Yazılar

,

Dünya nereye gidiyor? Okulsuz toplum mümkün mü?

Toplumları eve kapatan koronavirüs, ‘yeni dünya düzeni’ tartışmalarını da beraberinde getirdi. Korkulu rüyamız haline gelen virüs, ‘dijitalleşen dünya’ya rağmen henüz uygulamaya geçiremediğimiz  ‘uzaktan eğitim’ ve ‘evden çalışma’ya zorladı hepimizi… ‘Ev okul’ ve ‘ev ofis’ten oluşan yeni düzen, komplo teorileri için de bol malzeme verirken önümüzde kocaman bir boşluk oluşturdu. Hazırlıksız bir şekilde devasa bir boşluğun başına dikilmiş bekliyoruz…

Bir kesimimiz kucağında bilgisayarıyla evinden çalışmaya hazır, yeni duruma adapte olmakta da zorlanmayacaklar gibi görünüyor ancak geride bıraktığımız boş ofis alanlarıyla birlikte boşa çıkacak emekçi milyonlar var… Yaşamını ofisleri temizleyerek kazanan düşük ücretli işçiler dijital çağın kurbanları mı olacaklar!

Diğer taraftan her gün işle ev arasında saatler harcamaktan kurtulacağız, işverenlerimiz de omuzlarındaki aşırı yükü atacak.  Ev-ofis sınırlarının ortadan kalkmasından en çok kim fayda sağlayacak? Bunu da zaman gösterecek… Bir de işin magazini var: “Eğer WiFi bozulmuşsa çalışamayacak mıyız? Akşam ailemizle yemek yemeyi planlarken,  çalışmak zorunda mı kalacağız?”

Eğitim boyutu ise “Zorunlu olarak geçtiğimiz uzaktan eğitim okulsuz toplumun altyapısını mı oluşturuyor?” sorusuyla karşı karşıya bırakıyor bizi… Yazar Nazif Gürdoğan, koronavirüsten 4 yıl önce 16 Şubat 2016’da kaleme aldığı yazısında ‘okulsuz topluma’ ilişkin önemli tespitlerde bulunmuş. Gürdoğan, “Okuların kapatıldığı okulsuz toplum” başlıklı yazısında “Doğu ile Batı arasındaki, uzaklık ve yakınlık farkının ortadan kalktığı kare dünyada, devletlerin, işletmelerin ve ailelerin eğitim harcamaları, yıldan yıla hızlanarak artıyor. Bütün dünyada kamu, özel, sivil kurum ve kuruluşların bütçelerinde, eğitime ayrılan kaynaklar, vazgeçilmez bir yer tutuyor. Viyanalı düşünür Ivan Illich’in “Okulsuz Toplum” kitabında ayrıntılı olarak incelediği gibi, okullar ve okullaşma, öğrenmesini öğretmiyor, bilgiyi bilgeliğe dönüştürmüyor” diyor. Yazar bu tespitin ardından şöyle devam ediyor:

*
Okullar tarihin her döneminde önemlerini korudukları gibi, büyük işlevler de yüklendiler. Her kuşak, geçmiş kuşakların bilgi ve bilgeliklerini, kendi kuşağının okullarında öğrenerek, gelecek kuşaklara aktarır. Dünyanın güzelleştirilmesi, okulların güzelleştirilmesine bağlıdır. Okulları değiştirmeden, dünyayı değiştirmek mümkün değildir. Kare dünyada okullar, bilginin toplandığı özel kurumlar değil, bilgiye ulaşmak isteyen, herkese açık kamusal alanlar olmalıdır.
*
Dünyayı dönüştüren yıkıcı yeniliklerin başında, okulsuz okullar inşa eden sosyal medya gelir. Artık kare dünyada, yalnızca yazı değil, söz de kalır. Sosyal medya, söyleyecek sözü olana dinleyici, okunacak yazısı olana okuyucu buluyor. İletişim ağları dinleyenlerle konuşanları ve yazanlarla okuyanları, bir bilgisayar ya da bir telefon ekranında buluşturdu. Küre dünyanın “okul toplumu”, kare dünyanın “okulsuz toplum”una dönüştü. Ron Paul’un “Okul Devrimi” gerçekleşti. Okulsuz toplumda herkes hem öğretmen hem öğrencidir.
*
Dünyayı kareleştiren kurum ve kuruluşlar, tarihte benzeri görülmeyen, bir iletişim ve etkileşim ağı oluşturdu. Ağlar dünyasında, bilgi arayana bilgi, bilgelik arayana, bilgelik sunulur. Anadolu’da denildiği gibi: “Tencere yuvarlanır kapağını bulur”. Dünyada herkesin ulaşabildiği ücretsiz bilgi ağlarında, öğrenirken öğretme, öğretirken öğrenme süreci, haftanın yedi günü, yirmidört saat, kesintisiz devam eder. Dünyanın hangi ülkesinde yaşarsa yaşasın, okulsuz toplumda kimseye kimlik sorulmaz.
*
İster lise, isterse üniversite eğitiminde olsun, okulsuz toplumun hiçbir okulunda, öğrencilerin birbirlerinin yüzlerini görmeden, ders dinlemeleri ve not tutmaya çalışmaları istenmez. Tarih boyunca, sürekli büyüyen bilginin zenginleştirilmesi, az sayıdaki sınıflarda, öğretmenlerin öğrenci, öğrencilerin öğretmen olduğu, karşılıklı bir bilgi ve bilgelik alışverişi içinde gerçekleşti. İlk örnekleri Atina, Şam, Bağdat ve Kurtuba’da verilen yöntem, kitleye değil, kişiye dönüktür. Kare dünya için gerekli; ancak yeterli değildir.
*
Kare dünyada, her alanda olduğu gibi, eğitim alanında da köklü devrimlere ihtiyaç vardır. Kare dünyanın eğitimi, dünyanın dört bir köşesinden, milyonlarca insanın bedelsiz katılabileceği okulsuz eğitimdir. Bütün dünyada, önde gelen üniversiteler, okulsuz eğitim programları başlatır. Okulsuz eğitim uzaktan eğitimdir. Kısa zamanda üniversiteleri liseler de izleyecektir.
*
Nasıl bir insanın bir kitabı okuduktan sonra aklında kalan kültürü ise, eğitimi de bir okulu bitirdikten sonra aklında kalan bilgisidir.
*
Eğitim eğitim bittikten sonra da eğitime devam etmektir.
*
Okulsuz toplumda okul bittikten sonra başlar.
*
Kare dünyanın eğitim uzaktan eğitimdir.
*
Uzaktan eğitimin okulu iki dünyadır.
*
Yoksulluğun üstesinden eğitimle gelinir.
*
Her bilgiye eğitimle ulaşılır.
*
Eğitim hayatı bilmektir.

