Yazılar

,

Çankaya Belediyesi’nden üniversite tercih danışmanlığı

Çankaya Belediyesi önceki senelerde yaptığı gibi bu yıl da üniversite tercihi yapacak öğrencilere tercihlerini doğru yapabilmeleri konusunda ücretsiz danışmanlık hizmeti verecek.
Çankaya Belediyesi, hayatlarının önemli bir dönemecinde üniversiteye hazırlanan gençlerin yanında yer alıyor. Çankaya Belediyesi, ücretsiz danışmanlık hizmeti ile üniversite tercihi yapacak gençlere, böyle önemli bir süreçte doğru kararlar alabilmeleri için destek olacak.
Varlık Lisesinden iki eğitim koordinatörü ve Karacan Akademi’den 4 rehber öğretmenden oluşan 6 uzman tarafından yürütülecek danışmanlık hizmeti ile öğrencilere aldıkları puana göre en sağlıklı tercih listesini oluşturmaları için gerekli bilgi ve yönlendirmeler yapılacak.

29 Temmuz’a kadar sürecek 

18 Temmuz’da ÖSYM tarafından Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasının ardından başlayacak danışmanlık hizmeti, 29 Temmuz’a kadar devam edecek. Ziya Gökalp Caddesi’nde bulunan Çankaya Belediyesi Hizmet Binası Galeri Çankaya salonunda verilecek danışmanlık hizmeti, her gün 10.00-20.00 saatleri arasında gerçekleşecek.

Randevu almak gerekiyor 

Önceki yıllarda öğrencilerin yoğun ilgi göstermeleri dolayısıyla görüşmeler randevu sistemiyle yapılacak. Üniversite tercihinde bulunacak öğrenciler, 0312- 458 89 00 / 1835 numaralı hat üzerinden randevu alarak hizmetten yararlanabilecek. Randevu almadan gelen öğrencilere ise görüşme trafiği uygun olduğu ölçüde destek verilecek.
,

Üniversite programlarının yüzde 85’i doldu

YKS yerleştirme sonuçlarına göre, geçen yıl programlarda yüzde 76,45 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 84,69’a yükseldi, boş kontenjanlarda 85 bin 875 azalma sağlandı.
Bu yıl lisans programlarında 89 bin 686 kontenjana yerleşme olmadı, boş kalan kontenjanların 58 bin 107’si devlet, 23 bin 531’i vakıf, 7 bin 205’i KKTC üniversiteleri, 843’ü ise diğer ülkelerdeki üniversitelere ait oldu.
Lisans programlarında boş kalan 89 bin 686 kontenjanın programlara dağılımı muhtelif olmakla birlikte boş kalan 14 bin 564 kontenjanın mühendislik programlarında bulunduğu tespit edildi.
Bu yıl devlet üniversitelerinde hiç öğrenci yerleşmeyen program sayısı yüzde 64 düşüş göstererek 25’i ikinci öğretim olmak üzere 80 programa indi. 

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarına göre, geçen yıl programlarda yüzde 76,45 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 84,69’a yükseldi, boş kontenjanlarda 85 bin 875 azalma sağlandı.

Yükseköğretim Kurulunca (YÖK) 2018-YKS yerleştirme sonuçlarına ilişkin hazırlanan rapora göre, Türk yükseköğretim sisteminde, arz-talep dengesi açısından son yıllarda önemli bir gelişme süreci yaşanıyor. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi’ne (ÖSYS) başvuran aday sayısı 2006’da 1 milyon 678 bin 383 iken 2017’de bu sayı 2 milyon 265 bin 844’e, 2018’de ise 2 milyon 381 bin 412’ye yükseldi.

ÖSYS’ye başvuran aday sayılarında yıllar itibarıyla yaşanan artış, yükseköğretime talebin bir göstergesi olarak değerlendirildi.

2006 baz alınarak başvuran aday sayıları değerlendirildiğinde, 2017’de yüzde 35, 2018’de yüzde 42 oranında artış oldu.

Son iki yıl kıyaslandığında 2018’de yükseköğretime başvuru yüzde 5,1 oranında arttı. Yükseköğretime olan bu talep, ülkenin ihtiyacı, istihdam imkanları, yükseköğretim kurumlarının kapasitesi ve yükseköğretimde niteliği artırma önceliği doğrultusunda analiz edildi, bu yıl örgün öğretim programlarında yükseköğretim kurumlarına toplam 839 bin 490 kontenjan tahsisinde bulunuldu.

2006 ile 2018 kıyaslandığında yükseköğretime başvuran sayısındaki artış yüzde 42 iken, kontenjan sayısındaki artış yüzde 109 oldu. Bu bağlamda, Türkiye’de yükseköğretime erişim bir sorun olmaktan çıktı.

Dünya Ekonomi Forumunun 2017 raporunda, Türkiye, dünyada 137 ülke arasında yükseköğretime erişimde, yüzde 94,2’lik “yükseköğretimde okullaşma” oranıyla dünyada ikinci ülke konumunda. Dolayısıyla artık büyümenin nitelik ve kalite eksenli olmasına öncelikle dikkat ediliyor.

Örgün öğretim programlarında, önlisans ve lisans programlarında toplam kontenjan 2006’da 402 bin 155 iken, 2017’de 910 bin 671, 2018’de ise 839 bin 490 oldu.

– MYO’lardaki doluluk oranları yükseldi

YÖK tarafından bu yılın kontenjan tespiti planlamaları doğrultusunda, sanayinin olmadığı kırsal bölgelerde açılan meslek yüksekokulu (MYO) programlarında iyileştirmeler yapıldı. Bu kapsamda sanayinin ihtiyaç duyduğu insan gücünün niteliğini artırmak amacıyla bu bölgelerdeki MYO programları ile ilgili rasyonel bir planlama gerçekleştirildi.

