,

Hayat Koleji kantinsiz okul

Hayat Koleji'nin eğitim sistemi

Ankara Hayat Koleji ve Çankaya Hayat Koleji kendine özel uygulamaları ile dikkat çekiyor.  Kendini “Karakter Gelişim Okulu” olarak tanımlayan Hayat Eğitim Kurumları İnovasyon konusunda örnek olacak pek çok uygulamanın öncüsü…

Kantinsiz Okul

Yeni ve sıradışı olmayan hiçbir uygulama inovasyon tanımının içine giremez. İnovasyon konusunda örnek olacak pek çok uygulamanın öncüsü olan Hayat Koleji, kurulduğu günden bu yana “Kantinsiz Okul” olmanın farklılığını yaşamakta ve yaşatmaktadır. Hayat Koleji öğrencileri, tüm beslenme ihtiyaçlarını okulda karşılamakta ve sağlıksız hiçbir ürünün okula girişine izin verilmemektedir.

Niçin Hayat ?

Hayat Eğitim Kurumlarındaki inovatif uygulamalar ve düşünceler kurumlarımızın kalbi ve dinamizm kaynağıdır. Zira biliyoruz ki yenilik içermeyen pek çok uygulama, fikir ve hareket kısa zamanda unutulmaya mahkumdur. Bu noktada Hayat Eğitim Kurumları eğitim alanında sektöre kazandırdığı pek çok yenilikle inovatif açılımların önde gelen temsilcilerindendir. Öğrencilerine gerçek yaşam deneyimleri kazandırma, öğretmenlerini en modern eğitim-öğretim donanımları ile kuşatma ve kurumsal duruşu ile yansıttığı yenilikçi yaklaşım pek çok eğitim kurumuna örnek olmaktadır. Kendini tekrar etmek ve ısrarla geleneksel olanın peşinden gitmek yerine, alana özgü yenilikleri takip etmek, kurumsal duruşuna uygun açılımlar apmak ve bu yenilikleri öğrencisi, velisi ve öğretmeni ile buluşturmak Hayat Eğitim Kurumlarının inovasyona bakışının en belirgin yansımalarıdır.

Hayat’ta İlk Üç Yıl

Hayat Eğitim Kurumları eğitim anlayışına göre ilk üç yılda esas olan, çocukların okul ortamını, okuma-yazmayı ve öğretmenleri benimsemeleri, sevmeleri, onlarla doğal iletişim kurma becerilerini kazanmalarıdır. Bu sevgi, çocukta özgüven gelişimini olumlu yönde etkiler ve sorumluluk alması için onu cesaretlendirir. Canlı renklerle bezenmiş, çocukların ilgileri doğrultusunda donatılmış okul, dikkat çekici ve eğlendirici öğrenme ortamı, çocukların okulu sevmelerinde, duygusal gelişimlerinde önemli etkenlerdir. Oyun ihtiyacını doyasıya karşıladığı, enerjisinin tamamını kullanabildiği etkinlikler, onların rahatlamalarını sağlar. Çocuğun çocuk olduğu unutulmamalı, anne babalar olarak beklentilerimiz onların kapasitelerini aşmamalı, nitekim kapasiteleri üstündeki anne baba beklentisi baskıya dönüşerek çocuğa ne kadar yapamayacağını öğretir. Oysaki bu dönemde önemli olan yapabileceğini göstermektir.

Okuma Saati

“Yaratan Rabbinin adıyla oku.” Alak Suresi
Okumak çağlardan beri önemini kaybetmeyen hatta gitgide daha önemli hale gelen bir alışkanlık ve ihtiyaçtır. Yeni buluşlar, toplumları değiştiren yeni hareketler, yeni keşifler hep bu sayede olmuştur. “Okumak, bir yönüyle kendimizi okumaktır diyebiliriz. Kitaplarda kendimizi veya bir benzerimizi ararız. Önemli bulduğumuz cümleler, paragraflar bizim de bir vakit düşündüklerimiz, hayal ettiklerimiz olabilir. Okuduklarımızdan kendimize, yüreğimize doğru bir adım daha atabiliyorsak; işte o kitabın bizdeki karşılığı daha güzel olmak
tadır.” Hayat Eğitim Kurumları bu noktadan hareketle yeni nesillerin en büyük ihtiyacı olan okuma alışkanlığını öğrencilerine kazandırırken hem öğrenmelerini hem keyif almalarını ölçüt kabul etmektedir. Okullarımızda uygulanan okuma saatlerinde, her sınıfın seviyesine uygun kitaplar seçilmekte ve çocukların hep birlikte okuma yaparak ortak paylaşımlarda bulunmaları sağlanmaktadır. Zaman zaman okuma saatlerine dışarıdan yeni yüzler davet edilerek kitap okumak çocuklarımız için özel bir zevke dönüştürülmektedir. Türkçe zümresi tarafından belirlenen ve her yaştaki öğrencilerimizin ilgisine hitap eden kitaplar, Okuma Becerileri Öğretmenleri rehberliğinde sesli olarak okunmaktadır. Her ay bir kitap bitecek şekilde planlanan bu okumalarla Hayat Eğitim Kurumları öğrencileri için okumak yaşamın bir parçası olup okuma alışkanlıkları ise kalıcı hale gelmektedir.

