,

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi yeni akademik yıla merhaba dedi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi 2019-2020 akademik yılının açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın verdiği ilk ders ile başladı. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Uluslararası düzen değerlerini kaybettiği için düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bu yüzden bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var” dedi.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin 2019-2020 akademik yılı açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın “En Zor Yüzyıl” başlıklı açılış dersiyle gerçekleştirildi. Akademik yıl açılışına; Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, çeşitli üniversitelerin yöneticileri, dekanlar, enstitü müdürleri, akademisyenlerin yanı sıra öğrenciler katıldı.

Talep eden olun”

Prof. Dr. Göksel Aşan yeni akademik yıl açılış konuşmasına, “Öğrenci olmak yerine özellikle üniversite hayatınızda talep eden kişi yani talebe olun” diyerek başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrencilere talebe demeyi tercih ediyorum. Talebe ‘talep eden’ demektir. Sizler üniversite hayatınız boyunca öğrenci olmayın çünkü öğrenen olmak kolaydır. Sizler talep eden olun. Talep etmediğiniz sürece biz size neyi ne kadar bilmeniz gerektiğine dair kendi kanaatimizle bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. Bu sistem, ‘bir İktisat öğrencisi ne bilerek mezun olmalı’ diye bizim karar vermemize bağlı. Dolayısıyla siz bizden fazlasını talep etmediğiniz sürece biz ne istersen size onu vermeye devam edeceğiz. Ayrıca sizlerden bir talep gelmeyince, bizler de ne de olsa öğreteceklerimizin sınırı belli diye yeni şeyler öğrenmiyoruz. Unutmayın ki sizin talep etmemizle birlikte bizler de yeni şeyler öğreniyoruz.”

“Birlikte yaşama mekanizması çok önemli bir değer”

Toplumda belli bir sistem içinde birlik ve beraberlik konusunun önemli bir değer olduğunun ve insanın sistem dışında tek başına hayatta kalmakta zorlanacağını kaydeden Prof. Dr. Göksel Aşan şöyle devam etti: “İnsanlığın başından beri kurduğu bütün formlar ve sistem, tüm bireylerin topluluk içinde hareket etmesini ve yaşamasını öngörüyor. Bu sistem bütün canlı varlıklar için de geçerli. Fakat bizim diğerlerimizden farkımız var ki o da düşünüyor olmamız. Yani bizim normalde yararımıza olan sistem için, ‘acaba sistemin dışında kalsam daha mı mutlu olacağım’ diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Sistemin dışında kalmamanız lazım. Hiçbir yeni üyenin o var olduğu topluluk neyse onun dışında ayakta kalamayacağı öğretiliyor. Sizin siz olduğunuz tek an var doğduğununuz an. Ondan itibaren bütün sistem sizin olmaktan daha çok ne olmanız gerektiğine odaklanıyor. Birlikte yaşama mekanizması çok önemli ve sahip çıkmamız gereken en önemli değerler. Niye değerlere ihtiyacımız var; hiç birimizin doğasında dürüst ve ahlaklı olmak yoktur mesela bu sonradan öğretilen bir şeydir. Ne kadar dürüst ve ahlaklı iseniz o kadar iyi eğitilmişiniz demektir ve takdir edilecek bir şeydir. Bu değerler sistemin ayakta kalmasını sağlayan şeyler. Bu dengeyi sağlamak için belli sisteme ihtiyacımız var.”

“Uluslararası düzen için bilime çok fazla ihtiyacım var”

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacısalihoğlu da konuşmasında bilimin önemine değinerek, özellikle uluslararası düzen açısından sosyal bilimlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Prof. Dr. Hacısalihoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üretilmeyi üreten söylenmeyeni söyleyen yazılmayana yazan konuşulmayanı konuşan bilgiyle değerlerin yorulduğu yerdir üniversite. Bu farkındalığı ve bilinci taşıyabilirsek üniversite olmak yolunda tarih tezimizi yolumuzu hedefimizi doğru belirledik anlamına gelir. Üniversite öncüdür ilktir, sorun çözendir derde derman olan yerdir. Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Özellikle bu çekişmenin didişmenin, çıkarların ve siyasetin farklı amaçlarla kullandığı bir yüzyıldayız ve bu zaman dilimi içerisinde bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var. Özellikle de sosyal bilimlere. Yansız olacak, adalet duygusunu vicdanlarla zihni buluşturarak yeryüzüne yayacak. Başka çare yok. Enerjisini tükettikçe evren sonunu hazırlar. Uluslararası düzen de bugün değerlerini tükettikçe yani insan hakları adalet, hukuk, mazlumların sorunlarını çözebilme yetisi gibi değerleri başaramadığı ölçüde düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bugün uluslararası ortam dağınız, kuralsızdır ve adaletsizdir. Bunu çözmesi gereken yerlerde üniversiteler, bilim üreten yerlerdir. Siyaseti kötü kullananların elinde olmadan bunu ortaya koyabilmesidir. Bugün Türkiye en haklı olduğu teröre karşı mücadelesinde dünyanın en saygın sayılan medya kuruluşları demokrasinin insan haklarının kimseye bırakmayan ülkelerin siyasetçilerin güdümünde Türkiye’nin kimyasal silah kullandığını yaymaya çalıştığı günlerden geçiyoruz. Bu büyük bir akıl tutulmasıdır. Bu insanlığın sonunu hazırlamaktır. Bu yüzden üniversitelerin vizyonu bu sorunları aşmak olmalıdır. Ülkemize, milletimize ve insanlığa çare üretebilmenin sorumluluğunu almalıyız.”

