,

RTEÜ’de öğretmenlere ’Su okuryazarlığı Eğitimi’

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ev sahipliğinde ve Eğitim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Nazihan Ursavas yürütücülüğünde “ProjectWET Etkinlikleri ile Öğretmenlere Su Okuryazarlığı Eğitimi-II” projesi Rize’de gerçekleştirildi.

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Programları 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları kapsamında desteklenen ve bu yıl 67 farklı ilden 319 öğretmenin başvuru yaptığı projeye, değerlendirmeler sonucunda 22 farklı ilden 26 öğretmen davet edildi.

Proje ile ilgili konuşma yapan Dr. Öğr. Üyesi Nazihan Ursavas, projenin paydaşları, uluslararası işbirliği boyutu ve programın içeriği hakkında bilgi verdi. Ursavas, dünyada pek çok ülkenin üye olduğu kuruluşa bugün ülkemiz adına ikinci kez Üniversitemizin önderlik ettiğini ifade ederek, “Bu eğitimi gerçekleştirmemizde Rektörümüz Prof. Dr. Hüseyin Karaman’ın ve bu süreçte kendisi de bir biyolog olan ve suyun ne kadar önemli olduğunun farkında olan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ali Bilgin’in katkıları yadsınamaz, kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin gerçekleştirilmesine destek veren araştırmacılara ayrıca teşekkür ediyorum” dedi.

Kapanış töreninde bir konuşma gerçekleştiren RTEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Bilgin ise herkesin ortak noktası olan su ve su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilirliğinin artması noktasında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinin gereken hassasiyeti gösterdiğini ve bu konuda araştırma yapan bilim insanlarını desteklediğini ifade etti.

Bu projenin daha uzun yıllar devam etmesi gerektiğini ve mümkün olduğunca fazla öğretmene ulaşarak öğrencilerde bu bilincin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Bilgin, projeye katılan tüm öğretmenlere, proje ekibine ve özellikle proje yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Nazihan Ursavas’a teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi.

Temelini Project WET etkinliklerinin oluşturduğu projede, bir hafta boyunca drama etkinliklerine, gezi-gözlem etkinliklerine, deneysel etkinliklere ve rehberlik etkinliklerine yer verildi.

,

207 üniversitede 7,5 milyon öğrenci okuyor

Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu:  Türkiye’deki 207 üniversitede yaklaşı 7,5 milyon öğrenci bulunmaktadır. Bunların 3 milyon 921 bini erkek, 3 milyon 491
bini de kız öğrenciden oluşmaktadır. Eğitime erişimde kız öğrencilerin herhangi bir sıkıntısı bulunmamaktadır. 

Yükseköğretim Kurulu Akademide Kadın Çalışmaları Birimi Başkanı Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu, Türkiye’deki 207 üniversitede yaklaşık 7,5 milyon öğrencinin bulunduğunu, bunların 3 milyon 921 binini erkek, 3 milyon 491 binini de kızların oluşturduğunu belirterek, “Bu sonuca göre eğitime erişimde
kız öğrencilerin herhangi bir sıkıntısı bulunmamaktadır.” dedi.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) bünyesinde kurulan Başta Kız Çocukları Olmak Üzere Gençlerin Bilim, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik Alanlarına Yönlendirilmesi (STEM) Alt Komisyonu, AK Parti Gaziantep Milletvekili Derya Bakbak başkanlığında toplandı.

Yükseköğretim Kurulu Akademide Kadın Çalışmaları Birimi Başkanı Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu, komisyona yaptığı sunumda, Türkiye’de 207 üniversitenin bulunduğunu, bu üniversitelerde ise yaklaşık 7,5 milyon öğrencinin yer aldığını söyledi.

3 milyon 491 bini kız öğrenci

Söz konusu 207 üniversitedeki öğrencilerin cinsiyete göre dağılımının 3 milyon 921 bini erkek, 3 milyon 491 bininin kız öğrenciden oluştuğunu belirten Komsuoğlu, “Görünen rakamlara bakıldığında dağılım yarı yarıya. Bu sonuca göre eğitime erişimde kız öğrencilerin herhangi bir sıkıntısı bulunmamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de akademik yükselmenin önlisans, lisans ve yüksek lisans şeklinde sıralandığını, bu açıdan meslek yüksekokullarının göz bebeği konumunda yer aldığını vurgulayan Komsuoğlu, bu okulların ülkenin en çok ihtiyacı olan elemanları yetiştirdiğini ifade etti.

Meslek yüksekokullarındaki kız öğrenci sayısının da erkek öğrenci sayısı ile yarışır halde olduğunun altını çizen Komsuoğlu, verilen rakamlar doğrultusunda Türkiye’nin, Avrupa’nın en iyisi konumunda olduğunu söylemenin yanlış olmayacağını dile getirdi.