Sosyal Sorumluluk Paylaşımı

İletişim teknolojilerindeki gelişmeler binlerce kilometre uzaklıkta yaşanan bir olayı eş zamanlı olarak öğrenmemizi sağlamakta ve modern insan “diğerinin” sorunlarına geçmişe kıyasla daha duyarlı hale gelmektedir. “Bilmek, huzurusuzluğu artırır.” özdeyişi, çağdaş insanı yaşadığı coğrafyanın sorunlarına karşı ilgili olmaya yöneltmektedir. Dünyada ve çevresinde olup bitenlere her zaman duyarlı bir okul olan Hayat Eğitim Kurumları, sevinçlerin paylaşıldıkça çoğalacağını, acılarında paylaşıldıkça azalacağını bilmenin verdiği sorumluluk bilinci ile hareket etmekte ve içinde bulunduğu sosyal sorumluluk projelerini öğrencileri ile uygulamaktadır. Hayat Eğitim Kurumlarının yetiştirdiği bu duyarlı çocuklar; bazen komşusu durumundaki bir şehrin çocukları için kitap toplayarak, bazen tekerlekli sandalyesi olmayan bir dost için kapak biriktirerek, bazen Afrika’nın çorak topraklarında suya hasret dudaklara kuyu açarak, bazen bir yetimi kardeş edinerek, bazen az önce deprem gerçeği ile yüzleşmiş kardeşi ile simidini paylaşarak, bazen de aylardır ziyaret edeni olmamış bir dedenin-ninenin elini öperek örnek bir sorumluluk taşımaktadır.

Hayat Akademi

“Vizyon, geleceği gösteren bir aynaya bakmaktır.” bu cümledeki hakikatten yola çıkarak yapılanan Hayat Akademi uygulaması, çocuklarımıza geleceği planlama fırsatı veren bir çalışmadır. Gelişim özellikleri bakımından mesleki eğilimleri netleşmeye başlayan 7 ve 8. sınıf öğrencilerimiz ekseninde çalışmalar yürüten Hayat Akademi uygulaması, çeşitli meslek alanlarında uzun senelerdir çalışmış uzmanlar ile öğrencilerimizi buluşturarak çocuklarımıza geleceği kurgulama imkânı vermektedir. Farklı meslek gruplarından pek çok uzmanın okulumuza davet edilmesi ya da öğrencilerimizin ilgili mesleğin çalışma sahasına götürülmesi şeklinde biçimlenen Hayat Akademi çalışmaları yıl boyunca devam etmekte ve çocuklarımızın vizyonlarının şekillenmesi sağlanmaktadır. Bu çalışmalara ek olarak üst düzey eğitim kurumları (Anadolu/Fen liseleri, üniversiteler) ziyaret edilmekte ve çocuklarımızın vizyoner bireyler olarak yetişmesi öngörülmektedir.

Haydi Birlikte Oynayalım

“İnsanlar, çoğu zaman duygularını açıkça kelimelere dökmezler. Ama duyguları hakkında sürekli ipucu verirler.”

Modern psikolojinin dile getirdiği bu hakikat en çokta çocuklar için geçerlidir. Zira bir çocuk hissettiği duyguların büyük bir kısmını ipuçları yoluyla bize anlatır. Bunun en güzel fotoğrafını ise oyun oynarken verir. Oyun oynamak çocuğun en önemli işidir. Çünkü çocuk, hiç kimsenin öğretemeyeceği pek çok şeyi oyun oynarken öğrenir. Oyun oynamanın en güzel yanı ve çocukların dünyasını, yetişkinlerin dünyasından ayıran en keskin hat oyunun çoğu zaman “amaçsız” olmasıdır.

Hayat Eğitim Kurumları bu noktadan hareketle öğrencilerine özgürce oynayabilecekleri alanlar sağlar. Bu alanları geçmişten bugüne getirdiği zengin oyun kültürü ile donatır. Hayat Eğitim Kurumlarındaki kısa teneffüslerin yanında çocukların daha özgürce oynayabilecekleri iki uzun teneffüs mevcuttur. Çocuklar bu zaman dilimlerinde ön ve arka bahçede yer alan alanlarda özgün oyunları oynayabilir ya da giriş katta bulunan “Bugün Ne Oynayalım?” köşesinden oyun seçebilirler. Hayat Eğitim Kurumlarında oyun sadece eğlence aracı olmanın çok ötesinde çocukların düşünme becerilerini artıran, sosyalleşmelerini sağlayan, üretkenliklerini geliştiren ve öğrenmeyi kolaylaştıran metotlardan biri olarak yerini almaktadır. Derslerde konular öğretmenler tarafından oyunla zenginleştirilerek bilgilerin kalıcı hale gelmesi sağlanmaktadır. Oyun çağında olan çocuklarımız için velilerimize önerilen sağlıklı, nitelikli oyun ve oyuncaklarla öğrencilerin ailesi ile evde geçirdiği zamanı daha keyifli ve zengin hale gelmektedir. Böylece çocuk, eğlenirken öğrenmenin yanında oyun oynarken hayal gücünü kullanmayı, paylaşmayı, empati kurmayı, kabul etmeyi, hayır diyebilmeyi, sorumluluk alabilmeyi, karar verebilmeyi, uzlaşma kültürünü, kurallara uymayı, yeteneklerini keşfetmeyi, demokratik davranmayı, kriz odaklı düşünmeyi, hakkını aramayı öğrenir.