,

Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde Kutularla Sonbahar

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi öğrencileri, Kutularda Sonbahar isimli atölyede çeşit çeşit çiçeklerden kendi tasarımlarını yaptı.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü tarafından “Kutularda Sonbahar” isimli bir workshop düzenledi. Düzenlenen kutularda sonbahar programı ile öğrenciler, tasarım uzmanları ve akademisyenlerle birlikte çeşitli çiçek tasarımları yaptı. HKÜ öğrencileri, çiçeklerin çeşitli tonlarını kullanarak birbirinden renkli tasarımlar yaptı.

“Daha fazla workshop düzenlemeyi planlıyoruz”

HKÜ Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Kalyoncu Seherli moderatörlüğünde gerçekleştirilen kutularda sonbahar atölyesi renkli anlara sahne oldu. Kübra Kalyoncu Seherli, program sırasında yaptığı açıklamalarda, “Öğrencilerin renk ve tasarımsal konularda çeşitli kombinasyonlarını geliştirmek için bu tarz bir etkinlik düzenledik. Bu çerçevede yapılan kutularda sonbahar workshop’una ilk çalışmamız olarak başladık. Öğrencilerimizle birlikte daha fazla workshop düzenlemeyi planlıyoruz. Neden çiçek workshop’u denildiğinde ya da mimarlık ile ne ilgisi var gibi sorular sorulduğunda şunu söyleyebiliriz, çiçek deyip geçmememiz gerekiyor. Çiçek renk renk ya da ton ton olduğu için birçok çeşidi bulunmaktadır. Örneğin bir kırmızının veya mavinin yüzlerce tonu bulunmaktadır. Bir ev veya iş yeri tasarımının en temel konularından biri olan renk kombinasyonunu bu workshop ile öğrencilerimize kazandırmaktayız. ‘Gift For You İstanbul’ markasının iki ortağı ile birlikte bugün öğrencilerimizle tasarımsal çalışmalar yapmaktayız” dedi.

Öğrenciler etkinlikten memnun kaldı

HKÜ İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı öğrencileri de yapılan etkinliği çok beğendiklerini belirterek, etkinliğin tasarımsal açıdan kendilerini geliştirdiğini ifade etti. Renk kavramını çiçekler üzerinde tasarımlar yaparak öğrenen öğrenciler, ileride yapacakları tasarım çalışmalarında öğrendiklerinin etkili olacağını belirtti.

Öğrenciler workshop‘ların artmasının kendileri için çok yararlı olacağını, bu anlamda yapılan kutularda sonbahar workshop’undan çok memnun kaldıklarını söyledi.

,

En hızlı yükseliş gösteren üniversiteler sıralamasında Munzur 2. oldu

Tunceli Munzur Üniversitesi, University Ranking by Academik Performance (URAP) 2019 Türkiye sıralamasına göre en hızlı yükseliş gösteren üniversiteler arasında 2. sırada yer aldı.

Ulusal alanda üniversitelerin akademik çalışmaları ve lisansüstü öğrenci sayılarını esas alarak sıralayan URAP 2019 yılı Türkiye sıralamasını yayınladı. Buna göre Munzur Üniversitesi, en hızlı yükseliş gösteren üniversiteler arasında 2. sırada yer aldı. Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ubeyde İpek, alınan başarının kendileri için son derece önemli olduğunu söyledi.
Üniversitenin tüm göstergelerde önemli düzeyde yükseliş kaydettiğini dile getiren Rektör Prof. Dr. Ubeyde İpek, “2000 yılından sonra kurulan üniversiteler sıralamasında 95 üniversite arasında 13 basamak birden yükselerek 29. sıradan 16. sıraya yükseldik. Tıp fakültesi olmayan üniversiteler sıralamasında 86 üniversite arasında 10 basamak yükselerek 26. sıradan 16. sıraya, devlet üniversiteleri genel sıralamasında 108 üniversite arasında 16 basamak birden yükselerek 74. sıradan 58. sıraya, tüm üniversiteler genel sıralamasında ise 166 üniversite arasında 21 basamak yükselerek 91. sıradan 70. sıraya yükseldik” dedi.

Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ubeyde İpek

Elde edilen başarının tesadüf olmadığını kaydeden Rektör İpek, “Göreve geldiğimiz günden itibaren uygulamaya koyduğumuz akademik performans sistemi ve araştırma kaynaklarının etkin-adil kullanımı adına uyguladığımız politikaların sonucudur. Kuruluşundan bugüne yaklaşık olarak 10 yıl gibi kısa bir süre geçmesine rağmen ulusal ölçekte elde edilen bu başarıda, belirlemiş olduğumuz hedeflere ulaşmak adına çaba gösteren tüm akademik ve idari personelimizi kutlarım” diye konuştu.

,

Anadolu Üniversitesi’nde Sirk Sanatları Kulübü kuruldu

Anadolu Üniversitesi öğrenci kulüplerinin yeni üyesi olan Sirk Sanatları Kulübü (ANASİRK) Kongre Merkezi Kırmızı Salon’da ilk toplantısını gerçekleştirdi.

Toplantıda kulübün kurulma amaçlarından, faaliyet planlarından ve sanatları icra ederken kullanılan oyuncaklardan bahsedildi. Sirk sanatlarına ilgisi olan öğrencilerle kampüs içinde tanışma öykülerinden ve kulübü kurmaya nasıl karar verdiklerinden söz eden Sirk Sanatları Kulübü Başkanı Çağla Aladağ,“Biz bir arkadaş grubu olarak işe başladık. Kampüs içinde birbirimizi bulduk. Bir şeyler öğrenmek için çabalayan insanlardık. Geçtiğimiz bahar döneminde herkes bir oyuncağı öğrenmeye başladı. 10-20 kişi derken akşama kadar kampüste bu sanatlarla uğraşan insanlar olduk. Sonra dedik ki “Anadolu Üniversitesi’nde bir sirk sanatları kulübü neden olmasın?’ ve kulüp olmaya karar verdik” şeklinde konuştu.

Ezgi Sütçü: “Anadolu Üniversitesinin sağladığı imkânlarla bu işi yaygınlaştırmak istiyoruz”

Anadolu Üniversitesinin verdiği imkânlarla Türkiye’de bu işi yaygınlaştırma ve kültürü yaşatmanın asıl amaçları olduğunu belirten yönetim kurulu üyeleri, bu amaç doğrultusunda kendilerini geliştirerek bazı okullarda jonglörlük eğitimi vermek gibi projeler tasarladıklarını anlattı.

Yönetim Kurulu üyelerinden Ezgi Sütçü: “Yıl içinde birçok workshop planımız var. Başka üniversitelerden arkadaşlarımız, eğitmenlerimiz gelecek. Daha sonra birlikte eğitimlere devam edeceğiz. Biz de öğreneceğiz. Her hafta 2 etkinliğimiz olacak. Atölye çalışmaları yapacağız ve açık sahne deneyimi kazanacağız. Açık sahnede gösteri yapmak isteyen biri olduğu zaman jonglörlük deneyimi olmasa bile gelip gösterisini yapabilecek. Edinmeye çalıştığı becerisini sergileyecek. İnsanlar da birbirleriyle fikir alışverişinde olacak. Böylece hem gösteriler için alıştırma yapmış ve hem de birlikte bir şeyler öğrenmiş olacağız” dedi.

Toplantıda, sirk sanatlarını icra etmekte kullanılan bazı oyuncakların tanıtımı yapıldı. Sirk sanatlarında kullanılan; Halka,3 top, Hulahop, Poi, Labut, Diabolo ve Staff gibi oyuncaklar üyelere uygulamalı olarak gösterildi. Üyelerin sorularının cevaplanmasının ardından toplantı son buldu.

,

Harran Üniversitesi’nde iş arama becerileri eğitimleri başladı

Harran Üniversitesi Kariyer Merkezi ile Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ortaklığıyla üniversite öğrencilerine yönelik “İş arama becerileri” eğitimleri başladı.

Harran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 4.Sınıf öğrencileriyle başlanılan eğitimlerde İş ve Meslek Danışmanı Hasan Korur tarafından öğrencilere beden dili ve diksiyon, özgeçmiş hazırlama teknikleri, mülakat teknikleri gibi konularda bilgiler verildi.

Teorik bilgilerin yanında uygulamalı eğitimlerinde yer aldığı eğitime, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Esra Siverekli, Şanlıurfa İŞKUR İl Müdürü Lezgin Özmen, müdür yardımcıları, İİBF Dekanı Prof. Dr. Murat Demir ve dekan yardımcıları da katıldı.

Eğitimin amacının üniversite öğrencilerinin iş hayatına atıldıklarında nelere dikkat edecekleri, mülakat teknikleri, özgeçmiş hazırlama ve benzeri detaylı bilgileri içerdiğini belirten Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, “Üniversitemizin öğrencilerine, doğru iş ve meslek seçmelerine destek olmak amacı ile iş arama becerileri eğitimi İŞKUR uzmanları tarafından veriliyor. Ayrıca, CV hazırlama, işverenle nasıl görüşüleceği, iş arama teknikleri ve İŞKUR’un faaliyetleri konularında bilgilendirme yapılıyor. Eğitimleri gerçekleştiren Türkiye İş Kurumu Şanlıurfa İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. İş Arama Becerileri eğitimleri önümüzdeki haftalarda da farklı fakülte ve yüksekokul öğrencilerimizle devam edecektir” diye konuştu.