 

 

,

Ücretli öğretmenlere maaşları ödenecek

Bakan Albayrak açıkladı: “Ücretli öğretmenlerimizin ve usta öğreticilerimizin ek ders ücreti ödemelerini de bu süreç boyunca yapmaya devam edeceğiz.”

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından etkilenen ücretli öğretmen ve usta öğreticilerin ek ders ücretlerinin süreç boyunca ödenmeye devam edileceğini bildirdi.

Albayrak, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Ekonomik İstikrar Kalkanı ile Kovid-19 salgınında etkilenen meslek gruplarının taleplerini yerine getirmeye devam ettiklerini belirtti.

Bakan Albayrak paylaşımında, “Ücretli öğretmenlerimizin ve usta öğreticilerimizin ek ders ücreti ödemelerini de bu süreç boyunca yapmaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı.

,

Koronavirüs nedeniyle okulların tatil süresi uzayacak mı?

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara: “İçeriden yayılan vakalar mı yoksa dışarıdan gelen vakalar mı olacağına bağlı olarak bu süre uzayabilir; ama kısalmasını beklemiyorum.” 

Okulların tatil süresi uzayacak mı? Okullar ne zaman açılacak?… MEB, koronavirüs salgınına karşı okulların 2 hafta tatil edilmesine karar vermişti. 16 Mart’ta tatil edilen okulların 30 Mart 2020 tarihinde açılması kararlaştırıldı ama Türkiye’de artan koronavirüs vakaları, okul tatilinin uzamasına neden olabilir! Peki, bu durumda okullar ne zaman açılacak? Okullar tekrar tatil edilir mi? Bu sorunlar Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara’ya soruldu. İşte ayrıntılar…

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından geçtiğimiz Perşembe ilk ve orta derece okulların 2 hafta, yükseköğrenim okullarının 3 hafta tatil edilmesi yönünde karar almıştı. koronavirüs salgınına karşı alınan tatil kararı sonrasında veliler, okulların ne zaman başlayacağını merak ediyor? Aynı zamanda Türkiye’de koronavirüs pozitif vaka sayısı artmaya başlayınca, okul tatil süresinin de uzaması gündeme geldi.

OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK?

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, geçtiğimiz Perşembe günü yaptığı açıklamalarda, koronavirüs vakasının Türkiye’de görünmesi ile 2020 yılı Nisan ayında planlanan okul tatil takviminin öne alınarak 16-30 Mart 2020 tarihleri arasında yapılmasına karar verildiğini açıkladı. Yani okullar 30 Mart 2020 tarihinde açılacak. Ama Türkiye’de korona vaka sayısının her geçen gün artması ile beraber, ülke genelinde tedbirler genişletildi ve okulların tatil edilmesi ile birlikte eğlence yerleri başta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren sosyal alanlar ve iş yerleri ikinci bir emre kadar geçici olarak kapatıldı. Bu durum, okulların tatil süresinin uzamasını da gündeme getirdi.

