,

MEB herekete geçti; Özel okul kurmak zorlaşıyor

MEB, özel okullar için düzenleme hazırlığını hızlandırdı: Teminat şartı geliyor… 

Doğa Koleji’nin satış süreci ve Özgür Boza Okulları’nın dönem ortasında kapatılmasıyla özel okullarda yaşanan kriz, MEB’i harekete geçirdi. Ocakta yayımlanması beklenen yeni düzenleme ile artık özel okul kurulması zorlaştırılacak. 

Türkiye’de yarım milyon veliyi ilgilendiren Doğa Koleji’nin satış süreci ile Özgür Boza Okulları’nın dönem ortasında kapatılması, özel okullarda yaşanan krizi gündeme getirdi.

Özel okullardaki ekonomik sıkıntıların öğretmen ve veliler üzerinde oluşturduğu olumsuzluklar, Milli Eğitim Bakanlığı’nı (MEB) harekete geçirdi.

Bazı özel okulların kapanma noktasına gelmesinin ardından MEB, yeni yönetmelik hazırlığını hızlandırdı.

Özel okulların ekonomik yapısını güçlendirmek, öğrenci ve velilerin mağdur olmasının önüne geçmek için hazırlanan yeni düzenlemenin ocakta yayımlanması bekleniyor.

Özel öğretimde rekor

Bakanlık kaynaklarından derlenen bilgilere göre, Türkiye’de 2018-2019 eğitim öğretim yılı itibariyle 54 bin 732 resmi, 13 bin 679 özel okul bulunuyor.

2002-2003 eğitim ve öğretim yılında yüzde 1 olan özel okullarda kayıtlı öğrencilerin toplam öğrenci sayısının oranı 8 kat artarak yüzde 8,2’ye yükseldi.

Özel okulların resmi okullara oranı da yüzde 2’den yüzde 25’e çıkarak tüm zamanların rekorunu kırdı.

Eğitimde özelleştirme, 4+4+4 ile birlikte tarihteki en hızlı artışını yaşadı.

4+4+4 süreci öncesi 4 bin 664 olan özel öğretim kurumu sayısı, yüzde 174 artışla 12 bin 809’a yükseldi.

Özel öğretim kurumları sayısı da 535 bin 788’den 1 milyon 440 bin 577’ye çıktı.

Sendikalar, bu süreçte sık sık, devlet eliyle veli ve öğrencilerin özel okullara teşvik edildiği, devlet okullarında niteliğin düşürüldüğü uyarısında bulundu.

MEB ve Cumhurbaşkanlığı’ndan “özel düzenleme”

Özel okul sayısındaki artış, yapısal sorunları da beraberinde getirdi.

Özel okullara verilen desteğin MEB tarafından kademeli olarak sonlandırılacağının açıklanmasının ardından ekonomik sorunlar da gün yüzüne çıktı.

2023 Eğitim Vizyonu’nda özel öğretim oranında artış planlayan MEB, mevcut okulların korunması ve yeni açılacak okullar için yeni şartların yer aldığı düzenleme için hazırlık sürecini hızlandırdı.

Okulların ekonomik yapısına ciddi denetimlerin yer alacağı düzenlemenin ocakta tamamlanması planlandı.

Bakanlığın doğrudan müdahale yerine okulların olası kriz dönemlerinde de kendi kendilerini bir süre daha yönetebileceği formüller üzerinde çalışıldığı öğrenildi.

MEB içinde yürütülen çalışmanın yanı sıra koordineli olarak Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nun da konuyu gündeme aldığı belirtildi.

Özel okullara ilişkin sürecin riskleri ve atılması planlanan adımların öngörüldüğü ayrı bir raporun Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunulduğu öğrenildi.

Öğretmen düzenlemesi bekleyecek

Özel okullara ilişkin bir diğer düzenleme ise bu kurumlarda çalışan öğretmenlerin özlük hakları.

Öğretmenlerin aylarca maaş alamamasının ardından özel okullardaki eğitim öğretim faaliyetlerini kısa süreli de olsa durdurma eylemleri, bu alanda da düzenlemeyi yeniden tartışmaya açtı.

