,

Mektebim Koleji yemek ücretlerini iade ediyor

Koronavirüs tedbirleri kapsamında yüz yüze eğitime ara verilmesinin ardından, özel okullara giden öğrencilerin yemek hizmeti alamadıklarını belirten Mektebim Koleji Genel Müdürü Servet Özkök açıklamalarda bulundu. Verilmeyen hizmetin bedelinin iade edilmesi gerektiğini belirten Özkök, “Öncelikle 12. sınıflardan başlayarak, tüm velilerimizin yemek ücreti iadelerini hesaplarına yatırmaya başladık” dedi.

Yüz yüze eğitime ara verilmesinin ardından velilerin en çok merak ettiği konuların başında özel okulların yemek ücretlerini iade edip etmeyeceği geliyordu. Eğitim sektöründeki asıl sorunun pandemi döneminde su yüzüne çıktığını ve bu dönemin özel okullardaki paradigmayı kökten değiştirdiğini ifade eden Özkök, “Bugüne kadar öğrencinin ifadesine göre okulu ve okulun uygulamalarını değerlendiren veli, uzaktan eğitim sürecinde çocuğunun okulunun derslerini ve uygulamalarını değerlendirme fırsatı edindi” diye konuştu.

GEÇMİŞİN İYİ OKUNMASI GEREKİYOR

Yaşanılan süreci daha doğru değerlendirebilmek için geçmişin iyi okunması gerektiğine vurgu yapan Özkök, “Ülkemizde bir dönem son derece kontrolsüz biçimde özel okullar açıldı. Okul yatırımı yapanların öz sermaye yeterliliğinin olası bir kriz anında eğitim ve öğretimi aksatmadan devam ettirilebilecek durumda olup olmadığına bakılmadı. Pandemi döneminde, erken kayıt akışının gerçekleşmemiş olması nedeniyle okullar gerek ücret ödemelerinde, gerekse velilerin haklarının iade edilmesinde sorunlar yaşamaya başladılar. Milli Eğitim Bakanlığımızın Covid19 tedbirleri kapsamında okulların yüz yüze eğitime ara verdiğini açıklamasıyla beraber uzaktan eğitim kavramı hayatımıza girdi. Bugüne kadar teknolojiye ve öğretmen eğitimine yatırım yapan okullar uzaktan eğitim sürecinde yenilikçi uygulamalar yaparak eğitim öğretimdeki niteliği korumaya çalıştılar. Teknoloji yatırımı yapmayan, alt yapı sorunlarını gidermemiş, öğretmenin gelişimi için kaynak ayırmamış olan okullar ise elbette bu dönemde sorunlar yaşadılar. Veliler belki de ilk kez gerçek anlamda sürece dahil oldular” ifadelerini kullandı.

ÖĞRENCİLER DİJİTAL ORTAMDA BİRÇOK FAALİYETTE BULUNDU

Eğitim teknolojileri için büyük kaynak ayırdıklarını vurgulayan Özkök, özellikle bu dönemde gerek yurt dışı çalışmaları gerekse araştırma ve geliştirme süreçleri ile desteklenmiş olmanın avantajlarını fazlasıyla yaşadıklarını belirtti.

Özkök, “ Yüz yüze eğitime ara verildiğinin açıklanmasından sonraki ilk 24 saatte online dersimizi aksaksız yapabildik. Uzaktan eğitim sistemimizin tasarım temelinde ‘her yaş düzeyindeki öğrencinin okuldaki tüm uygulamaları dijital ortamda da devam ettirebilmesi’ anlayışı var. Yani öğrencilerimiz sadece bu süreçte bilgisayarın başında öğretmenlerinden ders dinlemediler. Dijital ortamda müzelere gittiler, sergiler açtılar, kodlama etkinlikleri yaptılar. Dijital ortamda da olsa 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı gibi ulusal bayramları coşkuyla kutladılar. Bu süreçte de öğrenci görüşmelerimiz, bireysel veli görüşmelerimiz, veli toplantılarımız, günlük bilgilendirme süreçlerimiz aynı şekilde ve hatta daha da güçlenerek devam etti. Verdiğimiz uzaktan eğitim hizmetinin veli tarafından ne şekilde algılandığını anlamak üzere şu ana kadar iki kez değerlendirme yaptık. Memnuniyet ve başarı oranımız yüzde 87,83 olarak belirlendi. Ayrıca sınav hazırlık döneminde olan 7.,8.11. ve 12. Sınıf öğrencileri için genel katılıma açık online deneme sınavı yaparak 186 bin öğrenciye de hizmet verdik” dedi.

TOPLUMSAL SORUMLULUK KAPSAMINDA SİSTEMİ AKTİVE ETTİK

Anaokulundan lise son sınıfa kadar K12 düzeyinde eğitim yapan bir okul olduklarını belirten Özkök, şunları söyledi:

“Uzaktan eğitim çalışmalarının her yaş düzeyindeki öğrenci için, o grubun ihtiyaçlarına göre tasarlanmış olduğundan tüm öğrencilerimiz online eğitim sürecine dahil oldular. Günlük yoklamalar yapıldığından bunu son derece net bir şekilde söyleyebiliyorum. Ayrıca toplumsal sorumluluk kapsamında bizim sistemimize erişim ihtiyacı olan öğrenciler için de sistemi aktive ettik. Bu süreçte 2 milyondan fazla etkileşim sağladık.”

