,

GKV’liler İsviçre’de IMZMUN konferansına katıldı

Gaziantep Kolej Vakfı Özel Cemil Alevli Koleji 10 PRE-IB sınıfından 8 öğrenciden oluşan MUN okul delegasyonu, İsviçre’de “İklim Değişikliklerinin Ekonomik Siyasi ve Sosyolojik Etkileri” konularının ele alındığı, IMZMUN 2019 Konferansında Gaziantep ve Türkiye’yi başarıyla temsil ettiler.

120 öğrenciyle 8 farklı ülkenin delegelerinin katıldığı ve İsviçre, Montana’da düzenlenen IMZMUN 2019 (Model Birleşmiş Milletler) uluslararası platformda THIMUN formatında gerçekleşti. Konferans Institut Montana Zugerberg Okul Direktörü Mr. Alex Alexander Biner’in dünya genelinde yaşanan iklim değişikliği – küresel ısınma konusunda ülkeler olarak işbirliğini vurguladığı açılış konuşması ile başladı.

Başarılı geçen konferansı değerlendiren GKV Özel Liseleri Müdürü Mehtap ÖzdemirGaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri bünyesinde bulunan Cemil Alevli Koleji Bakalorya Diploma Programı bölümü öğrencilerimiz her hafta düzenli olarak MUN oturumlarında farklı konu ve sorunları Birleşmiş Milletler formatında ele almaktadır. Dolayısıyla öğrencilerimiz program öncesi yaptıkları tüm çalışmalarını ve araştırmalarını konferansın üç günü boyunca sunma, fikirlerini özgürce ifade etme imkanı bulmuşlardır. Konferans boyunca gösterdikleri örnek davranışlarla bizleri gururlandırmış ve uluslararası platformda okulumuzu başarı ile temsil etmişlerdir. THIMUN formatında gerçekleşen 3 günlük konferansta öğrencilerimiz hedef dil İngilizceyi konferans içeriğine uygun olarak kullanabilmenin yanı sıra iletişim kurma, uluslararası sorunlara farkındalık gibi birçok alanda beceri geliştirme olanağı buldular” dedi.

,

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi yeni akademik yıla merhaba dedi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi 2019-2020 akademik yılının açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın verdiği ilk ders ile başladı. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Uluslararası düzen değerlerini kaybettiği için düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bu yüzden bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var” dedi.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin 2019-2020 akademik yılı açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın “En Zor Yüzyıl” başlıklı açılış dersiyle gerçekleştirildi. Akademik yıl açılışına; Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, çeşitli üniversitelerin yöneticileri, dekanlar, enstitü müdürleri, akademisyenlerin yanı sıra öğrenciler katıldı.

Talep eden olun”

Prof. Dr. Göksel Aşan yeni akademik yıl açılış konuşmasına, “Öğrenci olmak yerine özellikle üniversite hayatınızda talep eden kişi yani talebe olun” diyerek başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrencilere talebe demeyi tercih ediyorum. Talebe ‘talep eden’ demektir. Sizler üniversite hayatınız boyunca öğrenci olmayın çünkü öğrenen olmak kolaydır. Sizler talep eden olun. Talep etmediğiniz sürece biz size neyi ne kadar bilmeniz gerektiğine dair kendi kanaatimizle bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. Bu sistem, ‘bir İktisat öğrencisi ne bilerek mezun olmalı’ diye bizim karar vermemize bağlı. Dolayısıyla siz bizden fazlasını talep etmediğiniz sürece biz ne istersen size onu vermeye devam edeceğiz. Ayrıca sizlerden bir talep gelmeyince, bizler de ne de olsa öğreteceklerimizin sınırı belli diye yeni şeyler öğrenmiyoruz. Unutmayın ki sizin talep etmemizle birlikte bizler de yeni şeyler öğreniyoruz.”

“Birlikte yaşama mekanizması çok önemli bir değer”

Toplumda belli bir sistem içinde birlik ve beraberlik konusunun önemli bir değer olduğunun ve insanın sistem dışında tek başına hayatta kalmakta zorlanacağını kaydeden Prof. Dr. Göksel Aşan şöyle devam etti: “İnsanlığın başından beri kurduğu bütün formlar ve sistem, tüm bireylerin topluluk içinde hareket etmesini ve yaşamasını öngörüyor. Bu sistem bütün canlı varlıklar için de geçerli. Fakat bizim diğerlerimizden farkımız var ki o da düşünüyor olmamız. Yani bizim normalde yararımıza olan sistem için, ‘acaba sistemin dışında kalsam daha mı mutlu olacağım’ diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Sistemin dışında kalmamanız lazım. Hiçbir yeni üyenin o var olduğu topluluk neyse onun dışında ayakta kalamayacağı öğretiliyor. Sizin siz olduğunuz tek an var doğduğununuz an. Ondan itibaren bütün sistem sizin olmaktan daha çok ne olmanız gerektiğine odaklanıyor. Birlikte yaşama mekanizması çok önemli ve sahip çıkmamız gereken en önemli değerler. Niye değerlere ihtiyacımız var; hiç birimizin doğasında dürüst ve ahlaklı olmak yoktur mesela bu sonradan öğretilen bir şeydir. Ne kadar dürüst ve ahlaklı iseniz o kadar iyi eğitilmişiniz demektir ve takdir edilecek bir şeydir. Bu değerler sistemin ayakta kalmasını sağlayan şeyler. Bu dengeyi sağlamak için belli sisteme ihtiyacımız var.”