MEB’in özel okullardaki öğretmenlerin koşullarına ilişkin maddelerin yeni Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda yer aldığı, ancak kanunun diğer maddelerinin merkezi bütçeye maliyeti nedeniyle bir süre daha bekletileceği öğrenildi.

“Teminat sıkıntısı var”

Mevcut durumu ve önümüzdeki süreci değerlendiren TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Katip Üyesi AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Doğa Koleji’nde yaşanan ekonomik kriz dolayısıyla satış arayışına girdiklerini, ama büyük bir yapı oldukları için hala satılamadığını söyledi.

Maviş, “Sezon ortasında okul, ekonomik gerekçelerle faaliyetlerini sürdüremez hale geldi, zaten bu okuldaki eğitim öğretim faaliyetlerinin garantisi Milli Eğitim Bakanlığı’nda. Burada bir sıkıntı olmaması gerekiyor, ama başka bir sıkıntı var. Bu da teminatlar. Faaliyetler kesintiye uğradığında, okulun Milli Eğitim Bakanlığı’nda teminatı olması lazım ki ondan sonraki kısmı sürdürebilsin” dedi.

“Bakanlık, yönetmelik hazırlığı yapıyor”

MEB’in yönetmelik hazırlığı doğrulayan Maviş,yönetmeliğin içeriğine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

Bu yönetmelikle, belirli teminatlar isteyecek. Ciddi bir gayrimenkul ipoteği ile okulun bir yıl faaliyetlerini sürdürebilecek kadar bir ekonomik değer göstermesini isteyecek.

Bu yönetmelik geldikten sonra özel okul kuruluşları zorlaşacak. Maalesef son dönemde de çok fazla özel okul açıldı. Gayrimenkul ipoteği gösteremiyor ise kuruluş aşamasında, nakit blokaj veya teminat mektubu verecek.

Böyle olursa yıl içinde diyelim ki okul bir ekonomik kriz ile karşı karşıya kaldı. MEB o teminatları nakde dönüştürmek suretiyle okulun bundan sonraki sürdürebilirliğini kendisini öğretmen maaş ve kira giderlerini ödeyerek sürdürecek.

“Devlet okullarına verilmeyen destek özele veriliyor”

TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Katip Üyesi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, konuya açıklama yaptı.

Kaya, şu ifadeleri kullandı:

Tüm uyarılarımız rağmen eğitimde özelleştirme tüm hızıyla devam ediyor. Devlet okullarına verilmeyen destek özel okullara veriliyor.

2020 bütçesinden de 804 milyon TL özel okullara ayrılmış. Peki, özel okul sahipleri ne yapıyor bu paraları. Eğitime mi yatırıyor? Hayır.

“Böyle bir keyfilik nerede var”

Türkiye’nin en büyük özel okulu olan Doğa Koleji’nde öğretmenlerin aylardır ücret alamadığını ve okulun kapatılması veya devredilmesi konusunda büyük karmaşa yaşandığını belirten Kaya, “Enstitü Koleji de aynı durumda. Okul ücretlerini toplayıp, öğretmenlerin ücretlerini ödemeden, eğitim öğretimin ortasında okul kapatılmış! Böyle bir keyfilik dünyanın neresinde var” tepkisini gösterdi.

804 milyon liralık destek

Özel okul tartışması, TBMM Genel Kurulu’nun da gündemine geldi.

TBMM Genel Kurulu’nda devam eden görüşmelerde bütçe sunumu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Özel okullara giden yaklaşık 160 bin öğrencimize eğitim öğretim desteği kapsamında 804 milyon lira destek verilecektir” açıklaması yaptı.

,

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Doğa Koleji açıklaması

“Bakanlığımız, söz konusu özel öğretim kurumunda yaşanan finansal sorunun yol açtığı sıkıntıları ilgili kanun ve yönetmeliklerin verdiği imkan ve yetkiler dahilinde çözmek için gerekli her türlü tedbiri almaktadır”

“Eğitim öğretim sürecinin aksamaması için tüm olasılıklar göz önünde bulundurularak gerekli önlemler alınmıştır. Olası bir durumda öğrencilerimizin resmi veya özel okullara nakillerinin gerçekleştirilebilmesi için tüm planlamalar yapılmıştır”

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) Doğa Koleji özel öğretim kurumlarında yaşanan finansal sorunun yol açtığı sıkıntıların, ilgili kanun ve yönetmeliklerin verdiği imkan ve yetkiler dahilinde çözülmesi için gerekli her türlü tedbirin alındığı bildirildi.