TÜRKİYE ÖNLEMLERİ ERKEN ALIYOR

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara konu ile ilgili yaptığı açıklamada ise  “Enfeksiyon görülmeye başladıktan sonra okulları kapatırsanız enfeksiyondaki azalma en iyi ihtimalle yüzde 15’te kalıyor. Yani 100 vaka görecekseniz 85 görüyorsunuz. Ama enfeksiyon daha görülmeden okulları kapatabilirseniz, bu etki minimum yüzde 45 oluyor. Yani 100 vaka yerine en fazla 55 görüyorsunuz, hatta 40’a kadar düşüyor. Bu nedenle Türkiye, önlemleri diğer ülkelere göre çok erken, çok radikal şekilde alıyor. Bunun temel amacı, ülkemizdeki vaka görülmesini mümkün olduğunca ötelemek.” diye konuştu. Kara, ‘’Okulların tatil süresi uzar mı? Sorusuna ise şu cevabı verdi;

VAKALARIN NEREDEN GELDİĞİNE BAĞLI

Prof. Dr. Kara, okulların kapalı kalma süresinin, durumun seyrine göre değişebileceğini ifade ederek, “Bugün için net bir şey söylemek mümkün değil. Önümüzdeki günlerde ülkemizdeki durumun nasıl seyredeceğine, ülkemizde görebileceğimiz vakaların, içeriden yayılan vakalar mı yoksa dışarıdan gelen vakalar mı olacağına bağlı olarak bu süre uzayabilir; ama kısalmasını beklemiyorum ben” ifadesini kullandı.

,

Koronavirüs nedeniyle okullar tatil olacak mı?

Sağlık Bakanı Koca, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy ile Ticaret Bakanı Pekcan, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaparak soruları yanıtladı. Bakan Koca, salgının Avrupa’daki durumuna dikkat çekerek ”Risk ciddi” derken, Bakan Pekcan, ”Panik yapacak bir durum yok. Yeterli ürün stoğumuz var. Fırsatçılara göz açtırmayacağız” ifadesini kullandı. Bakan Ersoy ise otellere, yaz sezonu başlangıcını bu sene mart sonu değil nisan sonu olarak planlamalarını önerdiklerini söyledi. Sağlık Bakanı, okulların tatili konusunun da bugünkü toplantıda gündeme gelmediğini belirtti.

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE GÜNDEME GELEBİLİR

Bakan Koca şöyle konuştu: “Okulların tatili konusu bugün gündemimiz olmadı. Önümüzdeki günler gündeme gelebilir. Bunu, salgının seyri de belirler. Cumhurbaşkanı başkanlığında yarın bir toplantı olacak. Yurdışı kaynaklı bu virüsün yaygınlaşmasını önlemek istiyoruz. Zorunlu olmadıkça hiçbir vatandaşımız yurtdışına gitmemesi gidenin evinden çıkmaması evini havalandırması dışarı çıkacaksa maskesini kullanması Türkiye’ye gelmek için sınırları zorlamamasının yeterli olacağını ifade etmek istiyorum.”

Bütün öğrenci velilerin merakla beklediği tatil kararıyla ilgili olarak son gelişmeleri ekrandan aktaran CNNTürk muhabiri Duygu Ayaz Bayram, ise ‘MEB merkez binasında okullarda uygulanacak koronavirüs önlemleri ile ilgili toplantı yapıldı. Okulların tatil olup olmayacağı ile ilgili nihai karar ise yarın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkanlığı’nda gerçekleştirilecek toplantıda belli olacak’ dedi.

 

,

Karneler değişiyor mu? Bakanlıktan açıklama…

Bakanlık‘tan  éMedyaya yansıyan “Öğrenci karneleri değişiyor” başlıklı haberde yer alan çalışma, henüz inceleme ve değerlendirme aşamasındadır. Haberde yer alan teknik detayları teyit etmemekteyiz. Çalışmamız bu eğitim – öğretim yılını kapsamamaktadır’ açıklaması yapıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı‘nca (MEB) “Öğrenci karneleri değişiyor” başlıklı habere ilişkin yapılan açıklamada, haberde yer alan çalışmanın henüz inceleme ve değerlendirme aşamasında olduğu, çalışmanın bu eğitim-öğretim yılını kapsamadığı bildirildi.

Bakanlık tarafından medyada yer alan habere ilişkin yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Medyaya yansıyan ‘öğrenci karneleri değişiyor’ başlıklı haberde yer alan çalışma, henüz inceleme ve değerlendirme aşamasındadır. Haberde yer alan teknik detayları teyit etmemekteyiz. Çalışmamız bu eğitim-öğretim yılını kapsamamaktadır.”

YENİ KARNELER NASIL OLACAK?

CNN Türk’ten Duygu Bayram Ayaz‘ın özel haberine göre yapılacak değişiklikle artık karnelerde sadece not değerlendirmesi yer almayacak.

Yeni karnelerde öğrencilerin 1 yıllık gelişim süreçleri de yer alacak.

TEK SAYFA OLMAYACAK

Veliler öğrenci karnelerine baktığında çocuklarının yıl için neyi yapıp neyi yapamadıklarını da görecek. Karneler tek sayfa olmayacak.

