,

LGS 20 Haziran’da, YKS 27-28 Haziran’da yapılacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, normal hayata dönüşün kademe kademe başlatılacağını belirterek, bir normalleşme planının hazırlandığını bildirdi.

Erdoğan, “Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de etkileyen Kovid-19 salgınında önemli bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyoruz. Yeni hasta sayımız artık binli rakamlarla ifade edilir hale geldi. İyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına yapılan bağışların 1 milyar 910 milyon lirayı bulduğunu açıkladı.

“Dünyanın tamamında hiçbir şey tam manasıyla normal düzene dönemeyecek”

Türkiye’nin Kovid-19’a karşı örnek bir mücadele ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi:

“Hastalığın tespiti ve tedavisi konusunda kendi özgün modellerimizi geliştirip uygulamaya geçirdik. Bu sayede hem ölüm oranımızı çok aşağıda tuttuk, hem de hastalığın yayılma hızının önünü hızlı şekilde şekilde kestik. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizde de hiçbir şey tam manasıyla eskiden bildiğimiz normal düzene dönmeyecektir, dönemeyecektir.

“Normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, normal hayata dönüşün kademe kademe başlatılacağını belirterek, bir normalleşme planının hazırlandığını bildirdi.

“Sınırlandırmaların kademeli şekilde esnetilmesi ile ilgili düzenlemeleri genel olarak mayıs, haziran ve temmuz aylarına yayarak yapıyoruz.” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“65 yaş üstüne ilk etapta sokağa çıkma sınırlandırılması günlerinin birinde ve 4 saat süreyle dışarı çıkabilme imkanı getiriyoruz. Kurallara uyulması şartıyla AVM’ler 11 Mayıs’tan itibaren hizmet vermeye başlayacak. 14 yaşına kadar çocuklar 13 Mayıs’ta 11.00 ile 15.00 saatleri arasında yürüme mesafesiyle dışarı çıkabilecek. 15-20 yaş grubu, 15 Mayıs Cuma günü, yine aynı şartlarda ve aynı saatlerde dışarı çıkabilecek. Şehirler arası giriş-çıkış sınırlandırmasını ilk etapta bu geceden itibaren 7 ilimiz için bitiriyoruz. Bu illerimiz, Antalya, Aydın, Erzurum, Hatay, Malatya, Mersin ve Muğla’dır. Askerlik terhis işlemleri 31 Mayıs’ta başlayacak. Milli Savunma Bakanlığının atama, görevlendirme ve personel temin faaliyetleri 1 Haziran’da, celp işlemleri 5 Haziran’da, bedelli askerlik işlemleri 20 Haziran’da yeniden başlayacaktır. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki ticari taksiler için tek-çift plaka uygulamasını, 5 Mayıs itibarıyla sona erdiriyoruz.”

LGS 20 Haziran’da, YKS 27-28 Haziran’da yapılacak

Erdoğan, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında yapılacak merkezi sınavın 20 Haziran’da, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) 27-28 Haziran’da yapılacağını bildirdi.

Berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmelerin 11 Mayıs’ta faaliyete geçebileceğini belirten Erdoğan, şu ifadelerini kullandı:

“Temizlik şartlarının sağlanması, randevu sistemi ile çalışılması ve koltuk sayısının yarısı kadar müşteriye hizmet verilmesi şartıyla berber, kuaför, güzellik salonu gibi işletmeler 11 Mayıs’ta faaliyete geçebilecek”

“Bu hafta sonu da sokağa çıkma sınırlaması uygulaması sürdürülecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hafta sonu da sokağa çıkma sınırlaması uygulamasının sürdürüleceğini söyledi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Demokratik yöntemlerle iktidara gelmek yerine, darbeyle ülkenin yönetimini gasbetme hevesiyle hareket edenler, 15 Temmuz’da milletten aldıkları derse rağmen aynı yolda yürümekte ısrar ediyorlar. Atatürk Havalimanı arazisinde 45 gün içinde kurmayı başardığımız 1000 yataklı hastaneyi dahi, ’14 milyar lira uçtu’ diyerek karalamaya kalkan bu zihniyetin artık sonu gelmiştir. Kullanan herkesin hayranlığını dile getirdiği İstanbul Havalimanı’nı hala hazmedemediklerini görüyoruz.”

Terör örgütünün Türkiye’nin salgınla mücadeleye yoğunlaşmasını fırsat olarak gördüğünü belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

Terör örgütü, Türkiye’nin salgınla mücadeleye yoğunlaşmasını, hem sınırlarımız içinde, hem de sınırlarımız ötesinde saldırılarını artırmak için fırsata çevirmeye çalışıyor.”

,

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan öykü yarışması

Milli Eğitim Bakanı Selçuk’tan öğrencilere “öykü yazın” çağrısı…

– Bakanlık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100’üncü yılı
dolayısıyla öykü yarışması düzenleyecek.