2018 ÖSYS yerleşme sonuçları, bu planlamanın doğruluğunu teyit etti. Son yılların TÜİK verilerine göre, MYO mezunlarının ortalama istihdam oranları yüzde 63,5 oldu. Bu kapsamda bazı programlarda kontenjan azaltması olurken diğer taraftan gelecekteki iş gücü piyasalarının talepleri de dikkate alınarak devlet üniversitelerinin 2 bin 60, vakıf üniversitelerinin de 230 önlisans programında kontenjan artışı gerçekleşti. Bu planlı artış ile MYO’lardaki doluluk oranları da yükseldi.

– Tercih yapma hakkı bulunan aday sayısı

2006’da tercih yapma hakkı bulunan aday sayısı 1 milyon 498 bin 893 iken bu sayı 2017’de 1 milyon 846 bin 880, 2018’de 1 milyon 749 bin 144’e yükseldi.

Bu veriler kapsamında, tercih yapma hakkı bulunan aday sayısı 2017’de yüzde 23, 2018’de ise yüzde 17 oranında arttı.

Geçen yıl tercih yapma hakkına sahip 100 kişiden 54’ü tercih yaparken bu oran bu yıl 69’a yükseldi. Bu yükselişte YÖK’ün geçen yıl yirmi bini aşkın adayla ilk defa yaptığı anketin sonuçlarına dayalı olarak geliştirdiği politikalar etkili oldu.

– Yükseköğretim programlarına yerleşme sayıları

2006’de 367 bin 690 olan toplam yerleşme sayısı 2018’de 710 bin 982’ye yükseldi. 2006’dan bu yana yerleşen aday sayısındaki bu artış devam etti. 2018’de 2006 yılına nazaran yükseköğretimde yerleşme oranlarında ortalama yüzde 90’ın üzerinde artış sağlandı.

– Doluluk oranları

Yerleştirme sonuçlarına göre, 2017’de boş kalan kontenjan sayısı 214 bin 430, 2018’de ise 128 bin 508 oldu. Yapılan rasyonel planlamalar sonucunda 2017’de programlarda yüzde 76,45 olan doluluk oranı, 2018’de yüzde 84,69’a yükseldi, boş kontenjanlarda 85 bin 875 gibi büyük bir azalma kaydedildi.

Geçen yıllara ait veriler değerlendirildiğinde, “ek yerleştirme” ile 2018’de yükseköğretimde kontenjan doluluk oranının yüzde 90’ların üzerinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

Verilere göre, “ek yerleştirme”nin yükseköğretime katılımda ikinci bir fırsat oluşturduğu, öğrencilerin bunu değerlendirerek yıl kaybına uğramadan yükseköğretime dahil olma imkanı bulabilecekleri hatırlatıldı.

– Meslek lisesi öğrencilerinin tercihleri

Meslek lisesi öğrencilerinin tercih yapma hakkı olan adaylar içindeki oranı, 2006’da yüzde 31, 2017’de yüzde 40, 2018’de ise yüzde 39 oldu. Sınavsız geçiş uygulamasına son verilmesine rağmen bu durum, tercih oranına ve dolayısıyla başarılara olumsuz bir etki yapmadı.

Meslek lisesi öğrencilerinin tercih yapan adaylar içindeki oranları ise 2006’da yüzde 32, 2017’de yüzde 37, bu yıl ise yüzde 41’e yükseldi. Bu oranlar birlikte değerlendirildiğinde, meslek lisesi öğrencilerinin durumlarında geçen yıl ile kıyaslandığında nispi bir iyileşme olduğu görüldü.

– Boş kontenjanlar

Geçen yıl toplam kontenjanın yüzde 23,55’i boş kaldı, bu yıl ise bu oran yüzde 15,31’e düşürüldü.

Yükseköğretim kontenjanlarının belirlenmesinde, bölümdeki sıra ve sandalye sayısı temel bir kriter alınmıyor. Kontenjan belirleme, daha çok öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı, bölümün alt yapı kapasitesi, programın stratejik önceliği, doluluk oranı, iş gücü talebi ve gelecekteki istihdam projeksiyonu ve benzeri kriterler dikkate alınarak belirleniyor.

Bu yıl, lisans programlarında 89 bin 686 kontenjana yerleşme olmadı. Boş kalan kontenjanların 58 bin 107’si devlet, 23 bin 531’i vakıf, 7 bin 205’i KKTC üniversiteleri, 843’ü ise diğer ülkelerdeki üniversitelere ait oldu. İlk yerleştirmede, boş kalan kontenjanların yüzde 64,8’i devlet, yüzde 35,2’si ise vakıf, KKTC ve diğer ülkelerdeki üniversitelerden oldu.

Puan türleri üzerinden yapılan değerlendirmede, bu yıl 1 milyon 749 bin 144 tercih yapma hakkı olan adaydan 180 ve daha üstü puan alan öğrencilerin sayısı SÖZ puan türünde 904 bin 48, SAY puan türünde 428 bin 968, EA puan türünde ise 735 bin 818 olarak belirlendi.

– Taban başarı sıralaması şartı aranan bölümler

Taban başarı sıralaması şartı aranan bazı programlarla ilgili yapılan değerlendirmeye göre, tıp fakültesine en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 22,75, fen bilimleri ham puanı neti 22, hukuk fakültesine en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 4,25, Türk dili ve edebiyatı ham puanı neti 11,75, mühendislik fakültesi makine mühendisliği bölümüne en alt sıralarda yerleşen öğrencilerden 40 soru üzerinden matematik ham puanı neti 5,75, fen bilimleri ham puanı neti 5 oldu.

– Boş kalan bölümler

Lisans programlarında boş kalan 89 bin 686 kontenjanın programlara dağılımı muhtelif olmakla birlikte, boş kalan 14 bin 564 kontenjanın mühendislik programlarına ait olduğu tespit edildi.

Başarı sıralaması barajının 240 binden 300 bine genişletildiği mühendislik programlarında barajın daha da genişletilmesi halinde bu durumun, bu programlarda 40 soru üzerinden bazı testlerde yüzde 10 ham başarı gösteremeyen öğrencilerin bile mühendislik fakültesine yerleşmesi sonucunu ortaya çıkaracağı bildirildi. Bazı testlerde, ham başarı yüzdesi değişmekle birlikte aynı durumun başarı sıralaması şartı aranan öğretmenlik programları, mimarlık programları için de geçerli olduğu aktarıldı.

