,

Pamukkale Üniversitesi’nde seminer ve konserler dijital ortama taşındı

Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından her hafta Çarşamba günleri yapılan seminerler dijital ortamda devam ediyor. Seminerler, fakültenin internet sayfasından ve sosyal medya hesaplarından öğrencilere ulaştırılıyor.

PAÜ Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Paker “Yabancı Dil Neden Öğrenemiyoruz?” konusunda seminer vermek için kamera karşısına geçti. İlk olarak yabancı dil öğretimi sürecinde yapılan yanlışlıklar ile ilgili konuşan Prof. Dr. Turan Paker, dil öğrenmeye ait yanlış varsayımlar, geçmişten bugüne öğrenme kuramları, öğretim süreci, öğrenmenin aşamaları ve ders dışı etkinlikler konularına değindi.

“Evde kalarak eğitim ve sosyal faaliyetlerimizi de sürdürmeye çalışıyoruz”

Dijital ortamda gerçekleştirilen etkinlikler hakkında konuşan PAÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilge Can, “Fakülte olarak öğretim elemanlarımız bir yandan uzaktan eğitim derslerine devam ederken, bir yandan da sosyal ve kültürel etkinler için kamera karşısına geçiyor. Bu süreçte öğrencilerimizde bizi yalnız bırakmıyor. Akademisyen ve öğrencilerimiz evlerinden seminerler veriyor. Akademisyen ve öğrencilerimiz enstrümanlarıyla birlikte müzik dinletisi sunuyorlar. Evde kalarak eğitimlerimize devam ederken, sosyal faaliyetlerimizi de sürdürmeye çalışıyoruz” dedi.

,

Hitit Üniversitesi yerli yazılımla uzaktan eğitim modülü geliştirdi

Yeni geliştirilen modül öğrenciler ve akademisyenlerin hizmetine sunuldu. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, “Kendi yazılımını kullanan birkaç üniversiteden biriyiz” dedi. 

Hitit Üniversitesi yeni Koronavirüs salgını nedeniyle eğitime ara verilmesi üzerine kendi imkanlarıyla uzaktan eğitim modülü geliştirdi.  Salgın nedeniyle birçok üniversite uzaktan eğitim yazılımlarını yada kullanım lisanslarını satın almak durumunda kalırken Hitit Üniversitesi ise Öğrenci İşleri ile Bilgi İşlem daireleri uzmanlarınca iki hafta gibi kısa sürede oldukça etkin bir uzaktan eğitim yazılımını akademisyen ve öğrencilerinin kullanımına sundu. Hitit Üniversitesi böylelikle hem eğitim ve öğretimde aksamanın önüne geçerken hem de mevcut dijital altyapısı ve insan kaynaklarını etkin bir şekilde değerlendirerek üniversite adına önemli bir maliyet kaleminde tasarruf edilmiş oldu.

‘Öğrenciler aşina oldukları bir platformda uzaktan eğitime devam ediyorlar’

Hitit Üniversitesi’nden yapılan açıklama da, “Öğrencilerimizin örgün eğitim boyunca kullanageldikleri Hitit Üniversitesi Öğrenci Bilgi Sistemi (HUBİS) platformu üzerinden, 30 Mart 2020 tarihi itibarıyla kullanıma açılan uzaktan eğitim modülü üniversite dışı destek alınmaksızın, tamamen üniversitenin yazılım ekibi tarafından hazırlandı. Modül sayesinde, tüm dersler asenkron (eş-zamanlı olmayan) nitelikte sunulduğu gibi sınıf öğretimde gerekli olan çeşitli ders materyallerinin paylaşımı yapılabilmekte, öğrencilerin ders performanslarını arttırmak üzere ödev, sunum, alıştırma ve benzeri sınıf aktiviteleri gerçekleştirilebilmektedir. Aynı şekilde, üniversitenin bulut sistemi sayesinde öğretim elamanlarımızın video, görüntü ve ses dosyası paylaşımı da sorunsuz bir biçimde yapılabilmektedir. Kullanıcıların, uzaktan eğitimde önemli olan içerik yönetimi ve iletişim ihtiyaçlarını gidermek üzere interaktif iletişim imkanı sunan HUBİS Uzaktan Eğitim modülünde bu amaçla geliştirilmiş mesajlaşma platformunu bulunmaktadır. Öğrenci İşleri Dairesi Başkanı Ömer Çırak yönetiminde Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı Şube Müdürü Nafi Cesur Programcı İsmail Hakkı Üngan, Programcı Selman Gedik, Mühendis Onur Öztürk, Sistem Mühendisi Emre Ambarkütükoğlu ile Ağ ve Sistem Yöneticisi Yunus Kömürcü tarafından geliştirilen modül sayesinde, öğrenciler, derslerini rahatlıkla bulundukları yerden takip etmeye başladı” ifadelerine yer verildi.