– Yarışmaya katılan eserler arasından
Bakanlık Komisyonunca belirlenecek 100 eser, 23 Nisan’ın 100’üncü yılı
dolayısıyla oluşturulacak öykü kitabında yer alacak

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, öğrencilere, 23 Nisan
Ulusal Egemenlik ve Çoocuk Bayramı’nın 100’üncü yılı dolayısıyla düzenlenecek
öykü yarışmasına katılmaları çağrısında bulunarak, “Hayallerinizin öyküsünü
yazın. Aralarından belirleyeceğimiz 100 öyküyü, 23 Nisan’ın 100’üncü yıl
dönümünde kitaplaştıralım.” ifadelerini kullandı.

Bakanlıktan alınan bilgiye göre, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çoocuk
Bayramı’nın 100’üncü yılı dolayısıyla ilkokul ve ortaokul öğrencileri arasında
serbest konulu, öğrencilerin hayallerini içeren öykü yazma yarışması
düzenlenecek.

Öğrencilerin yazdığı öyküler, en geç 12 Nisan’a kadar elektronik
posta veya telefon aracılığıyla öğretmenlere ulaştırılacak. Gönderilen
eserler arasından Bakanlık Komisyonu tarafından belirlenecek 100 eser, 23
Nisan’ın 100’üncü yılı dolayısıyla oluşturulacak öyku kitabında yer alacak.

Bakan Selçuk, konuya ilişkin Twitter hesabından yaptığı paylaşımda,
“Hayalleri kocaman çocuklarıma bir çağrım var; Hayallerinizin öyküsünü yazın.
Sınıf öğretmenlerinize ya da Türkçe öğretmenlerinize gönderin. Aralarından
belirleyeceğimiz 100 öyküyü, 23 Nisan’ın 100’üncü yıl dönümünde kitaplaştıralım.
Hayalleriniz kütüphanelere girsin.” ifadelerini kullandı.

,

Koronavirüsle birlikte hayat “online” oldu

Sosyal hayatta yüz yüze gerçekleştirilen pek çok etkinlik, koronavirüs salgını nedeniyle yapılan
“Evde kal” çağrılarının ardından internet yoluyla hayata geçiriliyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19)
salgını sonrası dünya çapında yapılan “Evde kal” çağrıları hızla artarken, birçok
kişi iş, eğitim ve sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılamak için akıllı ekranların
başında daha fazla zaman geçirmeye başladı.

Koronavirüs salgını, tüm dünyayı etkisi altına almaya devam ediyor.
Virüsün yaygınlaşmaması için hükümet yetkilileri ve uzmanlar da “Evde kal”
çağrılarını artık daha güçlü bir şekilde yapıyor.

Tüm alanları etkileyen salgın nedeniyle evden ve uzaktan çalışma
sistemlerine olan ilgi her geçen gün artıyor. Uzaktan çalışmayı mümkün kılan ve
evde vakit geçirmek için en çok tercih edilen araçlar ise yine günlük hayatta
sıkça kullanılan akıllı ekranlar oluyor.

Akıllı ekranların kullanımı, koronavirüs öncesi döneme göre önemli
miktarda arttı. Uzaktan eğitim süreci boyunca sık kullanılan televizyonların yanı
sıra kişilerin evde kalmaları nedeniyle göremedikleri sevdiklerinden haber almak
için kullandıkları cep telefonları ve uzaktan çalışma için kullanılan
bilgisayarlar da kişilerin bu dönemde yanında ayıramadığı teknoloji cihazları
oldu.

– Sosyal medya kullanımı arttı

Evde kalırken sosyalleşmeden kopmak istemeyenlerin ilk tercihi sosyal
medya mecraları oluyor. Haberler dolayısıyla da kullanımı artan sosyal medya
mecralarındaki trafik koronavirüs nedeniyle zirveye çıktı.
Business Today’de yer alan habere göre, Hindistan’da yapılan bir
araştırma, kullanıcıların yüzde 75’inin koronavirüs sebebiyle Facebook, Twitter
ve WhatsApp’ta daha fazla vakit harcamaya başladığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre, Hindistan’da sosyal medyada geçirilen süre günlük 4
saati aşarken, bu koronavirüs öncesi döneme kıyasla yüzde 87’lik artışa denk
geliyor.

– Video konferans uygulamalarının kullanımı artıyor

Koronavirüs salgınının tüm dünyayı etkisi altına almasıyla büyük
ölçekli şirketler başta olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluş, çalışanlarını
evden çalışmaya teşvik ediyor. Evden çalışırken, çalışanların işverenlerle ve
kendi aralarındaki koordinasyonunda sorun yaşamamasını isteyen şirketler, video
konferans programları kullanmayı tercih ediyor.
Aralarında Google’ın “Hangouts Meet”, Microsoft’un “Teams” ve Zoom’un
“Cloud Meetings” uygulamalarının bulunduğu video konferans platformları, sosyal
izolasyon tedbirlerinin yoğunlaştığı 14-21 Mart’ta App Store ve Google Play
uygulama dükkanlarından 62 milyon defa indirildi. İndirme sayıları, önceki
haftaya göre yüzde 45 artarken, 2019 haftalık ortalamasının ise yüzde 90 üzerine
çıktı.

