,

Çapa Bilim Koleji geleceğin bilim insanlarını yetiştirecek

İstanbul ve Ankara’da 11 kampüsü ile eğitim sektöründe hizmet veren Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları, geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek adına kolları sıvadı. Eğitim kurumlarının Kurucu Başkanı Maksut Konyar, “Anaokulundan ortaöğretimin sonuna dek, eğitimde ‘tam öğrenme’ modelini uyguluyoruz” dedi.

Geleceği şekillendiren sen ol’ vizyonuyla 2012 yılında Çapa’da kurulan Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları, eğitim sektöründe hızlı büyümesini sürdürüyor. Bugün, İstanbul Avrupa yakasında 2, Anadolu Yakası’nda 4, Ankara’da da 5 olmak üzere toplam 11 büyük kampüsü bulunan, Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları, geleceği şekillendiren bireyleri yetiştirmek adına var gücüyle çalışıyor. Eğitime 100 milyonlarca yatırım yapan eğitim kurumu, bu yıl da 3 bin öğrenci ve 400 öğretmen ile yeni eğitim-öğretim yılına devam edecek. 5 yıl içinde 1.000 öğrenciyi mezun eden Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları, Aziz Sancar gibi Türkiye’nin gururu yeni bilim insanlarını yetiştirmeyi hedefliyor. Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları Kurucu Başkanı Maksut Konyar ile hem eğitim sektörü hem de eğitim kurumlarını geleceği hakkında konuştuk…

– Çapa Bilim Koleji ne zaman ve nasıl kuruldu?

Değişen ve gelişen dünyada birey davranışlarındaki değişiklikleri kalıcı hale getirebilmek, gelişmelere ayak uydurabilen, çağın beklentilerine cevap verebilen, araştıran, sorgulayan ve kendini gerçek manada keşfeden, özgüven duygusu gelişmiş bireyler yetiştirmek, ancak eğitimle mümkün olabilmektedir. Biz de eğitimin bu dönüştürücü ve geliştirici etkisinin farkında olarak 2012 yılında ‘Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları’mızın temelini attık. İlk kurumumuzu İstanbul’un tarihi semtlerinden Çapa’da kurduk. Eğitim felsefemizin ana teması ‘bilim’ ile kurulduğumuz güzide semtin ismi birleştiğinde kurumumuzun ismi de ortaya çıktı.

– Okulların büyüklü- ğünden bahseder misiniz?

Kısa bir süre sonra ikincisini Çapa Bilim Koleji olarak İstanbul, Bakırköy, İncirli’deki kampüsümüzde eğitim-öğretime açtık. Ardından Ankara’da da eğitim yolculuğumuzu sürdürme kararı aldık. Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları, İstanbul Avrupa yakasında 2, Anadolu Yakası’nda 4, Ankara’da da 5 olmak üzere toplam 11 büyük kampüsten oluşmaktadır. Kurumlarımız, 2018-2019 eğitim öğretim yılında 3 bin öğrenci ve 400 öğretmen arkadaşımızla yeni eğitim-öğretim yılına devam edecektir.

– Bugüne kadar kaç öğ- renci mezun oldu?

Hali hazırda ana-ilk-orta-lise düzeylerinde yaklaşık 3000 öğrenciye nitelikli eğitim vermekteyiz. 1000’e yakın sevgili öğrencimiz de okullarımızdan mezun olup üst kurumlara yerleştiler. Okullarımızdan bir üst kurumlarımıza yerleşen öğrencilerimizin oranının yüksek oluşu bizleri bir eğitim kurumu olarak oldukça mutlu etmektedir.

– Eğitim kalitenizi nasıl yorumluyorsunuz?

Artık inovasyon çağındayız. Yani hızla gelişen dünyada, toplumsal, kültürel ve ticari alanlarda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlandığı bir dönemdeyiz. Önemli ve farklı olansa ulaşılan bilgilerin yeni bilgiye ya da ürüne inovatif bir şekilde dönüşmesi. Yaşadığımız internet ve bilgi çağında öğrencilerimizi hızla gelişen ve değişen bu dünyaya hazır hale getirebilmek en önemli misyonumuzdur. Yabancı dil eğitimine verdiğimiz önemle, ülkemizin gerçeği olan ulusal ve uluslararası sınavlara hazırlık çalışmalarımızla, yapay zeka uygulamalarının robotik yazılımlarının ve teknolojik gelişmelerin önem kazandığı bir eğitim sisteminin önemli bir paydaşı olma arzumuzla öne çıktığımızı düşünüyoruz.