DOĞA’DA ÖĞRETMENLERİN MAAŞLARI ÖDENMİYOR

Bakanlıktan, Doğa Koleji özel öğretim kurumlarına ilişkin basına ve kamuoyuna yansıyan gelişmelerle ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, Doğa Koleji ile ilgili kamuoyuna yansıyan tüm gelişmelerin yakından takip edildiği belirtilerek, “Söz konusu özel öğretim kurumunun bazı kampüslerinde ‘maaş ödemelerinin yapılmadığı’ gerekçesiyle öğretmenlerin derslere girmemesi ile ilgili 4 Aralık 2019 tarihi itibariyle Bakanlığımıza ulaşan başvurular hakkında gerekli inceleme/soruşturma işlemleri hemen başlatılmıştır” ifadelerine yer verildi.

DOĞA’DA 25 İLDE 214 OKULDA FİNANSAL SORUN YAŞANIYOR

Doğa Koleji adında 51 ilde toplam 411 özel okulun bulunduğu ifade edilen açıklamada, kamuoyuna yansıyan sorunların kurucu işletmeye ait 15 ildeki 214 okulda yaşandığı, 41 ildeki 197 okulda ise imtiyaz hakkı kullanımı yöntemiyle eğitim öğretim faaliyetlerinin düzenli şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.  Kurum açma şartlarını kaybeden bir özel okulun Bakanlık tarafından kapatılması halinde öğrencilerin eğitim öğretim süreçlerinin aksamadan devamı için il milli eğitim müdürlüklerince gerekli tedbirlerin alındığı kaydedilen açıklamada, velilerin talepleri doğrultusunda öğrencilerin resmi veya özel okullara nakledildiği ve olası mağduriyetlerin önlendiği belirtildi.

BAKANLIK: GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALDIK

Açıklamada, özel okullardaki personel ve öğrenci haklarının ilgili kanunlarla korunduğunu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:  “Özel okullarda görev yapan bir personelin ücretinin tam ve zamanında ödenmemesi veya sigorta primlerinin yatırılmaması gibi hususlar hakkında işverene uygulanacak idari yaptırımlar ilgili kanunlarda açıkça düzenlendiği gibi görev yapan personelin karşılanmayan özlük haklarını dava yoluyla ilgili okulun kurucusundan talep etme hakları da bulunmaktadır. Bir özel öğretim kurumuna devam ederken kurumdan ayrılan öğrencilere daha önce ödenen ücretlerin ne şekilde iade edileceği hususu Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin ilgili maddesinde düzenlenmiştir. Bakanlığımız, söz konusu özel öğretim kurumunda yaşanan finansal sorunun yol açtığı sıkıntıları ilgili kanun ve yönetmeliklerin verdiği imkan ve yetkiler dahilinde çözmek için gerekli her türlü tedbiri almaktadır. Eğitim öğretim sürecinin aksamaması için tüm olasılıklar göz önünde bulundurularak gerekli önlemler alınmıştır. Olası bir durumda öğrencilerimizin resmi veya özel okullara nakillerinin gerçekleştirilebilmesi için tüm planlamalar yapılmıştır.”

,

GKV’liler İsviçre’de IMZMUN konferansına katıldı

Gaziantep Kolej Vakfı Özel Cemil Alevli Koleji 10 PRE-IB sınıfından 8 öğrenciden oluşan MUN okul delegasyonu, İsviçre’de “İklim Değişikliklerinin Ekonomik Siyasi ve Sosyolojik Etkileri” konularının ele alındığı, IMZMUN 2019 Konferansında Gaziantep ve Türkiye’yi başarıyla temsil ettiler.

120 öğrenciyle 8 farklı ülkenin delegelerinin katıldığı ve İsviçre, Montana’da düzenlenen IMZMUN 2019 (Model Birleşmiş Milletler) uluslararası platformda THIMUN formatında gerçekleşti. Konferans Institut Montana Zugerberg Okul Direktörü Mr. Alex Alexander Biner’in dünya genelinde yaşanan iklim değişikliği – küresel ısınma konusunda ülkeler olarak işbirliğini vurguladığı açılış konuşması ile başladı.