BULAŞMA RİSKİNİ AZALTACAK HAZIRLIKLARIMIZ TAMAMLANDI

Dünyanın farklı ülkelerindeki uygulamaları detaylı inceleyip, yurt içindeki ve dışındaki uzmanlarla görüşmeler yaparak yol haritalarını oluşturduklarını belirten Özkök şunları kaydetti:

“Uzaktan eğitim sürecimiz Temmuz ayına kadar devam edecek. Düzenli dezenfeksiyon yapılması, okulların fiziki ortamının bulaş riskini minimalize edecek şekilde düzenlenmesi için tüm hazırlıklarımız tamamlandı.  Okul giriş- çıkışları, yemekhane, spor salonları, laboratuvarlar, kütüphaneler, konferans salonları gibi ortak kullanım alanlarının düzenlenmesi bitirildi. Okula giriş yapan herkesin dezenfeksiyonunun sağlanması, ateşinin ölçülmesi gibi uygulamalar standart olarak yapılacak. Bir grup öğrencimiz de sosyal mesafenin aşılmamasını sağlayan cihazlar üretti. Pandemi sürecinde de devam etti.”

YEMEK ÜCRETLERİNİ İADE EDİYORUZ

Öğrencilerin 13 Mart tarihinden itibaren okulda yemek yemediklerini dolayısıyla verilmeyen hizmetin bedelinin iade edileceğini ifade eden Özkök, “Biz bu konuda açıklamayı ilk yapan kurum olduk. Hesaplama yöntemini son derece açık ve şeffaf olarak velilerimizle paylaştık. Hesap yöntemi basit: Öğrencinin yemek yemediği günün parası iade edilecek. Öncelikle 12. Sınıflardan başlayarak, tüm velilerimizin yemek ücreti iadelerini hesaplarına yatırmaya başladık. Gördüğüm kadarıyla bir çok kurum iade ve mahsuplaşma sürecinde farklı metotlar ve hesaplamalar yapıyor. Verilmeyen hizmetin bedeli alınmamalı. Kurumlar bu konuda velilerine açık ve şeffaf davranmalıdır” dedi.

,

Özel okullar 15 Ağustos’tan itibaren yüz yüze telafi eğitimlerine başlayacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Muammer Yıldız, özel okulların 19 Haziran’a kadar uzaktan eğitime devam edeceğini, 15 Ağustos’tan sonra 3 haftadan az olmamak kaydıyla yüz yüze telafi eğitimi yapacağını duyurdu.

Yıldız, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle alınan tedbirler doğrultusunda 16 Mart – 31 Mayıs 2020 tarihleri arasında eğitime ara verilen, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyette bulunan özel okullarda, eğitimlere uzaktan eğitim yoluyla devam edildiği anımsattı.

Resmi okullar tarafından EBA ve EBA TV üzerinden uzaktan eğitim yapıldığı sırada özel okulların da eş zamanlı olarak kendi imkan ve öğretmenleriyle uzaktan eğitim verdiğinin altını çizen Yıldız, şu bilgileri paylaştı:

TELAFİ EĞİTİMİ EN AZ ÜÇ HAFTA

“Özel okullar, verdiği uzaktan eğitimden öğrencilerinin ne kadar faydalandıklarının ölçümünü yaparak konu tekrarı veya yüz yüze eğitim alınmasına ihtiyaç duyulan alanlarda telafi eğitimi yapabilecek. Özel ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kurumları ise 2019-2020 öğretim yılının bitim tarihine kadar eğitimlerine uzaktan eğitim yoluyla devam edecek. Yüz yüze telafi eğitim, özel okullarda 15 Ağustos 2020’den sonra başlayacak olup Ağustos ve Eylül aylarında toplam süresi en az üç hafta olacak şekilde düzenlenecek. Telafi eğitimi yapacak özel okullar eğitimin zamanı ve süresini il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine bildirecek ve eğitime başlamadan ve eğitim süresince okullarında tedbirleri alacak.”

KONTROLLÜ SOSYAL HAYAT

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerindeki eğitimlere de 16 Mart – 31 Mayıs tarihlerinde ara verildiğini hatırlatan Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tedbirlerin uygulanmasıyla ülke genelinde olumlu sonuçlar elde edilmiş ve normalleşme süreci planlandığı şekliyle devam etmektedir. Kontrollü sosyal hayat kuralları, il pandemi kurulunun görüşleri de dikkate alınarak kurum binalarında, eğitimde kullanılan araç gereçlerde ve engelli bireylerin merkeze ulaşımlarında kullanılan servis araçlarında koronavirüs salgınından korunmak için gerekli olan maske kullanımı, hijyen ve sosyal mesafenin korunması ile ilgili tedbirlerle birlikte, illere gönderdiğimiz yazıdaki kurallara uyulması şartıyla özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin kurucuları ve engelli bireylerin velilerinin istemesi halinde, merkezlerde eğitimlere 15 Haziran 2020 tarihinden itibaren başlayabilecektir.”

ÖZEL EĞİTİM KURSLARI

Yıldız, özel öğretim kurslarının da gerekli önlemleri alarak öğrenci velilerinin istemesi halinde, eğitimlere bugünden itibaren başlayabileceğini duyurdu.