,

Hitit Üniversitesi’nden 3 stratejik hedef

Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Hitit Üniversitesi’nin yeni döneme ilişkin stratejik hedeflerini açıkladı.
Stratejik plan çerçevesinde üç temel kriterlerinin bulunduğunu dile getiren Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, bunları uluslararasılaşma, ihtisaslaşma ve girişimcilik olarak açıkladı.

Hitit Üniversitesi’nin uluslararası bir üniversite olması gerektiğini dile getiren Öztürk, “Bunun içinde akademik camia ile bütünleşmesi, uluslararası öğrenci çeşitiliğini artırma ve aynı zamanda da gerektiğinde uluslararası düzeyde de işbirliğini artıracak şekilde bir yapılanma oluşturmamız gerekiyor. Anlaşmalarımız var. İşbirliğimiz var ancak somut adım atmakta sorun yaşıyoruz. Buna bağlı olarak biz uluslararası ilişkiler ofisi kuracağız. Ve bu çerçevede biz farklı başlıklarda uluslararası faaliyet alanımızı somut adımların atılacağı bir yapıya dönüştüreceğiz” dedi.

Nitelikli üniversite olmak için bazı alanlarda uzmanlaşmaları gerektiğini anlatan rektör Öztürk, “Buna bir markalaşma da diyebiliriz. Hitit Üniversitesi dendiğinde biz o üniversiteyi tanıyoruz. Bu alanda Hitit üniversitesi bir numaradır dedirtmemiz gerekiyor. Bunun içinde ne yapabiliriz diye akademisyenlerimizle, iş adamlarımızla görüş aldık. TR-83 bölgesini de ele aldık. Samsun, Amasya, Tokat ve Çorum’un yer aldığı TR-83 bölgesinde Çorum’u öne çıkaran temel alan makine ve imalat teknolojileri. Bu alanda her yönde öndeyiz. Hitit Üniversitesi’nin kapasitesiyle birlikte biz bu alanı biraz daha öne çıkardığımızda sadece bölgemizde değil Türkiye’de belirli bir noktaya gelmiş olacağız. Bize tanınan hakkı kullanarak Hitit Üniversitesi’nin YÖK nezdinde makine ve imalat teknolojileri noktasında ihtisaslaşma başvurusunu biz gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.

Üçüncü stratejilerinin ise girişimcilik ve nitelikli üniversite oluşturmak olduğunu anlatan Öztürk, “Girişimci üniversite oluşturma sadece eğitim ve araştırmayı kendi bünyesinde yapan değil o bünyeyi paydaşlarıyla da bütünleştiren üniversitedir. Girişim demek 3 lirayı 3 milyon liraya çıkarmak değildir. Girişimci üniversite, girişimcilerle buluşup onların potansiyelini artırarak gereğini yapmış olmasadır. Bu çerçevede bazı bölümlerimizi Organize Sanayi Bölgesi’ne çekmeyi hedefliyoruz. Teknokent’te firma sayımızı artırmak istiyoruz. Aynı zamanda Türkiye’de olmayan bölümleri kurmayı planlıyoruz. Birbirini destekleyen, sanayi ile iç içe olan projeleri ortak bir projeye dönüştürecek anlayışı yerleştirmeye çalışacağız. Buda bizim üçüncü nesil hedefimizi gerçekleştirecek. Stratejik planımızı 11. Kalkınma Planı ve 2023 vizyonuyla işleştirerek yapıyor olmamız bizi diğer üniversitelerden bir adım öne çıkaracak” diye konuştu.

Şehir içinde fakülteleri taşıdıklarında yeni alanlar açmaya niyet ve projelerinin hazır olduğunu belirten Öztürk, “Performansa dayalı bütçe sistemine geçtiğimiz için tavrımız net. Bütçe ve yatırım desteği sağlanırsa projelerimiz hazır. Tıp Fakültesi’nin gerekliliklerini tam olarak tamamlayamadık. Morfolji binası yok. İki yeni derslikle 3. sınıf Tıp öğrencilerine yer açtık. Tıp Fakültesi Çorum için çok önemli. Yayınlar çok iyi. Tıp Fakültesi’nin eksikliklerini gidermek için seferber olacağız. Yeni alanlarla mevcut eksiklikleri giderip kapasiteyi artırmamız, işleri tamamlamamız gerekiyor. Makro ekonomik dalgalanmalar nedeniyle SODES-OKA gibi yeni kaynak temini alanları açmaya çalışacağız. TSO, ÇOSİAD, Belediye hep birlikte hareket ediyoruz. Hepimiz aynı ekonomik konjonktürden geçiyoruz. Hepimiz işbirliği yaparak Çorum’a güzel hizmetler yapabiliriz”

,

Karabük Üniversitesi mühendislik ve teknolojide ilk bine girdi

Times Higher Education’in (THE) 2020 yılı için yayımladığı dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında ilk bine giren Karabük Üniversitesi (KBÜ), mühendislik ve teknoloji alanında da “Dünya Üniversiteleri Sıralaması”nda ilk bine girmeyi başardı.