Başarılı geçen konferansı değerlendiren GKV Özel Liseleri Müdürü Mehtap ÖzdemirGaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri bünyesinde bulunan Cemil Alevli Koleji Bakalorya Diploma Programı bölümü öğrencilerimiz her hafta düzenli olarak MUN oturumlarında farklı konu ve sorunları Birleşmiş Milletler formatında ele almaktadır. Dolayısıyla öğrencilerimiz program öncesi yaptıkları tüm çalışmalarını ve araştırmalarını konferansın üç günü boyunca sunma, fikirlerini özgürce ifade etme imkanı bulmuşlardır. Konferans boyunca gösterdikleri örnek davranışlarla bizleri gururlandırmış ve uluslararası platformda okulumuzu başarı ile temsil etmişlerdir. THIMUN formatında gerçekleşen 3 günlük konferansta öğrencilerimiz hedef dil İngilizceyi konferans içeriğine uygun olarak kullanabilmenin yanı sıra iletişim kurma, uluslararası sorunlara farkındalık gibi birçok alanda beceri geliştirme olanağı buldular” dedi.

,

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi yeni akademik yıla merhaba dedi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi 2019-2020 akademik yılının açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın verdiği ilk ders ile başladı. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Uluslararası düzen değerlerini kaybettiği için düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bu yüzden bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var” dedi.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin 2019-2020 akademik yılı açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın “En Zor Yüzyıl” başlıklı açılış dersiyle gerçekleştirildi. Akademik yıl açılışına; Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, çeşitli üniversitelerin yöneticileri, dekanlar, enstitü müdürleri, akademisyenlerin yanı sıra öğrenciler katıldı.

Talep eden olun”

Prof. Dr. Göksel Aşan yeni akademik yıl açılış konuşmasına, “Öğrenci olmak yerine özellikle üniversite hayatınızda talep eden kişi yani talebe olun” diyerek başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrencilere talebe demeyi tercih ediyorum. Talebe ‘talep eden’ demektir. Sizler üniversite hayatınız boyunca öğrenci olmayın çünkü öğrenen olmak kolaydır. Sizler talep eden olun. Talep etmediğiniz sürece biz size neyi ne kadar bilmeniz gerektiğine dair kendi kanaatimizle bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. Bu sistem, ‘bir İktisat öğrencisi ne bilerek mezun olmalı’ diye bizim karar vermemize bağlı. Dolayısıyla siz bizden fazlasını talep etmediğiniz sürece biz ne istersen size onu vermeye devam edeceğiz. Ayrıca sizlerden bir talep gelmeyince, bizler de ne de olsa öğreteceklerimizin sınırı belli diye yeni şeyler öğrenmiyoruz. Unutmayın ki sizin talep etmemizle birlikte bizler de yeni şeyler öğreniyoruz.”

“Birlikte yaşama mekanizması çok önemli bir değer”

Toplumda belli bir sistem içinde birlik ve beraberlik konusunun önemli bir değer olduğunun ve insanın sistem dışında tek başına hayatta kalmakta zorlanacağını kaydeden Prof. Dr. Göksel Aşan şöyle devam etti: “İnsanlığın başından beri kurduğu bütün formlar ve sistem, tüm bireylerin topluluk içinde hareket etmesini ve yaşamasını öngörüyor. Bu sistem bütün canlı varlıklar için de geçerli. Fakat bizim diğerlerimizden farkımız var ki o da düşünüyor olmamız. Yani bizim normalde yararımıza olan sistem için, ‘acaba sistemin dışında kalsam daha mı mutlu olacağım’ diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Sistemin dışında kalmamanız lazım. Hiçbir yeni üyenin o var olduğu topluluk neyse onun dışında ayakta kalamayacağı öğretiliyor. Sizin siz olduğunuz tek an var doğduğununuz an. Ondan itibaren bütün sistem sizin olmaktan daha çok ne olmanız gerektiğine odaklanıyor. Birlikte yaşama mekanizması çok önemli ve sahip çıkmamız gereken en önemli değerler. Niye değerlere ihtiyacımız var; hiç birimizin doğasında dürüst ve ahlaklı olmak yoktur mesela bu sonradan öğretilen bir şeydir. Ne kadar dürüst ve ahlaklı iseniz o kadar iyi eğitilmişiniz demektir ve takdir edilecek bir şeydir. Bu değerler sistemin ayakta kalmasını sağlayan şeyler. Bu dengeyi sağlamak için belli sisteme ihtiyacımız var.”