– Dijital yayın platformları kullanıcıları sayılarını artırıyor

Koronavirüs sonrası “Evde kal” çağrıları, kullanıcıların dijital yayın
platformlarına ilgisini de artırdı. Turkcell’in internet tabanlı dijital
televizyon platformu TV ‘ın mobil ziyaretçi sayısında 14-22 Mart’ta yüzde 60
artış yaşandı. “Türkiye’nin internet televizyonu” sloganıyla hizmet veren
BluTV’den geçen hafta yapılan açıklamada da 12 Mart’tan itibaren günlük yeni üye
sayısında yüzde 100, izlenme süresinde ise önceki haftalara göre yüzde 40 artış
kaydedildiği belirtildi.

Koronavirüs salgını, bütün alanları etkilediği gibi medya sektöründe
çalışanların işlerini de zorlaştırıyor. Salgına rağmen halkı bilinçlendirme
görevine devam eden gazeteciler, röportajlarını yüz yüze yapmak yerine uzaktan
yapmaya başladı. Birçok televizyon kanalı da uzaktan çalışma sistemine uygun
olarak görevlerini video konferans yöntemi ile gerçekleştiriyor.

– Online alışveriş yaygınlaşıyor

Koronavirüs sonrası online sipariş ve e-ticarete olan ilgi de hızla
arttı. Evlerinden çıkıp markete gitmek istemeyen kullanıcılar, cep telefonu
uygulamaları ile siparişlerini veriyor.
Getir’in Kurucusu Nazım Salur, geçen hafta AA muhabirine yaptığı
açıklamada, insanların artık gündüz de evde daha fazla vakit geçirdiği için hafta
içi gündüz saatlerindeki siparişlerde ciddi artış gözlemlediklerini söyledi.
Sanal market operasyonları için 1.200, mağazaları için 1.000 yeni
istihdam sağlayan Migros da toplamda 10 günde 2 bin 200 kişiye iş başı yaptırdı.
Migros,10 gün içerisinde 1.000 kişiyi daha istihdam edeceğini duyurdu.
e-ticaret şirketi Amazon da koronavirüs sebebiyle hareketli günler
geçiriyor. Amazon, yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle çevrim içi alışverişe
artan talebi karşılayabilmek için ABD’de 100 bin yeni personel alacağını duyurdu.

– Uzaktan eğitim

Salgından en çok etkilenen alanlardan biri de eğitim oldu. Salgınla
birlikte okullar tatil edilirken, ülkeler, öğrencilerin eğitimlerinden geri
kalmaması için uzaktan eğitim modellerini hayata geçirmeye başladı.
Dünya çapında salgının yayıldığı ülkelerde 1,5 milyarın üzerinde
öğrenci olduğu tahmin edilirken, Türkiye gibi birçok ülke de televizyon, telefon
ve bilgisayarlar kanalıyla öğrencilere uzaktan eğitim verilmesine olanak tanıyor.

– Eğlence hayatı da “online” oldu

Koronavirüs salgını nedeniyle en çok iptallerin yaşandığı alanlardan
biri olan kültür-sanat da kendini yavaş yavaş yeni sisteme adapte etmeye başladı.
Konserler, müze ziyaretleri, tiyatro ve sinema gibi etkinlikler iptal
olurken, sanatçılar hayranlarına ulaşmak için sosyal medyaya yöneldi. Sanatçılar,
sosyal medya kanalları aracılığıyla konserler vermeye başladı.
Müzeler sergilerini internet üzerinden görünüme açarken, tiyatrolar,
oyun kayıtlarını online olarak izleyicilerine sunuyor.

,

Geçen yıl en fazla eğitim kitabı yayımlandı

2019 yılında 68 bin 554 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edilirken, bu rakamın 2018 yılına oranla yüzde 2,1 arttığı tespit edildi. Yayımlanan kitaplar türlerine göre incelendiğinde ise en fazla eğitim kitabının yayımlandığı görüldü.

Medya takip kurumu Ajans Press, kitap ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini inceledi. Ajans Press ve ITS Medya’nın dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre geçen yıl kitaplarla alakalı basına 117 bin 924 haber yansıdığı tespit edildi. 2018 yılına bakıldığında ise 147 bin 465 haber görülürken, o zaman en çok kütüphanelerin cep telefonuna taşınması ile ilgili haberlerin konuşulduğu saptandı. Yıllara göre kıyaslama yapıldığında da geçen yıl kitap sayısı artmasına rağmen haber sayısında düşüş yaşandığı gözlendi.

Ajans Press’in, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 2019 yılında 68 bin 554 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edildi. Böylelikle bu rakamın 2018 yılına oranla yüzde 2,1 arttığı kaydedildi. Sadece yayıncılar tarafından yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 512 olarak kayıtlara geçerken yine 2018 yılı ile kıyasladığımızda artış yaşandığı saptandı. Buna bağlı olarak 2018 yılında sadece yayıncılar tarafından yayımlanan kitap sayısı 61 bin 235 olarak belirlendi. Diğer yayımlanan materyaller ise elektronik kitap, web tabanlı elektronik kitap ve konuşan kitap (CD,VCD,DVD) olarak belirlendi. En çok yayımlanan kitap konusu ise son yıllarda hep olduğu gibi eğitim oldu. Böylelikle geçen yıl eğitim alanında 19 bin 396 kitap yayımlandığı görüldü. Eğitim kitaplarını yetişkin kurgu edebiyat, akademik, yetişkin kültür, çocuk/ilk gençlik ve inanç konulu yayınlar takip etti.