‘Öğrencilerimize kolaylıklar sunmak için teknik ekibimiz ile çalışmaya devam ediyoruz’

Hitit Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkanı Ömer Çırak, bu sistemin yükseköğretim ve öğrenciler açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Söz konusu sistemin, dışarıdan teknik bir destek alınmadan ve ilave bir kaynak kullanılmadan hazırlanmasının önemli olduğunu vurgulayan Çırak, “Kısa sürede, HUBİS sistemi üzerinde yazılım modülleri hazırlanmış ve entegrasyon çalışmaları tamamlamış bulunmaktadır. Bu yeni süreçte, eğitim modüllerinin kullanımıyla ilgili teknik doküman ve video materyalleri öğrencilerimize sanal sınıf ortamında sunulmaktadır. Hitit Üniversitesi olarak bu zorlu süreçte öğrencilerimize kolaylıklar sunmak için teknik ekibimiz ile çalışmaya devam etmekteyiz. Tamamen üniversitemize ait olan HUBİS sistemimizle sürece çok çabuk adapte olabildiğimiz için büyük mutluluk duymaktayız” dedi.

‘Rektör Prof. Dr. Öztürk: Kendi yazılımını kullanan birkaç üniversiteden biriyiz’

Hitit Üniversitesi’nin yeni Korona virüs salgınına karşı gereken tüm tedbirleri büyük bir hassasiyetle uyguladığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ise, bu süreçte eğitim-öğretimin sekteye uğramaması için tüm hazırlıkların en kısa sürede tamamlandığını vurguladı.

Hitit Üniversitesi’nin kendi kaynaklarını kullanarak yoğun ve özverili bir çalışma sonucunda uzaktan eğitim modülünü hazırladığı belirten Rektör Prof. Dr. Öztürk, “Yazılım ekibimiz kısa bir süre içerisinde çok yönlü ve geliştirilebilir bir modül hazırladı. Birçok üniversite için ciddi maliyet kalemine dönüşen, akademisyen ve öğrencilerinin kullanımına sunmakta zorlandıkları uzaktan eğitim yazılımlarıyla süreci yönetmeye çalışırken, Üniversitemiz uzaktan eğitimde kendi yazılımını kullanan nadir üniversitelerden biri olarak bu süreci çok başarılı bir şekilde yürütmektedir. Herhangi bir yazılım veya donanım altyapısı harcaması yapmadan, kendi öz imkanlarımızı kullanarak öğrencilerimize destek olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Süreci baştan sona büyük bir titizlikle ve başarıyla yöneten Öğrenci İşleri Dairesi ve Bilgi İşlem Dairesi ekibimize teşekkür ediyorum” diye konuştu.

,

YÖK’ten 14 maddelik koronavirüs tedbirleri

Yükseköğretim Kurumu (YÖK), Covid-19 pandemisi ile ilgili yapılan toplantının ardından alınan kararlarla ilgili açıklama yaptı.

YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Koronavirüs Hastalığına (Covid-19) karşı alınacak tedbirlerin görüşüldüğü toplantıda alınan karar gereğince ülkemizdeki bütün yükseköğretim kurumlarında 16 Mart 2020 tarihinden itibaren 3 hafta süreyle eğitime ara verilmiştir. Bu karar ‘tedbir’ amaçlı olup, kararın amacına ulaşması için bu sürecin akademimizde ‘sükûnetli ve dikkatli’ bir şekilde sürdürülmesi gerekmektedir. Bu kapsamda münferit söylem ve uygulamalara yer verilmemelidir. Devletimizin aldığı ve alacağı tedbirlere ilişkin tamimlere uyulması önemlidir. Bütün yükseköğretim kurumlarımızda koronavirüs hastalığına yönelik süreçte “YÖK’ün koordinasyonunda” devletimizin konuya ilişkin almış olduğu ve alacağı kararlar çerçevesince hareket edilecektir. Bu amaçla yükseköğretim kurumlarımızdan koronavirüs ile ilgi süreçleri yürütecek bir Rektör Yardımcısının belirlenmesi istenmiştir. Bu kişilerin isimleri Başkanlığımıza ivedi olarak iletilmiş olup kendileri YÖK arasında sürekli ve doğrudan bir ilişki tesis edilmiştir” ifadelerine yer verdi. YÖK Yürütme Kurulu bugün Başkan Saraç’ın başkanlığında toplanarak, yükseköğretim kurulunda Covid-19 pandemisi sürecini görüştü ve toplantı neticesinde alınan kararları üniversitelere bir yazı ile iletti. Buna göre;

1. Yükseköğretim üst kuruluşlarında Başkan, Başkan Vekili, yürütme kurulu üyeleri, Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri, Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Daire Başkanı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ile Hukuk Müşaviri hariç olmak üzere 60 yaş ve üzerinde bulunanlar ile hamilelerin, yasal süt izni kullananların, engelli çalışanların, Sağlık Bakanlığının belirlediği dezavantajlı grupların (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite ve diyabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar) 16 Mart 2020 tarihinden itibaren on iki gün idari izinli sayılmasına,

2. Yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personelden Rektör, Rektör Yardımcısı, Dekan, Enstitü, Yüksekokul, Konservatuar, Meslek Yüksek Okulu ve bağımsız Vakıf Meslek Yüksekokulu müdürleri hariç olmak üzere 60 yaş ve üzerinde bulunanlar ile hamilelerin, yasal süt izni kullananların, engelli çalışanların, Sağlık Bakanlığının belirlediği dezavantajlı grupların (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu hastaları, obezite ve diyabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar) 16 Mart 2020 tarihinden itibaren on iki gün idari izinli sayılmasına,; okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan kadın akademik ve idari personelin yıllık izin taleplerinin karşılanmasına, yıllık izin hakkı bulunmayanlar için mazeret izinlerinin kullandırılmasına; diğer akademik ve idari personelin izin talepleriyle ilgili olarak mer’î mevzuat çerçevesinde işlem yapılmasına,

3. Yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personelin önceden planlanmış olanlar dahil olmak üzere tüm yurtdışı çıkışlarının ikinci bir duyuruya kadar iptal edilmesine; zorunlu ve ivedi durumlarda talebin Üniversite Yönetim Kurulu kararı ekinde, 12 Mart 2020 tarih ve 2020/2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelge uyarınca değerlendirilmek üzere Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına gönderilmesine,

4. Yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim, akademik değişim programları, sosyal ve kültürel faaliyetler, spor müsabakaları vb. çeşitli kapsamdaki, akademik veya idari personel ya da öğrenci katılımlı bütün yurtdışı faaliyetlerinin (önceden planlanmış olanlar dahil) ikinci bir duyuruya kadar iptal edilmesine,

5. Örgün eğitim programlarına devam eden tüm ön lisans ve lisans öğrencileri gibi sağlık, öğretmenlik, fen ve mühendislik programlarından staj, intörnlük ve uygulamalı eğitimleri olan ön lisans ve lisans öğrencilerinin de eğitimlerine ara verilmesine,

6. Tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık öğrencileri hariç tüm lisansüstü öğrencilerin de bu kapsamda değerlendirilmesine,

7. Uzaktan öğretimle ilgili usul ve esaslara göre açılmış, hâlihazırda uzaktan eğitimle yürütülmekte olan programların, uygulamalı ve yüz yüze eğitimleri hariç olmak üzere, eğitimlerine devam etmesine,

8. Yabancı dil hazırlık sınıflarındaki eğitimin uzaktan erişim yoluyla sunulmakta olan kısmının sürdürülüp sürdürülmemesi hususunun yükseköğretim kurumlarınca değerlendirilmesine, sınavlarının ise eğitim-öğretime ara verme kararının kaldırılmasından sonra planlanmasına,