“Uluslararası düzen için bilime çok fazla ihtiyacım var”

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacısalihoğlu da konuşmasında bilimin önemine değinerek, özellikle uluslararası düzen açısından sosyal bilimlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Prof. Dr. Hacısalihoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üretilmeyi üreten söylenmeyeni söyleyen yazılmayana yazan konuşulmayanı konuşan bilgiyle değerlerin yorulduğu yerdir üniversite. Bu farkındalığı ve bilinci taşıyabilirsek üniversite olmak yolunda tarih tezimizi yolumuzu hedefimizi doğru belirledik anlamına gelir. Üniversite öncüdür ilktir, sorun çözendir derde derman olan yerdir. Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Özellikle bu çekişmenin didişmenin, çıkarların ve siyasetin farklı amaçlarla kullandığı bir yüzyıldayız ve bu zaman dilimi içerisinde bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var. Özellikle de sosyal bilimlere. Yansız olacak, adalet duygusunu vicdanlarla zihni buluşturarak yeryüzüne yayacak. Başka çare yok. Enerjisini tükettikçe evren sonunu hazırlar. Uluslararası düzen de bugün değerlerini tükettikçe yani insan hakları adalet, hukuk, mazlumların sorunlarını çözebilme yetisi gibi değerleri başaramadığı ölçüde düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bugün uluslararası ortam dağınız, kuralsızdır ve adaletsizdir. Bunu çözmesi gereken yerlerde üniversiteler, bilim üreten yerlerdir. Siyaseti kötü kullananların elinde olmadan bunu ortaya koyabilmesidir. Bugün Türkiye en haklı olduğu teröre karşı mücadelesinde dünyanın en saygın sayılan medya kuruluşları demokrasinin insan haklarının kimseye bırakmayan ülkelerin siyasetçilerin güdümünde Türkiye’nin kimyasal silah kullandığını yaymaya çalıştığı günlerden geçiyoruz. Bu büyük bir akıl tutulmasıdır. Bu insanlığın sonunu hazırlamaktır. Bu yüzden üniversitelerin vizyonu bu sorunları aşmak olmalıdır. Ülkemize, milletimize ve insanlığa çare üretebilmenin sorumluluğunu almalıyız.”

,

LGS sınavının tarihi açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığınca, LGS kapsamındaki merkezi sınav tarihi 7 Haziran 2020 olarak belirlendi. İki oturum olarak düzenlenen sınavda soru sayısı, ders dağılımları ve sınav süresinde değişiklik yapılmadı.

Milli Eğitim Bakanlığı‘nca (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınav tarihi, 7 Haziran 2020 olarak belirlendi.

Sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin iki oturum olarak düzenlenen sınavda soru sayısı, ders dağılımları ve sınav süresinde değişiklik yapılmadı.

Sınavda, 8’inci sınıf öğretim programları esas alınacak. Aynı gün yapılacak ve iki bölüm halinde uygulanacak sınavda çoktan seçmeli 90 soru sorulacak. Birinci bölüm, 50 soruluk sözel alandan oluşacak ve süresi 75 dakika, ikinci bölüm ise 40 soruluk sayısal alandan oluşacak ve süresi 80 dakika olacak.

ÖRNEK SORU KİTAPÇIĞI HER AY YAYIMLANACAK

MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 2019 yılında öğrencilere yardımcı olmak için örnek soru kitapçıkları yayımlamıştı.

Öğrenci, veliler ve okullar tarafından memnuniyetle karşılanan bu yeni uygulamaya, MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü bu yıl da her ay örnek soru kitapçığı yayımlayarak devam edecek.

İLK ÖRNEK SORU KİTAPÇIĞI YAYIMLANDI

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 7 Haziran 2020’de yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava yönelik ilk örnek soru kitapçığı yayımlandı.