Yıldız, özel öğretim kursları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri binalarında, eğitimde kullanılan araç gereçlerde ve öğrenci, kursiyer ve engelli bireylerin merkeze ulaşımlarını sağlayan servis araçlarında maske kullanımı, hijyen ve sosyal mesafenin korunması ile ilgili tedbirlerle birlikte diğer kurallara titizlikle uymalarının sağlanacağını, uymayanlar hakkında ilgili birimlerce mevzuatları doğrultusunda gerekli yasal işlemlerin yapılacağını belirtti.

Genel Müdür Yıldız, özel okullar, özel öğretim kursları, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile ilgili yazıların illere gönderildiğini sözlerine ekledi.

,

Doğa Koleji’nden sağlık çalışanlarına yüzde 50 indirim

İstanbul Teknik Üniversitesi ETA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Doğa Koleji okullarında sağlık çalışanlarının çocuklarına yönelik yüzde 50 indirim uygulanacağını bildirdi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ETA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İTÜ ETA Vakfı bünyesinde hizmet veren Doğa Kolejinin artık üniversitenin bir parçası olduğunu, bundan da gurur ve onur duyduklarını belirtti.

Sağlık çalışanlarının pandemi sürecinde işin meşakkatini ve yükünü çektiğini aktaran Karaca, çocuklarının eğitimini Doğa Kolejinde sürdürmek isteyen her kademeden sağlık çalışanına hiç kimseye uygulamadıkları bir indirim yüzdesiyle katkı sağlamak istediklerini söyledi.

Karaca, “Yüzde 50 indirimi sağlık çalışanlarının tümüne sağlayacağız. Doktorundan yardımcı personeline, hemşiresinden teknisyenine kadar bütün katmanlarda olan sağlık çalışanlarına yüzde 50 indirim imkanı sunacağız.” dedi.

Sağlık personelinin, velisi oldukları tüm çocukları için bu imkandan faydalanabileceğini dile getiren Karaca, şunları kaydetti:

“Bütün Türkiye’de 200’ün üzerinde okulumuz, 150’nin üzerinde kampüsümüz var. İstanbul Teknik Üniversitesi olarak okullarımıza zaten bir kalite güvencesi getiriyoruz. Ek olarak da sağlık çalışanlarına yönelik İcra Kurulunda bu kararı aldık. Ben de bunu burada açıklamaktan gurur duyuyorum.”

“UZAKTAN EĞİTİMDE EN BAŞARILI KURUM BİZİZ DİYEBİLİRİM”

Prof. Dr. Mehmet Karaca, yeni eğitim-öğretimi için kayıt almaya devam ettiklerini dile getirerek, “Yeni kayıtlara haziran ve temmuz aylarında da devam edeceğiz. Pandemi süreci bayağı bir sıkıntı oluşturdu. Online kayıt almaya çalışıyoruz ama hala yüz yüze kayıtları önemseyen velilerimiz var. Ama online kayıt yaparlarsa da o konuda da her türlü kolaylığı sağlayacağız.” diye konuştu.

Doğa Kolejinin uzaktan eğitim sürecine, oluşturduğu altyapıyla devam ettiğini vurgulayan Karaca, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şu anda Türkiye’de mübalağasız bu işi en iyi yapan birim biziz, Doğa Kolejleri. Bu konuda da gerçekten iyi bir altyapımız vardı. Bu altyapıyı çok iyi kullandık. Özellikle öğretmenlerime, yöneticilerime çok teşekkür ediyorum. İnanılmaz bir özveriyle online eğitimi sürdüler ve sürdürmeye devam ediyorlar. Sanırım en başarılı kurum biziz diyebilirim.”

Karaca, Türkiye’nin pandemiyle mücadelesini de değerlendirerek, “Ülkemiz de bu konuda en başarılı ülkelerden biri. Sanırım en başarılısı diyebilirim. Başta Cumhurbaşkanımız, Sağlık Bakanımız, tüm hükümet yetkilileri inanılmaz özveri gösterdiler. Bu işte emek sarf ettiler. Süreci çok da iyi yönetiyoruz. Halkımız da bu konuda ciddi olarak duyarlı. Gerçekten bunu aşacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

,

Özel kreşlerin yeni dönem kuralları belirlendi

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 1 Haziran’da açılacak özel kreş, çocuk kulüpleri ve gündüz bakımevlerinde alınacak tedbirleri belirledi.

Açılış izni verilen özel kreşler, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerinde, bir grupta en çok 10 çocuk bulunacak. Özel kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulüpleri, hizmete başlamadan önce dezenfekte edilecek. Özel kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine girişte, ayrılırken ve gün içinde 4 saatte bir çocukların ateşi ölçülecek ve kayıt altına alınacak.

,

Uzaktan eğitim 19 Haziran’a kadar sürecek

MEB: Uzaktan eğitim süreci 19 Haziran’a kadar devam edecek

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), uzaktan eğitim sürecinin,
2019-2020 eğitim öğretim yılının son günü olan 19 Haziran Cuma gününe kadar devam
edeceğini bildirdi.

Bakanlıktan, koronavirüs tedbirleri kapsamındaki uzaktan eğitim
sürecine ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Salgın tedbirleri kapsamında 23 Mart Pazartesi günü TRT
EBA TV ekranlarından başladığımız uzaktan eğitim süreci, 2019-2020 eğitim öğretim
yılının son günü olan 19 Haziran Cuma gününe kadar devam edecektir.” ifadesi
kullanıldı.

Bakanlığın açıklamasında, sürecin devamına ilişkin tüm detayların
ayrıca paylaşılacağı aktarıldı.