Bu durumun, yükseköğretimde kaliteyi önceleme kaygısıyla YÖK’ün koyduğu başarı sıralaması şartının, akademide, ilgili paydaşlar ve toplum nezdinde meşruiyet zeminini teşkil ettiğine dikkat çekildi.

– Açıköğretim programları

Açıköğretim programlarında geçen yıl doluluk oranı yüzde 66,44 olarak gerçekleşmişti. Bu yıl ise doluluk oranı yüzde 73,83’e yükseldi. Bu yükselişte açıköğretim programlarına ilişkin uygulanan rasyonel planlamanın etkisinin büyük olduğu kaydedildi.

Aynı zamanda, açıköğretim programlarının kalitesine yönelik YÖK tarafından verilen iyileştirici kararların bu programlara yönelik algı ve talep noktasında olumlu etkisi bulunduğuna dikkat çekildi. Gelecek yıllarda bu olumlu yükselişin devamının beklendiği vurgulandı.

– Temel bilimler programlarına yerleşme sayıları

İktisadi kalkınmada etkisi yüksek temel bilimler programlarına ilişkin YÖK’ün başarı bursu uygulaması, bilim dünyası için bir ilk olan YÖK-TEBİP (Temel Bilimlerde Üstün Başarı Sınıfı) gibi projeler bu programların tercih edilme oranlarını artırdı.

Geçen yıl ile karşılaştırıldığında, yerleştirme sayıları biyoloji programında bin 773’den bin 922’ye, fizik programında 946’dan bin 32’ye, matematik programında 4 bin 196’dan 4 bin 637’ye yükseldi. Kimya programında ise sayı geçen yıl bin 991 iken bu yıl bin 979 oldu.

Temel bilimler programlarına 2017’de toplam 8 bin 906, bu yıl toplam 9 bin 570 öğrenci yerleşti. Öğrencilerin temel bilimlere ilgisindeki bu artışın bilim dünyası adına gelecek için umut vadettiği kaydedildi.

– Öğretmenlik programlarında doluluk oranları

Geçen yıl ilk kez uygulanmaya başlayan öğretmenlik programları için başarı sıralaması şartı uygulaması da dahil mesleğin niteliğini artırmak amacıyla geliştirilen bazı politikalar neticesinde kısmi kontenjan azaltılması yapıldı. Bu programların geçen yıl doluluk oranının yüzde 86,79 iken bu yıl yüzde 90,39’a yükselmesi dikkati çeken olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi.

– Hiç öğrencinin yerleşemediği programlar

Geçen yıl hiç öğrenci yerleşmeyen devlet üniversitelerinde 225 program bulunmaktaydı ve bu programların 89’u ikinci öğretimdi. Bu yıl ise devlet üniversitelerinde hiç öğrenci yerleşmeyen program sayısı yüzde 64 düşüş göstererek, 25’i ikinci öğretim olmak üzere 80 programa düştü.

– Geniş bir anket yapılacak

Lisans programlarındaki boşluklar ile ilgili geçen sene olduğu gibi bu seneki adaylar üzerinde de geniş bir anket yapılacak. Sonuçlar ilgili paydaşlar ile analiz edilerek çıktılar kamuoyu ile paylaşılacak ve gerekli adımlar atılacak.

,

YKS’nin kazananı zamanı iyi yönetenler olacak

Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YKS) sonuçları 31 Temmuz Salı günü açıklanacak ve ardından tercih dönemi başlayacak. Süreci değerlendiren Altınbaş Üniversitesi Rehberlik Koordinatörü Murat Acet, “Sınav sonuçları açıklandığında bilginin yanında zamanı ve psikolojik olarak sınav sürecini iyi yönetenlerin başarı sıralarının yüksek olacağını göreceğiz” dedi.

Temel Yeterlilik Testi (TYT) oturumuna 2 milyon 381 bin 784, Alan Yeterlilik Testi (AYT) oturumuna 2 milyon 19 bin 853, Yabancı Dil Testi (YDT) oturumuna ise 31 bin 453 adayın başvurduğu sınavla ilgili önemli noktalara dikkat çeken Murat Acet, “ÖSYM´nin sitesinde yayımladığı sorular ve öğrenci deneyimlerinden yola çıkarsak YKS´nin yapısı ve içeriğiyle büyük bir sürpriz yaşatmadığını, ancak soru tarzları bakımından öğrencileri özellikle `zaman yönetimi´ açısından zorladığını söyleyebiliriz. Bu noktada sınav sonuçları açıklandığında bilginin ve bilenin yanında zamanı ve psikolojik olarak sınav sürecini daha iyi yöneten öğrencilerin puan ve başarı sıralarının daha iyi ve yüksek olacağını görecek gibiyiz” diye konuştu.

Acet, 2018 YKS tespitleri şöyle sıraladı:

“Genel olarak değerlendirildiğinde hem TYT hem de AYT testlerinde sorulan soruların lise müfredatına aynı zamanda ÖSYM´nin yayımladığı örnek YKS sorularına uygun hazırlandığı söylemek yanlış olmayacak. Hem TYT hem de AYT testlerinde en çok dikkat çeken durum soru tarzlarına getirilen yenilikler. Tüm testlerde ama en çok matematik ve geometri gibi sayısal derslerde birçok sorunun hikayeleştirmeye dayalı bir anlayışla hazırlandığını, temel bilgileri ve okuduğunu anlama, yorumlama becerileriyle beraber kıyaslama, çıkarımda bulunma, gündelik hayatla ilişkilendirebilme, sonuçlara ulaşabilme becerisini ölçtüğünü söyleyebiliriz. Ayrıca tüm testlerdeki sorular geçmiş dönem sınavlarıyla kıyaslandığında daha uzun metinler ve görseli fazla sorulardan oluşmuştur. TYT Türkçe oturumunda geçmiş yıllarla kıyaslandığında dilbilgisi sorularında kısmi artışın olduğu, uzun – yoğun paragraf ve anlam sorularına yer verildiğini gözlemlemekteyiz. Matematik testinin daha az işlem gerektirse de daha fazla yorum içerikli olduğu ve felsefe testi sorularının da öğrencileri zorlamış olduğu görünüyor. AYT için genel yorumlamalarımızla beraber matematik sorularının bilgi ağırlıklı olması nedeniyle öğrencileri zorladığını, yine sayısal öğrenciler için özellikle fizik, eşit ağırlık ve sözel öğrenciler için ise tarih sorularının orta ve üst düzey alan bilgisi ölçmesi açısından belirleyici testler olacağını öngörebiliriz.”