‘Örneğin öğrenci ezber yapabiliyor mu?’, ‘Derste söz hakkı istiyor mu?’, ‘Yüksek sesle okuyabiliyor mu?’, ‘Okuyabildiğini anlayabiliyor mu?’, ‘Bir kitabı okuyup anlatabiliyor mu?’, ‘Yazdığını ne kadar hızlı yazabiliyor mu?’ gibi değerlendirmeler karnelerde yer alacak.

,

İlk ara tatil 18-22 Kasım’da

OKUL TATİL TARİHLERİ

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı çalışma takvimine göre 18-22 Kasım 2019’da ilk ara tatil yapılacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün).

SÖMESTR TATİLİ NE ZAMAN?

Öğrenci ve öğretmenlerin yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün) İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi ise 3 Şubat 2020’de başlayacak.

İKİNCİ ARA TATİL OLAN NİSAN ARA TATİLİ KAÇ GÜN OLACAK?

6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

ARA TATİLLER İÇİN UZMANLAR NE DİYOR?

YAZ TATİLİ HÂLÂ UZUN
– Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz (Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi): Bu, yaz tatilinin kısa tutulmasıyla ilgili bir düzenleme değil. Ara kısa. Biraz öğrenci dinlendirme gibi olmuş. Değişen pek bir şey yok. Bence derslerin üç dönemde yapılması daha uygun olurdu. Bu kadar kısa süreli tatil, kar yağınca da verilebiliyor. Ayrıca temalar nasıl işlenecek? Bu, yeni bir iş yükü getirmemeli. Eylülde okullar açılana kadar geçen sürede çocuklar okuldan soğuyabiliyor. Okullar açılınca da motive olana kadar birkaç ay geçiyor. Bu haliyle yaz tatili uzun kalıyor. Öğrenme kayıplarını ortadan kaldıracak bir uygulama gibi görünmüyor.

ÖĞRENCİLERİ RAHATLATIR
– Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi): Başka ülkelerde uygulanıyor, ara tatil yapılıyor. Hatta üniversitelerde bile dönem arasında ara sınavlardan sonra tatil veriliyor. Öğrencileri dinlendirmek açısından yararlı olabilir. Denemekte yarar var. Ara tatil süresi bence yeterli. Geçici kısa süreli dinlenme, öğrenci ve öğretmenleri rahatlatabilir.

GELİŞİM İÇİN OLUMLU
– Prof. Dr. Ali Ekber Şahin (Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü): Birer hafta tatil etkili planlanırsa, öğrenciler ve öğretmenler tarafından iyi değerlendirilirse, performansa çok olumlu yansıyabilir. Öğretmenler, zaten bu süreci tatil olarak algılamayacak. Öğretim süresini değerlendirip eksikliklerini giderip, yeni planlama yapmak için onlara iyi bir fırsat. Bizim için öğrencinin gelişimi önemli. Okul dışı öğrenme, gelişim açısından çok daha etkili. Bu birer haftalık tatil, çocukların gelişimleri açısından olumlu sonuçlar verebilir. Özellikle bölgelere göre tatillerin planlanması önemli.

SÜRESİ DEĞİL NİTELİĞİ ÖNEMLİ
– Bahar Uzunkök (Eğitim Reformu Girişimi Araştırmacısı): Düzenlemede tatil süresinden çok bunun niteliği üzerinde durulmalı. Her öğrenci tatilini sosyo-ekonomik durumu nedeniyle aynı geçirmiyor. Bu, çocuklar arasında öğrenme farkının büyümesine neden olabilir. MEB’in bu tatiller için yapacağı programlar, öğrenciler arasında uçurum oluşmasının önüne geçmeli. Düzenleme, çalışan aileler üzerinde bir baskı yaratabilir. Bu konunun göz önünde bulundurulmasını öneriyoruz. Avrupa’da İngiltere ve Almanya gibi birçok ülkede yıl içinde çeşitli dönemlere yayılan 3-4 tatil olabiliyor. Fransa’da 3 coğrafi bölgede tatiller değişiyor. Türkiye’de de bölgesel olarak tatil düzenlemeleri düşünülebilir.

,

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı 150 okula 3D yazıcı hediye etti

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve Teknofest İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır: Pek çok gencimiz TEKNOFEST’teki yarışmalar sayesinde
inanılmaz bir deneyim elde ediyorlar ve onlar inşallah bundan birkaç yıl sonra Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerini kuracaklar. Türkiye’nin büyük
teknoloji şirketlerinin Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecekler.”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, İstanbul’da bulunan ve TEKNOFEST 2018’e en çok öğrenci katılımı sağlayan 150 okula donanım desteği amaçlı 3D yazıcı hediye etti.
Tamamı yerli ve milli üretim olan 3D yazıcılar, Bilim Üsküdar’da düzenlenen özel bir törenle okul yöneticilerine teslim edildi.  Törende konuşma yapan Kacır, dünya genelinde baş döndürücü şekilde gelişen teknoloji trendlerine dikkati çekerek Türkiye’de bu alanda yapılan çalışmaların önemini ele aldı.

