,

Mahremiyet eğitimi 3 yaşında başlamalı 

Aile Bakanlığı'nın çalıştayına göre, mahremiyet bilincinin çocuklara  3-6 yaş arasını kapsayan okul öncesi dönemde kazandırılması, ilkokuldan itibaren de müfredata eklenmesi gerekiyor.

Aile Bakanlığı’nın çalıştayına göre, mahremiyet bilincinin çocuklara  3-6 yaş arasını kapsayan okul öncesi dönemde kazandırılması, ilkokuldan itibaren de müfredata eklenmesi gerekiyor.

Toplumda infiale neden olan istismar vakalarında, suçlulara ağır cezalar verilmesinin yanı sıra çocuğun kendini koruyabilmesi için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından “Mahremiyet Eğitimi Çalıştayı” hazırlandı. Akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen çalıştay raporunda; çocuğa 4 temel gelişim dönemine göre farklı mahremiyet eğitimleri verilmesine vurgu yapıldı. Raporda öne çıkan unsurlar şöyle sıralandı:

*Bebekleri severken dudaktan öpme ve mahrem yerleri sevilmesi gibi cinsel içerikli kabul edilebilecek davranışlar çocuğa sevgi gösterme amaçlı kullanılmamalı.

*Bebeklik döneminde (0-3 yaş) bebeğin kendini koruması ve bu alanda eğitilmesinin söz konusu olmadığı için mahremiyet bilinci bu dönemden itibaren çocuğa kazandırılmalı.

*Okul öncesi mahremiyet eğitimi döneminde (3-6 yaş), çocuğa sorumluluk verilerek, plan ve tercih yapma imkanları sunulmalı ve çocuğun öz güveni geliştirilmeli.

ANLATTIKLARINA İNANIN

* İlkokul döneminde mahremiyet eğitiminde (6-12 yaş) ailenin çocuğun arkadaşlık yaptığı kişileri de iyi bilmesi ve çocuğun öğretmeniyle iletişim halinde olması gerekiyor. Çocuğun sosyal medya kullanım süresi ve bazı sitelere erişimi sınırlandırılmalıdır. Hem aileye hem de çocuğa kişisel bilgilerin sosyal medyada paylaşılmaması gerektiği konusunda eğitim verilmeli

*Çocuğun fiziksel, duygusal ve düşünsel olarak değişim sürecinde olduğu 13-18 yaş döneminde ise çocukların verebilecekleri farklı davranışlar hakkında aileler bilgilendirilmeli, aile çocuğunun yanında olmalı, anlattıklarına inanmalı ve çocuğunu yargılayıcı bir tavırla dinlenmemelidir.

*Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) mahremiyet eğitimini okul öncesi dönemden başlayarak, müfredata eklemeli, çocukların gelişim dönemlerine göre farklı derslerin içinde bu konu işlenmeli.

*Diyanet İşleri Başkanlığı da MEB ile ortaklaşa farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirmeli.

ÇOCUĞUNUZA ‘HAYIR’ DEMEYİ ÖĞRETİN  

Çocuğa bedeninin dokunulmazlık sınırlarının öğretilmesi büyük önem taşıyor. Çocuğun yabancılarla birebir temasına, toplu taşıma aracında çocuğu yabancının kucağına verme, yabancı kişi aracılığıyla çocuğu tuvalete gönderme gibi durumlara izin verilmemesi gerekiyor. Çocuk istemediği bir davranışa ‘hayır’ diyebilme becerisini kazanmalı. Haklarını koruma ve başkasının haklarına saygı gösterme bilinci yerleştirilmeli, gerektiğinde kimlerden yardım isteyebileceğini bilmeli.

DİJİTAL KİMLİK DE KORUNMALI

Raporda, “dijital mahremiyet” konusuna ilişkin, yeni bilişim ve sosyalleşme biçimi olan sosyal medyayı yadsımak yerine faydalı hale getirilmesi gerektiği vurgulandı. Raporda, çocukların sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gerekenlere yönelik şu tavsiyelerde bulunuldu:

“Dijital kimlik ile gerçek hayattaki kimliklerin aynı olduğu düşünülerek gerçek hayatta sorumluluklarımız ve ceza alabileceğimiz durumların da sanal ortamda benzer biçimde düzenlenmesi gerekiyor. Sosyal medyanın insanın görünür olma, bilinme, beğenilme gibi psikososyal ihtiyaçlarını karşıladığı göz önüne alınmalı, bununla beraber ‘var olmak’ ile ‘görünür olmak’ arasındaki ilişki ve ayrım ortaya konulmalıdır. Görünür olma ihtiyacı çerçevesinde mahremiyet sınırları çizilmeli.”