Nüfusun yüzde 68’i çalışma çağı aralığında

Türkiye’nin nüfus yapısına da değinen Komsuoğlu, şu bilgileri verdi:  “82 milyon nüfusa sahip Türkiye, cinsiyet dağılımı açısından dengeli bir ülke. Nüfusun yüzde 68’i çalışma çağı aralığındadır. Bu olağanüstü bir durum ve altın değerinde rakamlardır. Yüzde 23,4’ü 15 yaşından küçük ve iyi eğitilmek üzere bize emanet edilmiş çocuklardır. Bu nüfus hiçbir Avrupa ülkesinde dengeli
bir şekilde bulunmamaktadır. Türkiye’nin ortanca yaşı ise 32 olarak verilmektedir. Bu nüfus bilgileri bizi daha çok eğitime, daha iyi sağlığa, daha iyi genç nesil yetiştirmeye heveslendirmektedir. Nüfus bilimciler demografik fırsat penceresi diye bir terim kullanır. Yapılan değerlendirmeler ışığında ekonomik gelişmelere göre Türkiye tam da bu noktada altın dönemdedir. Bizim de
bunu iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Buna biz fırsat penceresi diyoruz. Fırsatın kullanılması için de 25-30 yıl gibi bir süremiz var. Hem 15 yaş altı nesli hem de 15 ile üstü çalışma grubuna girenleri iyi yetiştirmek hedefindeyiz.”

,

Yeditepe Üniversitesi, Almanca eğitim veren meslek yüksekokulu açtı

Yeditepe Üniversitesi tarafından açılan ve Almanca eğitim verecek meslek yüksekokulu 2019-2020 akademik yılında eğitim vermeye başlayacak. 
Yeditepe Üniversitesi, Türkiye’de ilk defa Almanca eğitim veren meslek yüksekokulu açtı.

Yeditepe Üniversitesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, üniversite tarafından açılan ve Almanca eğitim veren meslek yüksekokulunda her biri Alman ekolünden yetişmiş akademisyenlerden ders alacak olan öğrenciler, eğitimlerinin bir dönemini Almanya’da, mesleki iş yeri uygulaması şeklinde geçirecekler.

Üniversite, Almanca eğitim veren yüksekokulun yanı sıra eğitim amaçlı faaliyet gösteren Alman F+U Eğitim Kurumları’yla da iş birliği anlaşmasına imza attı.

Öğrencilere Almanya kapısı açıldı

İmzalar, Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Yusuf Akgün, Rektör Prof. Dr. Canan Aykut Bingöl ve F+U Eğitim Kurumları Kurucu Başkanı Hans-Dieter Sauer tarafından atılırken, böylelikle öğrencilere Almanya’nın kapıları aralanmış oldu.

İki kurum arasında yapılan iş birliği anlaşmasına göre öğrenciler, üçüncü yılın son döneminde ise F+U Eğitim Kurumları’nın anlaşmalı olduğu, Almanya’daki bin 800 firmadan birinde mesleki iş yeri uygulaması şeklinde eğitim alacak.

Mesleki iş yeri uygulaması yaptıkları firmada, başarılı olmaları durumunda, bu firmanın referansı ile Almanya’da kalarak çalışma olanağına kavuşacak olan öğrenciler, isterlerse F+U Eğitim Kurumları’na bağlı Almanya’daki IBA Üniversitesi’nin mühendislik bölümlerinde lisans eğitimine devam edebilecek.

“Elektronik Teknolojisi”, “İnternet Ağ ve Teknolojileri”, “Mekatronik” ve “Otomotiv Teknolojisi” bölümlerinden oluşan Meslek Yüksekokulu’na önümüzdeki yıl, 20’si tam, 196’sı yüzde 50 burslu olmak üzere toplam 216 öğrenci alınmasına karar verildi.

Önümüzdeki dönem eğitime başlayacak

Yeditepe Üniversitesi Meslek Yüksekokulu, 2019-2020 akademik yılında eğitim vermeye başlayacak.

Bu bölümlerde eğitim gören öğrenciler, ilk yıl Almanca hazırlık eğitimini Yeditepe Üniversitesi’nin Ataşehir’deki 26 Ağustos Yerleşimi’nde alacak. İkinci yıl ve üçüncü yılın ilk döneminde, üniversitenin İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’deki yerleşkesinde yoğun uygulamalı eğitimden geçecek.

Verilen bilgiye göre, eğitimleri sırasında her biri Alman ekolünden yetişmiş, sektörde üst düzey deneyimi olan Türk akademisyenlerden ders alacak olan öğrencilerin derslerine, hazırlık döneminde yoğun olmak üzere eğitimleri boyunca Alman akademisyenler de girecek. İş birliği anlaşması kapsamında ayrıca akademisyen değişimi de yapılabilecek.

,

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bir ilk daha

Tıp Fakültesi tıpta uzmanlık eğitimi vermek için yetkilendirildi. Dekan Prof. Dr. Akkın: SANKO Tıp Fakültesi ekolünün kurumsallaşması yönünde önemli bir adım daha atmış olacağız.

Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni tıpta uzmanlık eğitimi vermek üzere yetkilendirdi.

