,

GKV’liler İsviçre’de IMZMUN konferansına katıldı

Gaziantep Kolej Vakfı Özel Cemil Alevli Koleji 10 PRE-IB sınıfından 8 öğrenciden oluşan MUN okul delegasyonu, İsviçre’de “İklim Değişikliklerinin Ekonomik Siyasi ve Sosyolojik Etkileri” konularının ele alındığı, IMZMUN 2019 Konferansında Gaziantep ve Türkiye’yi başarıyla temsil ettiler.

120 öğrenciyle 8 farklı ülkenin delegelerinin katıldığı ve İsviçre, Montana’da düzenlenen IMZMUN 2019 (Model Birleşmiş Milletler) uluslararası platformda THIMUN formatında gerçekleşti. Konferans Institut Montana Zugerberg Okul Direktörü Mr. Alex Alexander Biner’in dünya genelinde yaşanan iklim değişikliği – küresel ısınma konusunda ülkeler olarak işbirliğini vurguladığı açılış konuşması ile başladı.

Başarılı geçen konferansı değerlendiren GKV Özel Liseleri Müdürü Mehtap ÖzdemirGaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri bünyesinde bulunan Cemil Alevli Koleji Bakalorya Diploma Programı bölümü öğrencilerimiz her hafta düzenli olarak MUN oturumlarında farklı konu ve sorunları Birleşmiş Milletler formatında ele almaktadır. Dolayısıyla öğrencilerimiz program öncesi yaptıkları tüm çalışmalarını ve araştırmalarını konferansın üç günü boyunca sunma, fikirlerini özgürce ifade etme imkanı bulmuşlardır. Konferans boyunca gösterdikleri örnek davranışlarla bizleri gururlandırmış ve uluslararası platformda okulumuzu başarı ile temsil etmişlerdir. THIMUN formatında gerçekleşen 3 günlük konferansta öğrencilerimiz hedef dil İngilizceyi konferans içeriğine uygun olarak kullanabilmenin yanı sıra iletişim kurma, uluslararası sorunlara farkındalık gibi birçok alanda beceri geliştirme olanağı buldular” dedi.

,

İhlas Koleji öğrencileri, Alman dil ve kültürünün izini sürdüler

Globalleşen dünyada İngilizcenin yanı sıra ikinci dili olarak Almanca öğrenen Özel Marmara Evleri İhlas Anadolu Lisesi öğrencileri Almanca dilini kültürel olarak da tanımak amacıyla, İstanbul Beyoğlu Yeni Çarşı caddesinde bulunan Goethe Enstitüsü’nün hazırlamış olduğu etkinliğe katıldılar.

Almanca dersini ilginç ve farklı metotlarla öğretici hâle getirmek amacıyla hazırlanan etkinlikte 10. sınıf öğrencileri ilk olarak Alman Kültür Merkezinin düzenlediği “İstanbul Beyoğlu’nda Alman İzleri” adlı keşif gezisinde yer aldılar. Gezinin ardından öğrenciler çalışma gruplarına ayrılarak etkinliğin üç aşamalı kısmına geçtiler.

Öğrencilerle soru cevap yapıldı

İlk iki aşamada kendilerine verilen soruların cevaplarını enstitü içinde arayan öğrenciler üçüncü aşamada ise keşif turuna çıkarak İstiklal Caddesi’nde yer alan “Alman Kitabevi, Alman Lisesi, Avusturya Fırını, Alman Kasabı” ile ilgili soruların cevaplarını ellerindeki yönergeleri kullanarak buldular.

“Öğrenciler birçok yabancı dil öğrenerek geleceğe hazırlanıyorlar”

Yabancı dil eğitimini faydalı ve keyifli etkinliklerle desteklediklerini ifade eden İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, “Yabancı dil eğitimimizde İngilizce’nin yanı sıra Almanca ve İspanyolca eğitimi de veriyoruz. Öğrencilerimiz gelecekteki kariyerleri için şimdiden yabancı dil konusunda donanımlarını tamamlıyorlar” dedi.
Eğitim yılı boyunca yabancı dili sevdirmek adına geziler, yarışmalar, seminerler gibi etkinlikler düzenlemeye devam edeceklerini ifade eden Yeltekin, organizasyonların hazırlanmasında emeği geçen yabancı dil zümresi öğretmenlerine teşekkür etti.

,

İhlas Koleji öğrencileri, Osmanlı’yı yaşayarak öğrendi

Özel Marmara Evleri İhlas Anadolu ve Fen Lisesi öğrencileri Osmanlıca derslerini Arşiv Tarihçisi Erkan Kırın’ın rehberliğinde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesinde işledi.

