Yazılar

,

Bakan Yılmaz: Bundan sonra ev ödevi verilmeyecek

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Bundan sonra hiçbir öğretmenimiz, öğrencisine ev ödevi vermeyecektir” dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, bundan sonra hiçbir öğretmenin öğrencisine ev ödevi vermeyeceğini belirterek, “Öğrencilerimizin dikkatlerini daha çok derse yoğunlaştırmalarını, konuyu derste öğrenmelerini istiyoruz.” dedi.

Yılmaz, öğrencilerin eğitim öğretim yılı süresince dersi, derste öğrenmelerini istediklerini belirterek, hiçbir öğretmen tarafından öğrencilere proje hariç evde ders verilmesini istemediklerini kaydetti. Bakan Yılmaz, ev ödevine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Bundan sonra hiçbir öğretmenimiz, öğrencisine evde ev ödevi vermeyecektir. Öğrencilerimizin dikkatlerini daha çok derse yoğunlaştırmalarını, konuyu derste öğrenmelerini istiyoruz. İnanıyoruz ki çocuklarımız da okulda, sınıfta öğrendiklerini eve gittiklerinde tekrarlayacaklar, öğrendiklerini daha da pekiştireceklerdir. Zaten şimdi ezberden çıktık. Artık bundan sonra ezber olmayacak, eski dershane eğitim usulleri tekrar edilmeyecek. Okulda öğrendiklerini hayatta kullanabilme yeteneklerini kazanmalarını istiyoruz. Öğrendiklerinin hayatta bir karşılığının olduğunu görmelerini istiyoruz. Önümüzdeki dönem, çağa ve hayata uygun bir eğitim sistemini evlatlarımıza vereceğiz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılından sonra öğrencilerimize hiçbir ev ödevi verilmeyecektir.”

Okullarda öğle yemeği Bakanlık tarafından verilecek

Tam gün eğitime geçildiğinde öğrencilere verilecek öğle yemeklerine ilişkin planlamalar yapıldığını aktaran Bakan Yılmaz, 1 milyon 200 bine yakın taşımalı eğitim kapsamında olan öğrencilerden tam gün eğitim alanlara öğle yemeğini Bakanlık olarak verdiklerini belirtti.

Yılmaz, “Bundan sonra da tam gün eğitime geçen okullarımızda, Başbakanımız Binali Yıldırım da açıkladı, öğle yemeklerini Bakanlık olarak biz karşılayacağız.” bilgisini paylaştı.
Öğle yemeklerinin okullarda verilmesi uygulamasının kademeli olarak başlayacağını anlatan Yılmaz, “Başbakanımızın talimatı doğrultusunda, Maliye Bakanlığımızla görüşerek, kademeli olarak bunu gerçekleştireceğiz. Evlatlarımıza daha iyi bir beslenme, daha bir iyi eğitim sağlamak, eğitimin kalitesini her geçen gün daha da artırmak bizim öncelikli vazifemiz olacaktır.” diye konuştu.
Okul kantinlerinde satışa sunulan gıda maddelerine ilişkin Sağlık Bakanlığı ile ortak çalışma yürütüldüğüne işaret eden Yılmaz, “Sağlık Bakanlığından aldığımız listelerle kantinlerde gıda maddelerinin satılmasına izin veriyoruz. Şekerli, obeziteye yol açacak beslenme olmayacak şekilde. Sağlıklı nesillerle sağlıklı geleceği yakalamak, inşa etmek istiyoruz. Projemizde, beslenme konusunda Sağlık Bakanlığı, mali konularda da Maliye Bakanlığı destekçimiz olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

,

Bakan Yılmaz liseye geçiş sınavını değerlendirdi

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Liseye geçiş sınavı, 8. sınıf öğrencilerinin okulda öğrendikleri akademik bilgileri günlük hayatta kullanabilme becerilerinin
ölçüldüğü bir sınav olarak kurgulanmıştır. Bu sınavda okuyan, okudukları hakkında analiz yapan, irdeleyen başarılı olacaktır” dedi. 

Yılmaz, Başbakan Binali Yıldırım’ın 81 ilden gelen öğretmenlere Çankaya Köşkü’nde verdiği iftarda, eğitimde 15 yılda yapılan yatırımları anlattı, liselere girişte 2 Haziran’da yapılan merkezi sınava ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sınava 1 milyon öğrencinin girdiğini belirten Yılmaz, “Sınav süreci ve sorularla ilgili olarak kamuoyundaki-bilenlerin söylediği-genel algı olumludur.” diye konuştu.

Sorulara yönelik eleştirilere değinen Yılmaz, eleştirilerin soruların daha önceki sınavlardan farklı olarak analitik düşünmeyi ölçen, yorum yapma yeteneğini görmek isteyen ve ezbere dayanmayan nitelikte olmasından kaynaklandığını ifade etti.

Eğitim sisteminde yer alan öğretim programlarının hedeflerinin sadece öğrencilere bilgi kazandırmak olmadığının altını çizen Yılmaz, kazanılan bilgilerin hayatta kullanılmasının ve işlevsel hale getirilmiş olmasının önemine işaret etti.

Yılmaz, her alanda okuyan, okuduklarını anlayan, okuduklarından çıkarım yapabilen, yorumlayabilen, bildiklerine dayalı olarak bilmediklerini tahmin edebilen, analitik düşünebilen, bilimsel bilgi, beceri ve yöntemleri kullanan bireyler yetiştirmenin eğitim sisteminin hedefleri arasında yer aldığını kaydetti.

“TEOG’dan mutlaka farklı olması gerekirdi”

Sınava hazırlanan değil, hayata hazırlanan bireyler yetiştirmek istediklerini vurgulayan Yılmaz, şunları söyledi:

“Liseye geçiş sınavı, 8. sınıf öğrencilerinin okulda öğrendikleri akademik bilgileri günlük hayatta kullanabilme becerilerinin de ölçüldüğü bir sınav olarak kurgulanmıştır. Bu sınavda okuyan, okudukları hakkında analiz yapan, irdeleyen başarılı olacaktır. Sınavın soruları dersin öğretim programında yer alan kazanımları ve bu kazanımların yöneldiği becerilerin değerlendirilmesi
yönünde oluşturulmuştur. Üst üste düşünme becerilerine odaklanmıştır. Eğitim uzmanlarının değerlendirmesinden hiç bir tanesinde soruların müfredat dışı olduğu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın aralık ayında yayınlamış olduğu örnek sorulardan farklı olduğu söylenmemiştir. Ama şimdiye kadar TEOG ile kıyaslamalar yapılıyor. 1 milyon öğrencinin içerisinde sadece yüzde 10’unun yerleşebileceği okullara yönelik bir seçme ve sıralama sınavı olarak düzenlenen sınavın TEOG’dan mutlaka farklı olması gerekirdi. Eğer orta düzeyde bir soru sorsaydık hiç şüpheniz olmasın bu 1 milyon öğrencinin yüzde 10’nun üzerindeki bütün öğrencilerimiz bütün soruları cevaplayabileceklerdi.”  Yılmaz, uzmanların sınava ilişkin yorumlarına da değindi.