YKS SONRASI ADAYLARI NELER BEKLİYOR?

YKS sonuçlarını iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Acet, “Analiz etmeliyiz, çünkü bugünden sonra artık tek başına bizim yaptıklarımız ya da yapamadıklarımız kadar genel içinde kendimize bulacağımız yer önem taşımakta. YKS bir sıralama sınavı. Tercih döneminde yeni açılacak bölümler, artan-azalan kontenjanlar,  tercih eğilimleri ve YKS´nin ilk kez uygulanıyor olması gibi faktörler bizleri hiç beklemediğimiz sonuçlarla karşı karşıya bırakabilir” ifadelerini kullandı.

“İKİ KONU ÇOK ÖNEMLİ”

Tercih konusunun önemine değinen Acet sözlerini şu tavsiyelerle noktaladı:

“YKS nasıl geçmiş olursa olsun asıl yarışın tercih dönemiyle devam edeceğini söylemek yanlış olmayacak. Bu bilgiler ışığında istediğimiz sonuçlara ulaştığımız bir tercih sürecini planlamak ve uygulayabilmek için öncelikle iki önemli konuya dikkat etmemiz gerekiyor. İlk olarak tüm yıl süren ve sınavla sonuçlandırdığımız yoğun ve yorucu sürecin ardından kendinize zaman ayırarak yılın yorgunluğunu atmanızı tavsiye ederim. Çünkü sınav sonuçlarının açıklanmasından sonra tercih için yaklaşık 10 gün gibi bir süremiz olacak. En az sınav süreci kadar önemli ve anlamlı bir tercih süreci yaşamak ve doğru kararlar verebilmek için sınav sürecinin yorgunluğunu ve telaşını geride bırakmış psikolojik olarak rahatlamış, sağlıklı bir zihne ihtiyacımız olacak.

İkinci olarak kısa bir tatil ve moladan sonra sınav başarınızı ama en çok da isteklerinizi ve hayallerinizi göz önünde bulundurarak tercih sürecine hazırlıklar yapmalısınız. Çünkü tercih döneminde birçok öğrencinin sürenin azlığından, yeterince araştırma yapamamaktan şikâyet ederek tercih haklarından ve üniversiteye yerleşme fırsatından vazgeçtiğini ya da aceleci kararlar verdiğini biliyoruz. Bu nedenle tercih etmek isteyeceğiniz üniversite, bölümler ve özel koşullarla ilgili ayrıntılı ve net bilgilere ulaşmanız yararınıza olacaktır. Bu konuda öncelikle ÖSYM´nin büyük ihtimalle Temmuz ayının ortalarında yayımlayacağı `2018 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu´ olmak üzere üniversitelerin tanıtım dokümanlarından, internet sitelerinden, daha önce üniversiteye yerleşmiş tanıdık öğrencilerin düşüncelerinden bilgi sahibi olabilirsiniz. Ne kadar çok bilgi ve deneyim sahibi olursanız kararlarınız ve tercihleriniz o kadar isabetli olacaktır.”

,

Uğur Okulları Lise Bölüm Başkanları 2018 AYT Sınavı’nı değerlendirdi

2,4 milyon öğrencinin başvurduğu Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)´nın ikinci oturumu olan Alan Yeterlilik Testi (AYT) bugün gerçekleşti. Tüm yurtta saat 10:15´te başlayan sınav 180 dakika sürdü. AYT’de adaylar  alanlarına göre 160 sorunun olduğu dört testten istediklerini cevaplandırdı. Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler 1, Matematik, Sosyal Bilimler 2 ve Fen Bilimleri testlerinin her birinden 40´ar soru soruldu. AYT´nin ardından YKS´nin son oturumu olan Yabancı Dil Testi (YDT) uygulandı.

YKS´nin ikinci oturumu olan AYT´yi Uğur Okulları Sınavlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt ve Lise Bölüm Başkanları değerlendirdi:

Uğur Okulları Sınavlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Adil Kurt:  

2018 AYT, ÖSYM formatına ve müfredata uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir. AYT´yi değerlendirdiğimizde öğrencilerin özellikle matematikte zorlandığı bir sınav olduğunu dile getirebiliriz. AYT´de Matematik testinde 11 ve 12. sınıf ağırlıklı sorular sorulmuştur. Bu soruları çözebilmek için konuları teorik olarak öğrenip, ispatlayarak çalışmak gerekmektedir. Bir soruda hem matematik hem geometri derslerinin birkaç kazanımı birleştirilerek sorgulanmıştır. Matematik dersi, diğer derslere göre hem TYT hem AYT´de zor olması nedeniyle sıralamada etkili olacaktır. Sosyal Bilimler 1 ve 2´den,ağırlıklı 11 ve 12. sınıf müfredatı kapsamında sorular sorulmuş olup geçen yılki LYS-4 sorularının formatına benzer nitelikte olmuştur. Ancak bu yıl tarih soruları bilgiye dayalı, zor sorulardan oluşmuştur. Bu zor sorular, Sözel ve Eşit Ağırlık puanında etkili olacaktır.

31 Temmuz´da YKS sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrenciler için tercih süreci de başlayacak. YKS bir sıralama sınavı olduğu için yüzdelik dilimi dikkate almaları önemlidir. Ayrıca sadeceyüzdelik dilim değil, öğrencilerin mutlu ve başarılı olacakları bölümleri tercih etmelerini de öneriyorum.