,

Pamukkale Üniversitesi’nde seminer ve konserler dijital ortama taşındı

Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından her hafta Çarşamba günleri yapılan seminerler dijital ortamda devam ediyor. Seminerler, fakültenin internet sayfasından ve sosyal medya hesaplarından öğrencilere ulaştırılıyor.

PAÜ Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Paker “Yabancı Dil Neden Öğrenemiyoruz?” konusunda seminer vermek için kamera karşısına geçti. İlk olarak yabancı dil öğretimi sürecinde yapılan yanlışlıklar ile ilgili konuşan Prof. Dr. Turan Paker, dil öğrenmeye ait yanlış varsayımlar, geçmişten bugüne öğrenme kuramları, öğretim süreci, öğrenmenin aşamaları ve ders dışı etkinlikler konularına değindi.

“Evde kalarak eğitim ve sosyal faaliyetlerimizi de sürdürmeye çalışıyoruz”

Dijital ortamda gerçekleştirilen etkinlikler hakkında konuşan PAÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilge Can, “Fakülte olarak öğretim elemanlarımız bir yandan uzaktan eğitim derslerine devam ederken, bir yandan da sosyal ve kültürel etkinler için kamera karşısına geçiyor. Bu süreçte öğrencilerimizde bizi yalnız bırakmıyor. Akademisyen ve öğrencilerimiz evlerinden seminerler veriyor. Akademisyen ve öğrencilerimiz enstrümanlarıyla birlikte müzik dinletisi sunuyorlar. Evde kalarak eğitimlerimize devam ederken, sosyal faaliyetlerimizi de sürdürmeye çalışıyoruz” dedi.

,

Hitit Üniversitesi yerli yazılımla uzaktan eğitim modülü geliştirdi

Yeni geliştirilen modül öğrenciler ve akademisyenlerin hizmetine sunuldu. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, “Kendi yazılımını kullanan birkaç üniversiteden biriyiz” dedi. 

Hitit Üniversitesi yeni Koronavirüs salgını nedeniyle eğitime ara verilmesi üzerine kendi imkanlarıyla uzaktan eğitim modülü geliştirdi.  Salgın nedeniyle birçok üniversite uzaktan eğitim yazılımlarını yada kullanım lisanslarını satın almak durumunda kalırken Hitit Üniversitesi ise Öğrenci İşleri ile Bilgi İşlem daireleri uzmanlarınca iki hafta gibi kısa sürede oldukça etkin bir uzaktan eğitim yazılımını akademisyen ve öğrencilerinin kullanımına sundu. Hitit Üniversitesi böylelikle hem eğitim ve öğretimde aksamanın önüne geçerken hem de mevcut dijital altyapısı ve insan kaynaklarını etkin bir şekilde değerlendirerek üniversite adına önemli bir maliyet kaleminde tasarruf edilmiş oldu.

‘Öğrenciler aşina oldukları bir platformda uzaktan eğitime devam ediyorlar’

Hitit Üniversitesi’nden yapılan açıklama da, “Öğrencilerimizin örgün eğitim boyunca kullanageldikleri Hitit Üniversitesi Öğrenci Bilgi Sistemi (HUBİS) platformu üzerinden, 30 Mart 2020 tarihi itibarıyla kullanıma açılan uzaktan eğitim modülü üniversite dışı destek alınmaksızın, tamamen üniversitenin yazılım ekibi tarafından hazırlandı. Modül sayesinde, tüm dersler asenkron (eş-zamanlı olmayan) nitelikte sunulduğu gibi sınıf öğretimde gerekli olan çeşitli ders materyallerinin paylaşımı yapılabilmekte, öğrencilerin ders performanslarını arttırmak üzere ödev, sunum, alıştırma ve benzeri sınıf aktiviteleri gerçekleştirilebilmektedir. Aynı şekilde, üniversitenin bulut sistemi sayesinde öğretim elamanlarımızın video, görüntü ve ses dosyası paylaşımı da sorunsuz bir biçimde yapılabilmektedir. Kullanıcıların, uzaktan eğitimde önemli olan içerik yönetimi ve iletişim ihtiyaçlarını gidermek üzere interaktif iletişim imkanı sunan HUBİS Uzaktan Eğitim modülünde bu amaçla geliştirilmiş mesajlaşma platformunu bulunmaktadır. Öğrenci İşleri Dairesi Başkanı Ömer Çırak yönetiminde Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Nafi Cesur Programcı İsmail Hakkı Üngan, Programcı Selman Gedik, Mühendis Onur Öztürk, Sistem Mühendisi Emre Ambarkütükoğlu ile Ağ ve Sistem Yöneticisi Yunus Kömürcü tarafından geliştirilen modül sayesinde, öğrenciler, derslerini rahatlıkla bulundukları yerden takip etmeye başladı” ifadelerine yer verildi.