Dünyanın en saygın üniversite derecelendirme organizasyonlarından biri olan Times Higher Education, Eylül ayında duyurduğu dünyanın en iyi bin üniversitesi sıralamasının ardından bu kez de üniversiteleri genel mühendislik, elektrik-elektronik mühendisliği, mekanik-havacılık mühendisliği, inşaat mühendisliği ve kimya mühendisliği alanlarında derecelendirdi.
Üniversiteler mühendislik ve teknoloji alanında 5 farklı kritere göre değerlendirildi; eğitim, öğrenme ortamı/araştırma/akademik yayın, atıf/uluslararası tanınırlık/endüstriyel gelir ve inovasyon.

Listeye Türkiye’den 26 üniversite girdi

Times Higher Education tarafından yayımlanan mühendislik ve teknoloji alanında “Dünya Üniversiteleri Sıralaması” listesinde Karabük Üniversitesi’nin yanı sıra; Bilkent Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Koç Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Marmara Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi yer aldı.

Karabük Üniversitesi, geçtiğimiz ay yayımlanan dünyanın en iyi ilk bin üniversitesi sıralamasında Türkiye’den listeye girmeyi başaran 11 üniversite arasında yer almış, ayrıca Ankara ve İstanbul dışında listeye girmeyi başaran tek üniversite olmuştu.

Dünyanın en iyi mühendislik ve teknoloji üniversiteleri

Dünyada mühendislik ve teknoloji alanında en iyi 10 üniversite sıralaması ise şöyle: 1. Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü, 2. Stanford Üniversitesi, 3. Cambridge Üniversitesi, 4. Harvard Üniversitesi, 5. Oxford Üniversitesi, 6. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü, 7. Princeton Üniversitesi, 8. ETH Zürih Üniversitesi, 9. Kaliforniya Üniversitesi, 10. Georgia Teknoloji Enstitüsü.

,

Performansı en iyi 5 araştırma üniversitesi açıklandı

Yükseköğretim Kurulunda düzenlenen toplantıda, “Araştırma ve aday araştırma üniversiteleri 2017 ve 2018 yılları performans izleme ve değerlendirme sonuçları” açıklandı.

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), akademik kadro ve bütçe imkanları açısından desteklenen araştırma üniversitelerinin 2 yıllık performans değerlendirme sonuçları ve sıralamaları kamuoyu ile paylaşıldı.

İŞTE O SIRALAMA

Aaraştırma üniversiteleri arasında performansı en yüksek üniversiteler ODTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi şeklinde sıralandı.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, YÖK üyeleri ile araştırma ve aday araştırma üniversitelerinin rektörleri ve ilgili rektör yardımcıları katıldı.

33 GÖSTERGEYE BAKILDI

Üniversitelerden talep edilen 2017 ve 2018 yılı verilerini içeren raporlar üzerinde yapılan doğrulamalar ve kıyaslamalı analizler sonucunda 11 araştırma ve 5 aday araştırma üniversitesine yönelik performans değerlendirmesi sonuçlandı.

Buna göre, söz konusu üniversiteler, “araştırma kapasitesi”, “araştırma kalitesi” ve “etkileşim ve iş birliği” olmak üzere üç başlık altında toplam 33 göstergeye göre sıralandı.

Proje kapsamındaki üniversitelerin ilk iki yıldaki performansları oluşturulan endeks kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda araştırma ve aday araştırma üniversiteleri, “2017 ve 2018 yılı” performanslarına göre listelendi.

EN YÜKSEK PERFORMANS ODTÜ’DE

Buna göre, araştırma üniversiteleri arasında performansı en yüksek 5 üniversite, ODTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi olarak belirlendi.

Bir üniversite dışında araştırma üniversitelerinin performansları 2017 ve 2018’de 2-10 puan artış gösterdi. İki yılda araştırma üniversiteleri arasında en yüksek performans artışını 10 puanla Ankara Üniversitesi yaptı.

YTÜ 6. SIRAYA YÜKSELDİ

Aday araştırma üniversitesi olan Yıldız Teknik Üniversitesi ise 2017’de 7’nci sırada iken 2018’de ise 6’ncı sıraya yükseldi.

2018 performans puanlarına göre, İstanbul Üniversitesi 7’nci, Gebze Teknik Üniversitesi 8’inci, Ankara Üniversitesi 9’uncu, Erciyes Üniversitesi 10’uncu, Ege Üniversitesi 11’inci, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa 12’nci, Gazi Üniversitesi 13’üncü, Bursa Uludağ Üniversitesi 14’üncü, Çukurova Üniversitesi 15’inci ve Selçuk Üniversitesi 16’ncı sırada yer aldı.