Otonom araç teknolojilerinin dünyada hızla yaygınlaştığını anlatan Kacır, “Otonom araç teknolojisi 15 yıl önce ABD’de üniversite öğrencilerinin dahil olduğu bir yarışmayla ortaya çıktı. O yarışmayı kazanan takım bugün bu alanda öncü start up’lardan birini kurdu. Yarışmaya katılan pek çok yarışmacı ya şirketler kurdular ya da var olan büyük mühendislik şirketlerinin Ar-Ge
takımlarında yer aldılar. Aradan 15 yıl geçti ve bu teknoloji artık dünyada ticarileşebilir bir hale geldi.” bilgilerini verdi.

Türkiye Teknoloji Takımı ve bakanlık olarak TEKNOFEST’i, büyük teknolojilerin Türkiye’den doğması ve dünyaya açılması için büyük bir kaldıraç olarak gördüklerini söyleyen Kacır, şöyle konuştu:

“Pek çok gencimiz TEKNOFEST’teki yarışmalar sayesinde inanılmaz bir deneyim elde ediyorlar ve onlar inşallah bundan birkaç yıl sonra Türkiye’nin en büyük teknoloji şirketlerini kuracaklar. Türkiye’nin büyük teknoloji şirketlerinin Ar-Ge çalışmalarına öncülük edecekler ve inşallah hep birlikte Milli Teknoloji Hamlesini, yani bu ülkenin yüksek teknolojilerini milli ve özgün
olarak üretmesi sürecini hayata geçireceğiz.”

“Gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” 

Mehmet Fatih Kacır, kendisinin de bir öğretmen eşi olduğunu ifade ederek, öğretmenliğin yalnızca okul duvarları arasında yapılmadığını, öğretmenliğin yaşam boyu öğrenme ve öğretme heyecanı anlamına geldiğini kavradığını söyledi.

Kacır, Türk teknoloji ekosistemini güçlendirmek ve Milli Teknoloji Hamlesi’ni hayata geçirmek için ivme unsuru olarak gördükleri TEKNOFEST’e, okullarından yoğun katılım sağlayan öğretmenlere teşekkür etti.  Kacır şu ifadeleri kullandı:

“Siz değerli öğretmenlerimiz öğrencileri TEKNOFEST’e getirerek ve o heyecanı onlara yaşatarak göstermiş oldunuz. Biz inanıyoruz ki oraya gelen on binlerce gencimiz içlerindeki o heyecanla birlikte çok farklı işler yapmanın ümidini ve iddiasını taşıyabilir hale geldiler.  Onların içinden birkaç tane Vecihi Hürkuş çıksa, birkaç tane Nuri Demirağ çıksa, birkaç tane Bayraktar’lar çıksa… Allah’ın izniyle bu ülke hedeflerine ulaşır diye umut ediyoruz. Bu ümitle gayretlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Kacır, festivale pek çok öğrencisi ve eğitimci kadrosuyla katılan okullara 3D yazıcı hediye etmeyi çok önceden planladıklarını ifade ederek, “Yabancı 3 boyutlu yazıcıları hediye etmeye elbette ki gönlümüz el vermedi. Sağ olsun yine genç bir girişimci Ahmet Alpat, Yıldız Teknopark’ta bu yazıcıları geliştirdi. Önce küçük bir atölyeyle başladı, şimdi yavaş yavaş büyüyor. İnşallah
bunları dünyaya ihraç eder hale gelecek… Bu arada yazıcıların markası olan Alya da Ahmet’in kızının adı…” dedi.  Bu sözler üzerine Ahmet Alpat, salondaki öğretmenlerden ve diğer
katılımcılardan yoğun alkış aldı.

“Yardım gerektiğinde yanınızda olacağız”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar ise Türkiye’deki teknoloji ekosisteminin gelişmesine destek olmaktan gurur duyduklarını söyledi. Bayraktar, okulların temsilcisi olan öğretmenlere ve idarecilere, çalışmalarında başarılar dileyerek, şunları kaydetti:

“Sizlerden ricamız bu yazıcılar 24 saat çalışsınlar ve ülke olarak yoğun bir şekilde kendi üretimlerimizi, prototiplerimizi geliştirelim. Bizler de oluşturacağımız iletişim noktalarıyla sizlerle irtibatta olacağız. Yazıcıların kullanımıyla, proje geliştirilmesiyle ilgili yardım gerektiğinde sizin yanınızda olacağız.”

Açılış konuşmalarının ardından Kacır ve Bayraktar, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı’ya sembolik 3D yazıcı hediye takdiminde bulundu.
Böylece vakıf 150 okula 3D yazıcı hediye etti.