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Murat Akkın, “Tıp Fakültesi olarak 2014 yılında başladığımız tıp eğitimi yolculuğuna bundan böyle başka bir önemli aşama olan mezuniyet sonrası uzmanlık eğitimini de eklemenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Başlangıç olarak fakültenin iç hastalıkları, çocuk sağlığı ve hastalıkları, genel cerrahi, kalp ve damar cerrahisi, kardiyoloji ve radyoloji anabilim dallarının, Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK) tarafından gerek öğretim üyeleri ve gerekse klinik altyapıları açısından değerlendirilerek tıpta uzmanlık eğitimi vermek üzere tam yetkilendirildiğini belirten Prof. Dr. Akkın, “Bu kurumumuz açısından çok önemli bir çeşit akreditasyon. Kuruluşumuzun beşinci yılında, vakıf üniversitesi tıp fakülteleri arasında bu konuda inceleme ve değerlendirme süreçlerinden geçirilerek tam yetkilendirilen sadece birkaç fakülteden biri olabilmek bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Bu başarıda emeği geçen, başta ilgili anabilim dalı başkanı öğretim üyelerimiz olmak üzere, bütün çalışma arkadaşlarımı kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum. Bu yıl elde ettiğimiz tıpta uzmanlık eğitimi yetkilendirmesi sayesinde, tıpta uzmanlık sınavı sonucunda asistanlık hakkını elde edecek olan hekimler, Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanemiz kliniklerinde uzmanlık eğitimi görmeye başlayacaklar. Fakültemizin ilk asistanları arasında önümüzdeki yıl vereceğimiz ilk mezunlarımızı da görmek bizler için ayrı bir sevinç olacak. Böylece, eğitim modeliyle birlikte hocasından öğrencisine ve asistanına kadar tüm bileşenleriyle SANKO Tıp Fakültesi ekolünün kurumsallaşması yönünde önemli bir adım daha atmış olacağız” diye konuştu.

,

Geleceğin mühendisleri Avrupa standartlarında öğrenim görüyor

BEÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Kutoğlu: Burada gerçekten iyi bir mühendislik eğitimi veriyoruz. Öğrencilerimizin gelecek 50-60 yıl sürecek mesleklerini iyi öğrenmeleri gerekiyor. 

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin 18 bin metrekare akıllı binaya sahip Mühendislik Fakültesinde geleceğin mühendisleri Avrupa standartlarında eğitim görüyor. 16 bin metrekarelik merkezi laboratuvarın da öğrencilerin eğitimine katkı sağladığını ifade eden Mühendislik Fakültesi Dekanı Hakan Kutoğlu, “Geomatik mühendisliği bölümünde Türkiye’de ilk üçteyiz. Maden mühendisliği bölümünde Türkiye’de ilk altıdayız. Çevre inşaat disiplinleri kapsayan alanda Türkiye’de bilimsel alanlarda ilk 30 içerisindeyiz. Dolayısıyla çok güçlü bir mühendislik alt yapımız var” dedi.

1992 yılında kurulan Zonguldak Karaelmas Üniversitesi, eğitim hayatına Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak devam ediyor.  ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, fakülteyi ve merkezi laboratuvarı gazetecilere gezdirdi. Laboratuvarın Türkiye’de önemli bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Rektör Mustafa Çufalı, “Fakültemiz hem binalar olarak hem de laboratuvar olarak önemli bir yere sahip Türkiye’de. Merkez laboratuvarımız arka arkaya üç bloktan oluşmakta. Üniversitemiz laboratuvar açısından en önemli üniversitelerinden biridir. Binalar bizde diğer fakültelere göre daha fazla önemli bir yere sahip. Öğrenci arkadaşlarımızın tercih edebileceği geldikleri zaman memnun olabilecekleri bir fakültemiz. Diğer fakültelerimiz Fen Edebiyat Fakültemiz, İktisadi İdari Bilimler Fakültemiz, yeni yapılan fakültelerimiz var. Onların öğrenci sayıları gittikçe artıyor. Yeni kütüphanemiz yeni eğitim öğretim döneminde açılacak. Dolayısıyla üniversitemiz her bakımdan ayrıcalıklı bir üniversite, 7/24 üniversitemiz açık, çorba ikramlarımız var” diye konuştu.

90 yıldır mühendislik eğitimi veriyor

Zonguldak’ta 1924 yılında kurulan Maden Mühendis Mektebinden bu yana 90 yıldır mühendislik eğitiminin sürdürüldüğüne dikkat çeken Dekan Kutoğlu, bu eğitimi 18 bin metrekarelik akıllı binalarla Avrupa standartlarına yükselttiklerini ifade etti. Fiziki mekan, laboratuvar olanakları ve öğretim görevlisi kadrosuyla Türkiye ortalamasının üstünde mühendislik eğitim ve öğretimi gerçekleştirildiğinin altını çizen Kutoğlu, şöyle devam etti:

“Yeni dönem üniversite kayıtları yaklaşmakta. Bizde Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak yaklaşık 90 yıldır mühendislik eğitimi sürdürülüyor ve 18 bin metrekare akılı binalarda eğitim öğretimlerimizi sürdürüyoruz. Ayrıca burada 16 bin metrekare Tekno Lab adında merkez laboratuvarımız var. Fiziki mekan, laboratuvar olanakları ve hoca kadrosu olarak Türkiye ortalamasının çok üstünde mühendislik eğitim öğretimi gerçekleştiriyoruz. Ben öğrencilerimize şunu söylemek istiyorum. Büyük şehirde okuyacağız sevdasıyla iyi bir mühendislik eğitimi almaktan mahrum kalmasınlar. Burada gerçekten iyi bir mühendislik eğitimi veriyoruz. Öğrencilerimize gelecek 50 -60 yıl sürecek mesleklerini iyi öğrenmeleri gerekiyor. Alt yapısı güçlü yerlerde okusunlar. Sırf büyük üniversite diye tercihi yapmasınlar. Biz geomatik mühendisliği bölümünde Türkiye’de ilk üçteyiz, maden mühendisliği bölümünde Türkiye’de ilk altıdayız. Çevre inşaat disiplinleri kapsayan alanda Türkiye’de bilimsel alanlarda ilk 30 içerisindeyiz. Dolayısıyla çok güçlü bir mühendislik alt yapımız var. Öğrencilerimize tercihlerinde bunu akıllarında bulundurmalarını ve tercih yapmadan önce seçmek istedikleri üniversiteyi, internet üzerinden kadroyu, laboratuvar imkanlarını, fiziki mekanlarını incelesinler o şekilde tercih yapsınlar. Yoksa gittiklerinde çok pişman olurlar. Biz modern binalarımızla, güçlü kadromuzla onları bekliyoruz. İyi bir mühendislik eğitim öğretimi vermek adına. Binamız Avrupa standartlarında, 3 tane amfimiz var, modern sınıflarımız var ve akıllı sınıflarımız var. Öğrencilerimiz burada kendilerini çok keyifli bir ortamda mühendislik öğretimi gerçekleştirmeye talibiz. Öğrencilerimizi doğru tercih yapmaya çağırıyoruz. Tercih kılavuzundaki sıralamalar tamamen öğrencilerin yaptığı tercihler üzerine gerçekleşiyor. Yoksa üniversitenin kalitesini sınıflandırması değildir. Burada bizim birçok bölümümüz mühendislik dekanları konseyinin akreditasyonu tarafından kalitesi belgelenmiş bölümlerdir. Dolayısıyla bütün bunları tercih yaparken öğrencilerimizin dikkate almalarını rica ediyorum. Kendilerinin daha sonra pişman olmamaları adına.”

Türkiye’nin en yeşil kampüsü

Green Metric (yeşil kampüs) sıralamasında ilk üçte bulunduklarını hatırlatan Kutoğlu, “Kampüsümüz yeşil bir kampüs, Green Metric sıralamasında Türkiye’de ilk 3’te bulunuyoruz. Onun dışına bizim 7/24 etüt salonlarımız, kütüphanelerimiz açık. Gece kütüphanemizde öğrencilerimize ücretsiz çorba ikramımız var. Bu anlamda Türkiye’de tekiz diyebiliyorum. Yurt dışından gelen konuklarımız bile bütün salonlarımızın açık olduğunu gördüğünde çok şaşırdılar. Kendilerinde bile bu imkanların olmadığını söylediler. Buraya geldiğinizde akşamları cıvıl cıvıl bir kampüs buluyorsunuz. Biz öğrencilerimizi üniversitemize bekliyoruz” dedi.

,

Bahçeşehir Koleji’nden ‘Dünya Vatandaşlığı Programı’

Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ: Bahçeşehir Koleji değerleri içerisinde dünya vatandaşlığı her zaman en önemli maddelerden biri. dünya vatandaşı bireyler yetiştirmek için uğraşıyoruz. 
Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel: Dünyanın sorunları her geçen gün artıyor. 
Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, Bahçeşehir Koleji’nin değerleri içerisinde dünya vatandaşlığının her zaman en önemli maddelerden biri olduğunu söyledi.

Bahçeşehir Koleji’nin düzenlediği “Dünya Vatandaşlığı Programı”nda konuşan Dağ, Bahçeşehir Koleji olarak kuruldukları ilk günden bu yana dünya vatandaşı bireyler yetiştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Dağ, Bahçeşehir Koleji’nin değerleri içerisinde dünya vatandaşlığının her zaman en önemli maddelerden biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Dünya vatandaşı olmak demek, kendi temellerinden, kendi kültür ve değerlerinden temel alıp evrensel değerlere hakim olmak ve bu değerler çerçevesinde dünyayı daha yaşanılabilir hale getirmek için çalışmak demektir, dünyanın sorunlarının farkında olmak ve hem bugünün hem yarının dünyasında bu sorunların çözücüsü olabilmek için uğraşabilmek demektir. Bu nedenle Bahçeşehir Koleji’nde dünya vatandaşı bireyler yetiştirmek için uğraşıyoruz. 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılayabilecek, 21. yüzyılın ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilere sahip öğrenciler yetiştirmemiz gerekiyor. Öğrencilerimizi bu yöntemlerle, programlarla ve bu vizyonla yetiştirmemiz gerekiyor.”