Yekta Saraç, toplantıda yaptığı konuşmada, yeni YÖK olarak ülkenin rekabet gücünün artmasına, kalkınmasına katkı sağlayacak araştırma ve aday araştırma üniversitelerinin yükseköğretimdeki yerini ve gelişimini çok önemsediklerini vurguladı.

DEĞERLENDİRME SÜRECİ

Bu süreçlerde belirlenen üniversiteler için araştırma üniversitesi unvanının ilanihaye taşınılacak bir etiket olmayacağını projeyi kamuoyuna tanıtırken belirttiklerini hatırlatan Saraç, şunları kaydetti:

“Proje kapsamında yer alan üniversitelerimizin performansları YÖK bünyesinde oluşturulan İzleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından belirlenen kriterler çerçevesinde yıllık olarak takip edildi. Bu yıl içerisinde de araştırma üniversitelerimizden talep edilen ve 2017, 2018 yılı verilerini içeren raporlar incelendi ve yapılan kıyaslamalı analizler sonucunda performans değerlendirmeleri gerçekleştirildi.”

Değerlendirme sürecinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Türk Patent ve Marka Kurumu gibi dış paydaşların da görüş ve önerilerinin de alındığını bildiren Saraç, “Böylece 11 araştırma ve 5 aday araştırma üniversitesinin ‘Araştırma Üniversiteleri Performans İzleme Endeksi’ ile ‘araştırma kapasitesi’, ‘araştırma kalitesi’ ve ‘etkileşim ve iş birliği’ olmak üzere üç başlık altında toplam 33 göstergeye göre sıralanarak performans değerlendirmesi yapıldı.” şeklinde konuştu.

DÜŞÜK PERFORMANSLILAR VASIFLARINI KAYBEDECEK

Saraç, her yıl araştırma üniversitelerinin performanslarına dair raporların kamuoyu ile paylaşılırken aynı zamanda 3 yılın sonunda bazı üniversitelerin düşük performansları dolayısıyla araştırma üniversitesi vasfını kaybedebileceği, aday araştırma üniversitesi iken üstün performansları dolayısıyla üste çıkabileceği, aday araştırma üniversitesi olmadığı halde adaylığa talip olanların da performanslarına göre aday araştırma üniversitesi olabileceği bir sürecin kurgulandığını bildirdi.

Araştırma üniversitesi ve aday araştırma üniversitesilerinin performanslarına ilişkin sonuçların kamuoyu ile paylaşılacağını, ancak bu sıralamalarda değişiklik olacağını dile getiren Saraç, “Fakat bugün o değişikliklerin yapılacağı gün değil. Yani araştırma üniversiteleri ve aday araştırma üniversitesi listesinin performansa göre güncelleneceği gün bugün değil. Fakat bu performans çıktıları önümüzdeki sene yapılacak son değerlendirme ve listelerdeki düzenleme için önemli bir gösterge olacaktır.” dedi.

‘ÖDENEKELERDE ARTIŞ’

Yekta Saraç, konuşmasında araştırma üniversitelerine şimdiye kadar verdikleri ve bundan sonra verecekleri desteğe ilişkin bilgi aktardı.

2018 yılı içerisinde araştırma ve aday araştırma üniversitelerine 315 ilave araştırma görevlisi kadrosunun, ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli bir şekilde yürütülen yurt dışı doktora eğitimi kapsamında bu üniversitelere 2018 yılında 272, 2019 yılında ise 136 kontenjan tahsis edildiğini anlatan Saraç, bunun yanında TÜBİTAK tarafından “Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı”na başvuruda bulunan araştırma ve aday araştırma üniversitelerinin özellikle desteklendiğini dile getirdi.

Ayrıca 2019’da, üniversitelerin araştırma performansına dayalı olarak belirlenen kurum hissesi oranlarında, bu üniversitelere yönelik özel bir istisnanın tanımlandığını bildiren Saraç, kurum hissesinin en yüksek dilimi olan yüzde 50 oranında kurum hissesi verilmeye başlandığını söyledi.

Araştırma üniversiteleri için ilave desteklerin sağlanması adına gerçekleştirdikleri girişimlerin de olumlu sonuçlar verdiğine değinen Saraç, bu kapsamda, performansı 2017 ve 2018 yılındaki en yüksek ilk 5 araştırma üniversitesine ilave araştırma ödeneği verilmesi ve bu kapsamda ilk 5’te yer alan araştırma üniversitesinin 2020 yılı ödeneklerinde ilave artış yapıldığını anlattı.

”YENİ MEVZUAT YOLDA”

YÖK Başkanı Saraç, 11’inci Kalkınma Planı’nda araştırma üniversiteleriyle ilgili 4 politika tedbirinin yer aldığına dikkati çekti.

