğru çalışır ve daha kısa sürede daha verimli şekilde öğrenir.

Kişisel Öğrenme Stili Testi öğrencinin öğrenme şekline dair aşağıdaki konularda bilgi verir:

Ders çalışmaya başlama davranışı
Zorluklar karşısında gösterdiği tutum
Ders çalışmadaki sürekliliği ve konsantrasyonu
Birden fazla işi aynı anda yapabilmesi
Çalışma grupları tercihi
Otorite ile çalışma tercihi
Fiziksel çevre tercihi
Çalışma saatleri tercihi
Bilgiyi algılama yolları
Düşünme biçimleri

Kişisel Öğrenme Stili Raporu

KÖS testi sonucunda her öğrencinin kişisel öğrenme ve çalışma alışkanlıklarını belirten rapor alınır. Bu rapor eşliğinde rehber öğretmen öğrenciye ve veliye danışmanlık yaparak onları öğrencinin öğrenme stili konusunda bilgilendirir.

Sınıfın Öğrenme Stili Raporu

KÖS testi sonucunda ayrıca her sınıf için sınıf raporları alınır. Sınıf raporları sayesinde öğretmen, sınıfındaki öğrencilerin genel öğrenme özelliklerini bilir ve dersini buna göre planlayarak işler.

Farklı Öğrenme Ortamları

Öğrenciler, ders dışı çalışmalarını KÖS testi sonucu ortaya çıkan çalışma grubu tercihleri dikkate alınarak düzenlenmiş öğrenme ortamlarında sürdürürler.

Bireysel Öğrenme

Tek başına çalışarak öğrenen öğrenciler için oluşturulmuş, kabinler şeklinde tasarlanmış öğrenme ortamıdır.

Grupla Öğrenme

Öğrencilerin küçük gruplar halinde işbirliği içerisinde birlikte çalışması esasına dayalı interaktif bir öğrenme ve öğretme ortamıdır.

Aktarıcı Eşliğinde Öğrenme

Benzer akademik birikime sahip olan öğrenci grubunun öğretmen eşliğinde çalışmasıdır. Özellikle konu eksiği olan öğrencilerin yararlanacağı ortamlardır.

Bütünsel Öğrenme

Bu öğrenciler daha çok rahat ortamlarda, yaparak ya da yaşayarak öğrenebilirler.

Öğrenme Stilini Bilmenin Eğitime Katkısı Nedir?

Kendi öğrenme stili hakkında bilgi sahibi olan kişilerin öğrenmeye ilgileri artar, daha iyi “öğrenen” olurlar.

Öğrenme stilinin farkına varan ve önemini bilen öğrenci, hem kendini hem de çevresindeki kişileri daha iyi anlar, çevresiyle daha olumlu ilişkiler kurar.

Öğrenme stilleri hakkında bilgilenen veliler, evdeki çalışma ortamının düzenlenmesini ve çalışma zamanını öğrenci için en verimli olacak şekilde planlar.

Öğrencilerinin öğrenme stillerini bilmek, öğretmenin sınıfını daha iyi tanımasını, derslerini bireysel farklılıkları gözönünde bulundurarak tasarlamasını ve daha verimli bir öğrenme süreci yaratabilmesini sağlar.

, ,

Acun Ilıcalı’nın ilkokul diploma notu ve çocukluk fotoğrafı ortaya çıktı

Yapımcı, sunucu ve medya patronu Acun Ilıcalı’nın, ilkokul diploma notu ve fotoğrafı ortaya çıktı. 5 yaşında Edirne’de ilkokula başlayan Ilıcalı’nın ilkokulu pekiyi ile bitirdiği kayıtlarda yer alıyor.
29 Mayıs 1969 yılında Edirne’de doğan ünlü isim Ilıcalı, ilköğrenimini 01 Haziran 1979 yılında İstiklal İlköğretim Okulunda tamamladı.  İlkokulunu pekiyi ile bitiren Ilıcalı’nın okul numarasının 107 olduğu öğrenildi. Ünlü ismin kayıtlarda iki isminin olduğu da ortaya çıktı. Ilıcalı’nın ismi kayıtlarda Ali Acun olarak yer alıyor. Ilıcalı’nın yıllar önce okuduğu ilkokula maddi destekte de bulunduğu biliniyor.

29 Mayıs 1969 yılında Edirne’de doğan ünlü isim Ilıcalı, ilköğrenimini 01 Haziran 1979 yılında İstiklal İlköğretim Okulunda tamamladı.

29 Mayıs 1969 yılında Edirne’de doğan ünlü isim Ilıcalı, ilköğrenimini 01 Haziran 1979 yılında İstiklal İlköğretim Okulunda tamamladı.