9. Öğrencilerin (Türk ve yabancı uyruklu) yurt dışına çıktıkları takdirde, dönüşte pandeminin durumuna göre sorun yaşayabilecekleri, uçuşlarının iptal olabileceği, döndüklerinde en az 14 gün eğitime devam edemeyebilecekleri ve başkaca sorunlar yaşayabilecekleri hususunda yükseköğretim kurumlarınca bilgilendirilmesine,

10. Mevlana veya Erasmus gibi değişim programları kapsamında yurtdışında olup yurda dönen öğrencilerin ders intibakları hususunda mağduriyet yaşamamaları için gerekli tedbirlerin yükseköğretim kurumlarınca alınmasına,

11. Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan Yurtdışı Yabancı Dil Eğitimi, Mevlana, Proje Tabanlı Mevlana programları ile ilgili çağrıların iptal edilmesine,

12. Tıp Fakültesindeki intörnlerin gerektiğinde, gönüllü olarak talep etmeleri ve üniversitece uygun görülmesi halinde sağlık hizmet sunumunda görev alabilmesine,

13. Yükseköğretim kurumlarında süreçlerin etkin ve dinamik olarak yürütülebilmesi için konuya ilişkin belirlenmiş olan rektör yardımcılarının başkanlığında komisyon oluşturulmasına; öğrencilerle iletişim ve takip sisteminin gözden geçirilerek güncellenmesine; akademik ve idari personel ile öğrencilerin kurumlarınca düzenli olarak gelişmeler hakkında bilgilendirilmesine,

14. Dünyadaki yükseköğretim sistemlerindeki gelişmelerle paralel olarak özellikle son yıllarda başlattığımız “Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi” kapsamındaki deneyimlerimiz, 120 üniversitemiz bünyesinde bulunan uzaktan eğitim araştırma ve uygulama merkezlerimiz ile 2 milyondan fazla öğrenciye uzaktan eğitim imkanı veren üniversitelerimizin yetkinlikleri ve bunun için gerekli olan altyapıları dikkate alınarak dijital ortamda dersler verilebilmesine imkân sağlamak için üniversitelerin talep ve tekliflerinin alınmasına, karar verilmiştir.”

,

YÖK, koronavirüs tedbirlerini açıkladı

– “Üniversitelerdeki idari ve akademik personele tatil olmayacak. Koronavirüsün Türkiye’deki seyrine göre konu yeniden değerlendirilecek”

-“Üniversitelerdeki tatil süresince konferans, panel, sergi, toplantı, çalıştay, kongre gibi etkinlikler de düzenlenmeyecek”

– Bütün koronavirüs tedbirleri, YÖK’ün koordinasyonunda üniversitelerle sürekli temas halinde yürütülecek

Yükseköğretim Kurulundan (YÖK), koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında tatilin öğrenciler için geçerli olacağı üniversitelerdeki idari ve akademik personele tatil olmayacağı, bu konuda önümüzdeki günlerde rektörlerle yapılacak değerlendirme sonrası karar verileceği bildirildi.

Koronavirüs önlemleri kapsamında, üniversitelerin 16 Mart’tan itibaren 3 hafta tatil ilan edilmesinin ardından YÖK’ün aldığı tedbirlerin detayları belli
olmaya başladı.

YÖK yetkililerinden alınan bilgiye göre, üniversitelerdeki bütün koronavirüs tedbirleri, YÖK’ün koordinasyonunda üniversitelerle sürekli temas halinde yürütülecek. 3 haftalık tatil sürecinin uzatılıp uzatılmayacağına koronavirüsün seyrine göre, ilgili devlet makamlarının değerlendirmesinin ardından karar verilecek.

Üniversitelerdeki tatil süresince konferans, panel, sergi, toplantı, çalıştay, kongre gibi etkinlikler de düzenlenmeyecek.

İdari ve akademik personele tatil önümüzdeki günler dedeğerlendirilecek

Üniversitelerdeki idari ve akademik personele tatil olmayacak. Koronavirüsün Türkiye’deki seyrine göre bu konu yeniden değerlendirilecek.

Üniversitelerdeki akademik ve idari personelin tatiline ilişkin önümüzdeki günlerde rektörlerle yapılacak değerlendirme sonrası karar verilecek.