Haziran 2013’de açılan ve 130 bin metrekarelik alanda önemli bir arşive sahip bulunan Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivinde İhlas Koleji öğrencileri Erkan Kırın’ın anlattıkları eşliğinde tarihe yolculuk yaptılar. Osmanlı Devleti’ne ait yaklaşık 100 milyon belgenin varlığı ile dikkat çeken külliyede öğrenciler arşivleri inceleme fırsatı da buldular.
Öğrenciler boğaz turuyla Osmanlı İmparatorluğu’nu yaşadılar.

Arşivde işlenen dersin ardından düzenlenen boğaz turunda da öğrenciler İstanbul’un tarihi mekanlarını yine Erkan Kırın’ın anlatımıyla yakından tanıdılar. Osmanlıca dersinin Osmanlı Arşivi Külliyesinde işlenmesinin öğrenciler adına son derece faydalı olduğuna vurgu yapan İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, “Dünyanın en önemli arşiv merkezlerinden birinde öğrencilerimiz tarihimizi yakından tanıma fırsatını buldular. Ayrıca Osmanlıca dersini yerinde yaşayarak işlemeleri onların adına değerli bir tecrübe olduğuna inanıyorum” dedi. Yeltekin, ayrıca etkinlik boyunca öğrencilere rehberlik eden Erkan Kırın‘a teşekkür etti.

,

Tamer Karadağlı TED Ankara Koleji’nde gençlerle bir araya geldi

Tiyatro ve sinema oyuncusu, seslendirme sanatçısı Tamer Karadağlı, yıllar sonra okuduğu liseye konuk oldu. TED Ankara Koleji’nde öğrencilerin meslek tercihlerine yön vermek amacıyla düzenlenen “Benden ne olur?” konferanslarına katılan Karadağlı, Ankara Kolejli olmak ve meslek seçimi üzerine öğrencilerle söyleşti.

TED Ankara Koleji Lise Kısmı konferans salonunda düzenlenen söyleşide ünlü oyuncuya, okul sıralarından dönemdaşı Aydıner İnşaat AŞ’nin Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Aydıner de eşlik etti.

Tamer Karadağlı, Ankara Kolejli olmak ve meslek seçimi üzerine öğrencilerle söyleşti.

Karadağlı ve Aydıner, öğrencileri hayallerini süsleyen mesleği yapmaları konusunda yüreklendirdi. “Her anne baba çocukları için en doğruyu hayal eder, en iyisini ister ama anneleriniz babalarınız sizin yerinize yaşamayacak. Sizin kendi hayatınız var. Hepiniz birer bireysiniz ve doğru kararları vermeniz gerekiyor. Gönlünüzde yatan aslan neyse onun peşinden gitmelisiniz” diyen Tamer Karadağlı, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Her şey olabilirsiniz fakat sanatçı olamazsınız” sözünü hatırlattı.

Öğrencilerin sorusu üzerine okul yıllarında başlarından geçen ilginç anılarını da anlatan Tamer Karadağlı ve Ömer Aydıner, söyleşinin sonunda organizasyonu düzenleyen okuldaşları ile günün anısına fotoğraf çektirdi.

,

Geleceğin iletişimcileri Piri Reis’te yetişiyor

Samsun’da 2009 yılında kurulan Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi geleceğin iletişimcilerini yetiştiriyor.

Karadeniz’de iletişim alanında kurulan ilk lise olma özelliği taşıyan Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, iletişim sektörüne yönelik teknik donanım ve kapasite ile nitelikli öğrenci yetiştirmeye devam ediyor. Okulda bulunan reji masası, stüdyo, kameralar ve fotoğraf makineleri ile birçok okuldan farklı olan lise yetiştirdiği öğrenciler ile iletişim sektörüne nitelikli elaman kazandırmayı hedefliyor.

Okul hakkında bilgi veren Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Taner Alp, “Okulumuz Samsun’da gazetecilik ve radyo ve televizyon alanının olduğu tek kurumdur. Okulumuzun kapasitesi 210 öğrenci olup şu an bu sayı tamamen doludur. 5 radyo ve televizyon öğretmenimiz, 3 gazetecilik öğretmenimiz bulunmaktadır. Teknik donanım olarak herhangi bir eksikliğimiz bulunmamaktadır. Bizim amacımız geleceğin iletişimcilerini kurumumuzda yetiştirmek ve geleceğe hazırlamaktır. İlk önceliğimiz temel eğitimi verdikten sonra öğrencilerimizin yükseköğretim programlarına gitmelerini sağlamaktır ve iletişim sektörünün ihtiyaç duyduğu kaliteli elamanları yetiştirmektir” dedi

