,

Dünya nereye gidiyor? Okulsuz toplum mümkün mü?

Toplumları eve kapatan koronavirüs, ‘yeni dünya düzeni’ tartışmalarını da beraberinde getirdi. Korkulu rüyamız haline gelen virüs, ‘dijitalleşen dünya’ya rağmen henüz uygulamaya geçiremediğimiz  ‘uzaktan eğitim’ ve ‘evden çalışma’ya zorladı hepimizi… ‘Ev okul’ ve ‘ev ofis’ten oluşan yeni düzen, komplo teorileri için de bol malzeme verirken önümüzde kocaman bir boşluk oluşturdu. Hazırlıksız bir şekilde devasa bir boşluğun başına dikilmiş bekliyoruz…

Bir kesimimiz kucağında bilgisayarıyla evinden çalışmaya hazır, yeni duruma adapte olmakta da zorlanmayacaklar gibi görünüyor ancak geride bıraktığımız boş ofis alanlarıyla birlikte boşa çıkacak emekçi milyonlar var… Yaşamını ofisleri temizleyerek kazanan düşük ücretli işçiler dijital çağın kurbanları mı olacaklar!

Diğer taraftan her gün işle ev arasında saatler harcamaktan kurtulacağız, işverenlerimiz de omuzlarındaki aşırı yükü atacak.  Ev-ofis sınırlarının ortadan kalkmasından en çok kim fayda sağlayacak? Bunu da zaman gösterecek… Bir de işin magazini var: “Eğer WiFi bozulmuşsa çalışamayacak mıyız? Akşam ailemizle yemek yemeyi planlarken,  çalışmak zorunda mı kalacağız?”

Eğitim boyutu ise “Zorunlu olarak geçtiğimiz uzaktan eğitim okulsuz toplumun altyapısını mı oluşturuyor?” sorusuyla karşı karşıya bırakıyor bizi… Yazar Nazif Gürdoğan, koronavirüsten 4 yıl önce 16 Şubat 2016’da kaleme aldığı yazısında ‘okulsuz topluma’ ilişkin önemli tespitlerde bulunmuş. Gürdoğan, “Okuların kapatıldığı okulsuz toplum” başlıklı yazısında “Doğu ile Batı arasındaki, uzaklık ve yakınlık farkının ortadan kalktığı kare dünyada, devletlerin, işletmelerin ve ailelerin eğitim harcamaları, yıldan yıla hızlanarak artıyor. Bütün dünyada kamu, özel, sivil kurum ve kuruluşların bütçelerinde, eğitime ayrılan kaynaklar, vazgeçilmez bir yer tutuyor. Viyanalı düşünür Ivan Illich’in “Okulsuz Toplum” kitabında ayrıntılı olarak incelediği gibi, okullar ve okullaşma, öğrenmesini öğretmiyor, bilgiyi bilgeliğe dönüştürmüyor” diyor. Yazar bu tespitin ardından şöyle devam ediyor:

*
Okullar tarihin her döneminde önemlerini korudukları gibi, büyük işlevler de yüklendiler. Her kuşak, geçmiş kuşakların bilgi ve bilgeliklerini, kendi kuşağının okullarında öğrenerek, gelecek kuşaklara aktarır. Dünyanın güzelleştirilmesi, okulların güzelleştirilmesine bağlıdır. Okulları değiştirmeden, dünyayı değiştirmek mümkün değildir. Kare dünyada okullar, bilginin toplandığı özel kurumlar değil, bilgiye ulaşmak isteyen, herkese açık kamusal alanlar olmalıdır.
*
Dünyayı dönüştüren yıkıcı yeniliklerin başında, okulsuz okullar inşa eden sosyal medya gelir. Artık kare dünyada, yalnızca yazı değil, söz de kalır. Sosyal medya, söyleyecek sözü olana dinleyici, okunacak yazısı olana okuyucu buluyor. İletişim ağları dinleyenlerle konuşanları ve yazanlarla okuyanları, bir bilgisayar ya da bir telefon ekranında buluşturdu. Küre dünyanın “okul toplumu”, kare dünyanın “okulsuz toplum”una dönüştü. Ron Paul’un “Okul Devrimi” gerçekleşti. Okulsuz toplumda herkes hem öğretmen hem öğrencidir.
*
Dünyayı kareleştiren kurum ve kuruluşlar, tarihte benzeri görülmeyen, bir iletişim ve etkileşim ağı oluşturdu. Ağlar dünyasında, bilgi arayana bilgi, bilgelik arayana, bilgelik sunulur. Anadolu’da denildiği gibi: “Tencere yuvarlanır kapağını bulur”. Dünyada herkesin ulaşabildiği ücretsiz bilgi ağlarında, öğrenirken öğretme, öğretirken öğrenme süreci, haftanın yedi günü, yirmidört saat, kesintisiz devam eder. Dünyanın hangi ülkesinde yaşarsa yaşasın, okulsuz toplumda kimseye kimlik sorulmaz.
*
İster lise, isterse üniversite eğitiminde olsun, okulsuz toplumun hiçbir okulunda, öğrencilerin birbirlerinin yüzlerini görmeden, ders dinlemeleri ve not tutmaya çalışmaları istenmez. Tarih boyunca, sürekli büyüyen bilginin zenginleştirilmesi, az sayıdaki sınıflarda, öğretmenlerin öğrenci, öğrencilerin öğretmen olduğu, karşılıklı bir bilgi ve bilgelik alışverişi içinde gerçekleşti. İlk örnekleri Atina, Şam, Bağdat ve Kurtuba’da verilen yöntem, kitleye değil, kişiye dönüktür. Kare dünya için gerekli; ancak yeterli değildir.
*
Kare dünyada, her alanda olduğu gibi, eğitim alanında da köklü devrimlere ihtiyaç vardır. Kare dünyanın eğitimi, dünyanın dört bir köşesinden, milyonlarca insanın bedelsiz katılabileceği okulsuz eğitimdir. Bütün dünyada, önde gelen üniversiteler, okulsuz eğitim programları başlatır. Okulsuz eğitim uzaktan eğitimdir. Kısa zamanda üniversiteleri liseler de izleyecektir.
*
Nasıl bir insanın bir kitabı okuduktan sonra aklında kalan kültürü ise, eğitimi de bir okulu bitirdikten sonra aklında kalan bilgisidir.
*
Eğitim eğitim bittikten sonra da eğitime devam etmektir.
*
Okulsuz toplumda okul bittikten sonra başlar.
*
Kare dünyanın eğitim uzaktan eğitimdir.
*
Uzaktan eğitimin okulu iki dünyadır.
*
Yoksulluğun üstesinden eğitimle gelinir.
*
Her bilgiye eğitimle ulaşılır.
*
Eğitim hayatı bilmektir.