‘Öğrencilerimize kolaylıklar sunmak için teknik ekibimiz ile çalışmaya devam ediyoruz’

Hitit Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı Ömer Çırak, bu sistemin yükseköğretim ve öğrenciler açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Söz konusu sistemin, dışarıdan teknik bir destek alınmadan ve ilave bir kaynak kullanılmadan hazırlanmasının önemli olduğunu vurgulayan Çırak, “Kısa sürede, HUBİS sistemi üzerinde yazılım modülleri hazırlanmış ve entegrasyon çalışmaları tamamlamış bulunmaktadır. Bu yeni süreçte, eğitim modüllerinin kullanımıyla ilgili teknik doküman ve video materyalleri öğrencilerimize sanal sınıf ortamında sunulmaktadır. Hitit Üniversitesi olarak bu zorlu süreçte öğrencilerimize kolaylıklar sunmak için teknik ekibimiz ile çalışmaya devam etmekteyiz. Tamamen üniversitemize ait olan HUBİS sistemimizle sürece çok çabuk adapte olabildiğimiz için büyük mutluluk duymaktayız” dedi.

‘Rektör Prof. Dr. Öztürk: Kendi yazılımını kullanan birkaç üniversiteden biriyiz’

Hitit Üniversitesi’nin yeni Korona virüs salgınına karşı gereken tüm tedbirleri büyük bir hassasiyetle uyguladığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ise, bu süreçte eğitim-öğretimin sekteye uğramaması için tüm hazırlıkların en kısa sürede tamamlandığını vurguladı.

Hitit Üniversitesi’nin kendi kaynaklarını kullanarak yoğun ve özverili bir çalışma sonucunda uzaktan eğitim modülünü hazırladığı belirten Rektör Prof. Dr. Öztürk, “Yazılım ekibimiz kısa bir süre içerisinde çok yönlü ve geliştirilebilir bir modül hazırladı. Birçok üniversite için ciddi maliyet kalemine dönüşen, akademisyen ve öğrencilerinin kullanımına sunmakta zorlandıkları uzaktan eğitim yazılımlarıyla süreci yönetmeye çalışırken, Üniversitemiz uzaktan eğitimde kendi yazılımını kullanan nadir üniversitelerden biri olarak bu süreci çok başarılı bir şekilde yürütmektedir. Herhangi bir yazılım veya donanım altyapısı harcaması yapmadan, kendi öz imkanlarımızı kullanarak öğrencilerimize destek olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Süreci baştan sona büyük bir titizlikle ve başarıyla yöneten Öğrenci İşleri Dairesi ve Bilgi İşlem Dairesi ekibimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

,

Gökkuşağı Koleji öğrencilerinden yardım kolisi

Kolej öğrencileri bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Öğrenciler kurdukları yardımlaşma kulübünün yıl içinde yaptıkları etkinlik ve çalışmalardan elde ettikleri gelirle ihtiyaçlı 30 aileye yardım kolisi ulaştırdı.

İstanbul Beylikdüzü Gökkuşağı Koleji Cambridge öğrencileri kurmuş oldukları Hurts Foundation Kulübünün yıl içinde yaptıkları etkinlik ve çalışmalardan elde ettikleri gelirle ihtiyaçlı 30 aileye yardım kolisi ulaştırdı. Kolejin A Level Programında eğitim gören bir grup öğrenci doktor olmayı hedeflerken yardıma ihtiyacı olan insanlara ulaşmak için Hurt Foundation Kulübünü kurdu. Kolejin tüm şubelerinde kulübün tanıtımını yapan öğrenciler, organizasyon şeması oluşturarak, açtıkları sosyal medya hesaplarından sayılarını artırmayı hedefledi.

Kulübün kuruluşu hakkında açıklamalarda bulunan Gökkuşağı Koleji Yönetim Kurulu Üyesi Şule Gayretli, “12’nci sınıf öğrencilerinden Ala AbuBakr, ‘Arkadaşlar bu işe başlarken yapmış olduğunuz masraflarınızın faturalarını getirip harcanan nakdi topladığımız paralardan size geri vereceğiz’ dediğinde herkes şaşırmıştı. Gönüllü olarak başlattığımız destek için kimse parasını geri almak istemedi fakat Ala’nın fikri kendi kendine kurulan bir dernek hedeflemekti. Bu derneği devam ettirecek diğer alt dönem arkadaşları ileri ki yıllarda kendiliğinden var olmuş bir yardımlaşma zincirinin bir halkası olmalarını hayal ediyordu” dedi.

Gayretli konuşmasını şöyle sürdürdü: “En hızlı maddi akışın mısır satarak sağlayacaklarına karar veren öğrencilerimiz, sonrasında yanına limonata, pamuk şeker, evde hazırladıkları atıştırmalıklarla satış standını zenginleştirdi. T-shirt bastırıp diğer kampüs ziyaretlerine başlayarak satışlarını devam ettirdiler. Aynı zamanda öğrencilerin kullanmadıkları oyuncak ve giyeceklerini toplayarak yine ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için koliler hazırladılar.”

Öğrencilerin toplanılan paralarla yardıma muhtaç 30 aileye erzak kolisi hazırladığını ifade eden Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Gayretli ise, “Hedefimiz her ay etkinliklerimizi zenginleştirerek değişik temalarda ihtiyaç sahiplerine ulaşmak” diye konuştu.

,

MEB, metni Braille alfabesine çeviren program geliştirdi

Milli Eğitim Bakanlığınca, öğretmenlerin geliştirdiği ve görme engelli öğrenciler
için yazıyı Braille alfabesine çeviren program ücretsiz kullanıma sunuldu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: “Yazılımla artık görme engelli yavrularımıza eğitim
materyallerini daha kolay ulaştırabileceğiz.”