“Kendi alanında ilk olma özelliğinin yanında belli başlı işleri de başarabilmiş bir okuluz”

Okulun yapmış olduğu projelere değinen Müdür Taner Alp, “Bu sene Samsun’da düzenlenen 13. Ulusal Robot Yarışması’nın canlı yayınını bizim gazetecilik ve radyo televizyon alanı öğrencilerimiz yaptılar. 19 Mayıs 2019 tarihinde çıkan Samsun ‘Meşale’ gazetesini okulumuzun gazetecilik alanı çıkardı ve 100 bin adet basılıp dağıtımı yapıldı. Sektörle de iş birliği halinde çalışmaktayız. Alan ile ilgili sektörde olan kişileri kurumumuza çağırıp panel, konferans şeklinde eğitimlerimize devam ediyoruz. Samsun’da uygulama alanında yeterli sayıda iş yeri bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Öğrencilerimize gerekli iş gücü piyasasını sağlarsak ve bu alanda da kendilerini geliştirebilirlerse daha donanımlı bir şekilde mezun olacaklar. Biraz destek ile okulumuz canlı yayın yapabilecek kıvama geleceğine inanıyoruz. Okulumuzda bir radyo kurmayı planlıyoruz. Radyoyu kurduktan sonra canlı yayın imkanı da sunarak eğitimlerimize devam edeceğiz. Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğünün ‘Maarif Hareketi’ projesinin 2. yılını da okulumuz stüdyosunda çekiyorlar. Bu çekilen videolar tüm eğitimcilere, paydaşlara, öğrencilere ulaşmasında, kurumumuz büyük bir önem arz ediyor. Aynı zamanda ilimizde faaliyet gösteren bütün kurumların tanıtım videoları çekilmek istendiği zaman kurumumuz gerekli desteği vermektedir” diye konuştu.

Radyo televizyon ve gazetecilik alanında okuyan öğrenciler üniversite gösterilmeyen üst düzey çizim ve kurgu programlarını öğrendiklerini ve gelecekte bu bilgilerin çok işe yarayacağını belirtti.
2009 yılından beri eğitim hayatına devam eden okul, Samsun manzarası ile de öğrencilerin ilgi odağı oluyor. Teknik donanımıyla nitelikli öğrenci yetiştirmek isteyen kurum Samsun’da öğrencilerin alanları ile ilgili çalışabileceği yeterli kurum bulmakta zorlanıyor.

,

Nazilli Anadolu Lisesi Polonya’da Nuh’un Gemisini anlatacak

Aydın’ın Nazilli ilçesindeki en başarılı okullar arasında ilk sıralarda yer alan Nazilli Anadolu Lisesi Öğrencileri Avrupa Birliği Projesi olan Erasmus Plus Green Alliance Projesi kapsamında Nuh’un Gemisi isimli çevre projesini tanıtacak.

2008 yılından bu yana Avrupa Birliği Projelerinde yer alan ve bu güne kadar 80 öğretmen ve öğrenciyle yurt dışındaki projelerde Nazilli’yi temsil eden Nazilli Anadolu Lisesi, Green Alliance projesinin tanıtımı için Polonya’ya gitti.

Doğa ve çevre ile ilgili mesajlar içeren proje çalışmalarını tamamlayarak geçtiğimiz hafta sonu Polonya’ya hareket eden 5 öğrenci ve proje koordinatörü öğretmenlerden oluşan ekip, aylar öncesinden hazırladıklarına başladıkları Nuh’un Gemisi isimli Avrupa Birliği Erasmus Plus projesini proje ortağı ülkelere anlatacak.

Geçtiğimiz yıl Romanya’da gerçekleştirilen projeye katılan öğrenciler proje ile hayatlarının değiştiğini ve dünyaya bakışlarının ise farklılaştığını ifade ettiler. Bu yıl Polonya’daki proje tanıtımına katılacak olan öğrenciler de doğa projesi ile Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeyi amaçladıklarını belirtti.

Nazilli Anadolu Lisesi olarak birçok Avrupa projesinde ortak olarak talep gördüklerini ifade eden Proje Koordinatörü İngilizce öğretmeni Tuncay Güçlü, “Öğrencilerimiz Erasmus Plus projesi kapsamında doğayla ilgili efsanelerimiz arasında yer alan Nuh’un Gemisi’ni anlatacak. Daha önce de hazırlamış olduğumuz üç proje ile okulumuz temsil etmiştik. Büyük bir başarıya imza attığımız projelerin bir yenisi ile yine Avrupa’dayız” dedi.