Bu sene festivale 1 milyon katılımcı bekleniyor

Toplantıda paylaşılan bilgilere göre, TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle bu yıl 17-22 Eylül’de Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.  Geçen yıl yarım milyondan fazla ziyaretçisi ile dikkati çeken TEKNOFEST’in bu yıl hedeflenen ziyaretçi sayısı ise 1 milyonun üzerinde.

Kodlama ve yapay zeka eğitimleri veriliyor

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı, toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturmayı, Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST kapsamında; gençlerin, geleceğin teknolojileri üzerinde çalışmalarını desteklemek için 19 farklı kategoride teknoloji yarışmaları düzenliyor.  Vakıf aynı zamanda Türkiye genelinde bulunan DENEYAP Teknoloji Atölyeleriyle de özel yetenekli gençlere, kodlamadan siber güvenliğe, nanoteknolojiden yapay zekaya 36 aylık özel bir eğitim programı sunuyor.
Türkiye’nin yetenekli çocuklarına erken yaştan itibaren bilim ve teknoloji dersleri sunan DENEYAP Teknoloji Atölyelerinde, yaşları 10 ile 16
arasında değişen öğrenciler eğitim görüyor.

,

İlköğretimde teneffüs süreleri uzatıldı

Öğrencilere müjde… İlköğretim okullarında teneffüs süreleri uzatıldı… Teneffüs en az 15 dakika olacak. 
– Milli Eğitim Bakanlığınca, ilkokula başlama yaşını 66 aydan 69 aya çıkaran kanunun ardından ilgili yönetmelik yeniden düzenlendi .
– Buna göre, ilkokulların birinci sınıfına, eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak. Ayrıca 66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilecek.
– Yönetmelikte yapılan değişiklikle daha önce 10 dakika olan tam gün eğitim yapılan ilköğretim okullarındaki teneffüs süreleri en az 15 dakikaya çıkarıldı.
– Yeni düzenlemeyle okul öncesi eğitim kurumlarında ikili eğitim yapılması zorunluluğu da kaldırıldı. Okul öncesi eğitime erişimi arttırmak için gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı, yaz eğitimi gibi çeşitli modeller geliştirildi
– Devamsızlık yapan öğrencilerin durumlarının veliye posta, e-posta veya kısa mesaj yoluyla bildirilmesi zorunluluğu getirildi. 

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ilkokula başlama yaşını 66 aydan 69 aya çıkaran kanunun ardından ilgili yönetmelik yeniden düzenlenirken daha önce 10 dakika olan tam gün eğitim yapılan ilköğretim okullarındaki teneffüs süreleri en az 15 dakikaya çıkarıldı.

“Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik“, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Bakanlık, yeni düzenlemesiyle okul öncesi eğitim kurumlarında ikili eğitim yapılması zorunluluğunu kaldırdı.

Buna göre, okul öncesi kurumlarda güne başlama, oyun, beslenme, temizlik, etkinlik, dinlenme ve günü değerlendirme zamanlarını da içerecek şekilde günde 50’şer dakikalık aralıksız 6 etkinlik saati süre ile normal eğitim (tam gün) yapılacak.

Ancak kayıt alanında okula kesin kaydı yapılamamış çocuk bulunan okullarda ikili eğitim yapılması zorunluğu olacak.

– Teneffüs saatleri uzatıldı 

Bir ders saati süresinin eskisi gibi 40 dakika olduğu ilköğretim kurumlarının teneffüs sürelerine ilişkin düzenleme yapıldı.

Yönetmelikte yapılan değişiklikle çocuğun sosyal gelişimine katkı sağlayan teneffüs süreleri uzatıldı. Daha önce 10 dakika olan tam gün eğitim yapılan okullardaki teneffüs süreleri en az 15 dakikaya çıkarıldı. İkili eğitim yapılan okullarda ise bu süre en az 10 dakika olacak.

– Sosyal etkinlikler için rehberlik yapılacak

Yeni mevzuatta ilköğretim kurumlarında öğrencilere sosyal etkinlikler için rehberlik yapılması da düzenlendi. Buna göre, anaokulları ile ilkokul, ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında, rehberlik hizmetlerini yürütmek amacıyla rehberlik servisi oluşturulacak ve rehberlik hizmetleri ve sosyal etkinlikler, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülecek.

– Anaokuluna ve ilkokula başlama yaşı 

Anaokulu, ana sınıfı ve uygulama sınıflarına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 57-68 aylık çocukların kaydı yapılacak. Okulun kayıt alanında ikamet eden ve bir sonraki eğitim ve öğretim yılında ilkokula başlayacak çocukların kaydı yapıldıktan sonra fiziki imkanları yeterli olan anaokulu ve uygulama sınıflarına 36-56 aylık, ana sınıflarına ise 45-56 aylık çocuklar da kaydedilebilecek.

Bir grup oluşturabilecek kadar çocuk bulunmayan okullarda 36-68 aylık çocuklar aynı ana sınıfına kaydedilebilecek.

İlkokula kaydı bir yıl ertelenen ve bir önceki yıl okul öncesi eğitim almamış olan 69-71 aylık çocuklara, okul öncesi eğitim kurumlarına kayıtta öncelik tanınacak.