Kitapçığa, MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünün web sitesinden (http://odsgm.meb.gov.tr/) erişilebilecek.

,

Karneler değişiyor mu? Bakanlıktan açıklama…

Bakanlık‘tan  éMedyaya yansıyan “Öğrenci karneleri değişiyor” başlıklı haberde yer alan çalışma, henüz inceleme ve değerlendirme aşamasındadır. Haberde yer alan teknik detayları teyit etmemekteyiz. Çalışmamız bu eğitim – öğretim yılını kapsamamaktadır’ açıklaması yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı‘nca (MEB) “Öğrenci karneleri değişiyor” başlıklı habere ilişkin yapılan açıklamada, haberde yer alan çalışmanın henüz inceleme ve değerlendirme aşamasında olduğu, çalışmanın bu eğitim-öğretim yılını kapsamadığı bildirildi.

Bakanlık tarafından medyada yer alan habere ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Medyaya yansıyan ‘öğrenci karneleri değişiyor’ başlıklı haberde yer alan çalışma, henüz inceleme ve değerlendirme aşamasındadır. Haberde yer alan teknik detayları teyit etmemekteyiz. Çalışmamız bu eğitim-öğretim yılını kapsamamaktadır.”

YENİ KARNELER NASIL OLACAK?

CNN Türk’ten Duygu Bayram Ayaz‘ın özel haberine göre yapılacak değişiklikle artık karnelerde sadece not değerlendirmesi yer almayacak.

Yeni karnelerde öğrencilerin 1 yıllık gelişim süreçleri de yer alacak.

TEK SAYFA OLMAYACAK

Veliler öğrenci karnelerine baktığında çocuklarının yıl için neyi yapıp neyi yapamadıklarını da görecek. Karneler tek sayfa olmayacak.

‘Örneğin öğrenci ezber yapabiliyor mu?’, ‘Derste söz hakkı istiyor mu?’, ‘Yüksek sesle okuyabiliyor mu?’, ‘Okuyabildiğini anlayabiliyor mu?’, ‘Bir kitabı okuyup anlatabiliyor mu?’, ‘Yazdığını ne kadar hızlı yazabiliyor mu?’ gibi değerlendirmeler karnelerde yer alacak.

,

Özel Yetenek Sınavı’nın kaldırılması 1 yıl ertelendi

YÖK, 14 programda özel yetenek sınavının kaldırılması kararını bir yıl erteledi.

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), üniversiteye girişte 14 programda özel yetenek sınavının kaldırılarak sadece merkezi yerleştirmeyle öğrenci alınması kararı bir yıl ertelendi.

YÖK’ten yapılan bilgilendirmeye göre, üniversitelerdeki 128 programa özel yetenek sınavlarıyla öğrenci alınmakta olup bunlardan 14 programa bazı üniversitelerce merkezi yerleştirme sınavı, diğer bazı üniversitelerce ise özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul ediliyordu.

Yükseköğretim Kurulu tarafından geçtiğimiz günlerde hem merkezi yerleştirme hem özel yetenek sınavı ile öğrenci alımı yapılan bu 14 programa, 2020 yılından itibaren öğrenci alımının sadece merkezi yerleştirme sınavı sonucuyla yapılmasına ilişkin karar alınmış ve üniversitelere bildirilmişti.

ÖĞRENCİLERİN VE VELİLERİN TALEPLERİ DİKKATE ALINDI

Konuya ilişkin öğrencilerin ve öğrenci velilerinin, 2020 için hazırlıklarını geçen seneye göre yaptıkları gerekçesiyle söz konusu kararın gözden geçirilmesine yönelik görüş, öneri ve talepleri dikkate alınarak kararın uygulanmasının, bir yıl ertelenmek suretiyle 2021 yılından itibaren başlatılması konusu Yükseköğretim Kurulu‘nda görüşülerek karara bağlandı.

YÖK’ün bilgilendirmesinde, “Bu vesile ile Yükseköğretim Kurulunun, eğitimde fırsat eşitliği ve sosyal adalet kavramlarına özel önem verdiğinin altını bir defa daha çizmek isteriz” değerlendirmesi yapıldı.