Dağ, Birleşmiş Milletler’in en önemli maddelerinden bir tanesinin dünya vatandaşlığı olduğunu da vurguladı.

– “Dünya Vatandaşlığı Programı’nı güncelleyerek Türkiye’de önemli bir başlangıç yaptık”

Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel de Dünya Vatandaşlığı Programı’nı güncelleyerek Türkiye’de önemli bir başlangıç yaptıklarına inandığını ifade etti.

Dünyanın sorunlarının her geçen gün arttığını belirten Yücel, “Bir taraftan dünyayı avuçlarımızın içine alarak küçülttük. ‘Dünyanın herhangi bir noktasında başka bir yer beni ilgilendirmez’ diyemezsiniz, dünyayı kirletemezsiniz, dünyada beraber yaşama kültürünü ortaya koymalıyız. Bu dünyada barış içerisinde yaşamamız lazım.” diye konuştu.

Yücel, dünyada adaletsizlik, terör ve açlık olduğunu, bunların aşılmasında kendisini sorumlu gördüğünü söyledi.

Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsü (UNITAR) Yöneticisi Alex Meija ise “Sürdürülebilir kalkınma hedefleri 2030 yılından itibaren ancak bir sonraki nesil sahiplenirse olabilecek.” dedi.

Meija, yoksullara, çevreye, gezegene yardım etmek gerektiğini de kaydetti.

,

İhlas Koleji’ne SOBILMAN 2019’dan iki ödül birden

Model Birleşmiş Milletler (MUN) organizasyonu kapsamında SOBILMUN 2019’a katılan Özel İhlas Anadolu ve Fen Lisesi öğrencileri Eren Açıkyıldız ve Taha Öztürk ödüle layık görüldü.

PROF. Dr. Mümtaz Tarhan Sosyal Bilimler Lisesi tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin çeşitli okullarından öğrencilerin yer aldığı SOBILMUN 2019’da Eren Açıkyıldız Outstanding, Taha Öztürk de Honorable Mention Ödülü’nü kazandı.

Öğrencilerin oluşturduğu birçok komitenin bir araya gelerek sorunları çözmek adına fikirler ürettiği SOBILMUN 2019’da II. Frederick Komitesi’nde yer alan Outstanding ödüllü Eren Açıkyıldız, ‘Muhteşem Frederick’ olarak bilinen ve Prusya’yı en güçlü Alman devleti yapmak isteyen II.Frederick’in 13 kişilik meclisini oluşturduklarını söyledi. Avrupa’yı fethetmek adına ortaya çıkan sorunlara çözümler ürettiklerini anlatan Açıkyıldız, “Sunduğumuz çözümler neticesinde Avusturya ve Rusya’ya savaş açıldı. Neredeyse halkın yarısını öldüren bir hastalık keşfedildi ve sonradan karantina altına alındı. Diplomatik manevralar savruldu, casuslar yakalandı ve suikast denemeleri başarısız oldu” dedi.

Honorable Mention Ödülü’nü alan Taha Öztürk ise, DISEC komitesinde yer aldığını ve gelecekte meydana gelebilecek sorunlar hakkında geçerli çözüm yolları bulmaya çalıştıklarını söyledi. İki farklı konu üzerinde çalıştıklarını ifade eden Öztürk, “İlk konumuz olan Çin’in Güney Çin Denizi’nde yaptığı yapay adalar ve ihlal ettiği sınırları konuştuk. İkinci konumuzda ise yapay zeka ile üretilen robot askerlerin savaşlarda kullanılmasıydı. Her iki konuda da geçerli çözüm yolları bulduğumuza inanıyorum” dedi.

GLOBAL SORUNLARA ETKİN ÇÖZÜMLER ÜRETTİLER

İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, SOBILMUN 2019’da ödül alan Eren Açıkyıldız ve Taha Öztürk’ü tebrik etti. Kurdukları MUN kulüplerinde öğrencilerin hem organizasyonlara hazırlandığını hem de yabancı dillerini geliştirdiklerine dikkati çeken Yeltekin, “Tamamen İngilizce yapılan MUN organizasyonlarında öğrencilerimiz global sorunlara ürettikleri fikirlerini İngilizce olarak akıcı bir şekilde komitelere sunuyorlar ve başarılar kazanıyorlar. Onların elde ettikleri başarılarda katkıları bulunan yabancı dil öğretmenlerimize de ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu.

YABANCI DİL EĞİTİMİNDE ÖNCÜ

İhlas Koleji’nin yabancı dil eğitimine de dikkati çeken Yeltekin, anaokulundan başlayarak öğrencilerine yabancı dil eğitimi verdiklerini belirterek. “Öğrencilerimiz için hazırladığımız müfredat dâhilinde onların hem akademik hem de gelecekteki çalışma hayatlarında kullanacakları yabancı dili en iyi şekilde öğrenmelerini hedefliyoruz. Katıldığımız yarışmalarda elde ettiğimiz derecelerden bu yolda başarıyla ilerlediğimizi açıkça görüyoruz” ifadelerini kullandı.