İlkokulların birinci sınıfına, kayıtların yapıldığı yılın eylül ayı sonu itibarıyla 69 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak. Ayrıca 66, 67 ve 68 aylık çocuklardan velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilecek.

Okul müdürlükleri, yaşça kayıt hakkını elde eden çocuklardan 69, 70 ve 71 aylık olanları velisinin yazılı talebi bulunması halinde okul öncesi eğitime yönlendirecek veya kayıtlarını bir yıl erteleyecek. Velilerden kayıt erteleme için sağlık raporu istenmeyecek.

Devamsızlık yapan öğrencilerin durumlarının veliye posta, e-posta veya kısa mesaj yolu ile bildirilmesi zorunlu olacak.

İlkokulda tam zamanlı kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrenciler ile ilköğretim programı uygulayan özel eğitim sınıflarında eğitimlerine devam eden öğrencilere bir defaya mahsus olmak üzere sınıf tekrarı yaptırılabilecek.

İlkokul 1, 2 ve 3’üncü sınıf öğrencilerinden bilgi ve beceri bakımından sınıf düzeyinin üstünde olanlar, velisinin yazılı talebi ve sınıf öğretmeninin önerisi ile ders yılının başladığı tarihten itibaren bir ay içinde sınıf yükseltme sınavına alınacaklar.

İlkokul çağında olup akranlarıyla okula devam edemeyen ve okuma yazma bilmeyen öğrenciler, birinci sınıf öğrenimlerini başarıyla tamamlamaları halinde, ders yılının başladığı tarihten itibaren bir ay içinde yapılacak bir sınavla yaşına uygun bir ilkokul sınıfına yerleştirilecek.

– Ara tatillerde öğretmenlerin mesleki çalışmaları kendi okullarında

Yaz tatili süresi öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını kaybedecek kadar okuldan uzaklaşmamaları için iki hafta kısaltıldı. Yaz tatilinden alınan iki hafta her dönem için birer haftalık ara tatil olacak şekilde düzenlendi. Bu ara tatillerde yönetici ve öğretmenler kendi okullarında mesleki çalışmalarını yürütecekler.

Ancak öğretmenler ilgili genel müdürlükler tarafından belirlenen mesleki eğitim konuları dahilinde milli eğitim müdürlüklerince hazırlanan program çerçevesinde ilkokullarda zümre bazında, diğer okullarda ise alan bazında belli merkez veya merkezlerde mesleki eğitime tabi tutulabilecekler.

– Öğretmenlerin nöbet görevlerine açıklık

Yönetmelik değişikliğinde müdür yardımcısı ve öğretmenlerin nöbet görevi kapsamlı şekilde ele alındı, okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin nöbet tutacakları yere, hamile öğretmenlerin nöbet görevlerine, özel eğitim sınıflarında görevli özel eğitim öğretmenlerinin nöbet görevlerine açıklık getirildi.

Normal eğitim yapılan okullarda öğle arasında yapılan nöbet görevi nöbetçi öğretmenlerin dinlenme süreleri göz önünde bulundurularak dönüşümlü ve dengeli olacak şekilde okul idaresi tarafından düzenlenecek. Engelli öğretmenlere ve bakmakla yükümlü olduğu birey bulunanlara bu durumlarından dolayı hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla nöbet görevi verilmeyecek. Ancak bu durumdaki öğretmenlere, nöbet, istekleri göz önünde bulundurularak gün tercihlerine göre tutturulabilecek.

Okuldaki öğretmen sayısının yeterli olması durumunda, kadınlarda 20, erkeklerde 25 hizmet yılını dolduran öğretmenlere, istememeleri halinde nöbet görevi verilmeyecek.

– Sosyal medyada izinsiz yayın yapana kınama verilecek

Bakanlığın yeni mevzuatında öğrencilerin kınama yaptırımını gerektiren davranışları düzenleyen hükümlerine de yeni madde eklendi. Buna göre, daha önce kınama gerektiren fiiller arasında sayılan, “okul içinde izinsiz görüntü ve ses kaydetmek” şeklindeki madde, “bilişim araçları ya da sosyal medya kanalıyla kişilik haklarını ihlal edecek şekilde izinsiz ses ya da görüntü kaydetmek veya yayınlamak” olarak yeniden düzenlendi.

– Okul öncesi eğitimde eğitime erişim modelleri

Yapılan değişiklikle okul öncesi eğitimde fırsat eşitliğini artırmak için eğitime erişim modelleri uygulanacak. Okul öncesi eğitime erişimi arttırmak için gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı, yaz eğitimi gibi çeşitli modeller geliştirildi.

Buna göre, okul öncesi eğitim, çağ nüfusu az olduğu için şube açılamayan yerleşim yerleri ile çağ nüfusunun yoğun, fiziki şartların yetersiz olduğu yerleşim yerlerindeki çocukların okul öncesi eğitime erişimini sağlamak için; gezici öğretmen sınıfı, gezici sınıf, taşıma merkezi ana sınıfı, yaz eğitimi ve benzeri esnek saat ve zamanlı eğitime erişim modelleri uygulanabilecek, gezici öğretmen görevlendirilebilecek.