,

TED öğrencisi Bade Çelik hikaye kitabı yazdı

TED Malatya Koleji 2.sınıf öğrencisi Bade Çelik, hikaye kitabı yazdı. Minik yazar, düzenlenen imza gününde kitabını büyük bir gurur ve heyecanla arkadaşları ve öğretmenleri için imzaladı. Arkadaşları ve öğretmenleri geleceğin yazarını tebrik ederken okul yönetiminden yapılan açıklamada ise, “Minik yazarımız Bade’ nin yazarlık yolunda attığı bu ilk adımda ona destek olan ailesi ve öğretmenini kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Küçük yaşına rağmen attığın bu adımda yolun hep açık olsun. Sevgili Bade sana inanıyor ve her zaman yanında olduğumuzu bilmeni istiyoruz” denildi.

,

GKV’liler Dansın Renkleriyle Anadolu’yu sahneye taşıdı

Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu öğrencileri tarafından gerçekleştirilen geleneksel dansın renkleri gösterilerinde Anadolu kültürünü bir baştan bir başa yeniden gözler önünü serildi. Muhteşem gösteriyi izleyen konuklar öğrencileri ayakta alkışlarken öğrencilerin yöresel kıyafetleri ve yüksek performansları dikkat çekti.

2017-2018 eğitim öğretim yılının son günlerine gelirken Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları öğrencileri yıl sonu etkinlikleri kapsamında birbirinden muhteşem gösterilere imza atmayı sürdürüyor. Geleneksel hale getirilen ve Anadolu folklor kültürünün canlandırıldığı gösteride konuklara adeta halk oyunları ziyafeti çeken GKV Özel İlkokulu öğrencileri ayakta alkışlandı. Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezinde gerçekleştirilen gösteriye Gaziantep Vali Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, GKV Mütevelli Kurulu Üyesi Osman Kıratlı, GKV Özel Okulları Genel Müdürü Müfit Taşlıyar, Genel Müdür Yardımcıları Can Hoşcan ve İsmet Tiryaki, GKV Özel İlkokul Müdürü Mustafa Şenel, GKV Özel Liseleri Müdürü Hakan Alnıaçık, Anaokulu Müdiresi Gökçen Bulut’un yanı sıra idareciler, öğretmenler ve çok sayıda veli katıldı.

SANAT EĞİTİMİN OLMAZSA OLMAZIDIR

Öğrencilerin sanatın her alanında yetiştirilmesini hedeflediklerini ifade eden Gaziantep Kolej Vakfı Özel İlkokulu Müdürü Mustafa Şenel yaptığı açılış konuşmasında, “Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okullarının temel değerlerinden birisidir sanat eğitimi. Öğrencilerimizi sanatın her alanında yetiştirmek esas amaçlarımızdandır. Dans eğitimi de Gaziantep Kolej Vakfı Özel Okulları olarak en çok önemsediğimiz sanat dallarından biridir. Yerelden ulusala, ulusaldan evrensele uzanan bir yolculuktur dans. Dans, bir yaşam biçimi olarak insanlık medeniyetinin kavrulduğu bu topraklarda geçmişten geleceğe uzanan bir köprüdür. Dans dayanışmadır, imecedir, el el tutuşarak birlikte daha güçlüyüz demektir. Yeri gelir yağmur için çıkılan dua olur. Yeri gelir bir düğün, bir doğum mutluluğunu paylaşmanın yoludur. Yeri gelir kelimelerin kifayetsiz kaldığı acılarımızı tarif etmenin lisanıdır. Dans, insanlık tarihi kadar eskidir. Bir halk oyununa baktığımızda binlerce yıl geriye gideriz aslında. Ne kadar modernize edilirse edilsin antik çağlardan kalıntı bir sürü figüre tanıklık ederiz hiç farkına bile varmadan. Bugün burada yoğun bir çalışmanın eserini seyredeceğiz. Küçük ayakların ritmini, minik ellerin kenetlenmesini seyredeceğiz. Öğrencilerimize her zaman verdiğimiz vatan sevgisinin dans yoluyla sahnelenmesini seyredeceğiz. Güzel ülkemizin dört bir yanından halk oyunlarının sahneleneceği bu programın dördüncü sınıf öğrencilerimizin kendilerine gurur, öğretmenlerimize ve velilerimize de bir mezuniyet hediyesi olmasını temenni ediyoruz. Bu programda görev alan, 140 öğrencimize, dans öğretmenlerimiz Tülay Kıratlı ve Ayşe Güner’e ve arka planda yardımcı olan öğretmenlerimiz, teknik hizmetler ve yardımcı hizmetlerden oluşan 35 kişilik özverili bir şekilde çalışan takım arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.