“Uluslararası düzen için bilime çok fazla ihtiyacım var”

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacısalihoğlu da konuşmasında bilimin önemine değinerek, özellikle uluslararası düzen açısından sosyal bilimlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Prof. Dr. Hacısalihoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üretilmeyi üreten söylenmeyeni söyleyen yazılmayana yazan konuşulmayanı konuşan bilgiyle değerlerin yorulduğu yerdir üniversite. Bu farkındalığı ve bilinci taşıyabilirsek üniversite olmak yolunda tarih tezimizi yolumuzu hedefimizi doğru belirledik anlamına gelir. Üniversite öncüdür ilktir, sorun çözendir derde derman olan yerdir. Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Özellikle bu çekişmenin didişmenin, çıkarların ve siyasetin farklı amaçlarla kullandığı bir yüzyıldayız ve bu zaman dilimi içerisinde bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var. Özellikle de sosyal bilimlere. Yansız olacak, adalet duygusunu vicdanlarla zihni buluşturarak yeryüzüne yayacak. Başka çare yok. Enerjisini tükettikçe evren sonunu hazırlar. Uluslararası düzen de bugün değerlerini tükettikçe yani insan hakları adalet, hukuk, mazlumların sorunlarını çözebilme yetisi gibi değerleri başaramadığı ölçüde düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bugün uluslararası ortam dağınız, kuralsızdır ve adaletsizdir. Bunu çözmesi gereken yerlerde üniversiteler, bilim üreten yerlerdir. Siyaseti kötü kullananların elinde olmadan bunu ortaya koyabilmesidir. Bugün Türkiye en haklı olduğu teröre karşı mücadelesinde dünyanın en saygın sayılan medya kuruluşları demokrasinin insan haklarının kimseye bırakmayan ülkelerin siyasetçilerin güdümünde Türkiye’nin kimyasal silah kullandığını yaymaya çalıştığı günlerden geçiyoruz. Bu büyük bir akıl tutulmasıdır. Bu insanlığın sonunu hazırlamaktır. Bu yüzden üniversitelerin vizyonu bu sorunları aşmak olmalıdır. Ülkemize, milletimize ve insanlığa çare üretebilmenin sorumluluğunu almalıyız.”

,

LGS sınavının tarihi açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığınca, LGS kapsamındaki merkezi sınav tarihi 7 Haziran 2020 olarak belirlendi. İki oturum olarak düzenlenen sınavda soru sayısı, ders dağılımları ve sınav süresinde değişiklik yapılmadı.

Milli Eğitim Bakanlığı‘nca (MEB), Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınav tarihi, 7 Haziran 2020 olarak belirlendi.

Sınavla öğrenci alacak ortaöğretim kurumlarına ilişkin iki oturum olarak düzenlenen sınavda soru sayısı, ders dağılımları ve sınav süresinde değişiklik yapılmadı.

Sınavda, 8’inci sınıf öğretim programları esas alınacak. Aynı gün yapılacak ve iki bölüm halinde uygulanacak sınavda çoktan seçmeli 90 soru sorulacak. Birinci bölüm, 50 soruluk sözel alandan oluşacak ve süresi 75 dakika, ikinci bölüm ise 40 soruluk sayısal alandan oluşacak ve süresi 80 dakika olacak.

ÖRNEK SORU KİTAPÇIĞI HER AY YAYIMLANACAK

MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 2019 yılında öğrencilere yardımcı olmak için örnek soru kitapçıkları yayımlamıştı.

Öğrenci, veliler ve okullar tarafından memnuniyetle karşılanan bu yeni uygulamaya, MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü bu yıl da her ay örnek soru kitapçığı yayımlayarak devam edecek.

İLK ÖRNEK SORU KİTAPÇIĞI YAYIMLANDI

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 7 Haziran 2020’de yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava yönelik ilk örnek soru kitapçığı yayımlandı.

Kitapçığa, MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünün web sitesinden (http://odsgm.meb.gov.tr/) erişilebilecek.

,

Karneler değişiyor mu? Bakanlıktan açıklama…

Bakanlık‘tan  éMedyaya yansıyan “Öğrenci karneleri değişiyor” başlıklı haberde yer alan çalışma, henüz inceleme ve değerlendirme aşamasındadır. Haberde yer alan teknik detayları teyit etmemekteyiz. Çalışmamız bu eğitim – öğretim yılını kapsamamaktadır’ açıklaması yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı‘nca (MEB) “Öğrenci karneleri değişiyor” başlıklı habere ilişkin yapılan açıklamada, haberde yer alan çalışmanın henüz inceleme ve değerlendirme aşamasında olduğu, çalışmanın bu eğitim-öğretim yılını kapsamadığı bildirildi.

Bakanlık tarafından medyada yer alan habere ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Medyaya yansıyan ‘öğrenci karneleri değişiyor’ başlıklı haberde yer alan çalışma, henüz inceleme ve değerlendirme aşamasındadır. Haberde yer alan teknik detayları teyit etmemekteyiz. Çalışmamız bu eğitim-öğretim yılını kapsamamaktadır.”

YENİ KARNELER NASIL OLACAK?

CNN Türk’ten Duygu Bayram Ayaz‘ın özel haberine göre yapılacak değişiklikle artık karnelerde sadece not değerlendirmesi yer almayacak.

Yeni karnelerde öğrencilerin 1 yıllık gelişim süreçleri de yer alacak.

TEK SAYFA OLMAYACAK

Veliler öğrenci karnelerine baktığında çocuklarının yıl için neyi yapıp neyi yapamadıklarını da görecek. Karneler tek sayfa olmayacak.

‘Örneğin öğrenci ezber yapabiliyor mu?’, ‘Derste söz hakkı istiyor mu?’, ‘Yüksek sesle okuyabiliyor mu?’, ‘Okuyabildiğini anlayabiliyor mu?’, ‘Bir kitabı okuyup anlatabiliyor mu?’, ‘Yazdığını ne kadar hızlı yazabiliyor mu?’ gibi değerlendirmeler karnelerde yer alacak.

,

Özel Yetenek Sınavı’nın kaldırılması 1 yıl ertelendi

YÖK, 14 programda özel yetenek sınavının kaldırılması kararını bir yıl erteledi.

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), üniversiteye girişte 14 programda özel yetenek sınavının kaldırılarak sadece merkezi yerleştirmeyle öğrenci alınması kararı bir yıl ertelendi.