Okul Müdürü Nail Çakan “Okula bu sene başında geldim ve gelir gelmez güzel projelerle başladık. Ülkeleri tanıma ve diğer bilgileri edinme ile ilgili bu tür Avrupa Birliği Projeleri çok önemli. Çünkü karşılıklı ziyaretlerle bilgi dışında kültürel alanda da güzel paylaşımlar oluyor. 34 yıllık geçmişi olan okulumuzun birçok başarıda imzası var. Biz de projelerde yer alan öğretmen ve öğrencilerimize gereken her türlü desteği vereceğiz” dedi.

, ,

Doğa Koleji’nden tekvandoda altın madalya

İspanya’da yapılan 2019 Avrupa Gençler Tekvando Şampiyonası’nda, Doğa Koleji öğrencisi Azra Çavuş 44 kg kızlarda altın madalya kazanarak Avrupa Şampiyonu oldu.
45 ülkeden 575 sporcunun mücadele ettiği şampiyonanın ilk gününde birincilik elde eden Doğa Koleji Çerkezköy Kampüsü 10. sınıf öğrencisi Azra Çavuş, şampiyonluk coşkusunu bayrakla tur atarak yaşadı.

Adım adım zirveye tırmandı
Azra Çavuş’un başarı geçmişi 2014 yılında başladı. 2017 yılında Yıldızlar kategorisinde Dünya Şampiyonu, 2018 yılında ise gençlerde Türkiye ikincisi oldu. 2019 Türkiye Milli Takım seçmelerinde de birinci olduğu için İspanya’ya davet edildi ve henüz şampiyonanın ilk gününde altın madalya kazandı.

“Bu başarı hepimizi gururlandırdı”

Doğa Koleji Genel Müdürü Ali Rıza Lüle, “Dünya çapında gerçekleşen şampiyonada öğrencimiz Azra Çavuş, 34 sporcuyla müsabakaya katılarak birincilik elde etti. Şampiyona sonunda İstiklal Marşı’nın okunması, kurumumuz ve Türkiye adına hepimizi gururlandırdı” dedi.

Lüle, “Genç yaşta sportif bir kimlik kazanan öğrencimiz, disiplinli bir çalışma sonucu bu başarıyı elde etti. Öğrencimizi, ailesini ve antrenörlerini tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.

,

Öğrencilere matematiği böyle sevdirdiler

Bayburt’ta Anadolu İmam Hatip Lisesinde bahçenin beton zeminine matematik formülleri ve şekiller çizilerek matematik bulvarı oluşturuldu.

Anadolu İmam Hatip Lisesi Matematik öğretmeni Timur Arslan, öğrencilere matematiği sevdirmek için farklı bir yöntem uyguladı. Teneffüslerde bahçeye çıkan öğrenciler, zemine çizilen formül ve şekilleri eğlenerek tekrar etmeye başladı.

Okul Müdürü Hasan Basri Topsakal, Timur öğretmenin dersi sıkıcı olmaktan çıkarmak için bir uygulama yapmak istediğini ve kendisinden okul bahçesinde bir yer göstermesini istediğini söyledi. Topsakal, “Bir alan gösterdik, öğretmenin boş günü olmasına rağmen o gün öğrencilerle beraber ders saatleri dışında bu çalışmayı yaptı. Burada benim hoşuma giden şey; bu arkadaşımız ders başı ücret alarak çalışan bir arkadaşımız. İnsan fedakar olunca kazandığı parayı değil, öğrencilerine nasıl yardımcı olabilirim diye düşünüyor. Bu da güzel şeylerin ortaya çıkmasına sebep oluyor” dedi.

Bayburt Anadolu İmam Hatip Lisesi Matematik Bulvarı

Bayburt’ta Anadolu İmam Hatip Lisesinde bahçenin beton zeminine matematik formülleri ve şekiller çizilerek matematik bulvarı oluşturuldu.

Matematik Öğretmeni Timur Arslan ise uygulamanın çocukların dersi daha eğlenceli şekilde öğrenmesine katkı sağladığını belirterek, “Teneffüslerde çocukların bazen boş boş gezdiğini, buralarda yapacak bir şeyler aradıklarını görünce böyle bir proje aklıma geldi ve bunu müdürümüzle paylaştım. Bu uygulamayla matematiğin kolay olduğunu, ulaşılabilir olduğunu, sadece defterle kitapla değil de sahada bile matematiğin çalışılabileceğini göstermeye çalıştık. Şu anda yeni olmasına rağmen çocukların dikkatini çekiyor” ifadelerini kullandı.
Uygulama sayesinde matematiği sevdiklerini söyleyen öğrenciler de öğretmenleri Arslan ve okul müdürü Topsakal’a teşekkür etti.