BAKAN’DAN TELAFİ EĞİTİMİ AÇIKLAMASI

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da Twitter’dan, uzaktan eğitim sürecine ilişkin paylaşımda
bulundu.

Selçuk, “Sayın Cumhurbaşkanımız kabine toplantısı sonrasında
okullarımızda yüz yüze eğitimin tamamlandığını açıkladı. 23 Mart Pazartesi
başlattığımız uzaktan eğitim süreci, 19 Haziran Cuma gününe kadar devam edecek.
Telafi eğitimi ve diğer tüm detayları sizlerle ayrıca paylaşacağız.” ifadesine
yer verdi.

,

Okulların açılacağı tarih belli oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine toplantısı sonrası açıkladı: “Yeni eğitim-öğretim yılı eylül ayında başlayacaktır.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8. kez videokonferansla gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Vefa Sosyal Destek Gruplarına PKK’lıların Van’da yaptığı eylemle CHP’lilerin Adana’da gerçekleştirdiği saldırı farklı araçlarla olsa da aynı gayeye yöneliktir. Küçük siyasi çıkarlar uğruna eli kanlı teröristlerle ittifaka girenlerin yakasından miletimizin eli eksik olmayacaktır. Siyasette kurdukları ittifakı, sahada devlete saldırmak üzere genişletenlerin hesabını milletimiz sandıkta görecek.

“MASKE-MESAFE-TEMİZLİK ÜÇLÜSÜ VAZGEÇİLMEZ OLACAK”

Salgınla mücadele başarıyla sürüyor. Küresel düzeydeki salgın tehdidinin ortadan kalkması sorunun tüm dünyada çözümüyle mümkündür. Türkiye olarak salgının bitişini bekleyemeyiz. Yapmamız gereken hayatımızı salgın gerçeğine göre yeniden düzenlemektir. Maske kullanmayı alışkanlık haline getireceğiz. Sokakta, işyerinde, sosyal hayatın her alanında insanlarla aramızda en az 1,5-2 metre fiziki mesafe bırakmaya özen göstereceğiz. Maske, mesafe ve temizlik üçlüsü artık hayatımızın vazgeçilmez parçası haline gelecektir.

Başakşehir Şehir Hastanesi’ni Japonya Başbakanı Abe ile birlikte perşembe günü açıyoruz.

Son iki aydaki tecrübeler sayesinde ciddi bir birikime sahip olduk. Artık corona virüs veya salgın hastalıklara karşı eskisinden daha hazırlıklı durumdayız. Hayata geçirmeye başladığımız normalleşme takviminin sürmesi vaka sayısının çok daha aşağıya inerek sıfırlanmasıyla mümkün. Vatandaşlardan belirlenen kurallara uymasını tekrar tekrar rica ediyorum. Tek bir ihmal dahi ağır sonuçlar ortaya çıkarabilir.

“10 MİLYON VATANDAŞA 11,5 MİLYAR LİRA DESTEK VERDİK”

Normalleşme takvimini adım adım hayata geçiriyoruz. 15 ilimizde devam eden sokağa çıkma sınırlamasına riayet eden vatandaşlara teşekkür ediyorum. Çay hasadı için vatandaşlar yarın gece sokağa çıkma sınırlamasının bitişiyle yola çıkabilecekler. Salgın döneminde alınan tedbirlerden olumsuz etkilenenleri ihmal etmiyoruz. 5,5 milyon vatandaşımıza biner lira nakit desteği sağladık. Kısa çalışma ödeneği ve nakit desteği ile 6 milyar lira kaynak aktardık. Son iki ayda 10 milyon vatandaşa 11,5 milyar lira nakit desteği verdik.

SAAT 19.19’DA İSTİKLAL MARŞI DAVETİ

Yarın saat 19.19’da ülkemizde tüm stadyumlar ışıklandırılarak seslendirme cihazlarından İstiklal Marşı yayını yapılacaktır. Vatandaşlarımızı İstiklal Marşı okumaya davet ediyoruz.

İŞTE ALINAN YENİ KARARLAR

Yeni normalleşme adımları şunlar:

Arife gününden bayramın son gününe kadar 23-24-25-26 Mayıs’ta 81 ilin tamamında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak.

24 Mayıs Pazar saat 14.00 ile 20.00 saatleri arasında 65 yaş üstü vatandaşlarımız sokağa çıkabileceklerdir.

Bu hafta çarşamba ve cuma günleri gençlerimizle ilgili esnetme uygulaması yine devam edecek.

CAMİLER KISMEN AÇILIYOR

29 Mayıs Cuma günü cuma namazıyla birlikte şartları uygun camilerden başlayarak camilerimizi ibadete açıyoruz. Cemaatle namazı yine kurallar içinde ifa edeceğiz.

15 İLDE SEYAHAT SINIRLAMASI UZATILDI

15 ilimiz için geçerli olan şehirler arası seyahat kısıtlaması, 15 gün süreyle uzatılmıştır.

OKULLARDA EĞİTİM YILI SONA ERDİ

Eğitim-öğretim yılı sona erdirildi. Yeni eğitim-öğretim yılı eylül ayında başlayacaktır.

60 BİN MAHKUMUN İZİN SÜRESİ UZATILDI

Açık cezaevlerinde olup da salgın sebebiyle izne gönderilmiş bulunan 60 bin mahkumun mayıs sonunda dolan izin süreleri 2 ay süreyle uzatılmıştır.