YÖK’ten yapılan bilgilendirmeye göre, üniversitelerdeki 128 programa özel yetenek sınavlarıyla öğrenci alınmakta olup bunlardan 14 programa bazı üniversitelerce merkezi yerleştirme sınavı, diğer bazı üniversitelerce ise özel yetenek sınavı ile öğrenci kabul ediliyordu.

Yükseköğretim Kurulu tarafından geçtiğimiz günlerde hem merkezi yerleştirme hem özel yetenek sınavı ile öğrenci alımı yapılan bu 14 programa, 2020 yılından itibaren öğrenci alımının sadece merkezi yerleştirme sınavı sonucuyla yapılmasına ilişkin karar alınmış ve üniversitelere bildirilmişti.

ÖĞRENCİLERİN VE VELİLERİN TALEPLERİ DİKKATE ALINDI

Konuya ilişkin öğrencilerin ve öğrenci velilerinin, 2020 için hazırlıklarını geçen seneye göre yaptıkları gerekçesiyle söz konusu kararın gözden geçirilmesine yönelik görüş, öneri ve talepleri dikkate alınarak kararın uygulanmasının, bir yıl ertelenmek suretiyle 2021 yılından itibaren başlatılması konusu Yükseköğretim Kurulu‘nda görüşülerek karara bağlandı.

YÖK’ün bilgilendirmesinde, “Bu vesile ile Yükseköğretim Kurulunun, eğitimde fırsat eşitliği ve sosyal adalet kavramlarına özel önem verdiğinin altını bir defa daha çizmek isteriz” değerlendirmesi yapıldı.

14 PROGRAM HANGİLERİ?

YÖK Genel Kurulu’nun söz konusu kararının uygulanacağı 14 program şöyle:

“Çizgi film, grafik, grafik resimleme ve baskı, grafik tasarım, moda giyim tasarımı, moda tasarımı, moda ve tekstil tasarımı, rekreasyon, spor bilimleri, spor yöneticiliği, tekstil, tekstil geliştirme ve pazarlama, tekstil tasarımı, tekstil ve moda tasarımı.”

YÖK’ün aldığı yeni karara göre, 2020 YKS’de bu 14 programı tercih edecek öğrenciler hem merkezi sınava hem de özel yetenek sınavına girecekler.

,

MEB’den öğretmenlere etkinliklerle dolu ara tatil programı

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB) 18-22 Kasım’da yapılacak ilk ara tatil döneminde öğretmenler için, öğrenci ve velilerin de katılımıyla sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel aktivitelerin yer aldığı mesleki çalışma programı hazırlandı.

MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından 2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda hazırlanan programda, eğitim ve öğretimin niteliği ve verimliliğinin artırılması, öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sağlanması, yenilenen öğretim programları hakkında öğretmenlerin bilgilendirilmesi hedefleniyor.

Ayrıca derslerin işlenişine ilişkin öğretmenlerin bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunmaları, eğitim ve öğretim süreçlerinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi, öğrenci, veli ve çevre etkileşiminin artırılması amaçlanıyor.

Bakan Selçuk, öğretmenlere canlı yayınla seslenecek

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, mesleki çalışma programının ilk günü olan 18 Kasım’da, Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden canlı yayınla öğretmenlere seslenecek.

Öğretmenler ilk gün, 2019-2020 eğitim öğretim yılında Kasım ara tatiline kadar geçen sürede gerçekleştirilen eğitim öğretim faaliyetleri ile 2023 Eğitim Vizyonu kapsamındaki çalışmaları değerlendirecek.

Ayrıca, yazılım geliştirme ve zeka oyunları uygulamaları, müze, masal anlatıcılığı, halk oyunları, Türkçe’nin kullanımı ve diksiyon, kariyer rehberliği, okulda ilk yardım, çevre bilinci, robotik ve kodlama, teknoloji ve madde bağımlılığı eğitimi gibi konularda mesleki çalışma faaliyetlerinde bulunulabilecek.

“Programa, öğrenci ve veliler de dahil olacak”

Öğretmenlerin bireysel, mesleki ve alan gelişimlerinin desteklenmesine yönelik etkinlik temelli uygulamaların yer aldığı programa, ilk kez öğrenci ve veliler de dahil edildi.

Programda, öğretmenlerin, öğrenci ve veliler ile katılacağı sanatsal, sportif, sosyal ve kültürel faaliyetlere yer verildi.

Bu çerçevede konser, opera, halk oyunları, dans, resim ve heykel sergileri, Dede Korkut, Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli gibi değerlerin konu alındığı etkinlikler yapılacak.

Ayrıca, voleybol, basketbol, masa tenisi, futbol gibi spor müsabakalarının olacağı programda şiir, hikaye, kompozisyon yarışmaları da düzenlenecek. Müsabakalara öğretmenlerin yanı sıra öğrenci ve velilerin de katılımı sağlanacak.

“Öğretmene vefa” konusu işlenecek

Ara tatil döneminin 24 Kasım Öğretmenler Günü‘nün içinde bulunduğu haftaya denk gelmesi nedeniyle “Öğretmene Vefa” temasıyla, fark yaratan öğretmenlerle söyleşi gibi birçok etkinlik gerçekleştirilecek.

Şehit öğretmenler kabirleri başında anılacak, huzurevinde kalan emekli öğretmenler ziyaret edilecek.

 

,

2020 bütçesinden eğitime ayrılan pay 176,1 milyar lira

“Bütçeden eğitime ayrılan kaynağı artırıyoruz. 2020’de 176,1 milyar lirayı eğitime ayırıyoruz. Bütçenin yüzde 16,1’i eğitime gitmiş olacak.”

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi hakkında basın toplantısı düzenledi.

Bütçenin bugün TBMM’ye sunulacağını açıklayan Ağbal, 2020 yılında bütçe açığı tahminini 138,9 milyar TL belirlediklerini dile getirdi. 2020 yılı içerisinde kamuya 60 bin personel alınmasının planlandığını açıklayan Ağbal, ihtiyaç halinde bu sayının artabileceğini ifade etti.