Üniversitelerde 16 Mart’ta başlayacak tatil süresince online ve uzaktan eğitimle ders yapılmaması planlanıyor. Üniversiteler, tatil bitiminde dersler konusunda gerekli tedbirleri alacak ve akademik takvimlerini bu tatil sonrasında güncelleyebilecekler.

,

Bahçeşehir Üniversitesi koronavirüs nedeniyle uzaktan eğitime geçti

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), Korona virüsü nedeniyle derslere uzaktan devam etme kararı aldı. Karar, öğrencilere ve akademik kadroya da bildirildi.

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU), Türkiye’de koronavirüs vakası görülmesinin ardından öğrencilerinin eğitim-öğretim süreçlerinin aksamaması için 16-30 Mart tarihleri arasında tüm dersleri, online platformlarda devam ettirme kararı aldı. Üniversite yönetimi online derslerin programının hafta sonu itibariyle duyurulacağını açıkladı. Kararın alınmasında öğrencilerin, korona virüsün oluşturduğu panik ve kaygı sürecini sağlıklı bir şekilde geçmeleri ve eğitim öğretimlerinin aksamamasının amaçlandığı ifade edildi.

Üniversitenin konu hakkındaki kararları için resmi duyurularının dikkate alınmasına ve virüsten korunma adına yapılan duyurulara itibar edilmesi belirtildi.

,

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi yeni akademik yıla merhaba dedi

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi 2019-2020 akademik yılının açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın verdiği ilk ders ile başladı. Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, “Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Uluslararası düzen değerlerini kaybettiği için düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bu yüzden bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var” dedi.

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nin 2019-2020 akademik yılı açılışı, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanı Prof. Dr. Göksel Aşan’ın “En Zor Yüzyıl” başlıklı açılış dersiyle gerçekleştirildi. Akademik yıl açılışına; Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu, Rektör Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, çeşitli üniversitelerin yöneticileri, dekanlar, enstitü müdürleri, akademisyenlerin yanı sıra öğrenciler katıldı.

Talep eden olun”

Prof. Dr. Göksel Aşan yeni akademik yıl açılış konuşmasına, “Öğrenci olmak yerine özellikle üniversite hayatınızda talep eden kişi yani talebe olun” diyerek başladı ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrencilere talebe demeyi tercih ediyorum. Talebe ‘talep eden’ demektir. Sizler üniversite hayatınız boyunca öğrenci olmayın çünkü öğrenen olmak kolaydır. Sizler talep eden olun. Talep etmediğiniz sürece biz size neyi ne kadar bilmeniz gerektiğine dair kendi kanaatimizle bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. Bu sistem, ‘bir İktisat öğrencisi ne bilerek mezun olmalı’ diye bizim karar vermemize bağlı. Dolayısıyla siz bizden fazlasını talep etmediğiniz sürece biz ne istersen size onu vermeye devam edeceğiz. Ayrıca sizlerden bir talep gelmeyince, bizler de ne de olsa öğreteceklerimizin sınırı belli diye yeni şeyler öğrenmiyoruz. Unutmayın ki sizin talep etmemizle birlikte bizler de yeni şeyler öğreniyoruz.”

“Birlikte yaşama mekanizması çok önemli bir değer”

Toplumda belli bir sistem içinde birlik ve beraberlik konusunun önemli bir değer olduğunun ve insanın sistem dışında tek başına hayatta kalmakta zorlanacağını kaydeden Prof. Dr. Göksel Aşan şöyle devam etti: “İnsanlığın başından beri kurduğu bütün formlar ve sistem, tüm bireylerin topluluk içinde hareket etmesini ve yaşamasını öngörüyor. Bu sistem bütün canlı varlıklar için de geçerli. Fakat bizim diğerlerimizden farkımız var ki o da düşünüyor olmamız. Yani bizim normalde yararımıza olan sistem için, ‘acaba sistemin dışında kalsam daha mı mutlu olacağım’ diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Sistemin dışında kalmamanız lazım. Hiçbir yeni üyenin o var olduğu topluluk neyse onun dışında ayakta kalamayacağı öğretiliyor. Sizin siz olduğunuz tek an var doğduğununuz an. Ondan itibaren bütün sistem sizin olmaktan daha çok ne olmanız gerektiğine odaklanıyor. Birlikte yaşama mekanizması çok önemli ve sahip çıkmamız gereken en önemli değerler. Niye değerlere ihtiyacımız var; hiç birimizin doğasında dürüst ve ahlaklı olmak yoktur mesela bu sonradan öğretilen bir şeydir. Ne kadar dürüst ve ahlaklı iseniz o kadar iyi eğitilmişiniz demektir ve takdir edilecek bir şeydir. Bu değerler sistemin ayakta kalmasını sağlayan şeyler. Bu dengeyi sağlamak için belli sisteme ihtiyacımız var.”