Danışmanlığını Halk Dansları Öğretmenleri Tülay Kıratlı ve Ayşe Güner’in yaptığı gösteride toplam 150 ilkokul 4. sınıf öğrencisi performans sergiledi. Ülkemizin her bölgesinden yöresel dansların 150 ayrı kıvılcımla izleyicilere ulaştığı gösterinin hazırlıkları yaklaşık 1 yıl sürdü. Topraklarımızın renkliliğini ve zenginliğini dansla bütünleştiren Anadolu’yu ve medeniyetleri sanatla, her bir öğrencimizin ayrı bir kıvılcımla bizlere yansıttığı gösteri bu yıl 7 Bölge, 7 Renk temasıyla 5. kez sahnelendi. Gösteri 10. Yıl Marşı ve emek veren tüm öğretmenlere çiçek takdim ile son buldu.

,

İhlas Koleji öğrencileri hünerlerini sergiledi

Özel Bahçelievler İhlas İlkokulu ve Ortaokulu öğrencileri resimdeki hünerlerini açmış oldukları sergide gösterdiler. Sanat sergisi adı altında birbirinden başarılı çalışmaları ziyaretçilerin beğenisine sunan öğrencilerin mutluluğu görülmeye değerdi.

Okulun görsel sanatlar öğretmeni Elmas Sancak’ın rehberliğinde farklı tekniklerin bir arada kullanıldığı resimler arasında 15 Temmuz’u ve Afrin operasyonunu konu alan çalışmalar dikkat çekti.

Serginin açılışını yapan ve öğrencilerle birlikte sergiyi gezen İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, çalışmaları çok başarılı bulduğunu söyledi. Her çalışmanın el emeği göz nuru olduğunu vurgulayan Yeltekin, özellikle sosyal sorumluluk kapsamında ülkemizin milli birlik ve beraberliğinin konu edildiği resimlerin dikkat çekici olduğunu belirtti. Sergide öğrencilerin kendi iç dünyalarındaki en güzel duyguları resmettiklerini söyleyen Yeltekin, çocukların duygu dünyasını anlamak için onlara fırsat vermek gerektiğinin altını çizdi.

İHLAS KOLEJİ’NİN TARİHÇESİ

Parolamız: “Eğitimde Mükemmele Yolculuk”

Kurucumuz Merhum Dr. Enver Ören’in “Modern ve İlkeli Eğitim Kurumları” açma istekleri doğrultusunda ilk olarak 1996 yılında Beylikdüzü Kampüsündeki okullarımızla eğitime başlandı. Bir yıl sonra ülkemizin en modern kampüslerinden biri olan Bahçelievler Kampüsünün açılışı yapıldı. 2012 yılında ise İstanbul’un en büyük toplu konut projesi Ispartakule’nin içinde yer alan Bizim Evler sitelerinde 3. kampüsümüz hizmete başladı.

Hiç durmadan ve yorulmadan devam edeceğimizin işareti olan “Eğitimde Mükemmele Yolculuk” parolamızla kısa zamanda üç kampüs ve 14 okula ulaşarak eğitim sektöründe referans gösterilen bir kurum haline geldik.

Okullarımızda öğrencilerimizin zihinsel, ruhsal ve fiziksel gelişimlerine yönelik, konforlu öğrenme ortamlarında tam öğrenme modeline uygun öğrenci odaklı bir eğitim modeli sunuyoruz. Bizim için en önemli öncelik; öğrencilerimizin akademik başarıları yanı sıra ailesine, millî ve manevi değerlerine bağlı, mutlu bireyler olarak ülkesine hizmette yarışan gençler yetiştirmektir.

Vizyonu
İnsanlara karşı sorumluluğumuzu, nitelikli eğitim anlayışımız ve bilgi teknolojileri ile birleştirerek, kuruluşunda olduğu gibi gelecekte de eğitim ve öğretimde kalite, güven ve huzurun odağı olmak.

Misyonu
Zengin geçmişinden aldığı güçle, kendisine emanet edilen öğrencileri, onların bireysel farklılıklarını, yetenek, ilgi ve becerilerini de dikkate alarak geleceğe hazırlamaktır.

İHLAS KOLEJİ İLETİŞİM BİLGİLERİ

444 44 39

bilgi@ihlasegitimkurumlari.com

Bahçelievler Kampüsü
Çobançeşme Mah. Fatih Cad. No:1 Yenibosna Bahçelievler
İSTANBUL

Beylikdüzü Kampüsü
İhlas Marmara Evleri 1. Kısım Sitesi Marmara Mah. Beylikdüzü
İSTANBUL

Avcılar Kampüsü
BizimEvler 2-3-4-6 Siteleri Ispartakule Avcılar
İSTANBUL