Naci Ağbal’ın açıklamalarından satır başları:

“Mali disiplin ekonomi politikalarımızın en önemli bileşenlerinden biri.

Bütçe dengesinin hedefler içinde kalması temel amacımız olacak.

2020 yılının bütçe politikasının en önemli hedeflerinden biri enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının kalıcı bir şekilde tesisi olacaktır. 2020 yılında bütçe giderleri 1 trilyon 95,5 milyar lira, faiz hariç giderler 956,5 milyar lira olarak öngörüldü.

Bütçe gelirleri 956,6 milyar lira, vergi gelirleri 784,6 milyar lira, bütçe açığı 138,9 milyar lira olarak öngörüldü.

Büyüme hedefi yüzde 5, enflasyon hedefi yüzde 8,5.

İhracat hedefi 190 milyar dolar.

EN BÜYÜK KAYNAK EĞİTİME

Bütçeden eğitime ayrılan kaynağı artırıyoruz. 2020’de 176,1 milyar lirayı eğitime ayırıyoruz. Bütçenin yüzde 16,1’i eğitime gitmiş olacak.

Öğrencilerimize eğitim desteği olarak toplam 26,4 milyar lira ayrıldı. Bunun 12,5 milyar lirası burs ve öğrenim kredisi olacak.

Tarıma ayrılan kaynakta önemli artışa giderek miktarı 33,4 milyar liraya çıkardık, tarımsal destekleme programları için de 22 milyar lira ayırdık.

Reel sektör destekleri 2020 yılında da devam edecek. Bu desteklere bütçeden ayırdığımız kaynağı 44,5 milyar liraya çıkarıyoruz.

2020 YILINDA KAMUYA 60 BİN YENİ PERSONEL ALIMI YAPILACAK

Kamu ve özel sektörün Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarına bütçeden 5,5 milyar lira kaynak ayrıldı. 2020 yılında kamuya 60 bin yeni personel alınacak.

2020 yılı bütçesinden BES’e 5,1 milyar liralık bir kaynak ayırdık.

Yürütülen operasyon dahil savunma ve güvenlik birimlerinin ihtiyacı olan her türlü kaynağı öngördük, ilave gerekirse karşılayacak gücümüz var.”

,

Geleceğin tasarımcılarına MEB’den özel müfredat

MİLLİ Eğitim Bakanlığınca, bu yıl ortaokullarda ilk kez verilen teknoloji ve tasarım dersinin müfredatı tamamlandı. Bu dersle çocuklardan çevresindeki nesne, olay ve olguları analitik
bir bakış açısıyla gözlemleyip yorumlaması, yaratıcı ve özgün alternatif öneriler geliştirmesi hedefleniyor. Akademisyenler, alan öğretmenleri ve Bakanlık personelinden oluşan bir komisyon tarafından kaleme alınan kitaptan, teknoloji ve tasarım dersini okutan yaklaşık 12 bin alan öğretmeni yararlanacak.

12 BİN ÖĞRETMEN KATILDI

Teknoloji ve tasarım dersinin müfredatında Fen, Teknoloji, Sanat ve Matematik Eğitimi (STEAM), mühendislik ve tasarım, mimari tasarım, grafik tasarım, bilgisayar destekli tasarım, ürün geliştirme ve engelsiz hayat teknolojileri, enerji dönüşümleri ve mühendislik gibi ana başlıklar bulunuyor. Öğretmenlere yönelik uygulama çalışmaları, 3D yazıcı, güneş paneli gibi araç gereçler ve özel malzemeler kullanılarak atölye ortamında yapıldı. Uygulamalar, 81 ilin koordinatörleri tarafından eylül ayı içerisinde ülke genelindeki bütün teknoloji ve tasarım öğretmenlerine tanıtıldı. Yaklaşık 12 bin öğretmen için gerçekleştirilen çalışmaların sonucunda ülke raporu hazırlanacak. Öğrencilerin sadece buluş, icat, keşif, bilim, teknik, endüstri ile ilgili bilgileri edinmelerini değil, fikri hakların korunması konusunda bilinç kazanmaları ve etik yollardan üretim yapma süreçlerini benimsemeleri de
müfredata eklendi.

, ,

ÖSYM 2020 sınav takvimi belli oldu mu? İşte detaylar…

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasının ardından Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafınca düzenlenen sınavlara katılım sağlayacak milyonlarca öğrencinin gözü 2020 ÖSYM sınav takvimine yöneldi. Bilindiği üzere, LGS, YKS, KPSS, DGS, ALES, TUS ve MSÜ gibi sınavların tarihleri belirlenen takvimde yer alıyor ve öğrenciler de buna uygun çalışma tempolarına yön veriyor. En çok katılımın olduğu sınavlar ise YKS ve KPSS olarak öne çıkıyor. Zira, YKS ile milyonlarca öğrenci yüksek öğretim kurumlarına yerleşirken KPSS ile kamu personeli kapsamında alım yapılıyor.

ÖSYM 2020 SINAV TAKVİMİ BELLİ OLDU MU?

Sizler için hazırladığımız haberimizin detaylarından 2020 ÖSYM sınav takvimi hakkında bilgi edinebilir; merak ettiğiniz bilgileri hızlı ve kolay bir şekilde öğrenebilirsiniz.

İşte, ayrıntılar;

2020 ÖSYM SINAV TAKVİMİ YAYINLANDI MI?

ÖSYM tarafından milyonlarca kişinin merakla beklediği 2020 sınav takvimi henüz yayımlanmadı. Sınav takviminin önümüzdeki haftalar içerisinde açıklanması öngörülüyor.

Bundan dolayı, 2020 yılı KPSS başvurularının ne zaman yapılacağı da belli olmadı. Önümüzdeki yılın takvimi duyurulunca tam hâline haberimizden ulaşabilirsiniz.

2020 YKS BAŞVURULARI NE ZAMAN YAPILACAK?

Tıpkı KPSS de olduğu gibi, 2020 YKS başvuru tarihleri ile ilgili de henüz resmi bir açıklama yapılmadı. 15-16 Haziran 2019’da yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) başvuruları, 12 Şubat-6 Mart 2019’da alınmaya başlandı, sonuçlar ise 18 Temmuz 2019’da açıklanmıştı.