“Uluslararası düzen için bilime çok fazla ihtiyacım var”

İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacısalihoğlu da konuşmasında bilimin önemine değinerek, özellikle uluslararası düzen açısından sosyal bilimlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Prof. Dr. Hacısalihoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Üretilmeyi üreten söylenmeyeni söyleyen yazılmayana yazan konuşulmayanı konuşan bilgiyle değerlerin yorulduğu yerdir üniversite. Bu farkındalığı ve bilinci taşıyabilirsek üniversite olmak yolunda tarih tezimizi yolumuzu hedefimizi doğru belirledik anlamına gelir. Üniversite öncüdür ilktir, sorun çözendir derde derman olan yerdir. Zor bir yeryüzünün içindeyiz. Özellikle bu çekişmenin didişmenin, çıkarların ve siyasetin farklı amaçlarla kullandığı bir yüzyıldayız ve bu zaman dilimi içerisinde bilimin o adalet dağıtan eşitlikçi sorun çözen hakkaniyetli özelliğine büyük ihtiyaç var. Özellikle de sosyal bilimlere. Yansız olacak, adalet duygusunu vicdanlarla zihni buluşturarak yeryüzüne yayacak. Başka çare yok. Enerjisini tükettikçe evren sonunu hazırlar. Uluslararası düzen de bugün değerlerini tükettikçe yani insan hakları adalet, hukuk, mazlumların sorunlarını çözebilme yetisi gibi değerleri başaramadığı ölçüde düzensizliği ve sonunu hazırlayan bir sistemin içine girmiş durumda. Bugün uluslararası ortam dağınız, kuralsızdır ve adaletsizdir. Bunu çözmesi gereken yerlerde üniversiteler, bilim üreten yerlerdir. Siyaseti kötü kullananların elinde olmadan bunu ortaya koyabilmesidir. Bugün Türkiye en haklı olduğu teröre karşı mücadelesinde dünyanın en saygın sayılan medya kuruluşları demokrasinin insan haklarının kimseye bırakmayan ülkelerin siyasetçilerin güdümünde Türkiye’nin kimyasal silah kullandığını yaymaya çalıştığı günlerden geçiyoruz. Bu büyük bir akıl tutulmasıdır. Bu insanlığın sonunu hazırlamaktır. Bu yüzden üniversitelerin vizyonu bu sorunları aşmak olmalıdır. Ülkemize, milletimize ve insanlığa çare üretebilmenin sorumluluğunu almalıyız.”

,

Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde Kutularla Sonbahar

Hasan Kalyoncu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi öğrencileri, Kutularda Sonbahar isimli atölyede çeşit çeşit çiçeklerden kendi tasarımlarını yaptı.

Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü tarafından “Kutularda Sonbahar” isimli bir workshop düzenledi. Düzenlenen kutularda sonbahar programı ile öğrenciler, tasarım uzmanları ve akademisyenlerle birlikte çeşitli çiçek tasarımları yaptı. HKÜ öğrencileri, çiçeklerin çeşitli tonlarını kullanarak birbirinden renkli tasarımlar yaptı.