Uğur Okulları Matematik Bölüm Başkanı Nilda Yüksel:

2018 AYT Matematik testinde MEB müfredatına uygun sorular sorulmuştur. Sorular bilgi ağırlıklı olup birkaç kazanım veya bilgi bir arada sorgulanmış, öğrencilerin okuduğunu anlayıp, bilgiyi kullanarak işlem yapabilme gücü ölçülmüştür. Soruların bir kısmındaki veriler, değişkenlere bağlı olarak sorgulanmıştır. Bu tarz sorular öğrencilerin zorlanmasına ve zaman kaybetmesine sebep olmuştur.

Geometri soruları analitik ağırlıklı olup birkaç modelleme sorusu dışında daha çok bilgiyi sorgulayan sorulardan oluşmuştur. AYT Matematik testi genelinde 9 ve 10. sınıf konularını bilmeyi gerektiren ancak müfredat olarak 11. ve 12. sınıf konularından ağırlıklı olarak sorulmuştur.

Uğur Okulları Türkçe Bölüm Başkanı Cevdet Eyüboğlu: 

2018 YKS-AYT´ deki 24 Türk Dili ve Edebiyatı sorusundan 4 sorunun paragraf biçiminde anlam bilgisi sorularından, 20 sorunun ise edebiyat sorularından oluştuğu öğrencilerimizden aldığımız duyumlardır. Öğrencilerimizden aldığımız bilgilere göre edebiyat sorularının lise müfredatına uygun olduğu görülmektedir. Ayrıca edebiyat sorularında daha önceki yıllarda yoklanmış bazı bilgilerin tekrar yoklandığı gözlemlenmektedir. Genel olarak Türk Dili ve Edebiyatı sorularının öğrencilerimizin kolaylıkla çözebileceği düzeyde olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Uğur Okulları Fizik Bölüm Başkanı Volkan Alpay:

AYT sınavında Fizik soruları müfredatla uyumlu olup sorular sınavın kapsamına uygun olarak bilgi ve bilgiyi işleme üzerine oturtulmuştur. Soru sayısının belli sayıda olmasından dolayı birkaç kazanımın aynı soru içerisinde kullanım zorunluluğu oluşmuştur. Bu sorular da eleyici, ayırt edici sorular olacaktır. Fizik testi soruları 11 ve 12. sınıf müfredatından sorulmuştur.

Uğur Okulları Kimya Bölüm Başkanı Bedrettin Boyacıgil: 

2018 AYT, geçen yıl yapılan LYS´ye benzer bir şekilde gerçekleşti. Öğrenciler; sınavın müfredata uygun kazanımları ölçtüğünü,beklenen temel bilgileri sorguladığını, olması gerektiği düzeyde, soru ifadelerinin net ve anlaşılır olduğunu belirttiler.Soru sayısının azalması nedeniyle doğal olarak bazı bölümlerden soru sorulmadığını görmekteyiz. Ancak soruların belli periyotlarda işlenen konuları içermesi sınavın güvenilirliğini artırmış. Sorular beklenildiği gibi 11 ve 12. sınıf müfredatını içeriyor. Çok iyi çalışan öğrencilerin yapabilecekleri seçici, ayrıntılı, işlemli sorular yanında, bilgi düzeyi düşük olan öğrencilerin de yapabilecekleri sorulara yer verildiğini anlıyoruz. İyi bir eğitim alan, doğru kaynakları kullanan, bilgi boşluğu olmayan öğrencilerin başarılı olduklarını düşünüyorum.

Uğur Okulları Biyoloji Bölüm Başkanı Asuman Kılıç Casim:

AYT Biyoloji testinde adaylar ağırlıklı olarak 11 ve 12. Sınıf kazanımlarına ait soru tipleri ile karşılaşmışlardır. Öğrencilerimizden bazı soruların yorum ağırlıklı bazı soruların doğrudan bilgi içerikli olduğu bilgisi geldi. Genel olarak sınav müfredat ile uyumlu ancak zorluk derecesi ortanın biraz üstünde denilebilir.

Uğur Okulları Coğrafya Bölüm Başkanı Davut Gürler:

AYT Coğrafya 1 ve 2 soruları, 11 ve 12. sınıf kazanımları kapsamında oluşturulmuştur. Sınavda her ünite kapsamından sorular sorulmuştur. Küresel ortam, Türkiye coğrafyası ve çevre konuları ağırlıklı sorgulanmıştır. Soruların zorluk düzeyi orta düzeydedir. Yapılabilirliği yüksek bir sınav olmuştur. Dünya ve Türkiye haritalarını yorumlama becerisi her yıl olduğu gibi bu sınavlarda da istenmiştir. İyi hazırlık yapan öğrencilerimizin sınavda zorlanmadıklarını düşünüyorum.

Uğur Okulları Tarih Bölüm Başkanı Zeynep Ergün:

Sosyal Bilimler 1ve 2 Tarih sorularının,sınava giren öğrencilerin görüşleri doğrultusunda müfredata uygun olduğu bildirildi. Sınavda soru tarzı olarak neden sonuç bağlantısı kurmayı vetarihi terim bilgisi gerektiren sorular sorulduğu görülmüştür.

,

Bahçeşehir Koleji: AYT’de matematik öğrencileri zorladı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ikinci oturumu Alan Yeterlilik Testi’ni (AYT) değerlendiren Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özge Aslan, “Sınav müfredata uygun, kazanım dışı bir soru ile karşılaşmadık, öğrencileri matematik soruları zorladı ve belirleyici oldu” dedi.

Milyonlarca öğrencinin başvurduğu Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)´nın ikinci oturumu Alan Yeterlilik Testi (AYT) bugün gerçekleşti. Tüm yurtta saat 10.15´te başlayan sınav 180 dakika sürdü. AYT’de adaylardan alanlarına göre 160 sorunun olduğu dört testi cevaplamaları istendi.  Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler 1, Matematik, Sosyal Bilimler 2 ve Fen Bilimleri testlerinin her birinden 40´ar soru soruldu.