,

Çözüm Akademi Okulları çözüm üreten bireyler yetiştiriyor

Çözüm Akademi Okulları Eryaman Merkez Kampüsü Kurucusu Prof. Dr. Servet Özdemir, fark oluşturan ve takip edilen bir okul olma yolunda hızla geliştiklerini söyledi.

Öğrencilerini özgür ve sorumluluk sahibi olarak yetiştirdiklerini belirten Çözüm Akademi Okulları Eryaman Merkez Kampüsü Kurucusu Prof. Dr. Servet Özdemir, çocukların bu sayede karar verme ve eleştirisel düşünce becerisine sahip olduklarını dile getirdi.

* Eryaman Çözüm Akademi Okulu hakkında bilgi verir misiniz?

Okulumuz, bizim ve dünyanın eğitim geçmişi, gelecek öngörülerini sentezleyip geliştiren bir eğitim anlayışına sahiptir. Okulun bir “Ekol” olmasına inanıyoruz. Akademik başarı, sanat, spor, yabancı dil ve Z kuşağına yönelik kapsamlı gelişimsel rehberlik programı uyguluyoruz. Okul, öğrenciyi en azından bir alanda farklılaştırmayı başarmalıdır. Her insan biriciktir ve bir potansiyeli bünyesinde taşır, onu bulup geliştirmek okulun görevidir. Biz öğrenen, araştıran bir okuluz, veri ile karar veririz. STEAM uygulaması tüm öğretmenlerimiz tarafından uygulanır, öğretmenlerimiz arasında ekip çalışması ve birbirini destekleme anlayışı hâkimdir. Öğrenmeyen öğretemez anlayışına inanırız. Öğrenme, en çok okula yakışan bir kavramdır. Eryaman Çözüm Akademi K12 seviyesinde eğitim vermektedir. Okulumuzun en önemli özelliklerinden biri de atölye çalışmalarına önem vermesidir. Tüm dersler atölyelerde yapılır. Beceri atölyelerinden, adabımuaşerete kadar bütüncül bir anlayışımız vardır.

* Okul olarak eğitimde hedefiniz nedir?

Bu okul iddiası olan bir okul. Okul olarak fark oluşturan, takip edilen bir okul olma yolunda gelişmeye devam ediyoruz. Aileler ve çocuklarımız için nitelikli okulu ulaşılabilir kılmak istiyoruz.

* Öğrenciler, sizin okulu neden tercih etmeli, diğer okullardan ayrıcalığınız nedir?

Öğrencilerimiz bizim okulumuzda özgür ve sorumluluk sahibi olarak yetişirler. Karar verme, problem çözme, öğrenmeyi öğrenme, eleştirel düşünme ve yabancı dil becerilerini kazanırlar. Adil olma, toplumsal sorunların farkında ve çözüm üretebilen bireyler yetiştirmek temel hedeflerimizden biridir.

* Eryaman Çözüm Akademi Okulu olarak, öğrencilerinizi akademik, sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif açılardan tam donanımlı yetiştirmek, onları çok yönlü bireyler olarak geleceğe hazırlamak için eğitim konusundaki yaklaşımlarınız nelerdir?

Çalışkan olmak, üretici olmak, okulumuzda önemsenen değerler arasında yer alır, her öğrencinin yapabileceğinin en iyisini yapmasına imkân sağlarız. Seçmeli derslere öğrenci karar verir. Akademik danışmanlarımız, okul gelişimi ve öğrencilerimizin ilerlemesi konusunda okulumuza sistemli katkılar sunarlar.

* Yabancı dil eğitimi konusunda öğrencilerinizin iyi bir yabancı dil eğitimi almaları için yaptığınız çalışmalardan söz edebilir misiniz?

Bu konuda akademik danışmanlarımız ile kendimize özgü geliştirdiğimiz programları takip ediyoruz. Dil eğitimi konusunda deneyimli yerli ve yabancı üniversitelerle iş birliği yapıyoruz. Öğrencilerimizin yabancı dil eğitimi sonucunda yabancı dili okuma, anlama, yazma ve konuşma düzeyinde kazanmaları temel hedefimizdir.

* Eğitimde sporun yeri ve önemi ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Okulun öğrenciyi en az bir alanda farklılaştırması gerektiğine inanıyoruz. Sanat, spor, hobi gibi faaliyetler, okulumuzda önemli bir yer tutmaktadır. Öğrencilerimizin birey olması açısından da sporun önemine inanıyoruz.

* Merkezî sınavlara öğrencilerinizi hazırlama konusunda yaklaşımınız nedir?

Eğitime bütün bakıyoruz. Sanat, spor, dil, değerler ve akademik başarı… hepsini bir arada sunuyoruz. Liselere ve üniversiteye hazırlık alanında öğrencilerimize güçlü bir şekilde destek sunacağımızı da vurgulamak isterim. Özellikle 8 ve 12. sınıflar için yoğun ve profesyonel bir hazırlık programı uyguluyoruz.