“Bu programa, en yaygın dillerin desteğini de ekleyip uluslararası kullanıma açacağız”

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), öğretmenlerin geliştirdiği ve görme engelli öğrenciler için yazıyı Braille
alfabesine çeviren program, ücretsiz kullanıma sunuldu.

Bakanlık, koronavirüs salgını nedeniyle bir taraftan öğrencilere
uzaktan eğitimle ilgili desteklerini sürekli artırırken diğer taraftan da üretime
yönelerek ihtiyaç duyulan ürünlerin yerli üretimine öncelik verdi.
Konya’da, görme engelli bireyler için herhangi bir metni Braille
alfabesine çeviren yazılım geliştirildi.

Konya Mediha Hasan Tahsin Alaylı Görme Engelliler Ortaokulu
öğretmenlerinden Nusret Başçiftçi’nin koordinatörlüğünde, Adem Fesli, Levent
Vural ve Faruk Eker’in geliştirdiği “bir metni yazıdan kabartmaya (Braille
alfabesine) çeviren program” ücretsiz kullanıma sunuldu.

Görme engelli bireylerin okuyup yazmaları için geliştirilen ve
uluslararası alanda da genel bir geçerliliği olan kabartma yazıyla ilgili
Konya’daki öğretmenler tarafından geliştirilen uygulamanın, görme engelli
bireylerin eğitimine büyük katkı sağlayacağı ifade edildi.

Eş değer uygulamaların erişimine, dünyanın farklı noktalarında çok
pahalı bir bedel karşılığında imkan sağlandığı, bu sebeple hem Türkiye’de hem de
dünyanın pek çok yerinde bu uygulamalardan yeterince faydalanılamadığı
vurgulandı.

– “Bugünlerde güzel haberler almak hepimizi mutlu ediyor”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı
değerlendirmede, dünyanın zorlu günlerden geçtiğini, Bakanlık olarak tüm imkanlar
ve kapasiteyle öğrencilerin, öğretmenlerin ve vatandaşların hizmetinde
olduklarını belirtti.

Her geçen gün ekipleriyle birlikte verilen hizmetlerin kapasitesini
artırırken, hizmetlerin kalitesini de iyileştirdiklerine işaret eden Selçuk,
Konya’daki öğretmenlerin başarısına ilişkin şunları kaydetti:
“Konya’da arkadaşlarımız uzun zamandır çalıştıkları projeyi başarı ile
tamamladılar. Bugünlerde güzel haberler almak hepimizi mutlu ediyor. Geliştirilen
yazılımla artık görme engelli yavrularımıza eğitim materyallerini daha kolay
ulaştırabileceğiz. Bu programa en yaygın dillerin desteğini de ekleyip
uluslararası kullanıma da açacağız. Sürece katkı veren Konya İl Milli Eğitim
Müdürümüz Seyit Ali Büyük’e, Nusret Başçiftçi ve projede yer alan tüm
öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.”

,

Bilfen ilkokulları 2020-2021 ücretleri (Ankara)

Ankara Bilfen Okullarının 2020 2021 eğitim öğretim yılı okul ücretleri belli oldu.

Bu fiyatlar, 2020 2021 eğitim öğretim yılı için geçerlidir.

Çayyolu Bilfen İlköğretim Okul Ücretleri:

İlköğretim 1. Sınıflar İçin Okul Ücreti:

İlköğretim 1. Sınıflar için ücret: 50,500 TL + KDV olarak belirlendi.

İlköğretim 2. ve 3. Sınıflar İçin Okul Ücreti:

İlköğretim 2. ve 3. Sınıflar için ücret: 49,950 TL + KDV olarak belirlendi.

İlköğretim 4. ve 5. Sınıflar İçin Okul Ücreti:

İlköğretim 4. ve 5. Sınıflar için ücret: 49,150 TL + KDV olarak belirlendi.

İlköğretim 6. 7. ve 8. Sınıflar İçin Okul Ücreti:

İlköğretim 6. 7. ve 8. Sınıflar için ücret: 47,700 TL + KDV olarak belirlendi.

Yemek ücreti 6,600 TL + KDV olarak belirlendi.

Öğretim ve yemek ücretlerinde KDV oranı yüzde 8’dir.

Çukurambar Bilfen İlköğretim Okul Ücretleri:

İlköğretim 1. Sınıflar İçin Okul Ücreti:

İlköğretim 1. Sınıflar için ücret: 48,000 TL + KDV olarak belirlendi.

İlköğretim 2. 3. 4. 5. 6. 7. ve 8. Sınıflar İçin Okul Ücreti:

İlköğretim 2. 3. 4. 5. 6. 7. ve 8. Sınıflar için ücret: 47,460 TL + KDV olarak belirlendi.

Yemek ücreti 6,600 TL + KDV olarak belirlendi.

Öğretim ve yemek ücretlerinde KDV oranı yüzde 8’dir.