14 PROGRAM HANGİLERİ?

YÖK Genel Kurulu’nun söz konusu kararının uygulanacağı 14 program şöyle:

“Çizgi film, grafik, grafik resimleme ve baskı, grafik tasarım, moda giyim tasarımı, moda tasarımı, moda ve tekstil tasarımı, rekreasyon, spor bilimleri, spor yöneticiliği, tekstil, tekstil geliştirme ve pazarlama, tekstil tasarımı, tekstil ve moda tasarımı.”

YÖK’ün aldığı yeni karara göre, 2020 YKS’de bu 14 programı tercih edecek öğrenciler hem merkezi sınava hem de özel yetenek sınavına girecekler.

,

MEB’den öğretmenlere etkinliklerle dolu ara tatil programı

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 18-22 Kasım’da yapılacak ilk ara tatil döneminde öğretmenler için, öğrenci ve velilerin de katılımıyla sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel aktivitelerin yer aldığı mesleki çalışma programı hazırlandı.

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda hazırlanan programda, eğitim ve öğretimin niteliği ve verimliliğinin artırılması, öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlanması, yenilenen öğretim programları hakkında öğretmenlerin bilgilendirilmesi hedefleniyor.

Ayrıca derslerin işlenişine ilişkin öğretmenlerin bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunmaları, eğitim ve öğretim süreçlerinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi, öğrenci, veli ve çevre etkileşiminin artırılması amaçlanıyor.

Bakan Selçuk, öğretmenlere canlı yayınla seslenecek

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, mesleki çalışma programının ilk günü olan 18 Kasım’da, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden canlı yayınla öğretmenlere seslenecek.

Öğretmenler ilk gün, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Kasım ara tatiline kadar geçen sürede gerçekleştirilen eğitim öğretim faaliyetleri ile 2023 Eğitim Vizyonu kapsamındaki çalışmaları değerlendirecek.

Ayrıca, yazılım geliştirme ve zeka oyunları uygulamaları, müze, masal anlatıcılığı, halk oyunları, Türkçe’nin kullanımı ve diksiyon, kariyer rehberliği, okulda ilk yardım, çevre bilinci, robotik ve kodlama, teknoloji ve madde bağımlılığı eğitimi gibi konularda mesleki çalışma faaliyetlerinde bulunulabilecek.

“Programa, öğrenci ve veliler de dahil olacak”

Öğretmenlerin bireysel, mesleki ve alan gelişimlerinin desteklenmesine yönelik etkinlik temelli uygulamaların yer aldığı programa, ilk kez öğrenci ve veliler de dahil edildi.

Programda, öğretmenlerin, öğrenci ve veliler ile katılacağı sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel faaliyetlere yer verildi.

Bu çerçevede konser, opera, halk oyunları, dans, resim ve heykel sergileri, Dede Korkut, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli gibi değerlerin konu alındığı etkinlikler yapılacak.

Ayrıca, voleybol, basketbol, masa tenisi, futbol gibi spor müsabakalarının olacağı programda şiir, hikaye, kompozisyon yarışmaları da düzenlenecek. Müsabakalara öğretmenlerin yanı sıra öğrenci ve velilerin de katılımı sağlanacak.

“Öğretmene vefa” konusu işlenecek

Ara tatil döneminin 24 Kasım Öğretmenler Günü‘nün içinde bulunduğu haftaya denk gelmesi nedeniyle “Öğretmene Vefa” temasıyla, fark yaratan öğretmenlerle söyleşi gibi birçok etkinlik gerçekleştirilecek.

Şehit öğretmenler kabirleri başında anılacak, huzurevinde kalan emekli öğretmenler ziyaret edilecek.

 

,

2020 bütçesinden eğitime ayrılan pay 176,1 milyar lira

“Bütçeden eğitime ayrılan kaynağı artırıyoruz. 2020’de 176,1 milyar lirayı eğitime ayırıyoruz. Bütçenin yüzde 16,1’i eğitime gitmiş olacak.”

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi hakkında basın toplantısı düzenledi.

Bütçenin bugün TBMM’ye sunulacağını açıklayan Ağbal, 2020 yılında bütçe açığı tahminini 138,9 milyar TL belirlediklerini dile getirdi. 2020 yılı içerisinde kamuya 60 bin personel alınmasının planlandığını açıklayan Ağbal, ihtiyaç halinde bu sayının artabileceğini ifade etti.