Uygulanacak olan farklı erişim modellerinde bir yılda en az 200 etkinlik saati eğitim yapılacak. Bir günde yapılacak eğitim 2 etkinlik saatinden az olamayacak.

Yaz aylarında yapılan eğitime bir sonraki eğitim öğretim yılında ilkokula başlayacak çocuklar öncelikli olmak üzere okul öncesi eğitimden yararlanamamış çocuklar kaydedilecek. Eğitime erişim modelleri ile ilgili usul ve esaslar yönergeyle belirlenecek.

Tam zamanlı kaynaştırma yoluyla eğitim alan öğrenciler ile özel yetenekli öğrenciler için okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarında özel eğitim desteği verilmesi amacıyla okulun fiziki imkanları doğrultusunda destek eğitim odası açılacak.

,

Okul yöneticiliği sınavı 21 Nisan’da yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullara müdür ve müdür yardımcısı seçmek için ÖSYM tarafından ilk kez yapılacak sınavın tarihi, 21 Nisan olarak belirlendi. Başvurular, 28 Şubat-11 Mart tarihlerinde ÖSYM’ye yapılacak. Sınavda adaylara, 80 soru için 150 dakika süre tanınacak. 

Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı okullara müdür ve müdür yardımcısı seçmek için Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca ilk kez düzenlenecek “Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı” (EKYS) 21 Nisan’da yapılacak.

Bakanlığın internet sitesinden, Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı (EKYS) duyurusu yayımlandı.

Sınava başvuracak adayların, Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapmaları gerekecek. Bu şartı taşımayan adayların başvuruları sistem tarafından engellenecek.

Müdür ve müdür yardımcılığına ilk defa görevlendirilecekler için yazılı sınav için ilgili yönetmelikte, “Adaylık dahil en az iki yıl öğretmen olarak görev yapmış olmak.” hükmü bulunuyor.

Yazılı sınava katılmak üzere, yönetici olarak görevlendirme şartlarını taşıyan öğretmenler ile müdürlüğe görevlendirilmek isteyen müdür başyardımcıları ve müdür yardımcıları başvuruda bulunabilecek.

Halen yönetici olarak görev yapanlardan isteyenler de yazılı sınav puanını, geçerlik süresi içinde kullanmak üzere başvuruda bulunabilecek. Başvuru koşullarını taşımayan adaylardan sınava alınanlar, sınava girmiş olsalar dahi sözlü sınava çağrılmayacak, görevlendirmeleri yapılmayacak, görevlendirmeleri yapılmış olsa dahi iptal edilecek.

Adaylar başvurularını, 28 Şubat-11 Mart tarihlerinde bir başvuru merkezinden veya  “https://ais.osym.gov.tr” internet adresinden yapacak ve sınav ücretini yatırarak başvurularını tamamlayacak. Geç başvuru günü ise 21 Mart olarak belirlendi.

Sınava başvurular, elektronik ortamda ÖSYM başvuru merkezleri aracılığıyla veya bireysel olarak internet aracılığıyla (ÖSYM’nin https://ais.osym.gov.tr internet adresinden) alınacak.

Başvuru merkezleri listesi, başvuru süresi içinde ÖSYM’nin internet adresinde sınava başvuru bilgileri içerisinde yer alacak.

Engeli veya sağlık sorunu olan adaylar, bir üniversite veya devlet hastanesinden alacakları sağlık kurulu raporları ile belgelendirmek kaydıyla engeli veya sağlık durumlarına uygun olarak engelli salonunda sınava alınacak.

– Sınav konuları 

Sınav, 21 Nisan Pazar günü saat 10.15’te başlayacak ve cevaplama süresi 150 dakika olacak. Sınavda adaylara çoktan seçmeli 80 sorudan oluşan bir test uygulanacak. Yazılı sınav konuları ve ağırlıkları şöyle belirlendi:

“Genel yetenek ve genel kültür yüzde 35, Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi yüzde 10, değerler eğitimi yüzde 5, eğitim ve öğretimde etik yüzde 5, eğitim bilimleri yüzde 35, mevzuat yüzde 10.”

Adayların sınav puanları, doğru cevap sayıları toplanarak 100 tam puan üzerinden hesaplanacak.

Adaylar, 180 lira sınav ücreti yatıracak.

,

Bilfen Okullarına giriş sıvavının tarihi açıklandı

Bilfen ilkokulu ve ortaokuluna giriş sınavı 29 Şubat 2019’da yapılacak, son başvuru ise 29 Şubat 2019’da… Bilfen Okulları birinci sınıflara başvuru sırasıyla, 2. ve 3. sınıflara mülakatla, 4,5,6,7 ve 8. sınıflara sınavla öğrenci alıyor.