“SEÇMEK İSTEDİĞİ BÖLÜME KARAR VEREN ÖĞRENCİ AVANTAJLIYDI”

AYT sınavında öğrencilerin seçmek istedikleri alana yönelik sorular çözdüğünü belirten Dr. Aslan, “Örneğin sayısal öğrencisi, tercih edeceği bölüme odaklıysa bugün sadece Fen Bilimleri ve Matematik sorularını çözdüğünde 180 dakikayı 80 soruya ayarlamış oldu. Böylelikler bir soru için öğrencilerin 2 dakika 25 saniye gibi zamanları vardı. Bu da seçmek istediği bölüme net bir şekilde karar vermiş öğrenci için avantajlı bir oturumdu” diye konuştu.

“SINAV MÜFREDATA UYGUNDU”

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) sınava yönelik yapmış olduğu açıklamalarla paralel bir sınavla karşılaştıklarını söyleyen Dr. Aslan, “Sınava müfredata uygun, kazanım dışı bir soru ile karşılaşmadık. YGS ve LYS oturumuyla yeni sistemi karşılaştırırsak, dün yapılan TYT oturumunda önceki yıllarda yapılan YGS sorularından farklı soru tipi olduğunu gördük. YGS’de daha çok temel işlem bilgisini, temel kavramları ölçen daha çok ezbere dayalı sorular varken, TYT’de günlük hayatla bağlantılı, yorum ve analiz yapmayı gerektiren sorular soruldu” ifadelerini kullandı.

“SINAVIN BELİRLEYİCİSİ MATEMATİK OLDU”

Bugün yapılan AYT oturumunun LYS ile karşılaştırıldığında soruların paralellik gösterdiğini aktaran Dr. Aslan şöyle konuştu:

“LYS’de temel alan bilgisini ölçen sorular vardı, bugün ki oturumda da yine temel alan sorularıyla karşılaştık. Sınavın belirleyicisi Matematik oldu. Özellikle Geometri sorularında önceki yıllardan farklı olarak, bir geometrik şekli farklı açılardan düşünmelerini ve koordinat sistemine oturtmalarını bekleyen bir soru tipi vardı. Dün ve bugünde Matematik testinde önceki yıllarda öğrencinin formülü kendisinin ezbere bilmesini ve soruyu çözmesini gerektiren sorular varken bu yıl yapılan TYT ve AYT’de öğrencilere soru çözmede gerekli olan formülün soru kökünde açıkça verilmiş olduğu sınavın dikkat çeken bir diğer ayrıntısı.”

“SORU SAYISI AZALINCA ÖĞRENCİLERİN RAHATLIKLA ÇÖZECEĞİ SORULAR SORULMADI”

AYT’de Dil bilgisi sorularının hiç sorulmamasının dikkat çekici olduğunu belirten Dr. Aslan,” “Türk Dili ve Edebiyatı soruları da yine oturumda belirleyici oldu. Bu sorular daha çok Divan Edebiyatı’ndan oluştu. Dil Bilgisi sorularının hiç sorulmaması da dikkat çekti. Öğrenciler Matematik sorularında zorlandı. Temel sebebi geçmiş yıllarda 80 Matematik sorusuyla karşılaşırlardı bu yıl soru sayısı 40’a düştü. Önceki yıllarda öğrenciler köklü ve rasyonel sayılar gibi rahatlıkla çözebilecekleri konular vardı. Bu yıl soru sayısı azaldığı için tüm öğrencilerin rahatlıkla çözebileceği bu konulardan soru çıkmadı. Bu yüzden Matematik için sınav orta ve zor sorulardan oluştu” dedi.

SONUÇLAR 31 TEMMUZ’DA AÇIKLANACAK

Öğrencilerin tercih yaparken yüzdelik dilime dikkat ederek doğru tercih yapmaları gerektiğine dikkat çeken Dr. Aslan, “Artık iki oturumda tamamlandı, bundan sonra 31 Temmuz’da sonuçlar açıklanacak. Öğrencilerin yüzdelik dilime bakıp, sıralamalarını doğru yorumlaması gerekiyor. Kendileri için hedef ve hayallerine uygun bir bölüme yerleşmelerine dikkat etsinler. 31 Temmuz’a kadar zaman varken bu süre içerisinde üniversite ve bölümleri detaylı bir şekilde araştırıp incelemeleri gerekiyor” diye konuştu.

,

YKS’ye girecek öğrencilere ve görevlilere şehir hatlarında ulaşım ücretsiz

Öğrenciler ve görevliler, Şehir Hatları seferlerinden 30 Haziran ve 1 Temmuz’da ücretsiz faydalanabilecek.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrenciler ve sınav görevlileri, Şehir Hatları seferlerinden ücretsiz yararlanacak.

Şehir Hatları’nın internet sayfasında yer alan duyuruya göre, 30 Haziran ve 1 Temmuz’da öğrenciler ve sınav görevlileri, sınav giriş veya görevli belgelerini ibraz ederek, iskelelerden ücretsiz geçebilecek.

İLK OTURUM BUGÜN

Bu yıl ilki gerçekleştirilecek Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) hafta sonu yapılacak.

YKS’nin birinci oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) yarın, ikinci oturumu Alan Yeterlilik Testi (AYT) ile Yabancı Dil Testi (YDT) de 1 Temmuz Pazar günü gerçekleştirilecek.

YKS’nin birinci oturumu TYT ve ikinci oturumu AYT için adaylar saat 10.00’dan sonra, YDT adayları saat 15.30’dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

TYT’ye başvuru yapan 2 milyon 381 bin 784 aday 7 bin 884 binadaki 129 bin 291 salonda, AYT’ye başvuran 2 milyon 19 bin 853 aday 6 bin 746 binadaki 108 bin 470 salonda, YDT’ye başvuran 131 bin 453 aday ise 779 binadaki 6 bin 418 salonda sınava alınacak.

TYT’de adaylara Türkçe testinden 40, Sosyal Bilimler testinden 20, Temel Matematik testinden 40, Fen Bilimleri testinden 20 olmak üzere toplam 120 soru yöneltilecek.