DGS BAŞVURU TARİHLERİ NE ZAMAN?

DGS 2020 başvuru tarihleri de ÖSYM’nin yayımlayacağı sınav takviminin içerisinde yer alacak. Dikey Geçiş Sınavı (DGS) 30 Haziran’da gerçekleştirildi. DGS sonuçları ise 25 Temmuz’da açıklanmıştı.

2020 ALES TARİHİ

ÖSYM 2019 takvimine göre, Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı (2019-ALES/1) 5 Mayıs’ta yapıldı ve sonuçları ise 30 Mayıs’ta açıklanmıştı.

22 Eylül’de gerçekleştirilecek 2019-ALES/2’nin sonuçları 17 Ekim’de, 17 Kasım’da düzenlenecek 2019-ALES/3’ün sonuçları da 12 Aralık’ta ilan edilecek.

2020 YDS SINAV TARİHİ

2020 YDS tarihi henüz belli olmadı. 2019 yılı içerisinde Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (2019-YDS/1) 24 Mart’ta, 2019-YDS/2 8 Eylül’de, 2019-YDS/3 ise 1 Aralık’ta yapılacak. Sonuçlar sırasıyla 19 Nisan, 1 Ekim ve 24 Aralık tarihlerinde duyurulacak.

SINAVLARA NASIL ÇALIŞILIR?

Sınava girmek streslidir, fakat çalışma şeklini geliştirerek bu süreci daha kolay atlatabilirsin. Sınavlarına etkili ve verimli şekilde çalışmak, kendini hazırlıksız hissetmeni engelleyerek seni başarıya hazırlayacaktır!

Ders programını gözden geçir.

Sınavlarının ne zaman olacağını ve derslerin kaç kredi olduklarını öğren. Bu tarihleri takvimine veya ajandana işle ki gafil avlanmayasın!

Planlamanı, her sınavdan en az bir hafta önce tekrar yapmaya başlayacak şekilde yap. İdeal olanı, sınav gecesi tüm bilgileri tek seferde öğrenmeye çalışmaktansa, daha öncesinde kısa gözden geçirmeler yapman ve çalıştığın süreyi zamanla arttırmandır.

Dersi derste dinle

Bu çok kolay gibi görünüyor, ancak aslında dersteyken dikkatini verebilmenin sınav zamanı geldiğinde sana çok yardımı dokunur. Bilgiyi öylece “kavrayacağın” düşüncesine kapılma gibi bir hata yapma; aktif bir öğrenici ol. Sınıfın en önünde oturmaya çalış, böylece odaklanman daha kolay olacaktır.

Dikkatli dinle, çünkü öğretmenler çoğu zaman “Bu konunun en önemli noktası…” gibi ipuçları verirler. Veya belirli kelimelere ve konulara vurgu yaparlar. Sınavda iyi sonuç almanın kilit noktası budur. Öncesinde ne kadar bilgi kavrarsan, o kadar az çalışman gerekecektir.

Düzgün notlar al.

Bunu söylemesi yapmasından kolay, fakat düzgün not almayı öğrenmenin çalışma zamanı geldiğinde sana çok yardımı dokunacaktır. Öğretmenin söylediklerini olabildiğince not almaya çalış, fakat not alırken dinlemeyi unutacak kadar dikkatinin dağılmasına izin verme.[1]
Notlarını dersten hemen sonra günlük olarak tekrar et. Bu, taze bilgilerinin pekişmesine yardımcı olacaktır.

Çalışmayı bir alışkanlık haline getir

Çalışmayı çoğu zaman sadece sınavdan önceki gece yapılan uzun ve yoğun bir çalışma seansı gibi görmek kolaydır. Bunu yerine, her gün çalışmaya vakit ayırmayı dene. Bunu bir görüşme veya ders gibi programlamak, alışkanlığını devam ettirme konusunda motivasyonunu korumanı sağlar.

Sınav formatını sor

Öğretmenine sınavın hangi formatta olacağı, puanlamanın nasıl olacağı, ekstra puan şansı olup olmadığını, önemli kısımları vurgulamasının mümkün olup olmadığı ve soruların ağırlıklı olarak nereden çıkacağı gibi şeyleri sor.

Temiz, sessiz ve düzenli bir odada çalış.

Bulunduğun yerde dikkatini dağıtabilecek olan her şeyi uzaklaştır. Çalışma sırasında telefonuna gelen mesajı okumak veya ara sıra sosyal medya hesaplarını kontrol etmek sakıncalıdır.

Işığı aç!

Karanlık bir odada çalışmak tavsiye edilmez. Gece etrafı aydınlat veya gündüz vakti perdeleri aç (camı da biraz aç). İnsanlar daha aydınlık, sessiz ve havadar odalarda daha iyi çalışır ve odaklanırlar.

Televizyonu kapat

Çoğu öğrenci, televizyon açıkken veya arkadaşlarla internette sohbet ederken çalışmak gibi, birçok işi aynı anda yapma konusunda iyi olduklarına inanıyor olsalar da, yapılan araştırmalar insanların çoğu için bunun doğru olmadığını söylüyor.[4] Daha iyi bir çalışma performansı için, televizyon, sözlü ve yüksek sesli müzik gibi dikkat dağıtıcı şeyleri ortadan kaldır. Dikkatini çalışma ve televizyon arasında getirip götürmen, beyninin bilgi alımını öncelemesini çok daha zorlaştırır.

Müziğin senin için uygun olup olmadığına karar ver

Müziğin hafıza performansı üzerine etkisi kişiye göre değişir. Bazı araştırmalara göre, müzik DEB/DEHB’li kişilerde hafıza performansına yardımcı olurken, bu bozukluğa sahip olmayanlarda ise tam tersi bir etki yapıyor. Çalışma performansını arttırma noktasında en etkili müzik türü klasik müzik gibi gözüküyor. Onunla veya onsuz çalışma durumunu kendin tespit etmelisin. Eğer çalışırken müzik dinlemek hoşuna gidiyorsa, kulaklarında yankılanan melodiye değil de, çalıştığın konuya odaklanabildiğinden emin ol.