,

Üniversitelerde yüz yüze sınav yapılmayacak

YÖK sınavlara ilişkin kararı üniversitelere bildirdi: “Dönem sonu sınavları ile bu eğitim ve öğretim yılına ait diğer sınavlar yüz yüze
gerçekleştirilmeyecek.”

“Bu sınavlar, üniversite yetkili kurullarınca tercih edilecek dijital imkanlar veya ödev, proje gibi alternatif yöntemler uygulanarak yapılacak.”

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK), üniversitelerde dönem sonu sınavları ile bu eğitim ve öğretim yılına ait diğer sınavların yüz yüze gerçekleştirilmeyeceği, üniversite yetkili kurullarınca tercih edilecek dijital imkanlar veya ödev, proje gibi alternatif yöntemler uygulanarak yapılacağı bildirildi.

YÖK’ten üniversitelere “Covid-19 tedbirler” konulu yazı gönderildi.

Yazıda, Sağlık Bakanlığının YÖK’e hitaben kaleme aldığı “11 Mayıs 2020 tarihli ve Covid-19 tedbirler” konulu yazısındaki şu ifadelere yer verildi:

“Şehirler arası kitlesel öğrenci hareketleri, farklı yerleşim birimlerinden öğrencilerin bir araya gelmesi, öğrenci yurtlarının yeniden faaliyete geçmesi ve sınav ortamlarında sosyal mesafeye uyulamaması gibi durumların, kontrol altına almakta olduğumuz pandemi mücadelesinde önlenemez bir risk oluşturacağı görülmektedir. 2019-2020 eğitim yılının bu tür risklere meydan vermeden tamamlanması gerekmektedir. Yükseköğretim Kurulunun daha önce örgün eğitim yapılan programlarda uzaktan eğitim yapılması ve ara sınavlara ilişkin almış olduğu kararlara paralel olarak, dönem sonu sınavları ile bu eğitim yılına ait diğer sınavların da çevirim içi veya alternatif ölçme-değerlendirme yöntemleri uygulanarak yapılması önem arz etmektedir.”

“Üniversitelerin çoğu farklı planlamalar yaptı”

YÖK’ün yazısında, Yükseköğretim Kurulu tarafından başlangıcından itibaren Kovid-19 küresel salgını ile ilgili özellikle yükseköğretim alanında yurt içi ve yurt dışı gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulandı.

Bu bağlamda 23 Mart 2020 itibarıyla dijital ortamda eğitime geçildiği, vaka sayılarının da takip edilerek, süreçte yükseköğretim kurumlarına teorik ve akabinde uygulamalı eğitimlere yönelik olarak kendi altyapı imkanları, ilgili programın kazanımları ve öğrenci sayılarını da göz önünde bulundurarak, kendi tedbirlerini almaları yönünde güçlü koordinasyon, çevik yönetim, esnek kararlar, yetki devri gibi esaslar çerçevesinde bir hareket zemini oluşturulduğu aktarıldı.

Yazıda, sınavlara yönelik olarak da üniversitelerin çoğunun dijital imkanlar ile çevirim içi ortam başta olmak üzere farklı yollara ilişkin planlamalarını yaptığı belirtildi.

YÖK’ün üniversitelere gönderdiği yazıda, şunlar kaydedildi:

“Yükseköğretim Kurulu olarak bütün bu süreçlerde vurgu yaptığımız dikkate alınması gereken iki hususun, sınavların şeffaf ve denetlenebilir olması ile öğrencilerin bedeni ve ruhi sağlıklarını dikkate alan, yani öğrenci merkezli olması gerektiğidir. Konunun hassasiyetine binaen, 11.05.2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında, Sağlık Bakanlığının ilgi yazısındaki konuya ilişkin talebi ve salgın süreci değerlendirilmiş olup; dönem sonu sınavları ile bu eğitim ve öğretim yılına ait diğer sınavların yüz yüze gerçekleştirilmemesine, bu sınavların üniversite yetkili kurullarınca tercih edilecek dijital imkanlar veya ödev, proje gibi alternatif yöntemlerin uygulanarak yapılmasına karar verilmiştir.”

,

Bakan Selçuk’tan LGS ve YKS açıklaması

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sınav tarihlerini açıklamasının ardından NTV canlı yayınında soruları yanıtladı. Selçuk’un açıklamalarından satır başları;

Bu genel normalleşme sürecinde birçok karar alınıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu kararları açıkladı. Bu kararları birçok kurumla istişare yaparak almaktayız. Biz LGS ile ilgili kararlar alıyoruz ve uygulamaya geçiyoruz. YÖK’te YKS ile kararlar alıp uyguluyor. Her öğrencimiz kendi okulunda sınava girecek. Bu LGS tarihinde ilk defa yapılacak birşey. Sınav bilgileri e-okul üzerinden açıklanacak.

Sınav merkezleri dezenfekte edilecek. Öğrencilere maske temin edilecek. Bu zamanda fotoğraflı kimlik kartında zorlanabilir diye fotoğraflı kimlik şartı aramayacağız.

Önümüzdeki günlerde oturma düzeniyle ilgili Bilim Kurulu’nun da çalıştığı bir senaryo var. Bir problem olmayacak, sağlık koşulalrı dikkat edilerek, Bilim Kurulu’na danışarak bir karar alınacak.

Sınav 2 oturumda olacak. Buradaki boşlukta da öğrencilerimiz okul bahçesine çıkacak. Fakat veliler ile öğrenciler birlikte olamayacak. Sosyal mesafe korunarak öğrencilerimizin hava alması sağlanacak, öğrencilerimizin yanında rehber öğretmenler olacak.