AYT’de ise Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testinden 40, Sosyal Bilimler-2 testinden 40, Matematik testinden 40, Fen Bilimleri testinden 40 soru, YDT’de ise 80 soru sorulacak.

YKS sonuçları, 31 Temmuz’da açıklanacak.

,

YKS’de başarı için 18 altın öneri

Üniversiteye girişte ikinci adım olan Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için gün sayan öğrencilerin sınav başarısını artırmada en önemli etkenin kaygıyı yönetmekten geçtiği bildirildi. Uzmanlar, sınavdan önceki günlerde yapılacak her aktivitenin, beslenme düzeni ve sosyal ortamların, sınav stresine etkisinin ise göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Nehir Kürklü, üniversite sınavına girişte yaşanabilecek stres ve kaygıyı kontrol etmenin en iyi yolunun, onu önceden tanımak ve sınavla yüzleşmek olduğunu söyledi. Sınava hazırlık sürecinde düzenli olarak deneme sınavlarından geçen öğrencilerin, aslında pek çok kez bu stres ile karşı karşıya kalarak tanıma fırsatı bulduğunu hatırlatan Kürklü, “Sınav sabahı da bu stresle defalarca yüzleştiklerini hatırlamalı ve üniversiteye giriş sınavının da diğer hazırlık sınavlarından farklı olmadığını unutmamalıdır. Belli bir seviyenin üzerine çıkmamak koşuluyla performans kaygısı kişinin motivasyonunu artırır ve dikkatini sürdürmesine yardımcı olur. Ancak çok artmış kaygı düzeyi kişiyi rahatsız etmeye başlar, dikkatini sürdürmesine engel olur. Mevcut bilgilerin sınav esnasında en etkili şekilde kullanılmasının önüne geçer. Ayrıca sınav öncesinde devamlı olarak sınavla ilgili konuşmalar yapmak, ev içinde ebeveynler ve diğer aile bireyleri tarafından sınav sözcüğünün sık sık kullanılması, öğrencilerin sınav kaygısını olumsuz etkileyebilir” dedi.

Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Nehir Kürklü, üniversite sınavına girişte yaşanabilecek stres ve kaygıyı kontrol etmenin en iyi yolunun, onu önceden tanımak ve sınavla yüzleşmek olduğunu söyledi.

Memorial Antalya Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Nehir Kürklü, üniversite sınavına girişte yaşanabilecek stres ve kaygıyı kontrol etmenin en iyi yolunun, onu önceden tanımak ve sınavla yüzleşmek olduğunu söyledi.

SINAV ÖNCESİ ÖNEMLİ UYARILAR

Uzm. Dr. Kürklü, sınavdan önce yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

Sınavdan bir gün önce siyah çay, yeşil çay, kahve ve kola gibi kafeinli içecekler yerine; adaçayı, ıhlamur gibi bitki çayları veya taze sıkılmış meyve suları tüketilmelidir.

Uyku düzenini değiştirecek her türlü aktiviteden uzak durulmalı, sınava yakın günlerde yeterli ve düzenli uykuyla zihnin dinlendirilmesine özen gösterilmelidir.

Sınavdan önceki günlerde hafif tempoda yürüyüş ve egzersiz yapmak, stres düzeyini kontrol altına almaya yardımcı olacaktır.

Sınavdan bir gün önce, özellikle akşam yemeğinde hafif besinler tercih edilmelidir.

Sınav günü kahvaltıda yumurta, peynir, süt, tam tahıllı ekmek, domates, yeşil biber, salatalık, zeytin, ceviz gibi bütün besin gruplarını içeren gıdalar tüketilmeli, yeterli düzeyde enerji alınmalıdır.

Sınav esnasında mide ve sindirim problemleri yaşamamak için, gaz yapıcı ve daha önce hiç tüketilmemiş, vücudun alışık olmadığı besinler tüketilmemelidir.

Sınav esnasında fazla su tüketimine ve tuvalet ihtiyacının artmasına neden olabilecek, yağlı ve tuzlu besinlerden uzak durulmalıdır.

Kan şekerinin hızla yükselmesine sonra da düşmesine yol açan çikolata, şeker, tatlı gibi besinler, bilinenin aksine beynin ihtiyaç duyduğu şekeri karşılamaz.

Sınav esnasında dikkat dağınıklığına ve konsantrasyonun azalmasına neden olur. Özellikle sınav gününde bunlar tüketilmemelidir.

Sınav kaygısının azalması için sınava girilecek bina, salon ve hatta sıranın önceden görülmesi rahatlatıcı olabilir.

Yine geç kalma stresinin ortadan kalkması için de mesafe ve yolun önceden bilinmesi yararlı olacaktır.

Sınav salonuna erken saatte girmek, sınava kadar olan sürede gerginliği azaltmaya yardımcı olacaktır. Bunun en güzel yolu da hedeflenen bölümü kazandığını hayal etmektir. Bu hayal, kaygıyı azalttığı gibi motivasyonu da artıracaktır.

Soruları yanıtlamaya, en iyi bilinen bölümden başlanmalıdır. Böylelikle sınavın başında ihtiyaç duyulan rahatla hissi yaşanabilir.

Çözülemeyecek soruların da olabileceğini unutulmamalıdır.

Sorular ile karşılaşıldığında güvensizlik duygusuna kapılmadan bir sonrakine geçmek gerekir.

Her yarım saatte bir 30 saniye ara verip gözleri kapatmak, yavaş yavaş 8’e kadar sayıp nefes alıp, ardından 8’e kadar sayıp nefes tutmak, sonra 8’e kadar sayarak nefes vermek yararlı olacaktır.

Sınav salonunda hiç kimseyle soru tartışmasına girilmemelidir. Çok emin olunmayan soruları silip, yerine yenisi işaretlenmemelidir.

Yanıtı bilenen soruları kaçırmamak için bir soruya 2 dakikadan fazla süre ayrılmamalıdır.

Tek bir sorunun yanıtıyla çok uğraşmak moral bozucudur. Dikkati dağıtır ve vaktin boşa harcanmasına neden olur.