Eğer kesinlikle müzik dinlemen gerekiyorsa, çalışmanla karışmaması için enstrümantal müzikler dinle.

Diğer seslerin dikkatini dağıtmasını önlemek ve beynini canlı tutmak için doğa sesleri dinle. İnternet üzerinde ücretsiz arkaplan sesleri bulabileceğin çeşitli siteler bulunuyor.
Mozart veya klasik müzik dinlemek seni daha zeki yapmaz veya bilgilerin beyninde kalmasını kolaylaştırmaz, ancak beynini bilgi alımına daha açık hale getirebilir.

Çalışma konularına odaklan

Bu süreçte neyi başarmayı hedefliyorsun? Bir çalışma hedefi belirlemek sana yardımcı olabilir. Çalışma planı oluşturmak da iyi bir fikir. Eğer 5 dersten 3’ü kolaysa ve hızlıca bitirilebilirse, önce onları bitir, böylece endişlenmeden zor derslerine yeteri kadar zaman ayırabilirsin. Ayrıca, sınav notların için bir klasör tutmak düzeni sağlamak açısından iyi bir yöntemdir.

Kendine bir çalışma rehberi yaz

Notlarına göz gezdir ve en önemli kısımları yeniden yaz. Bu, sana daha odaklı bir çalışma yöntemi sağlamakla birlikte, bunu hazırlamak da başlı başına bir çalışmadır! Rehber üzerinde çok fazla zaman harcama: Bunu tekrar gözden geçirmek için de zamana ihtiyacın var!

Notlarını başka formatlarda yeniden oluştur

Eğer bedensel (kinestetik) öğrenen biriysen notlarını yeniden yazmak çok işe yarar. Zihin haritalama bunu yapmanın en etkili yoludur. Ayrıca, bir şeyi tekrar yazarken, ne yazdığını, yazdığın şeyin ne hakkında olduğunu ve neden yazdığını muhtemelen düşüneceksindir. En önemlisi de, bunun hafızanı tazeleyecek olmasıdır. Eğer bir ay önce not almışsan ve bu notların sınavla ilişkili olduğunu öğrendiysen, bunları yeniden yazman sınavda hatırlamanı sağlayacaktır.
Notlarını tekrar tekrar yazmakla kalma. Bu, mevzuyu kavramandansa, yazdığın notları kelime kelime ezberlemene yol açacaktır. Bunun yerine, notlarını oku ve içeriği hakkında düşün (mesela; örnekleri düşün) ve onları kendi kelimelerinle yazıya dök.

Kendine konu hakkında sorular sor

Bu, az önce çalıştığın şeyi hatırlayıp hatırlamadığını anlamanda yardımcı olabilir. Kendine cevap verirken notlarını kelime kelime hatırlamaya çalışma; bu bilgiyi bir cevapta sentezlemek çok daha kullanışlı bir taktiktir.

Cevaplarını, başka birisine açıklıyormuşcasına sesli olarak vermek de yardımcı olabilir.

Önceki sınavları ve ödevleri gözden geçir

Daha önceki sınavlarda yapamadığın sorular varsa, bu soruların cevaplarına bak ve bu soruları neden yapamadığını anla. Bu, eğer çalıştığın sınav işlediğiniz yere kadarsa veya tüm konulardan ise, yani daha önce işlenen konular da dâhilse, özellikle faydalı olacaktır.

Doğru çalışma saatlerini bul

Yorgun olduğunda çalışma. Sabahın ikisine kadar zorlamaktansa, kısa süre çalıştıktan sonra iyi bir gece uykusu çekmek daha iyidir. Uykunu almazsan, çalıştığın şeyleri pek hatırlamazsın ve ertesi gün performansının düşmesi de kuvvetle muhtemeldir.

Olabildiğince erken başla

Aşırı yükleme yapma. Sınavdan önceki gece aşırı yükleme yapmanın verimsiz olduğu ispatlanmıştır, çünkü tek seferde ezberlenmesi imkânsız olan çok fazla bilgiyi alırsın ve bunlar hafızanda tutman aslında çok zordur. Öncesinden çalışmak ve zaman içerisinde bunların üzerinden geçmek gerçekten de konuyu öğrenmenin en iyi yoludur. Bu, özellikle tarih ve teorik konular için geçerlidir.

Her fırsat bulduğunda 15-20 dakika dahi olsa çalış

Bu kısa çalışmalar çok hızlı toparlanırlar! Pomodoro Tekniğini kullanarak 25 dakika yoğun bir şekilde çalış. Bundan sonra 5 dakikalık bir ara ver; bu işlemi 3 kez tekrar et, sonra 30-45 dakika kadar uzun bir ara ver.

Öğrenme tarzına göre çalış

Eğer görsel öğrenen biriysen, resimler kullanmak yardımcı olabilir. İşitsel öğrenen kişiler notları okurken seslerini kaydetmeli ve sonrasında bunu dinlemelidir. Eğer bedensel (kinestetik) öğrenen biriysen, ellerini kullanarak ve hareket ederek konuyu (sesli şekilde) kendine anlat; bu şekilde ezberlemek daha kolay olacaktır.

Konuya uyacak şekilde çalışma tekniklerini ayarla

Matematik gibi konular, çözüme aşina olunması açısından çok fazla problem çözülmesini gerektirir. Tarih ve edebiyat gibi beşeri bilimler, daha fazla bilgi sentezleme ve terimlerin veya tarihlerin ezberlenmesini gerektirebilir.

Ne yaparsan yap, sadece aynı notları tekrar tekrar okumakla yetinme

Gerçekten öğrenmek için, bilgiyi okumanın yanında bilgi türetimi kısmında da aktif rol alman gerekir. Not aldığın şeylerin arasında “büyük resmi” bulmaya çalış veya notlarını bir konsept veya tarihe göre yeniden düzenle.