ÇOCUKLARA MATEMATİK NASIL SEVDİRİLİR?

Çocukların çoğunluğu özellikle okul öncesi dönemde –aslında öğrendikleri her yeni şeyde olduğu gibi- sayılar ve şekilleri çok ilginç bulurlar. Sayıları öğrenmeye başlar başlamaz, yedikleri bisküvileri, oyuncaklarını, hatta kıyafetlerini bile saymaya bayılırlar. Ancak birinci ve ikinci sınıfa geldiklerinde, ellerine tutuşturulan kalemlerle defterlerine yaptıklarına matematik işlemleri yedikleri bisküvileri saymak kadar keyif vermez. Çocuklar matematik konusunda sorunlar yaşamaya başladıklarında, bu genellikle somut olanla bağlantı kurmakta zorlandıklarından olur. Çocuklar için, “5 tane daha çiçek toplarsan kaç tane çiçeğin olmuş olur?” sorusu, kâğıt üzerinde gördükleri “10+5= ?” sorusundan daha anlamlıdır.

Çocuğunuza matematik konusunda yardımcı olmanın en iyi yolu, ona matematiğin günlük hayatın içine nasıl yerleşmiş olduğunu göstermektir. Unutmayın pek çok çalışma, matematiği seven ve erken yaşlardan itibaren çocuklarıyla etkileşimlerine rakamları da dahil eden ebeveynlerin çocuklarının, matematik notlarının yüksek olduğunu gösteriyor. Biz de sizler için çocuğunuzun matematik becerilerini geliştirmenize yardım edebilecek durumları bir araya getirerek onunla birlikte yapabileceğiniz aktivitelerin bir listesini oluşturduk…

Okul Öncesi Dönemde Yapabilecekleriniz

Çocuğunuz iki yaşından itibaren, sayılarla objeler arasındaki birebir ilişkileri anlayabilecek gelişimsel olgunluğa erişir, örneğin birin ikiden az olduğunu anlayabilir. Matematik derslerine (oyunlarına) bu günlerden itibaren başlayabilirsiniz…

Birlikte Sayın: El ve ayak parmaklarını sayın: Bir melodi tutturarak birden ona kadar saymanız onun için çok keyifli olacaktır. Aynı anda dokunmayı da unutmayın… Etrafınızda gördüğünüz hemen her şeyi sayın.

Nesneleri / eşyaları türlerine göre ayırın: Benzer eşyaları ayırırken, bunu sesli olarak ve onun dikkatini çekerek yapmanız çocuğunuzun grup/ küme anlayışını artıracaktır. Örneğin oyuncaklarını kategorilere ayırarak kaldırın, uçakları ve arabaları bir yana, bebekleri başka bir tarafa, sonrasında da birlikte her grupta kaç tane olduğunu sayın…

Masayı birlikte kurun: Yemek yiyecek herkes için masaya bir tabağın, bir bardağın koyulması, üç kişi için üç çatalın yerleştirilmesi, küçük çocukların önemli matematik becerileri edinmelerine olanak sağlar.

Şekilleri adlandırın: Şekilleri adlandırmanız çocuğunuzun matematiği anlamlandırması için temel oluşturur. Evin içindeki yuvarlak, ya da kare, dikdörtgen eşyaları bulma oyunu oynayın. Adım adım içinde bu şekilleri arındıran daha küçük eşyalara geçin. Üçgenlerin nasıl bir araya gelerek üçgen oluşturabileceğini gösterin.

Uzamsal İlişkileri Öğretin: Çocuğunuza, uzak, yakın, üstünde gibi kavramları öğretebileceğiniz oyunlar oynayın. Kâseleri, kutuları doldurup boşaltarak oynayabileceği oyunlar öğreterek hacim kavrayışını elde edebilmesine zemin hazırlayın. Bir kutunun içine döktüğü suyu daha küçük bir kâseye geçirerek, hangisinin daha fazla hacme sahip olduğuna dair bir fikir elde etmesini sağlayın.

Büyüklükleri Kıyaslayın: Çocuğunuzdan büyük ayısını ve küçük oyuncağını getirmesini isteyerek onu bu kavramlarla tanıştırın. Arabalarını ya da bebeklerini büyükten küçüğe sıralayın.

