,

Aileler ders çalışmayı nasıl eğlenceli hale getirebilir?

Hepimiz, çocuklarımızın zamanını verimli değerlendirmesini, etkili bir biçimde ders çalışmasını, ödev ve sorumluluklarını zamanında yerine getirmesini bekleriz. Ancak, bu konuda çocuklarımızda bu becerileri geliştirebilmek için küçük yaşlardan itibaren onlara kendi başlarına hareket etme fırsatını vermemiz çok önemlidir. Böylece neler yapabildiklerini görüp kendilerine güvenlerinin artmasına ve davranışlarının sorumluluğunu alma becerilerini geliştirmelerine katkıda bulunabiliriz. Peki çocuklarımız için ders çalışmayı nasıl eğlenceli hale getiririz. Atabek Koleji bu konuda şu önerilerde bulunuyor:

HEDEFE GİDEN BASAMAK: Ders çalışma konusunda, öğrenciye etki eden faktörlerin başında aile gelmektedir. Öğrenciyi yine en çok tanıyacak olan ailedir. Ders çalışmak disiplin gerektiren ve uzun soluklu bir iştir. Bu sebeple mecburiyet olarak tutulması verimlilik açısından olumsuz yansıyacağı gibi uzun soluklu olmayacaktır. Öncelikle bunun bir zorunluluk değil hedefe giden basamaklar olduğunun farkında olmak gerekir. Aileler ve öğrenciler çoğunlukla bunu zorunlu olunan bir iş olarak görebilmektedir.

BAŞKASI İLE KIYASLAMAYIN: Bir diğer öneli husus ailelerin öğrencileri bir başkası ile kıyaslama yapmaması gerekir. Başarı bir başkasının ulaştığı nokta değil, istenilen noktaya varabilmektir. Aileler öğrencilere tavsiyelerde bulunurken kendi veya çevrelerinin tecrübelerinden yola çıkarlar. Burada öğrencinin yapısı ve hedefleri mutlaka göz önünde tutulmalıdır. Bir öğrencinin uzun saatler ders çalışması, verimlilik açısından eksi değerdir. Bir insanın dikkatini toparlayabildiği zaman dilimleri bellidir. Bu es geçilmemesi gereken bir noktadır. Ders çalışma programı bunlar dikkate alınarak oluşturulmalıdır. Bir rehber öğretmeni bu noktada daha gerçekçi değerlere dayanarak program oluşturabilir. Bu programın sağlıklı olması için rehber öğretmeni, aile ve öğrenci diyalog halinde olmalıdır.

KATILIMCI BİR KONUMA GEÇİN: Öğrencinin hedefi doğrultusunda; örneğin avukatlık ideali olan bir öğrenci ise bu alanda insanlar ile tanıştırılabilir. Hukuk üzerine beraber filmler izlenilebilir, kitaplar okunabilir. Burada ailenin tavsiye edici bir konumdan teşvik edici ve katılımcı bir konuma geçmesi başarı açısından daha mühimdir. Yazının başında belirtildiği gibi aile zorunda kılıcı ifadeler yerine teşvik edici ifadeler kullanmalı diyalog esnasında.

BAŞLAMAK VE SÜRDÜRMEK: Ders çalışmak konusunda iki sıkıntılı esas bulunmakta. Başlamak ve sürdürmek. Başlamak konusunda yukarıda anlatılan hususlar yeterli olabilmekte. Uzmanların ders çalışma konusunda en büyük sıkıntının verilen aralardan sonra tekrar derse geri dönüş olduğu konusunda hem fikir olduğunu görmekteyiz. Bunun sebebi verilen aralarda öğrencinin ders çalışmaktan kendini alıkoyacak uğraşlara yönelmesi. Örneğin televizyon izlemek, bilgisayarda oyun oynamak gibi. Bu tür yönelimler öğrencileri ders çalışmaya tekrardan yönelmesini engellemekte. Bu sebeple verilen aralar su içmek, biraz temiz hava almak gibi uzun soluklu olmayacak şekilde değerlendirilmelidir.

KÜÇÜK SOHBETLER ÖNEMLİ: Ailelerin ders çalışmayı eğlenceli hale getirebilmesi için en mühim noktalardan biride, çalışma esnasında öğrencinin elde ettiği bilgi kazanımımı hem pekiştirmesi hem de bilgiyi elde etmenin ne derece değerli olduğunu anlamaları için küçük sohbetlerde bulunmalı. Tarih, edebiyat, felsefe, fen bilimleri, matematik… Bunların ortaya çıkışı, tarihsel gelişim süreçleri, yahut okunan bir kitap. Üzerine konuşabileceğiniz çok konu var. Ve elde ettiği bilgi kazanımı ile kendini ailesine ifade eden bir öğrenci, artık kendinden daha emin bir adımla açacaktır kitapları. Ve çalışırken tuttuğu notları daha bir keyifle tutacaktır. Bu doğrultuda düşünüp daha bir çok şey yapılabilir.