* Öğrencilerin başarılı olması için kendilerine ve ailelere önerdiğiniz bir şey var mı?

Eğitimin amacı öğrencinin potansiyelini ortaya çıkarmak, onu farklılaştırmaktır. Öğrencilerime tavsiyem; azimli, kararlı, özgün olmaları ve başladıkları hiçbir işi yarım bırakmadan sonuca ulaşmalarıdır.

Prof. Dr. Servet Özdemir kimdir?

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitim Yönetimi ve Planlaması Bölümü mezunu. Aynı  alanda yüksek lisans ve doktora yaptı. Yurt içinde ve dışında öğretim üyeliği görevlerinde bulundu. Selçuk, Gazi, Kırgızistan-Türkiye Manas, Uluslararası Kıbrıs üniversitelerinde öğretim üyeliği, bölüm başkanlığı, dekanlık, üniversite genel sekreterliği görevlerini üstlendi. Halen Başkent Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı olarak çalışmaya devam ediyor. Eğitime Yüzde Yüz Destek ve Haydi Kızlar Okula Projeleri’nin koordinatörü.

 

,

BİL Koleji öğrencisi olmak için şimdi doğru zaman! 

BİL Koleji, kurulduğu günden bu yana eğitim alanında fark oluşturan uygulamaları, inovatif eğitim yaklaşım ve modelleri ile Türk eğitim sisteminde büyümeye devam ediyor.  Son 5 yılda 20 anaokulu, 21 İlkokul, 25 Ortaokul, 23 Anadolu lisesi, 14 Fen Lisesi, 3 Fen ve Teknoloji Lisesi, 1 Sağlık Meslek Lisesi, 1 Spor Lisesi, 18 Temel Lise açarak toplamda 125 okula, 2019-2020 yılında da yeni açılacak 18 kampüsle birlikte 139 okula ulaşacaktır.

BİL Koleji, 21. Yüz Yıl becerilerini öğrencilerine kazandırmak için alınan Radar Sistemi, STEM, Robotik Yazılım Kodlama, Tadımlık Üniversite, Fakülteler Okulda, Çocuk Üniversitesi, 5 N 1 K, Oku Bil Projesi, Bilingual Yabancı Dil Sistemi ve diğer tüm branşlar da verilen, İstanbul Aydın Üniversitesi ve Kıbrıs İlim Üniversitesi iş birliği ile yürütülen akademik eğitimlerle fark oluşturuyor.

“Köklü Bir Geçmişten Aydınlık Geleceğe” sloganıyla çağın gereklerine uygun bir eğitim anlayışını benimseyen Bil Koleji’nde, kendine özgü eğitim modeliyle öne çıkan rehberlik uygulamaları ve envanterleri, akademik sınav uygulamaları, dil becerileri ölçeği, aile katılımı ve iş birliği, raporlama ve ileri analiz tekniklerini barındıran öğrenci kabul sistemi etkin olarak kullanılmaktadır.

BİL Koleji’nin yeni eğitim-öğretim dönemi için yüksek burs imkanlarından yararlanılabilecek erken kayıt tarihi 1 Mart 2019-30 Haziran 2019’dir.

,

Doğa Koleji’ne Yılın Projesi Ödülü

Doğa Koleji, teknoloji üreten nitelikli insan kaynağı yetiştirme hedefiyle geliştirdiği Fen ve Teknoloji Liseleri ile IDC Türkiye Dijital Dönüşüm Ödülleri 2019’da “Best Talent Accelerator-En İyi Yetenek İvmelendirici” kategorisinde Yılın Projesi ödülüne layık görüldü.

Doğa Koleji’nin katılımıyla, 7 Şubat tarihinde IDC Türkiye Dijital Dönüşüm Ödülleri 2019 gerçekleşti. Bu yıl ilk kez düzenlenen “IDC Directions – Dijital Dönüşüm” Ödülleri, 6 ana başlık altında duyuruldu. IDC Türkiye tarafından düzenlenen bir ödül programına, ilk kez bir eğitim kurumu 3 dalda birden başvuruda bulundu. 54 farklı şirketin 94 projesinin yarıştığı IDC Türkiye Dijital Dönüşüm Ödülleri 2019’da, aday olan tek eğitim kurumu Doğa Koleji oldu.

Doğa Koleji Şampiyonlar Liginde…

Doğa Koleji, dünya çapında niteliklere sahip Fen ve Teknoloji Liseleri ile IDC Türkiye Dijital Dönüşüm Ödülleri 2019’da Yılın En İyi Projesi ödülüne layık görülürken, tüm sektörlerle bir arada yarıştı. Projeler, Türkiye’nin en büyük şirketlerinin bilişim ve dijital dönüşüm liderlerinden oluşan bağımsız kurul tarafından değerlendirildi.

Bilişim ve dijital dönüşüm otoritelerinden oluşan seçici kurul, bu 1.’lik ödülüyle, Doğa Koleji tarafından yetiştirilen insan kaynağının yetkinliğini tescilledi. “Talent Accelerator” dalında 1. olan Doğa Koleji, tüm sektörlerin ihtiyacı olan, alanında yetkin mühendis adayları yetiştirdiğini ortaya koydu.