Matematik Kavramları İle Konuşun: Günlük hayatta nicelik gösteren kelimeleri de sık kullanın. “Çok sayıda” ve “çok fazla” kelimeleri arasındaki farkı görebileceği günlük ayrıntıları vurgulayın.

Sayıları gösterin: Dışarı çıktığınızda, evinizin içinde, gördüğünüz tüm rakamları söylerken aynı anda gösterin. Böylelikle çocuğunuz, günlük hayat içinde kullanılan rakamları yazılı olarak görmeye de alışacaktır.

Okul Çağı Çocukları

Çocuğunuz okula mı başladı? Matematik becerilerini geliştirmeyi sadece öğretmenine bırakmanız gerekmez, henüz geç kalmış değilsiniz ve hala yapabileceğiniz pek çok şey var… Yeter ki, günlük hayat içinde hiçbir fırsatı kaçırmayın…

Para Meseleleri: Çocuğunuza haftalık olarak harçlık vermeniz, matematik becerilerini edindirmeniz için kaçırılmaz bir fırsattır. Parası ile ne almak istediğini sorun ve bu almak istediği şey için kaç hafta ne kadar para biriktirmesi gerektiğini birlikte konuşun. Bozuk paralarınızı boşaltın ve ona hesaplamak isteyip istemediğini sorun. Markete ya da bakkala bir şeyler almak için gönderdiğinizde, ne kadar para üstü alması gerektiği tembihlemek yerine, gitmeden ne kadar para üstü alması gerektiğini on sorun. Birlikte bakkala gittiğinizde ona 2–3 milyon ya da verebileceğiniz kadar para verin, neler almak istediğini hesaplamasını isteyin.

Mutfak Hesaplamaları: Örneğin pilav pişirirken, pirinci bardakla ölçün ve koyduğunuz her bardak için ne kadar su eklemeniz gerektiğini sorun ve ondan cevap bekleyin. Kurabiye pişirirken tepsiye kaç tane sığacağını hesaplamasını isteyin, ya da keki keserken, herkese iki dilim ayrılacak olsa, kaç dilim kek kesilmesi gerektiğini sorun. Tarif ile hazır çorba ya da başka bir şey pişireceğiniz durumlarda, ölçümleri onun takip etmesini isteyin. “5 bardak su yerine 2 bardak koysak ne olur?” diye sorun ve önce cevaplarla ilgili onun kafa yormasına izin verin.

Sporla İlgili Hesaplar: Çocuğunuzun ilgi duyduğu sporla ilgili hesaplamalar yapması konusunda teşvik edin. Hemen her türlü spor dalında sayılar, hesaplar bulunur. Bunu takip etmesi için, onu cesaretlendirin. Tuttuğu takımın istatistiklerini tutabilir, en sevdiği oyuncunun aldığı sayılar ya da yaptığı hareketlerle ilgili, sayısal verileri izlemeye, hatta bir çizelge tutmaya teşvik edebilirsiniz.

Ev İçindeki Görevler: Çamaşır sepetinde kaç çift çorap olabileceğini, ya da kaç tane iç çamaşırı olabileceğini tahmin etme oyunu oynayın. Sonra da birlikte sayarak makineye yerleştirin. Ya da akşam yemeklerinde, masayı hazırladıktan sonra, garson olma görevi verebilir ve yemeklerden oluşan bir mönü hazırlama oyunu oynayabilirsiniz. Böylelikle herkesin ne kadar para vermesi gerektiğini hesaplayabilir. Akşam yemeğine akrabalarınızı çağıracağınız zaman, her yemekten ne kadar pişirilmesi gerektiğini sorabilirsiniz.

Edebi Matematik: Uyku vakti geldiğinde çocuğunuza okumanız için, içinde matematik becerilerini geliştirmesini sağlayacak hikâyelerin bulunduğu kitaplar okuyabilirsiniz. Ya da örneğin içinde birden fazla hikâye olan bir kitap okuyacaksanız, hikâyelerin isimlerini sormadan, içinden bir sayı tutmasını isteyebilir, bunu çeşitli başka sayılara bölerek kaçıncı hikâyeyi okumak istediğini bulmasını sağlayabilirsiniz.

Oyun Vakti: Tombala, Scrabble, Monopoly gibi oyunlar, hatta okey ve kâğıt oyunları, sayıların hesaplanmasını gerektiren oyunlar olduğundan, çocuğunuzla hem keyifli anlar geçirmenizi sağlayacak, hem de matematik becerilerini geliştirmenize yardımcı olacaktır. Ev içindeki odaların uzunluklarının kaç adımdan oluştuğunu saymak da çocuğunuzun çok hoşuna giden bir oyun haline gelebilir. Oynadığınız oyunlar ne kadar eğlenceli olursa, çocuğunuz sayıları o kadar sevecek matematik de o kadar sevdiği ve isteyerek öğrendiği bir ders haline gelecektir.