ÖĞRENCİLERİMİZ ÜLKENİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİ OLACAK

– Eğitim sizin  ve Türkiye için ne ifade ediyor?  

Eğitim, hayatın tamamı demektir, felsefesi ve derinliği olan eğitim içerik olarak gerçek manada nitelikli olmalıdır. İdeolojik ve dogmatik bağnazlığa hapsolmamalıdır. Eğitim, bilimi esas almak, sorgulama ve ömür boyu öğrenme sanatıdır. Türkiye’de eğitim, toplam insan kalitesini arttıran yegane yoldur. Gönlümüzden geçen bugün ve gelecekte Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları’ndan yetişen öğrencilerin ülkenin geleceğinde söz sahibi olmalarıdır. Bizim için eğitim bu manada anlam kazanacak ve verdiğimiz hizmetin karşılığı alınmış olacaktır. Çapa Bilim Koleji Eğitim Kurumları yakın geçmişinden aldığı birikimi bugünün ihtiyaçlarıyla örtüştüren ve geleceğin bilim insanına katkı sağlayacak bir eğitim anlayışını benimsemiştir; geleceğe de bu özgüvenle bakmaktadır.

FETÖ TARZI ÖRGÜTLERE EĞİTİMİ BIRAKAMAYIZ

Yurtdışına açılma planınız var mı? Şayet var ise hedefler neler?

Milli Eğitim Bakanlığımız genel manada eğitim paydaşlarının eğitim alanında yatırım yapan müteşebbislerini yurtdışı yatırımlarına özendiriyor ve teşvik ediyor. Buradaki amaç FETÖ tarzı bütün terör odaklı yapılara alan bırakmamak ve gerçek manada doğru eğitim öğretim yapan, milli eğitimin amaçlarına hizmet eden idealist eğitim kurumlarının önünü açmaktır ki bu alanda önemli bir ihtiyaç olduğu da bilinmektedir. Ülkemizin yüksek menfaatleri için hizmet edecek eğitim kurumlarıyla koordineli bir şekilde yurtdışında da elimizden geldiğince ulaşabildiğimiz her yere ulaşmak, her coğrafyada faaliyet göstermek zorundayız.

İYİ EĞİTİM BAŞARIYI GETİRİYOR

Elde edilen başarılar hakkında neler söylersiniz?

2016-2017 eğitim-öğretim yılında öğrencilerimiz akademik anlamda oldukça yüksek başarılara imza attılar. Örneğin geçtiğimiz yıl uygulanan TEOG sınavına katılan her 4 öğrencimizden 1’i soruların tamamını doğru yaparak önemli okullara yerleşti.

NİTELİKLİ EĞİTİM İÇİN ÖZEL OKULLAR ARTMALI

Özel okulların eğitim sektöründeki payı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Özel okulların eğitim sektöründeki payının artması devletin eğitim yükünü azaltacak ve ülkemizin ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Bu durum aynı zamanda hem devlet okullarında hem de özel okullarda nitelikli ve kaliteli eğitimin önünü açacaktır. Fakat mevcut durumu göz önüne alacak olursak ülkemizde özel okulların yeterli düzeyde olmadığını da itiraf etmemiz gerekiyor. Fakat küresel anlamda değerlendirdiğimizde ülkemizde özel okulların gelişmiş Avrupa ülkelerinin oldukça gerisinde olduğunu görüyoruz. Türkiye’de eğitimde halen yüzde 8 olan özel sektör payı, son yıllarda görülen artışla OECD ortalaması olan yüzde 15 seviyelerine doğru ilerliyor fakat yüzde 40’larda seyreden gelişmiş Avrupa ülkelerinin de gerisinde kaldığımızı kabullenmemiz gerekiyor. (KAYNAK: STAR GAZETESİ)