Öğretmenini düşün

Kendine şunu sor: Öğretmenim sınavda neler sorabilir? Bilmem gereken şeyleri bilmemi sağlamak için odaklanmam gereken konular nelerdir? Öğretmenim beni köşeye sıkıştırabilecek türden ne gibi sorular sorabilir? Bu, çok da önemli olmayan şeylere takılmaktansa, en önemli bilgiye odaklanmana yardımcı olabilir.

Yardım iste

Eğer yardıma ihtiyacın olursa, bu konuları iyi bilen birinden yardım iste. Arkadaşlar, aileden birileri, özel hocalar ve öğretmenlerin hepsi iyi seçeneklerdir. Eğer sana yardımcı olan kişiyi anlayamıyorsan, ondan daha detaylı açıklamasını istemekten çekinme.

Öğretmenlerden yardım istemek senin derse ilgini gösterir ve bu, sınavlarının yanında sana gelecekte de faydalı olabilir. Anlatılanı anlamadığında veya daha fazla bilgiye ihtiyacın olduğunda daima öğretmenine sor. Öğretmenin memnuniyetle yardımcı olacaktır.

Genellikle okullarda ve üniversitelerde, stresle başa çıkmana yardımcı olacak, sınavla ilgili sorulara cevap bulacağın, çalışma yöntemleri gibi konularda sana rehber olabilecek kaynaklar bulunur. Bu kaynakları nasıl kullanacağını öğrenmek için öğretmenine sor veya okulunun İnternet sitesini ziyaret et.

Ara ver

Eğlenmek için de biraz zamana ihtiyacın var ve tüm günü ders çalışarak tüketmektense, kendini rahat hissederek çalışmak daha iyidir! Aralarını ve çalışma zamanını dikkatli şekilde ayarla. Genellikle, 20-30 dakika çalışmak ve sonrasında 5 dakikalık bir ara vermek en etkili yöntemdir.
Eğer tekrar masaya oturmakta zorlanıyorsan uzun, aralıksız bölümler yerine, 20 dakikalık yoğun bir çalışma yap ve her bölümün sonunda 10 dakika ara ver.

Parçaları mantıksal olarak yapılandırdığından emin ol, böylece kavramları bütünüyle hatırlamayı zorlaştıracak şekilde kavramları parçalara ayırmış olmazsın.

Olumlu düşün ama çok çalış

Özgüven önemli; ne kadar az çalıştığına odaklanmak veya sınavda ne kadar kötü alacağını düşünmek başarılı olmak için çalışmaktan seni alıkoyabilir. Lakin, bu çok çalışmaman gerektiği anlamına da gelmez. Kendine güveniyor olsan da çalışman gerekir. Güven sadece başarıya giden yoldaki engelleri uzaklaştırır.

Başkalarıyla çalış

Notları karşılaştırmak veya konuyu anlamayan kişiye yardımcı olmak için arkadaşlarınla kütüphanede çalışma günü ayarla. Başkalarıyla çalışmak, onlara bir şeyler açıklayacağın veya konu hakkında konuşacağınız için eksiklerini tamamlamana ve daha fazla şey hatırlamana yardımcı olur.
Birisinden yardım istediğinde, vaktini şakalaşmalarla boşa harcama. Yaptığın şeye odaklan.

Yardım iste

Eğer bir konuda takıldıysan, bir arkadaşını arayıp yardım istemekten çekinme. Eğer arkadaşların yardım edemez ise, yardım etmesi için bir özel öğretmene danış.

Eğer vaktin varsa, sınavdan önce anlamadığını düşündüğün bir konu olursa, sana bu konuyu tekrar anlatması için öğretmenine ricada bulun.

Sınavdan önceki gece yeterince dinlen

İlkokul öğrencileri iyi bir performans için ortalama 10-11 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Gençler ise genel olarak en azından 10 saat uykuya gerek duyarlar. Yetersiz uykunun biriktiği tespit edilmiştir (“uyku borcu” olarak da bilinir); uzun süredir devam eden kötü uyku alışkanlıklarını telafi etmek için, birkaç hafta ideal uyku ile yeniden en uygun performans yakalanabilir.

Uykudan 5-6 saat önce kafeinli veya uyarıcı maddeler tüketme

(Ancak, eğer doktorun sana belirli bir saatte alınacak uyarıcı bir ilaç yazdıysa, o ilacı uyku saatini dikkate almaksızın saatinde al ve bir şeyleri değiştirmeden önce doktoruna danış.) Bu tür maddeler uyku verimliliğini azaltır, yani yeterli uzunlukta uyusan da, uyandığında dinlenmiş hissetmeyebilirsin.

Sağlıklı ve hafif yiyecekler ye

Yağsız protein, sebze, omega-3 yağ asidi ve antioksidan dolu, dengeli bir kahvaltı yap. Örnek bir kahvaltıda somon füme eşliğinde ıspanaklı omlet, tam buğday ekmeği ve bir muz bulunabilir.

Aperatif bulundur

Eğer sınavın uzunsa ve izin veriliyorsa yanında aperatif yiyecekler bulundur. Kepekli ekmek arası fıstık ezmesi veya hatta bir granola bar gibi kompleks karbonhidrat ve proteinli şeyler, zayıflamaya başladığında konsantrasyonunu arttırmana yardımcı olacaktır.

Sınav salonuna biraz erken git

Sınava başlamadan önce düşüncelerini toparlaman için kendine beş veya 10 dakika ver. Böylece, sınav başlamadan önce yerleşmek ve rahatlamak için yeteri kadar vaktin olur.

Önce bildiğin sorulardan başla

Eğer sorunun cevabını bilmiyorsan, diğer soruya geç ve en son tekrar o soruya dön. Cevabını bilmediğin bir soruya odaklanmaya çabalamak sana zaman kaybettirebilir, bu da sana değerli puanlara mâl olabilir.