Vakit iyi planlanmalı, sınav ne erken bitirilmeli ne de geç kalınmalıdır. Saat kontrolü yapılarak planlanan vakte uyulmaya çalışılmalıdır.

Aile, öğrenciden çok sınav stresi içindeyse, sınava kendinizi rahat hissettirecek bir başka kişi ile gitmek tercih edilebilir.

,

Liseliler Yaz Akademisi ile üniversite deneyimi yaşıyor

İstanbul Gelişim Üniversitesi, bu yıl üniversite aday öğrencileri için 9-13 Temmuz tarihleri arasında Lise Yaz Akademisi düzenliyor. Akademinin amacı, öğrencilerin hayallerine ve kişiliklerine uygun meslek seçimi yaptırmak için öncesinde bir üniversite deneyimi yaşatmak.

Öğrencilerin,  Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonrasında geleceklerini belirleyecek bir mesleği seçeceklerine söyleyen İstanbul Gelişim Üniversitesi Rehberlik Uzmanı Pelin Karahancı, “Öğrencilerin meslek seçimleri öncesi bizim hazırlamış olduğumuz bazı programlar var. Bu programlara dâhil olarak uygulamalı bir şekilde ders işleyecekler ve bu derslerde öğrencilerin seçecekleri bölüme olan uygunluğuna, mezun olduktan sonra sahip olabilecekleri işlere, çalışabilecekleri yerlere dair bilgi edinebilecekler. Aslında bizim yaptığımız gerçek bir üniversite deneyimi yaşatmak” dedi.

“ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİ OLMAMASI YETERLİ”

Lise Yaz Akademisi katılımlarına, 10´uncu, 11´inci sınıf lise öğrencilerini de dâhil ettiklerini belirten Karahancı, “Bütün Türkiye´de YKS´ye girmiş 12´nci sınıf öğrencilerini, geçtiğimiz yıl liseden mezun olan ve tercih yapmamış öğrencileri dâhil ediyoruz. Katılım için şu anda herhangi bir üniversitede öğrencisi olmaması bizim için yeterli bir şart” şeklinde konuştu.

HER FAKÜLTEDEN DERS VAR

Farklı fakültelerden en az 7-8 dersi programlarına eklediklerini belirten Karahancı, “Mühendislik, mimarlık, psikoloji gibi üniversitenin birçok bölümünde okumak isteyen öğrencilerin seçebileceği dersler var. Ayrıca bunların dışında belirlediğimiz bir de `Kariyer Planlama Günü´ var. Burada amacımız, öğrencilere üniversiteye başladıkları zaman girişimcilik ve yenilik üzerine kariyerlerini nasıl belirleyeceklerini ve üniversite tercihlerini yaparken nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlatmak. Kariyer Planlama Günü´nde 3 oturum halinde dersler işlenecek” dedi.

ÖĞRENCİLER DERS PROGRAMLARINI KENDİLERİ HAZIRLIYOR

Yaz okulundan ders seçecek öğrencilerin lisede okumuş oldukları alanın önemli olmadığını vurgulayan Karahancı, “Örneğin bir sözel öğrencisi mühendislik alanından robotik dersini seçebilir. Burada bir sınırlama yapmıyoruz. Öğrenci ders programını tamamen kendi hazırlıyor. Sadece aynı saatte olan derslerin çakışmaması önemli. Çünkü her dersin belirli bir süresi var. Bazı dersler 3 saat, bazıları ise 40 dakika sürüyor. Aynı saate denk gelmediği müddetçe öğrenci bütün alanlar arasında ders seçimi yapabilir” dedi.

KONTENJANLAR SINIRLI

Yaz okulu sürecini tamamlayan öğrencilere ayrıca başarı belgesi vereceklerini belirten Karahancı, “Şimdiden çok fazla sayıda başvuru aldık. Kontenjanlarımız sınırlı. Bu sebeple program başvurusu kabul edilen öğrencilere geri dönüş yapıyoruz. Önceliğimiz ister istemez 12´nci sınıf ve mezun öğrenciler olacak. Çünkü onlar tercih yapacaklar ve bir meslekte karar kıldıklarında hayatlarının yaklaşık en az 40 yılını o mesleği yaparak geçirecekler. Sevmedikleri bir işi yapmalarını istemiyoruz. O yüzden öğrenci istediği mesleği seçip, bize gelerek o mesleği uygulamalı bir şekilde görebilir” ifadelerini kullandı.

BAŞVURU İÇİN SON GÜN 24 HAZİRAN

Programın bu yıl daha kapsamlı olarak yapılacağını belirten Karahancı, “Öğrenciler 24 Haziran tarihine kadar İstanbul Gelişim Üniversitesi web sitesi üzerinden kayıt yapabilirler. Katılımcı aday öğrencilere bu yıl ayrıca hem turizm rehberininne iş yaptığını hakkında bilgi edinmeleri için hem de onlara İstanbul´u gezdirmek için Tarihi Yarımada ve Boğaz Turu yapacağız. Tamamen ücretsiz olarak gerçekleşecek Lise Yaz Akademisi kontenjanlarımız sınırlı. Bu deneyimi yaşamak için tüm üniversite adaylarını bekliyoruz” dedi.

“EĞİTİM KALİTEMİZİ TESCİLLEDİK”

Lise Yaz Akademisi ile her yıl aday öğrencilerle buluşmayı ve onları bilgilendirip yönlendirmeyi amaç edindiklerini belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdulkadir Gayretli, “Türkiye´de çok büyük başarılara imza attık. Üniversitemizin 53 programı Avrupa´dan akredite edildi ve eğitim kalitemizin Avrupa standartlarında olduğunu tescilledik. Mezun öğrencilerimizin diplomaları uluslararası geçerliliğe sahip. Lise Yaz Akademisi ile öğrencileri yönlendirip mutlu ve başarılı olacakları mesleklere yönlendirmek ve edindikleri meslekte başarılı olmalarını hedefliyoruz çünkü bizim için topluma faydalı bireyler yetiştirmek her şeyden önemli” dedi.