Tüm sektörün insan kaynağı ihtiyacını karşılayan en doğru adres olduğunu göstermek üzere aday olan Doğa Koleji, yenilikçi yaklaşımlar sunarak yetenekleri ortaya çıkarıyor.

Doğa Koleji Bilişim ve Eğitim Teknolojileri Direktörü Hakan İnanır, Yılın En İyi Projesi ödülünü Koç Holding Grup Eski CIO’su Alpay Göğüş’ten aldı. Heyecanını ve mutluluğunu dile getiren İnanır, ”Bu ödül sadece Doğa Koleji için değil, ülkemiz için de derin anlamlar taşıyor. Bilişim sektöründeki nitelikli iş gücü eksikliği konusuna çözüm sunabilmek adına bu çalışmayı başlattık. Nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin bilincinde olarak eğitim programları ve projeler hazırlıyoruz. Aldığımız bu ödülle bir eğitim kurumu olmanın ötesinde, tüm sektörün insan kaynağı ihtiyacını karşılayan en doğru adres olduğumuzu kanıtladık.” dedi.

Doğa Koleji Fen ve Teknoloji Liseleri’nin 2017-2018 eğitim-öğretim yılında 3 kampüs ile başlayan faaliyetlerinin, 2018-2019 yılından itibaren 22 kampüse ulaşarak devam ettiğini aktaran İnanır, “Dünyanın en büyük Fen ve Teknoloji Liseleri zincirinin kurulması ve yaygınlaştırılması” için çalışmalar yapıyoruz. Türkiye başta olmak üzere dünyadaki tüm büyük şirketlerin teknoloji alanında istihdam edebilecekleri donanımda personel yetiştirmeyi hedefliyoruz. Projemizin hedeflerimizi destekleyici nitelikte olması, okulumuza başarıyı getiren en büyük etken oldu.” şeklinde konuştu.

Jüri değerlendirmelerine göre ödül kazanan projeler:

DX Leader kategorisinde; Koç Holding; Koç Group Digital Transformation Program – Dr. Murad Ardaç, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş; Yapı Kredi Mobile – Gülter Bedel, Ford Otosan; Ford Otosan Digital Transformation Program – Hayriye Karadeniz,

Omni Experience Inovator kategorisinde; TeknoSA; Everest, Akbank; Asistan ve Login with Face Recognition, DeFacto; ROAR-Rapid OmniChannel Agile Retail, Otokoç Otomotiv; LASTICK (Kış Lastiği Kiralama),

Information Visionary kategorisinde; Demir Export; Big Data IoT Project on Mining, Yapı ve Kredi Bankası; Financial Documents Corrective Analysis, TOFAŞ; Fiat Yol Arkadaşım, FLO Mağazacılık; Logistics Control Tower, Ford Otosan; Industrial IoT Platform, Akbank; Financial Intelligence (Akbank FIZ),

Operating Model Master kategorisinde; Ford Otosan; Digital Factory, Akbank; Ripple Crossborder Money Transfer, Aksigorta; ADA-Aksigorta Digital Assistant, Ekol Lojistik; Smart Algorithms for Intermodal Transport Network Planning Operations, Pegasus Hava Yolları; Express Bagaj, Yapı ve Kredi Bankası; YapıKredi WhatsApp,

Talent Accelarator kategorisinde; Doğa Koleji; Yetişmiş Bilişim Personeli İhtiyacına Liseden Çözüm, Yapı ve Kredi Bankası; YapıKredi API Platform, Setur; Workforce Optimization & Performance Management, Akbank; Spotlight Process, Ford Otosan; HR People Analytics-Employee Retention, Mercedes-Benz; Türk Implementation of Daimler Leadership 2020 Initiative ödül aldı.

IDC Özel Ödülü Kazanan Kurumlar ve Projeler:

Digital Trailblazer kategorisinde; BSH Ev Aletleri; DYMS: Dock and Yard Management, HSBC Bank; Future Core Banking Transformation, Jolly; Omni-Channel Customer Engagement Project, Pegasus Hava Yolları; Travel Assistant,

Digital Transformer kategorisinde; Arkas Holding; Arkas Holding Digital Transformation, AvivaSA Emeklilik ve Hayat; İş Teknolojileri Yaşam Dönüşüm Programı, Eczacıbaşı Bilişim; Istanbulflow, Gençlik ve Spor Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı; Spor Bilgi Sistemi, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı; CELSE Mobil Uygulaması,

Digital Disruptor kategorisinde; Domino’s Pizza; Sıcak Takip, Procter&Gamble-3rd Party Data Vendor Governance Framework, Türkiye Finans Katılım Bankası; Roboteam, Enerjisa Enerji; Sabancı Holding Analitik Dönüşüm Yolculuğu, Enerjisa Dijital Dönüşüm Çalışmaları, Alternatif Bank; Digital VOV ödül aldı.