,

Türk öğrencilerden gururlandıran başarı

Lise robotik takımı Türkiye’ye ödülle döndü. Liseli öğrenciler 52 ülke arasından 1’inci oldu.  

Türk lise öğrencileri, 52 ülkeden okulların yarıştığı First Lego League Asia Pacific Open Championship turnuvasında, Yenilikçi Çözüm dalında dünya birinciliğini elde etti.
Çevre Koleji bünyesinde faaliyet gösteren Lise Robotik Takımı, Avustralya’nın en popüler şehri Sidney’de düzenlenen ve 52 ülkeden yüzlerce öğrencinin katıldığı dünyanın en ünlü robotik yarışmasında Yenilikçi Çözüm dalında dünya birinciliği elde etti. Türkiye’yi temsil eden tek Türk takımı olan ve First Lego League Asia Pacific Open Championship turnuvasında “Inovative Solution” ödülünü kazanan robotik takımı, yarışmaya damga vurdu.

Projelerini NASA’ya sundular 

Uzaydaki atık ambalajlara “yenilebilir ambalaj” projesiyle çözüm üreten Türk takımı aynı zamanda NASA ile de iletişime geçerek projelerini sundu. Turnuva’ya katılan öğrenciler, Japonya, Güney Kore, Çin ve Rusya gibi zorlu rakipleriyle yaptıkları mücadele sonucunda başarılarıyla gururlandırdı.

Zeybek gösterisiyle de yoğun ilgi gördü 

Turnuvada ülkemizi temsil eden Robotik Takımı yarışma etaplarından biri olan kültürel etkinlik kapsamında sergilediği zeybek gösterisi ile yoğun ilgi gördü. Farklı ülkelerden öğrenciler ile kaynaşma imkanı bulan Robotik Takımı, Türkiye Cumhuriyeti Sidney Başkonsolosu Mahir Karalar tarafından da yakından takip edildi. Öğrencileri makamına kabul ederek tebrik eden Karalar, “Göğsümüzü kabartan robotik takımımızın başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” dedi.

,

MEB’in gözde lisesinde dersleri duayen sanatçılar verecek

Milli Eğitim Bakanlığınca hüsnühat, ebru, minyatür, kat’ı, cilt, çini, tezhip gibi ecdat yadigarı sanat dallarını geleceğe taşıması için İstanbul’da kurulan Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki derslere, alanlarında dünyaca isim yapmış duayen sanatçılar girerek bir ilki hayata geçirecekler.

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) hüsnühat, ebru, minyatür, kat’ı, cilt, çini, tezhip gibi ecdat yadigarı sanat dallarını geleceğe taşıması için kurulan Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ndeki derslere alanında dünyaca isim yapmış duayen sanatçılar girecek.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından 25 Eylül 2018’de imzalanan “Geleneksel Türk Sanatlarını Gelecek Nesillere Aktarma ve Yaşatma İş Birliği Protokolü” kapsamında, İstanbul’da kurulan Geleneksel Türk Sanatları Meslek Lisesi, bu yıl ilk kez 30 öğrenci alacak.

Geleneksel Türk sanatlarının gelecek nesillere aktarılmasında büyük işlev görecek lisedeki öğrencilerin bu alanlardaki ulusal ve uluslararası etkinliklere katılımları sürekli desteklenecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından da öğrencilerin tamamına burs desteği verilecek.

Lisenin öğretim programı ve ders içerikleri, geleneksel Türk sanatlarının duayen sanatçılarının yoğun emekleri ve katkılarıyla tamamlandı. Bu isimler, genç sanatçıların yetiştirileceği lisedeki derslere girerek, eğitim alanında bir ilki de hayata geçirecekler.

Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi kalem işi sanatçısı Doç. Dr. Kaya Üçer, babasından devraldığı sanatını özellikle restorasyon amacıyla icra ettiğini anlattı.

Geleneksel sanatlarda lise düzeyinde eğitime başlayıp burslarla desteklenerek üniversiteye gelen öğrencilerin büyük avantajlara kavuşacağını vurgulayan Üçer, “Öğrencilerimiz, üniversiteye geldiklerinde biz onlara stajlar yaptırabileceğiz, usta-çırak ilişkisinin akademisyen ayağını bu sayede oluşturabileceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Geleneksel Türk sanatları alanında yetişecek öğrencilerin Türkiye için önemine işaret eden Üçer, “Yüzyıllar sonra, ilk defa kendi kültürümüze kendi sanatlarımıza sahip çıkması için gençleri destekliyoruz. Bu çok önemli.” dedi.