Öğrenciler kendi öğretmenleriyle sınava girmeyecek, özel ve resmi bütün okullarımızdaki öğrenciler kendi okullarında başka öğretmenler eşliğinde sınava girecekler. Sınavla ilgili bir tanıtım videosu da yayınlanacak.

Sınavda sorular 1. dönemdeki konulardan sorumlu olacağı bir sınav hazırladık.

LGS ile ilgili öğrencilere her desteği sağlıyoruz.

Okullar şu tarihte açılacak kararın bakanlık olarak alma durumunda değiliz. Bütün bakanlıklardan görüş alınarak bir karar alınacak. Biz 1 Haziran’da kademeli olarak açılmasını istiyoruz.

,

Dünya nereye gidiyor? Okulsuz toplum mümkün mü?

Toplumları eve kapatan koronavirüs, ‘yeni dünya düzeni’ tartışmalarını da beraberinde getirdi. Korkulu rüyamız haline gelen virüs, ‘dijitalleşen dünya’ya rağmen henüz uygulamaya geçiremediğimiz  ‘uzaktan eğitim’ ve ‘evden çalışma’ya zorladı hepimizi… ‘Ev okul’ ve ‘ev ofis’ten oluşan yeni düzen, komplo teorileri için de bol malzeme verirken önümüzde kocaman bir boşluk oluşturdu. Hazırlıksız bir şekilde devasa bir boşluğun başına dikilmiş bekliyoruz…

Bir kesimimiz kucağında bilgisayarıyla evinden çalışmaya hazır, yeni duruma adapte olmakta da zorlanmayacaklar gibi görünüyor ancak geride bıraktığımız boş ofis alanlarıyla birlikte boşa çıkacak emekçi milyonlar var… Yaşamını ofisleri temizleyerek kazanan düşük ücretli işçiler dijital çağın kurbanları mı olacaklar!

Diğer taraftan her gün işle ev arasında saatler harcamaktan kurtulacağız, işverenlerimiz de omuzlarındaki aşırı yükü atacak.  Ev-ofis sınırlarının ortadan kalkmasından en çok kim fayda sağlayacak? Bunu da zaman gösterecek… Bir de işin magazini var: “Eğer WiFi bozulmuşsa çalışamayacak mıyız? Akşam ailemizle yemek yemeyi planlarken,  çalışmak zorunda mı kalacağız?”

Eğitim boyutu ise “Zorunlu olarak geçtiğimiz uzaktan eğitim okulsuz toplumun altyapısını mı oluşturuyor?” sorusuyla karşı karşıya bırakıyor bizi… Yazar Nazif Gürdoğan, koronavirüsten 4 yıl önce 16 Şubat 2016’da kaleme aldığı yazısında ‘okulsuz topluma’ ilişkin önemli tespitlerde bulunmuş. Gürdoğan, “Okuların kapatıldığı okulsuz toplum” başlıklı yazısında “Doğu ile Batı arasındaki, uzaklık ve yakınlık farkının ortadan kalktığı kare dünyada, devletlerin, işletmelerin ve ailelerin eğitim harcamaları, yıldan yıla hızlanarak artıyor. Bütün dünyada kamu, özel, sivil kurum ve kuruluşların bütçelerinde, eğitime ayrılan kaynaklar, vazgeçilmez bir yer tutuyor. Viyanalı düşünür Ivan Illich’in “Okulsuz Toplum” kitabında ayrıntılı olarak incelediği gibi, okullar ve okullaşma, öğrenmesini öğretmiyor, bilgiyi bilgeliğe dönüştürmüyor” diyor. Yazar bu tespitin ardından şöyle devam ediyor:

*
Okullar tarihin her döneminde önemlerini korudukları gibi, büyük işlevler de yüklendiler. Her kuşak, geçmiş kuşakların bilgi ve bilgeliklerini, kendi kuşağının okullarında öğrenerek, gelecek kuşaklara aktarır. Dünyanın güzelleştirilmesi, okulların güzelleştirilmesine bağlıdır. Okulları değiştirmeden, dünyayı değiştirmek mümkün değildir. Kare dünyada okullar, bilginin toplandığı özel kurumlar değil, bilgiye ulaşmak isteyen, herkese açık kamusal alanlar olmalıdır.
*
Dünyayı dönüştüren yıkıcı yeniliklerin başında, okulsuz okullar inşa eden sosyal medya gelir. Artık kare dünyada, yalnızca yazı değil, söz de kalır. Sosyal medya, söyleyecek sözü olana dinleyici, okunacak yazısı olana okuyucu buluyor. İletişim ağları dinleyenlerle konuşanları ve yazanlarla okuyanları, bir bilgisayar ya da bir telefon ekranında buluşturdu. Küre dünyanın “okul toplumu”, kare dünyanın “okulsuz toplum”una dönüştü. Ron Paul’un “Okul Devrimi” gerçekleşti. Okulsuz toplumda herkes hem öğretmen hem öğrencidir.
*
Dünyayı kareleştiren kurum ve kuruluşlar, tarihte benzeri görülmeyen, bir iletişim ve etkileşim ağı oluşturdu. Ağlar dünyasında, bilgi arayana bilgi, bilgelik arayana, bilgelik sunulur. Anadolu’da denildiği gibi: “Tencere yuvarlanır kapağını bulur”. Dünyada herkesin ulaşabildiği ücretsiz bilgi ağlarında, öğrenirken öğretme, öğretirken öğrenme süreci, haftanın yedi günü, yirmidört saat, kesintisiz devam eder. Dünyanın hangi ülkesinde yaşarsa yaşasın, okulsuz toplumda kimseye kimlik sorulmaz.
*
İster lise, isterse üniversite eğitiminde olsun, okulsuz toplumun hiçbir okulunda, öğrencilerin birbirlerinin yüzlerini görmeden, ders dinlemeleri ve not tutmaya çalışmaları istenmez. Tarih boyunca, sürekli büyüyen bilginin zenginleştirilmesi, az sayıdaki sınıflarda, öğretmenlerin öğrenci, öğrencilerin öğretmen olduğu, karşılıklı bir bilgi ve bilgelik alışverişi içinde gerçekleşti. İlk örnekleri Atina, Şam, Bağdat ve Kurtuba’da verilen yöntem, kitleye değil, kişiye dönüktür. Kare dünya için gerekli; ancak yeterli değildir.
*
Kare dünyada, her alanda olduğu gibi, eğitim alanında da köklü devrimlere ihtiyaç vardır. Kare dünyanın eğitimi, dünyanın dört bir köşesinden, milyonlarca insanın bedelsiz katılabileceği okulsuz eğitimdir. Bütün dünyada, önde gelen üniversiteler, okulsuz eğitim programları başlatır. Okulsuz eğitim uzaktan eğitimdir. Kısa zamanda üniversiteleri liseler de izleyecektir.
*
Nasıl bir insanın bir kitabı okuduktan sonra aklında kalan kültürü ise, eğitimi de bir okulu bitirdikten sonra aklında kalan bilgisidir.
*
Eğitim eğitim bittikten sonra da eğitime devam etmektir.
*
Okulsuz toplumda okul bittikten sonra başlar.
*
Kare dünyanın eğitim uzaktan eğitimdir.
*
Uzaktan eğitimin okulu iki dünyadır.
*
Yoksulluğun üstesinden eğitimle gelinir.
*
Her bilgiye eğitimle ulaşılır.
*
Eğitim hayatı bilmektir.

 

 

,

2020 LGS’ye ilişkin bilinmesi gereken tüm detaylar

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 7 Haziran’da iki oturum halinde yapılacak Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında merak edilenleri yanıtladı.

MEB tarafından, 7 Haziran Pazar günü iki oturum halinde yapılması planlanan LGS hakkında; sınava başvuru, oturumların içeriği, sınavın uygulanışı gibi sorular yanıtlandı. 8’inci sınıfın 1. Dönem öğretim programları esas alınarak çoktan seçmeli 90 sorunun cevaplanacağı sınavın birinci oturumu 09.30’da başlayacak. Sözel alandan oluşan birinci oturumda öğrenciler, 50 sorudan sorumlu olacak ve 75 dakikalık süre tanınacak. İkinci oturum ise hemen akabinde saat 11.30’da başlayacak. 80 dakika sürenin tanındığı ikinci oturumda öğrenciler, 40 adet sayısal alan sorusundan sorumlu olacak.

BELGE DÜZENLEME TARİHİ 28 MAYIS

Başvuruların MEB tarafından otomatik olarak yapılacağı LGS’nin sınav giriş belgelerinin düzenlenme tarihi 28 Mayıs olarak açıklandı. İlgili sınavın sonuçlarının ilanının ise 1 Temmuz’da olacağı bildirildi. ‘2020 Yılı Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezi Sınav Başvuru ve Uygulamaları Kapsamına Sıkça Sorulan Sorular’ ve yanıtları, Bakanlığın internet sitesi ‘www.meb.gov.tr’den yayımlandı.

LGS’YE BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK?

Merkezi sınav için yapılacak başvurular hakkında MEB tarafından, “Merkezi sınav başvuruları, yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrenciler hariç, tüm 8’inci sınıf öğrencileri için Bakanlık tarafından merkezi olarak gerçekleştirilecektir. Başvurusu Bakanlık tarafından gerçekleştirilecek öğrencilerin sınav başvurusu için ayrıca bir işlem yapılmayacaktır. Başvurular ücretsizdir” açıklaması yapıldı.

Yapılan açıklamalar arasında sınava tüm öğrencilerin girme zorunluluğunun olmadığı da belirtildi. Resmi ve özel ortaokullar, imam hatip ortaokulları ve geçici eğitim merkezi öğrencilerinin başvuru şartları ise “2019-2020 eğitim öğretim yılında resmi, özel ve imam hatip ortaokullarının 8’inci sınıfında öğrenim gören tüm öğrenciler ile geçici eğitim merkezlerinde örgün ortaöğretim kurumuna kayıt olma şartını taşıyan 8’inci sınıf öğrencilerinin, merkezi sınav başvurusu Bakanlık tarafından yapılacaktır” ifadeleriyle açıklandı.

LGS’YE BAŞVURU ŞARTLARI NELER?