 

,

EBA’da canlı sınıf uygulaması devreye giriyor

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk anlattı: 

– “Televizyonun yayın akışını sınıflara göre bölmemiz, çocukların öğrenme saatlerini düşünmemiz, internet kullanıcı yoğunluğunu altyapıya göre dağıtmamız gerekiyor. Şu an bu planlamanın uygulaması üzerinde çalışıyoruz”

– “İkinci haftadan itibaren uygulamaya başlayacağız. Bunun çok daha verimli ve sağlıklı bir işleyişe oturması birkaç haftamızı alabilir” 

-“8 ve 12’nci sınıfların öğrencileri ve öğretmenleri için EBA kullanım süreleri artırılarak ‘canlı sınıf’ desteğini devreye alıyoruz” – “Canlı sınıf ile öğrencilerimiz kendi öğretmenleriyle EBA üzerinden bir sınıf ortamında ders işleyebilecek”

– “Öğretmenlerimiz canlı sınıf uygulamasıyla evlerinde görev alacaklar. Öğrenci-öğretmen etkileşimini teşvik edecek bir çalışmayı hazırladık”

– “Uzaktan eğitimle birlikte milyonlarca öğrencimizin aynı anda kullanım talebiyle oluşan yoğunluktan yaşanan problemleri hızla çözüme kavuşturmak için EBA Kontrol Merkezini kurduk”

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Entegre uzaktan eğitim yaklaşımıyla EBA Canlı Sınıf uygulamasını devreye alıyoruz.” dedi.

Selçuk, yeni açılan Eğitim Bilişim Ağı (EBA) Kontrol Merkezi ve EBA TV stüdyosunu ziyaret etti, EBA canlı sınıf desteği ve uzaktan eğitim süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Bakan Selçuk, 16 Mart’ta ara tatili de öne alarak okullardaki eğitime ara verildiğini, bir hafta gibi kısa sürede 3 yeni televizyon kanalı kurularak örgün eğitimin uzaktan eğitime entegre edildiğini belirtti.

Bunun hem öğrenci hem öğretmen hem de bütünüyle sistemin alışkın olmadığı yeni bir süreç olduğunu ifade eden Selçuk, dünyanın da bu durumla yeni karşılaştığına işaret etti.

Okulların kapanması kararı alınır alınmaz uzaktan eğitimle ilgili hazırlıklara başladıklarını dile getiren Selçuk, “Avantajımız neydi? EBA’nın altyapısındaki iyileştirme ve düzenlemeleri yapmış olmamız, Akademik Destek ürününü sisteme çok önceden dahil etmiş olmamız. Peki, dezavantajımız neydi? Destekleyici ders içeriklerini hızlıca hazırlamak zorunda kaldık. Bir haftalık test sürecinde eksilerimizi, artılarımızı ve süreci yeniden değerlendirme fırsatımız bulduk. ” diye konuştu.

Okulların kapalı kalma süresinin 30 Nisan’a kadar uzadığını ve uzaktan eğitimin daha çok önem kazandığını anımsatan Selçuk, Türkiye’nin online eğitim platformu EBA ile tüm öğrenci, öğretmen ve velilere kesintisiz hizmet vermek için çalışmaların sürdürüldüğünün altını çizdi.

EBA Kontrol Merkezine önemli bir yatırım yapıldığını anlatan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uzaktan eğitimle birlikte milyonlarca öğrencimizin aynı anda kullanım talebiyle oluşan yoğunluktan dolayı yaşanan problemleri hızla çözüme kavuşturmak için EBA Kontrol Merkezini kurduk. Kontrol Merkezimizde, sistemlerimiz 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde teknik ekiplerimiz tarafından takip ediliyor ve genel ölçekteki sorunlara anlık olarak müdahale ediliyor. Ekranlarda anlık kullanıcı sayıları, o anda sistemde olan öğrenci, öğretmen ve veli sayısı, dakika dakika kullanıcı yoğunluğu, sistem dışında giriş için bekleyen kullanıcı sayısı, EBA Akademik Destek’i kullanan öğrenci sayısı, uygulamaların performans göstergeleri gibi EBA istatistikleri anlık olarak takip ediliyor. ”

Böylece veri merkezlerinin internet trafiği, yoğun kullanıcı talebi, siber saldırılar veya başka sebeplerle oluşabilecek sorunlara anında müdahale edildiğini belirten Selçuk, sorun yaşanmamasının sağlandığını kaydetti.

Daha fazla öğrencinin EBA’dan aynı anda faydalanabilmesi için sistemin altyapısında bir taraftan iyileştirmeler yapıldığına dikkati çeken Selçuk, şunları kaydetti:

“Entegre uzaktan eğitim yaklaşımıyla, bir; TRT EBA TV yayın programlarını, iki; EBA’yı internet üzerinden öğrencinin kendi başına kullanımını, üç; öğretmen ve öğrencinin buluşabileceği EBA Canlı Sınıf uygulamasını devreye alıyoruz. Öğrencilerimiz bu üç bileşeni birlikte kullanacaklar. Planlamamız buna göre yapıldı. Kullanım saatleri ayarlandı. Her öğrencinin üç kaynaktan da yararlanması için düzenlemeler oluşturuldu. 12 sınıfımız var, televizyonun yayın akışını sınıflara göre bölmemiz, çocukların öğrenme saatlerini düşünmemiz, internet kullanıcı yoğunluğunu altyapıya göre dağıtmamız gerekiyor. Şu an bu planlamanın uygulaması üzerinde çalışıyoruz. Bu üçlü kullanımı ikinci haftadan itibaren uygulamaya başlayacağız.”