“Daha fazla workshop düzenlemeyi planlıyoruz”

HKÜ Güzel Sanatlar ve Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Kalyoncu Seherli moderatörlüğünde gerçekleştirilen kutularda sonbahar atölyesi renkli anlara sahne oldu. Kübra Kalyoncu Seherli, program sırasında yaptığı açıklamalarda, “Öğrencilerin renk ve tasarımsal konularda çeşitli kombinasyonlarını geliştirmek için bu tarz bir etkinlik düzenledik. Bu çerçevede yapılan kutularda sonbahar workshop’una ilk çalışmamız olarak başladık. Öğrencilerimizle birlikte daha fazla workshop düzenlemeyi planlıyoruz. Neden çiçek workshop’u denildiğinde ya da mimarlık ile ne ilgisi var gibi sorular sorulduğunda şunu söyleyebiliriz, çiçek deyip geçmememiz gerekiyor. Çiçek renk renk ya da ton ton olduğu için birçok çeşidi bulunmaktadır. Örneğin bir kırmızının veya mavinin yüzlerce tonu bulunmaktadır. Bir ev veya iş yeri tasarımının en temel konularından biri olan renk kombinasyonunu bu workshop ile öğrencilerimize kazandırmaktayız. ‘Gift For You İstanbul’ markasının iki ortağı ile birlikte bugün öğrencilerimizle tasarımsal çalışmalar yapmaktayız” dedi.

Öğrenciler etkinlikten memnun kaldı

HKÜ İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı öğrencileri de yapılan etkinliği çok beğendiklerini belirterek, etkinliğin tasarımsal açıdan kendilerini geliştirdiğini ifade etti. Renk kavramını çiçekler üzerinde tasarımlar yaparak öğrenen öğrenciler, ileride yapacakları tasarım çalışmalarında öğrendiklerinin etkili olacağını belirtti.

Öğrenciler workshop‘ların artmasının kendileri için çok yararlı olacağını, bu anlamda yapılan kutularda sonbahar workshop’undan çok memnun kaldıklarını söyledi.

,

En hızlı yükseliş gösteren üniversiteler sıralamasında Munzur 2. oldu

Tunceli Munzur Üniversitesi, University Ranking by Academik Performance (URAP) 2019 Türkiye sıralamasına göre en hızlı yükseliş gösteren üniversiteler arasında 2. sırada yer aldı.

Ulusal alanda üniversitelerin akademik çalışmaları ve lisansüstü öğrenci sayılarını esas alarak sıralayan URAP 2019 yılı Türkiye sıralamasını yayınladı. Buna göre Munzur Üniversitesi, en hızlı yükseliş gösteren üniversiteler arasında 2. sırada yer aldı. Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ubeyde İpek, alınan başarının kendileri için son derece önemli olduğunu söyledi.
Üniversitenin tüm göstergelerde önemli düzeyde yükseliş kaydettiğini dile getiren Rektör Prof. Dr. Ubeyde İpek, “2000 yılından sonra kurulan üniversiteler sıralamasında 95 üniversite arasında 13 basamak birden yükselerek 29. sıradan 16. sıraya yükseldik. Tıp fakültesi olmayan üniversiteler sıralamasında 86 üniversite arasında 10 basamak yükselerek 26. sıradan 16. sıraya, devlet üniversiteleri genel sıralamasında 108 üniversite arasında 16 basamak birden yükselerek 74. sıradan 58. sıraya, tüm üniversiteler genel sıralamasında ise 166 üniversite arasında 21 basamak yükselerek 91. sıradan 70. sıraya yükseldik” dedi.

Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ubeyde İpek

Elde edilen başarının tesadüf olmadığını kaydeden Rektör İpek, “Göreve geldiğimiz günden itibaren uygulamaya koyduğumuz akademik performans sistemi ve araştırma kaynaklarının etkin-adil kullanımı adına uyguladığımız politikaların sonucudur. Kuruluşundan bugüne yaklaşık olarak 10 yıl gibi kısa bir süre geçmesine rağmen ulusal ölçekte elde edilen bu başarıda, belirlemiş olduğumuz hedeflere ulaşmak adına çaba gösteren tüm akademik ve idari personelimizi kutlarım” diye konuştu.

,

Anadolu Üniversitesi’nde Sirk Sanatları Kulübü kuruldu

Anadolu Üniversitesi öğrenci kulüplerinin yeni üyesi olan Sirk Sanatları Kulübü (ANASİRK) Kongre Merkezi Kırmızı Salon’da ilk toplantısını gerçekleştirdi.