Örgün ortaöğretim kurumuna kayıt olma şartını taşıyan ve öğrenim gördüğü okulun 8’inci sınıfına devam eden öğrencilerin yapılacak merkezi sınava başvurabildiği konusunda da açıklamanın yer aldığı metinde yurt dışında e-okul sisteminde kayıtlı olmayan okullarda öğrenim gören öğrencilerin başvuru şartları da açıklandı. Bu açıklamaya göre, “Milli Eğitim Bakanlığı Denklik Yönetmeliği esas alınarak öğrenim belgesi kontrol edilenler Türkiye’deki 8’inci sınıf seviyesine denk sınıfta öğrenim görüyor olmak şartıyla başvurularını, 3-14 Nisan’da Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilik, başkonsolosluk veya konsoloslukları üzerinden yapacaktır” ifadelerine yer verildi.

MEB, sınavsız öğrenci alan okul tercih edecek olan öğrenciler için, “Sınavsız öğrenci alan okulları tercih edecek öğrencilerin bu sınava girmeleri zorunlu değildir” açıklamasını yaptı.
Fotoğraflı sınav giriş belgesinin, 28 Mayıs’tan itibaren elektronik ortamda okul müdürlükleri tarafından alınacağını bildiren MEB, mühürlenerek onaylandıktan sonra öğrenciye teslim edileceğinin de altını çizdi.

Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan öğrenciler ise sınav giriş belgelerini, “Yurt dışında e-Okul sistemine kayıtlı olmayan öğrenciler sınav giriş belgelerini 28 Mayıs’tan itibaren, bulundukları ülkenin Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilik, başkonsolosluk veya konsolosluklarından alacak ve onaylatacaktır” alabileceği açıklandı.

LGS’DE SORU DAĞILIMI NASIL OLACAK

Merkezi sınavda uygulanacak iki oturumda öğrencilerin hangi derslerden sorumlu olduğunu ve soru dağılımını açıklayan MEB, “Merkezi sınav birinci oturum sözel alanda Türkçe, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük, din kültürü ve ahlak bilgisi ile yabancı dil, ikinci oturum sayısal alanda ise matematik ve fen bilimleri dersleri yer alacaktır. Soru dağılımı ise birinci oturum sözel alan Türkçe 20 soru, T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük 10 soru, din kültürü ve ahlak bilgisi 10 soru, yabancı dil 10 soru olmak üzere toplam 50 soru, ikinci oturum sayısal alan matematik 20 soru, fen bilimleri 20 soru olmak üzere toplam 40 soru şeklinde olacaktır” ifadelerine yer verdi.

Özel gereksinimi olan öğrenciler için ayrı bir açıklama yapan MEB, “Özel eğitim ihtiyacı olan öğrenciler, sürekli kullandıkları araç-gereç ve cihazları kendilerinin getirmesi kaydıyla sınavda kullanabilecektir” açıklamasında bulundu.

Yabancı dil dersinden işitme yetersizliği, zihinsel yetersizliği veya otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerin muaf olabileceğini açıklayan MEB, “İşitme yetersizliği, zihinsel yetersizliği veya otizm spektrum bozukluğu olan öğrencilerin yabancı dil dersinin testinden muaf olabilmesi ve bilgilerinin MEBBİS-RAM modülüne işlenmesi için bu durumun, veli tarafından öğrencinin kayıtlı olduğu okul müdürlüğüne bildirilmesi gerekmektedir” şeklinde ifade etti.

Evde veya hastanede eğitim hizmeti alan öğrencilerin sınava nerede girecekleri konusunda da bilgilendirme yapan MEB, “Evde veya hastanede eğitim hizmeti alan öğrencilere yetersizlik durumlarına göre sınav tedbir hizmeti sunulabilmesi için öğrencilerin sınava alınacağı adresin, veliler/vasiler tarafından öğrencinin kayıtlı olduğu okul müdürlüğüne, okul müdürlüğü tarafından ise ilgili RAM’a bildirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

LGS’DE HANGİ KONULARDAN SORULAR OLACAK?

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sonrasında yaşanan uzaktan eğitim konusunda hiçbir öğrencinin mağdur edilmemesi için sınavda çıkacak konularla da ilgili açıklama yapan MEB, “Her alan için 8’inci sınıfın sınava esas derslerinden, 2019-2020 eğitim öğretim yılı birinci dönem sonu itibarıyla öğretimi tamamlanan konu ve kazanmalara göre öğrencinin okuduğunu anlama, yorumlama, sonuç çıkarma, problem çözme, analiz yapma, eleştirel düşünme, bilimsel süreç ve benzeri becerilerini ölçecek nitelikte sorular yer alacaktır” ifadelerine yer verdi.

Konuyla ilgili birinci dönem konularına da Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının ‘http://ttkb.meb.gov.tr’ internet adresi üzerinden ulaşılabileceğini hatırlattı.
Görme yetersizliği ve işitme yetersizliği olan öğrenciler için de açıklamaların yer aldığı yazıda, “Yapmanız gereken herhangi bir işlem bulunmamaktadır, okul müdürlüğü ve RAM müdürlükleri tüm işlemleri tamamlayacak ve çocuğunuzun durumuna uygun sınav hizmetini alması sağlanacaktır” ifadeleri kullanıldı.

Evde veya hastanede eğitim hizmeti alan öğrencilerin sınava girişleri için ise “Çocuğunuzun sınava alınacağı adresi, kayıtlı olduğu okul müdürlüğüne bildirmeniz gerekmektedir, başka yapmanız gereken bir işlem bulunmamaktadır. Okul müdürlüğü ve RAM müdürlükleri geri kalan işlemleri tamamlayacak ve çocuğunuzun durumuna uygun sınav hizmetini alması sağlanacaktır” şeklinde açıklama yapıldı.