Üçer, lisenin programına ilişkin, “Geleneksel Türk Sanatları Lisesi’nin son sınıfında öğrenciler, istemeleri halinde güzel sanatlar fakültelerine, istemeleri halinde de diğer üniversiteler için hazırlık programına katılabilecekler. Hem güzel sanatlarda hem de diğer alanlarda üniversiteyi kazanabilmeleri için çok büyük hazırlık yapılacak.” bilgilerini verdi.

Öğrencilerin yurt içinde ve yurt dışında kişisel sergiler açabileceklerini, restorasyon gibi alanlarda önemli görevler üstlenebileceklerini dile getiren Üçer, akademisyen de olabileceklerini anlattı.

“Ebru ile uğraşanların sayısı 10 bini geçti”

Ebru sanatçısı Hikmet Barutçugil de çocukların ve gençlerin geleneksel Türk sanatlarına yönlenmesi için öncelikle bu sanatların sevdirilmesi gerektiğini vurguladı.

Uluslararası olmak için kültür ve sanatta ulusal olmak gerektiğine işaret eden Barutçugil, “Çocukların geleneksel sanatları sevmesi için kendi ulusunu, atalarını sevmesi lazım. Biz maalesef kendi atalarımızı kötüledik, kenara attık ve başka yerlere özendirildik. Burada büyük bir hata yaptık. Ulusunu, milletini, kültürünü seven bir insan, sanatı seviyorsa ve el becerisi de varsa bu sanatları yapabilir. Ama birinin geleneksel sanatları sevmesi için önce bilmesi ve tanıması gerekiyor.” diye konuştu.

Türkiye’de ebru ile uğraşanların sayısının 10 bini geçtiğini kaydeden Barutçugil, bunların arasında tefekkür eden, düşünerek fikir üreten, yaptığı sanatı geliştiren, içine yenilikler katan, uygulama alanlarını geliştirenlerin çok başarılı yerlere geldiğini ifade etti.

Barutçugil, “Geleneksel Türk sanatları lisesi, yıllardır hayal ettiğim bir projeydi. Öğrencilerle bir araya gelerek konferanslar, dersler, uygulamalı eğitimler yapacağım.” dedi.

“Bu öğrenciler, çok şanslılar”

Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim Üyesi tezhip sanatçısı Doç. Dr. Münevver Üçer, liseye sanatla üretim yapmak isteyen öğrencilerin gelmesini istediklerini söyledi.

Tezhibin önü çok açık bir alan olduğunu dile getiren Üçer, “Mücevher değerindeki sanatımızı ileriye taşıyacak öğrencilerimizi liseye bekliyoruz.” dedi.

“Bu sanatlar, sabrı öğreterek olgunlaştırıyor”

Kat’ı sanatçısı Meryem Güney ise bu lisenin bir başlangıç olacağını belirterek, amaçlarının gençlerin popüler kültürün etkisinden kurtulup Türk sanatlarının güzelliklerinin farkına varmaları olduğunu aktardı.

Güney, bu sanatların sabrı öğreterek olgunlaştırdığını vurguladı.

“Sanatlarımızı dünyaya açacağız”

Cilt alanında çalışan sanatçı Melike Kazaz da Türk sanatlarının vücut, el ve zekayı aynı anda kullanmayı öğrettiğini aktardı.

Bu alanı seçecek öğrencilerin bu sanatlarla daha önceden bir yakınlıklarının olmasını çok istediğini dile getiren Kazaz, alan mezunlarının öğretmen, akademisyen olabileceğini, el yazmaları ile uğraşabileceğini ve bu sanatı matbaa gibi alanlarda günümüze uyarlayabileceklerini anlattı. Lisede okuyacak öğrencilerin çok özel olacaklarına vurgu yapan Kazaz, “Öğrencilerimiz, unutulmuş olan bir sahayı gün yüzüne çıkaracaklar. Biz de artık kendi içimizde değil bu sanatlarımızı dünyaya açmış olacağız.” diye konuştu.

Minyatür sanatçısı Gülçin Anmaç da geleneksel Türk sanatlarına erken başlamanın önemine işaret ederek, “Öğrenciler, bu toprağın sanatlarını icra edecekler. Yapacakları sanatın hepsinin bir hikayesi olacak. Gayret ve emek sarf edecekler.” dedi.