Bilgi kartları yap

Dil bilgisi veya İngilizce sınavın varsa, kelime anlamlarını hatırlamak için bilgi kartları hazırlamak yardımcı olacaktır. Bu kartları okula götürebilir ve sınav başlamadan önce bunlara göz gezdirebilirsin.

 

,

Okulda başarıyı getiren ders çalışma alışkanlıkları

Okulda öğrenilenlerin pekiştirilmesi, öğrenme sürecinin evde de devam etmesi için önem taşıyor. Uzman Klinik Psikolog Büşra Aparan Akın, başarıyı etkileyen faktörleri ve ailelere düşen görevleri anlattı.

Çocukların okul başarılarını etkileyen birçok faktör olduğunu belirten Doğa Koleji Okul Öncesi ve İlkokul Rehberlik Bölüm Başkanı, Uzman Klinik Psikolog Büşra Aparan Akın, özellikle küçük yaşlardaki; çocukların sadece okulda değil, evde ve günlük hayatta da sorumluluk sahibi olmasının; başarıyı etkileyen önemli bir değişken olduğunu kaydetti. Ebeveynlere önemli uyarılarda bulunan Akın, “Çocuğunuzun okulda arkadaşlarıyla uyumlu, mutlu, derslerinde başarılı, öğrenmekten keyif alan ve sorumluluklarını yerine getiren bir çocuk olmasını istiyorsanız, okulda ve ev ortamında öğrenme sürecinin desteklenmesi için başarıyı etkileyen birçok faktörü göz önünde bulundurmanız gerektiğini unutmamalısınız” dedi.

“Sorumluluk almasına izin verin”
Ailelerin öğrenme sürecinde önemli rol oynadığını ifade eden Akın, “Aileler, çocuklarının küçük yaşlardan itibaren bireysel olarak eylemlerde bulunmasına ve sorumluluk almasına fırsat vermelidir. Yatağını ve odasını toplaması, yemek masasının hazırlamasında görev alması gibi yaşam alanlarında başlayan küçük sorumluluklar; okul yaşamına zorlanmadan adapte olmasını ve daha olumlu yaklaşmasına yardımcı olur” şeklinde konuştu.

“Çalışma ortamı değişkenlik gösterebiliyor”
Akın, uygun çalışma ortamının yaş gruplarına göre değişkenlik gösterdiğini belirterek, “Uygun çalışma alanı, verimli bir ders çalışma süreci için gereklidir. Küçük yaş gruplarında masa başında çalışmak yeterlidir. Ortaokul yıllarından itibaren artık çocuklar kendi tercihleri ve öğrenme stilleri doğrultusunda ders çalışma alışkanlıkları oluşturabilir. Çocuk büyüdükçe, çalışma ortamı da değişkenlik gösterebilir” diye konuştu. Lise yıllarında ve sınav hazırlık dönemlerinde ders çalışmanın, disiplin ve sorumluluk gerektirdiğini aktaran Akın, “Bu yaş grubu öğrencilerin dersler konusunda kendi eksiklerini fark etmesi, öğrenme ihtiyaçlarını belirleyerek ilerleme sağlaması, gerektiğinde öğretmeninden yardım isteyebilmesi beklenir” dedi.

Büşra Aparan Akın Doğa Koleji

Doğa Koleji Okul Öncesi ve İlkokul Rehberlik Bölüm Başkanı, Uzman Klinik Psikolog Büşra Aparan Akın

“Çocuk, desteğe ihtiyaç duyabilir”
Evdeki pekiştirme çalışmalarında küçük yaşlardaki çocukların desteğe ihtiyaç duyabileceğini söyleyen Akın, “Ailelerin çocuğu ile çalışma masasına oturmaması ve yalnız çalışmasına fırsat tanıması gerekiyor. Ancak yardıma ihtiyaç duyduğunda ailesine soru sorabileceği ve yardım isteyebileceği mesajı verilmelidir. Okulun ilk yıllarında ilk beş dakika yanına oturarak çocuğun çalışmaya başlamasına destek olunabilir” diye ifade etti. Akın, sözlerini, “Çalışmaya başlamadan önce pekiştirecin ve alıştırmanın içeriği üzerine konuşmak ve çocuğun kendi yanıtlarını değerlendirmek motive edici olabilir” diye sürdürdü.

“Amaç bildiklerini sınamak değildir”
Pekiştirme çalışmaları sırasında çocukların genellikle kendilerini daha güvende hissetmek için ailelerinin varlığına ihtiyaç duyduğunu belirten Akın, “Pekiştirme çalışmalarının, çocuğun bildiklerini sınamak değil, öğrendiklerini geliştirmek amacıyla yapıldığı unutulmamalıdır” ifadelerinde bulundu.

“Ödül sistemi kurabilirsiniz”
Ders çalışma alışkanlığı kazanması için, eğer çocuk için motive edici bir yöntemse ödüllendirme sistemi kurulabileceğini söyleyen Akın, “Ödül sisteminin birkaç ay, çocuk alışkanlık kazanana kadar sürdürülmesi gerekir. Örneğin, bir puanlama sistemi ile çocuk puan toplayabilir ve bu puanlar bir hafta sonu etkinliğine dönüştürülebilir” şeklinde konuştu.

Okul başarısı için gerekli koşul
İlkokul yıllarında kitap okuma alışkanlığı kazanılmasının, okul başarısı için gerekli bir koşul olduğunu söyleyen Akın, “Okumaya, öğrenmeye, merak ettikleri konusunda bilgi edinmeye teşvik edilen çocuk için okul bir öğrenme serüveni olacaktır. Ders çalışmak sadece iyi notlar, puanlar almak ve kısa vadede okulda başarılı olmayı sağlarken; insanoğlunun dünya üzerindeki bilgi birikimini keşfetmek, toplumu ve dünyayı, evrensel kuralları öğrenmek, neyi öğrenmeyi sevdiğini, hangi problemleri çözmeyi istediğini bulmak ve bu doğrultuda bir gelecek tasarısı ve kariyer planı yapmak, uzun vadede okulu daha anlamlı kılacaktır” diyerek sözlerini sonlandırdı.