Naci Ağbal’ın açıklamalarından satır başları:

“Mali disiplin ekonomi politikalarımızın en önemli bileşenlerinden biri.

Bütçe dengesinin hedefler içinde kalması temel amacımız olacak.

2020 yılının bütçe politikasının en önemli hedeflerinden biri enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının kalıcı bir şekilde tesisi olacaktır. 2020 yılında bütçe giderleri 1 trilyon 95,5 milyar lira, faiz hariç giderler 956,5 milyar lira olarak öngörüldü.

Bütçe gelirleri 956,6 milyar lira, vergi gelirleri 784,6 milyar lira, bütçe açığı 138,9 milyar lira olarak öngörüldü.

Büyüme hedefi yüzde 5, enflasyon hedefi yüzde 8,5.

İhracat hedefi 190 milyar dolar.

EN BÜYÜK KAYNAK EĞİTİME

Bütçeden eğitime ayrılan kaynağı artırıyoruz. 2020’de 176,1 milyar lirayı eğitime ayırıyoruz. Bütçenin yüzde 16,1’i eğitime gitmiş olacak.

Öğrencilerimize eğitim desteği olarak toplam 26,4 milyar lira ayrıldı. Bunun 12,5 milyar lirası burs ve öğrenim kredisi olacak.

Tarıma ayrılan kaynakta önemli artışa giderek miktarı 33,4 milyar liraya çıkardık, tarımsal destekleme programları için de 22 milyar lira ayırdık.

Reel sektör destekleri 2020 yılında da devam edecek. Bu desteklere bütçeden ayırdığımız kaynağı 44,5 milyar liraya çıkarıyoruz.

2020 YILINDA KAMUYA 60 BİN YENİ PERSONEL ALIMI YAPILACAK

Kamu ve özel sektörün Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına bütçeden 5,5 milyar lira kaynak ayrıldı. 2020 yılında kamuya 60 bin yeni personel alınacak.

2020 yılı bütçesinden BES’e 5,1 milyar liralık bir kaynak ayırdık.

Yürütülen operasyon dahil savunma ve güvenlik birimlerinin ihtiyacı olan her türlü kaynağı öngördük, ilave gerekirse karşılayacak gücümüz var.”

,

Geleceğin tasarımcılarına MEB’den özel müfredat

MİLLİ Eğitim Bakanlığınca, bu yıl ortaokullarda ilk kez verilen teknoloji ve tasarım dersinin müfredatı tamamlandı. Bu dersle çocuklardan çevresindeki nesne, olay ve olguları analitik
bir bakış açısıyla gözlemleyip yorumlaması, yaratıcı ve özgün alternatif öneriler geliştirmesi hedefleniyor. Akademisyenler, alan öğretmenleri ve Bakanlık personelinden oluşan bir komisyon tarafından kaleme alınan kitaptan, teknoloji ve tasarım dersini okutan yaklaşık 12 bin alan öğretmeni yararlanacak.

12 BİN ÖĞRETMEN KATILDI

Teknoloji ve tasarım dersinin müfredatında Fen, Teknoloji, Sanat ve Matematik Eğitimi (STEAM), mühendislik ve tasarım, mimari tasarım, grafik tasarım, bilgisayar destekli tasarım, ürün geliştirme ve engelsiz hayat teknolojileri, enerji dönüşümleri ve mühendislik gibi ana başlıklar bulunuyor. Öğretmenlere yönelik uygulama çalışmaları, 3D yazıcı, güneş paneli gibi araç gereçler ve özel malzemeler kullanılarak atölye ortamında yapıldı. Uygulamalar, 81 ilin koordinatörleri tarafından eylül ayı içerisinde ülke genelindeki bütün teknoloji ve tasarım öğretmenlerine tanıtıldı. Yaklaşık 12 bin öğretmen için gerçekleştirilen çalışmaların sonucunda ülke raporu hazırlanacak. Öğrencilerin sadece buluş, icat, keşif, bilim, teknik, endüstri ile ilgili bilgileri edinmelerini değil, fikri hakların korunması konusunda bilinç kazanmaları ve etik yollardan üretim yapma süreçlerini benimsemeleri de
müfredata eklendi.