Araştırma üniversitelerinin öncelikli sektörlerle eşleştirilmelerinin sağlanacağının altını çizen Saraç, diğer tedbirleri şöyle sıraladı:

“Üniversitelerin, yüksek katma değerli üretimi destekleyecek nitelikte Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri gerçekleştirebilmeleri için araştırma üniversitesi programının güçlendirilerek bu programa dahil üniversitelerin özel desteklerle kapasitelerinin arttırılması bir diğer madde. Bu kapsamda, araştırma üniversiteleri ile ilgili mevzuatımız, son aşamasına geldi. Araştırma üniversitelerinde doktora sonrası sözleşmeli araştırmacı istihdamının artırılması ile de ilgili bir madde bulunuyor. Bu kapsamda, araştırma üniversitelerine öncelikli alanlarda kullanılmak üzere sözleşmeli doktoralı araştırmacı kadrosu tahsis edilecek.

Kalkınma Planı’nda dünya akademik başarı sıralamalarında 2023 yılı itibarıyla en az 2 üniversitemizin ilk 100’e ve en az 5 üniversitemizin de ilk 500’e girmesine ilişkin bir hedef var. Bununla ilgili olarak araştırma üniversiteleri öncelikli olmak üzere bu hedefe ulaşma potansiyeli yüksek üniversitelerimiz belirlenecek ve tespit edilecek bu üniversitelerimize 5 yıl süreyle özel destek programı uygulanacak. Kalkınma planında gösterilen bu hedefler için planlamalarımızın son aşamasına geldi.”

Yekta Saraç, “Araştırma ve aday araştırma üniversitelerinin 2017’de toplam performans puanı 530 iken, bir yıl sonra yani 2018’de 614 oldu. Yani kurguladığımız bu proje amaçlarına uygun olarak sonuç üretmeye başladı. Bundan da YÖK olarak mutluluk duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

,

Gaziantep Üniversitesi’nden bir uluslararası işbirliği daha

Dünyanın 104 ülkesinden 4 bin 200’ün üzerinde uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapan ve ileri gelen bir çok üniversiteyle eğitim işbirliği olan Gaziantep Üniversitesi ile, Malezya’nın en iyi üniversiteleri arasında bulunan Malezya Yönetim ve Bilim Üniversitesi (Management and Science University) arasında ortak diploma programı için görüşmeler başladı.

Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür’ü makamında ziyaret eden MSU Rektörü Prof. Dr. Mohd Shukri başkanlığındaki heyet, GAÜN’ü gezip bilgi aldıklarını ve çok etkilendiklerini belirtti. Konuk Rektör, “Aldığımız bilgilere göre, Gaziantep Üniversitesi, üniversitemizin de eğitim alanları arasında bulunan tıp, sağlık, mühendislik başta olmak üzere son derece iyi eğitim veren bir üniversite. Eğitim işbirliği yapmamızın her iki üniversitenin de yararına olacağına inanıyorum” dedi. Rektör Shukri, “Almanya, İrlanda, Japonya, Kore başta olmak üzere dünyanın ileri gelen ülkelerinin üniversiteleriyle işbirliklerimiz var. Üniversite olarak tıp, sağlık ve yaşam bilimleri, hemşirelik, hukuk, bilgi bilimleri ve mühendisliği alanlarını kapsayan programlara kendimizi kaliteli bir eğitime adamış bir kurumuz. Üniversitemizin sunduğu programlar, yerli ve uluslararası kurumlar tarafından belirlenen zorlu standartları taşımaktadır. Derslerimiz ise, öğrencilerin öğrenme deneyimlerini zenginleştirmek ve mezun olduklarında istihdam edilebilirliğini arttırmak üzere planlanmaktadır” dedi.

Gaziantep Üniversitesi

Konuk Rektör ve yardımcıları, GAÜN Kampüsü gezdi.

GAÜN Rektörü Prof. Dr. Ali Gür ise, MSU ile öncelikli olarak yüksek lisans ve doktora alanlarında işbirliği yapılabileceğini daha sonra da ilişkilerin artırılabileceğini belirterek, “Malezya ziyaretimiz sırasında MSU’yu tanıma fırsatı bulduk. Ülkelerinde iyi bir eğitim tecrübeleri var. Öncelikli olarak hemen bir iki alanda işbirliği yapabiliriz. Ben ve üst yönetimimizin genel felsefesi, ilişkileri zamana yaymak değil, hemen hayat bulabilmesi için harekete geçmektir. Gaziantep Üniversitesi dünyanın 105 ülkesinden 4 bin 200’ün üzerinde öğrenciye ev sahipliği yapan ve yine dünyanın her kıtasından ülkelerdeki üniversitelerle eğitim işbirliği bulunan uluslararası bir üniversitedir. MSU ile yapacağımız ortak diploma işbirliğinin her iki üniversiteye de katkı sağlayacağına olan inancım tam” diye konuştu.

Görüşmede, MSU’dan Rektör Prof. Dr. Mohd Shukri’nin yanısıra, rektör yardımcıları Prof. Dr. Sharifah Huda ve Prof. Dr. Ali Khatibi ile Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Prof. Dr. Indang Ariati Ariffin bulunurken, GAÜN heyetinde ise Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Metin Bedir, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Göğüş, Göç Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Nuri Gültekin ile Uluslararası Programlar Sorumlusu Nur İncetahtacı yeraldı. Konuk Rektör ve yardımcıları, daha sonra GAÜN Kampüsü gezdi.