Toplantıda kulübün kurulma amaçlarından, faaliyet planlarından ve sanatları icra ederken kullanılan oyuncaklardan bahsedildi. Sirk sanatlarına ilgisi olan öğrencilerle kampüs içinde tanışma öykülerinden ve kulübü kurmaya nasıl karar verdiklerinden söz eden Sirk Sanatları Kulübü Başkanı Çağla Aladağ,“Biz bir arkadaş grubu olarak işe başladık. Kampüs içinde birbirimizi bulduk. Bir şeyler öğrenmek için çabalayan insanlardık. Geçtiğimiz bahar döneminde herkes bir oyuncağı öğrenmeye başladı. 10-20 kişi derken akşama kadar kampüste bu sanatlarla uğraşan insanlar olduk. Sonra dedik ki “Anadolu Üniversitesi’nde bir sirk sanatları kulübü neden olmasın?’ ve kulüp olmaya karar verdik” şeklinde konuştu.

Ezgi Sütçü: “Anadolu Üniversitesinin sağladığı imkânlarla bu işi yaygınlaştırmak istiyoruz”

Anadolu Üniversitesinin verdiği imkânlarla Türkiye’de bu işi yaygınlaştırma ve kültürü yaşatmanın asıl amaçları olduğunu belirten yönetim kurulu üyeleri, bu amaç doğrultusunda kendilerini geliştirerek bazı okullarda jonglörlük eğitimi vermek gibi projeler tasarladıklarını anlattı.

Yönetim Kurulu üyelerinden Ezgi Sütçü: “Yıl içinde birçok workshop planımız var. Başka üniversitelerden arkadaşlarımız, eğitmenlerimiz gelecek. Daha sonra birlikte eğitimlere devam edeceğiz. Biz de öğreneceğiz. Her hafta 2 etkinliğimiz olacak. Atölye çalışmaları yapacağız ve açık sahne deneyimi kazanacağız. Açık sahnede gösteri yapmak isteyen biri olduğu zaman jonglörlük deneyimi olmasa bile gelip gösterisini yapabilecek. Edinmeye çalıştığı becerisini sergileyecek. İnsanlar da birbirleriyle fikir alışverişinde olacak. Böylece hem gösteriler için alıştırma yapmış ve hem de birlikte bir şeyler öğrenmiş olacağız” dedi.

Toplantıda, sirk sanatlarını icra etmekte kullanılan bazı oyuncakların tanıtımı yapıldı. Sirk sanatlarında kullanılan; Halka,3 top, Hulahop, Poi, Labut, Diabolo ve Staff gibi oyuncaklar üyelere uygulamalı olarak gösterildi. Üyelerin sorularının cevaplanmasının ardından toplantı son buldu.

,

Harran Üniversitesi’nde iş arama becerileri eğitimleri başladı

Harran Üniversitesi Kariyer Merkezi ile Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ortaklığıyla üniversite öğrencilerine yönelik “İş arama becerileri” eğitimleri başladı.

Harran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 4.Sınıf öğrencileriyle başlanılan eğitimlerde İş ve Meslek Danışmanı Hasan Korur tarafından öğrencilere beden dili ve diksiyon, özgeçmiş hazırlama teknikleri, mülakat teknikleri gibi konularda bilgiler verildi.

Teorik bilgilerin yanında uygulamalı eğitimlerinde yer aldığı eğitime, Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Esra Siverekli, Şanlıurfa İŞKUR İl Müdürü Lezgin Özmen, müdür yardımcıları, İİBF Dekanı Prof. Dr. Murat Demir ve dekan yardımcıları da katıldı.

Eğitimin amacının üniversite öğrencilerinin iş hayatına atıldıklarında nelere dikkat edecekleri, mülakat teknikleri, özgeçmiş hazırlama ve benzeri detaylı bilgileri içerdiğini belirten Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, “Üniversitemizin öğrencilerine, doğru iş ve meslek seçmelerine destek olmak amacı ile iş arama becerileri eğitimi İŞKUR uzmanları tarafından veriliyor. Ayrıca, CV hazırlama, işverenle nasıl görüşüleceği, iş arama teknikleri ve İŞKUR’un faaliyetleri konularında bilgilendirme yapılıyor. Eğitimleri gerçekleştiren Türkiye İş Kurumu Şanlıurfa İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. İş Arama Becerileri eğitimleri önümüzdeki haftalarda da farklı fakülte ve yüksekokul öğrencilerimizle devam edecektir” diye konuştu.