Selçuk, sistemin çok daha verimli ve sağlıklı bir işleyişe oturmasının birkaç hafta alabileceğini ifade etti.

– “Soru çözüm saati hazırladık”

Önemli bir yeniliğin daha geldiğine işaret eden Selçuk, şunları kaydetti:

“Bu arada, 8 ve 12’nci sınıfların öğrencileri ve öğretmenleri için EBA kullanım süreleri artırılarak canlı sınıf desteğini devreye alıyoruz. Canlı sınıfla öğrencilerimiz kendi öğretmenleriyle EBA üzerinden bir sınıf ortamında ders işleyebilecekler. Yine 8 ve 12’nci sınıf öğrencilerimiz için YKS ve LGS’de sorumlu oldukları ve birinci dönemin başından itibaren işledikleri konulara yönelik programlar hazırlıyoruz. Bu süreçte özellikle 8’inci sınıf öğrencilerimizin sınav hazırlık rutinlerine destek olmak için bir soru-çözüm saati hazırladık. Çocuklarımız bu saatlerde kendileri için hazırlanan örnek soruları ekrandan takip ederek çözebilecekler. İlk etapta uzaktan eğitimi bir hafta düşündüğümüz için öğretmenlerimizi göreve davet etmemiştik. Ancak sürecin uzaması ile öğretmenlerimiz canlı sınıf uygulamasıyla evlerinde görev alacaklar. Öğrenci-öğretmen etkileşimini teşvik edecek bir çalışmayı hazırladık. Televizyon dersleriyle eş güdümlü olarak öğretmenler kendi öğrencilerine EBA üzerinden ödevlendirme yapıp, soru-cevap-test etkinliklerini yönlendirip, çalışma gönderecekler.”

Canlı sınıfların kademeli olarak uygulamaya alınmasının da söz konusu olduğuna işaret eden Selçuk, tüm sınıflarda özellikle televizyon yayınlarında konu anlatım içerikleri ve diğer tamamlayıcı eğitsel içerikleri zenginleştirilecek bir çalışma yaptıkları bilgisini verdi.

– “11 ve 12’nci sınıf öğrencileri Akademik Destek’ten saat sınırlaması olmadan faydalanacak”

Ders içeriklerini ve sürelerini temel dersleri odağa alan bir yaklaşımla artıracaklarını belirten Selçuk, “İlkokul ve ortaokul TV programını saat 15.00’e kadar uzatıp ardından tekrar dersleri yapılacak şekilde düzenlemeyi ortaya koyacağız. ” ifadesini kullandı.

EBA’nın daha etkin kullanılması için sınıfların ihtiyaçlarına yönelik birtakım düzenlemeler yaptıklarını aktaran Selçuk, EBA’yı ilkokul 3 ve 4’üncü sınıf öğrencilerin kullanımına tekrar açtıklarını söyledi.

5 ila 10’uncu sınıf öğrencilerinin EBA’ya erişim sürelerini iki katına çıkartacaklarını belirten Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“11 ve 12’nci sınıf öğrencilerinin EBA Akademik Destek sisteminden saat sınırlaması olmaksızın faydalanması uygulamasını başlattık. Tüm bunlar, EBA’nın, normal kullanımın onlarca kat üzerinde kullanılması demek. Bu beraberinde bir yük getiriyor ve bu yükün karşılanması kapsamlı bir teknik çalışma gerektiriyor. Normal şartlarda böyle bir çalışma aylar alır ancak tüm imkanlarımızla güçlendirme çalışmaları yapıyoruz ve her gün, her saat daha iyiye götürüyoruz.”

Selçuk, çok daha fazla öğrenci EBA’dan aynı anda faydalanabilsin ve daha iyisine erişebilsin diye sürekli güncellemeler yapıldığına ve bu işlemler sırasında bazen sistemde sanki kesinti varmış gibi algılanabildiğine işaret etti.

– “Süreci birlikte tamamlayacak ve okulların kapılarını birlikte açacağız”

Herkes için yeni bir deneyim olan uzaktan eğitimde, öğrenci, öğretmen, veli ve içerik sağlayan ekiplerin yoğun bir gayret içerisinde bulunduğunu dile getiren Selçuk, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Herkes bir yandan kendi sağlığını korumak, bir yandan eğitime devam etmek için uğraşıyor. Bu süreçte en çok da velilerimizin desteğe ihtiyaçları var. Velilerimizin evde çocuklarının uzaktan eğitim sürecinde etkin bir şekilde rol alabilmesi için rehberlik desteği ve bir veli kuşağı hazırlıyoruz. Bu, hepimiz için yeni bir deneyim, yeni bir yolculuk, yeni bir durum. Gayreti birlikte gösterecek, aksaklıkları birlikte aşacak, süreci birlikte tamamlayacak ve okullarımızın kapılarını çocuklarımıza yeniden birlikte açacağız. Siz bize kalbinizin derinliklerinden bir kez ‘kolay gelsin’ deyin, biz hepsini hallederiz. “