,

Dicle Üniversitesi’ne Kalite Yönetim Sistem Belgesi

Dicle Üniversitesi (DÜ), yükseköğretim kalite değerlendirme programı çerçevesinde Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından “TSE EN 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistem Belgesi” almaya hak kazandı.

DÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen kalite belgesi teslim törenine YÖK Kalite Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas, TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, DÜ Rektörü Prof. Dr. Talip Gül, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programda konuşan YÖK Kalite Kurulu Başkanı Elmas, kalite kurulu olarak uluslararası düşünen, iletişimi yüksek idareyi tanımladıklarını söyledi. Prof. Dr. Elmas, “Diyoruz ki siz belirlediğiniz bu politikayı fakültelerinizde, yüksekokullarınızda, bölümlerinizde hocalarınızın da bilgisi olan bir şeyi yayabiliyorsunuz. Bu belgeyi alanları tebrik ediyor, hocalarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.

“46 üniversitede 84 eğitim programı düzenledik”

DÜ’nün almaya hak kazandığı TSE EN İSO 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi’nin teslimi nedeniyle bir araya gelmekten dolayı büyük memnuniyet duyduğumu belirten TSE Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin ise, “Türk Standartları Enstitüsü 65 yıldır standardizasyon ve bunu değerlendirme alanlarında hizmet vermekte olup, ekonomik ve ticari hayatımızın tüm aktörleri için olmazsa olmaz iki önemli işlevi yerine getirmektedir. TSE markası ile tüketicilerimiz için ürün ve hizmet güvenliğinin garantisi olarak hizmet vermektedir. 2013 yılında bir üniversitemizde ortak olarak başlattığımız kalite ve uygunluk değerlendirme mühendisliği yüksek lisans programı işletmelerimizde kalite bilincinin geliştirilmesi ve uygunluk değerlendirme faaliyetleri içeriğinin ve öneminin anlaşılması için ilk adım niteliğinde olmuştur. Enstitü olarak 2016-2018 yılları arasında 46 üniversitede 84 eğitim programı düzenledik. Öte yandan her yıl üniversitemizin iş gücü potansiyellerine, ülkemizin ve nitelikli iş gücü potansiyeline önemli katkı sağlayan binin üzerinde mesleki ve teknik eğitim programı ile yaklaşık 40 bin kişiye sertifika veriyoruz. Bugün enstitümüzün üniversitelere eğitim, öğretim hizmetleri sorumluluğu kapsamında verilmekte olduğu yönetim sistem belgelendirme belgelerinden birini Dicle Üniversitesine büyük bir mutluluk ve gururla takdim edeceğiz. Dicle Üniversitesi kaliteli yönetim sisteminde kurumumuza 25 Nisan 2019 tarihinde müracaat etmiş ve 2023 Mayıs 2019 tarihleri arasında gerçekleşen tetkik neticesinde 27 Haziran 2019 tarihinde belge almaya hak kazanmıştır. Belgenin alınmasında emeği geçen bütün akademik ve idari kadroya ve öğrencilerimize, enstitü çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.

“Üniversitemiz yılda iki defa iç tetkik ile değerlendirilmektedir”

DÜ Rektörü Prof. Dr. Talip Gül ise, YÖK Kalite Kurulu 2018 yılı durum raporuna göre üniversitelerinin eğitim ve öğretim, araştırma geliştirme ve yönetim sistemine ilişkin güçlü ve iyileştirmeye açık yönlerinin belirlendiğini söyledi. Prof. Dr. Gül, sözlerine şöyle devam etti:

“Kalite güvence sisteminin en önemli boyutlarından birisi öğrencilerinin hedeflerine yeterlilikte ulaşabilmelerinin güvence altına alınmasıdır. Üniversitemiz bu sorumluluğunun farkındadır ve paydaşlarıyla beraber öğrencilerinin ve öğretim üyelerinin etkin biçimde araştırma yapabilecekleri özgür, huzurlu ve entelektüel bir ortam oluşturmuştur. Üniversitemiz belirlediği politika çerçevesinde iki yıl önce başlatmış olduğu kalite faaliyetleri neticesinde bugün Türk Standartları Enstitüsü Başkanımızın bize vereceği TSE EN ISO, TSE 9001: 2015 Kalite Yönetim Sistem Belgesi ile önemli bir hedefe ulaşmış bulunmaktadır. Üniversitemizde kalite yönetimi uygulaması gereği birimlerimiz 6 ayda bir olmak üzere yılda iki defa iç tetkik ile değerlendirilmektedir. Ben bu amaçla bu toplantıya katılan YÖK Kalite Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas hocamıza teşekkür ediyor ve Adem hocamıza candan teşekkür ediyorum.”

Program, konuşmaların ardından belge ve plaket takdimi ile sona erdi.